Veee 2033 kitabı ile Glukhovsky üzerine sohbet etmek için geldim tatlı konuma
Çoğunuz Metro 2033'ün oyununu oynamışsınızdır, ben hariç tabi .p
Kitabı birkaç gün önce bitirdim, kitaptan önce yazarı hakkında biraz konuşmak istiyorum, epey ilgi çekici bir CVsi var..Gazetecilik ve uluslararası ilişkiler okumak için Kudüs İbrani Üniversitesi'ne giden bir Rus genci..Bildiği diller Rusça'nın dışında, İngilizce, Fransızca, Almanca, İbranice ve Ermenice..
Metro 2033 , serinin ilk kitabı olmasının dışında yazarın da ilk kitabı..2033 aslında çok eski tarihlere dayanıyor şimdiki bilinen halinden..Underground ismiyle 2002 yılında ortaya çıkıyor, yazarın daha gençlik yıllarında üzerinde çalıştığı bir kitap..Şimdiki halinden çok farklı eski hali, on üç bölümden oluşması ve her bölüme özgü müziklerin olması ve finalinde kahramanımız Artyom'un bir kaza kurşunu sonucunda ölmesi var..Kitap bu haliyle yayıncılar tarafından beğenilmiyor ve basılmıyor.Okuyucuların ilgisinin çekilemeyeceği düşünülüyor..Tabi ki yazarımız için bu bir engel değil..Hikayeyi internet sitesine yüklüyor ve kullanıcılara sunuyor..Kısa sürede epey etkileşim alan kitap bir interaktif deney halini almış..Daha sonra üzerinde daha da çalışarak 2005 yılında kitap olarak bastırıyor..Metro 2033 kısa sürede Rusya'da en çok satan kitaplar arasına giriyor, ödül kazanıyor..Hem basılı, hem dijital ortamda milyonları geçiyor okuyucuları..Dünyaya açılıyor daha sonra kapıları Metro'nun..
Kitabımız şöyle ana hatlarıyla , nükleer bir savaş sonrası metroya sığınan birkaç bin insan yani şanslı insanlar topluluğu şehir metrosunda mecburi bir istikamete başlarlar, çünkü dünya o eski dünya değildir..Yeraltı metrosu artık bir dünyadır ve kendi içinde bir sistem oluşmuştur..İstasyonlar devletler haline gelmiş, kendi aralarında bile savaşlar çıkmaktadır..Hayatta kalma savaşı gibi, odak noktaları sadece bu..
Kahramanımız gencecik Artyom'umuz üzerinden ilerliyor kitap..Annesini kaybetmiş, metroda yaşayan ve orayı hiç terk etmemiş biridir..İstasyon şefi olan üvey babası tarafından yetiştirilmiştir..
Bir gün Hunter yüzeyde araştırmalar yapar ve Artyom'un babasına bazı bilgiler verir..Metro tehlikeyle karşı karşıyadır..Karaderililer saldırganlıklarıyla büyük tehlike yaratıyorlar çünkü..Her şey için büyük tehlike yaratan yaratıklar..
Hunter bulundukları yeri terk etmeden önce Artyom'a görev verir, ben dönmezsem Polis'e giderek gelişmelerden haberdar etmesini ister..Tabi ki dönmez ve iş Artyom'a düşer..Yolculuk böyle başlar..
Kitap kalın bir kitap 600 sayfacık, epey ayrıntılarla bezeli, fazla detaylı anlatımı, ara ara ağır temposuyla da dikkat çeken bir kitap..Sadece dövüşten de ibaret değil..
Artyom'un bu süreçte başına gelmeyen de kalmıyor elbet..Yolculuk sırasında bir sürü insanla tanışıyor, ilginç karakterler ve onlarla mecburi bir birliktelikte olmasını gerektiren durumlar ve beraberinde başına gelen olaylar var..
Metroyu Artyom ile birlikte bir güzel keşfediyor okuyucularda, detaylar öyle böyle değil çünkü..Kitabın başında ve sonunda haritalarda var..Moskova Metrosu'nu istasyon istasyon öğretiyor bize..
Öyle bir ortam ki, yer üstü yok, öyle bir yer yok artık..Yeraltının kanunları ve yapılanması acayip bir hal almış..Ticaretti, siyasetti, dindi acayip bir örgütlenme ve örgü sistemi..İstasyonlar arası pasaportlar falan, sınırlar yeniden çizilmiş..Nükleer bir soykırıma maruz kalan insanlar sadece hayatta kalmak için savaşıyorlar kurdukları sistemde..
Artyomcum saf delikanlım
Kitap bence çok duygusal bitti, boşlukta yürür gibi son sayfayı da kapayınca..Ayaklarınızın altında ya tozdan duman ya da ılık bir meltem esintisi tadında..
Kitabı tavsiye eden kıymetlime çoook teşekkür ederim, 2034'e başlamama az kaldı, elimde taze bir polisiye var bitmek üzere ondan sonra başlarım..Biraz tadı damağımızda kalsın dimiiii (: