Dövüş Kulübü ile geldiimmm
Chuck Palahniuk'a saygılar, sevgiler dileyerek başlamak istiyorum.
Kitaptan önce filmi izleyenlerdenim..Kitabı okuduktan sonra tekrar filme dönüp, kelimelerle kareleri oturtmaya çalıştım, fazladan bir göz daha eklendi çünkü, antenler açıldı dırımm dırırırımmm .p
Yer altı edebiyatının yani aşağıya tırmananların dünyasının şahane bir örneği
Hani vardır ya bazı kitaplar, filmler hayata bakışını değiştirir insanların, bu kitapta bu konuda zirvede yerini alanlardan..
Kitabın dili bana ağır gelmedi, argo ya da küfürlerde rahatsız etmedi..
Bu sadece fiziksel bir dövüşün kitabı değil, sistemle dövüşün, insanı bitiren ne varsa onu yine kendileriyle dövüşerek çıkaranların hikayeni anlatan bir kitap..En büyük buhranımız hayatlarımız diyor ya, işte herkesin bir şekilde kendi hayatlarını dünyalarını kendi elleriyle kuranların kitabı..Bol kanlı, kavgalı, bir o kadar da duygusal..
Alınacak ve altı çizilecek çook satır var, evet biz modern köleler için..
Kitabı da filmi de çok sevdim, birbirleriyle örtüşüyor zaten, izlerken okuduğunuz o satırları sizde söylüyorsunuz, tam da buraydı işte diye
Sayfa sayfa inceleyebilirim kitabı ama minik bir tat bırakmak daha iyi (: Hadi o ku ya lıımmm
vee en çok da sana teşekkürler
@Fernandinho ♡