Kütüphane'm ve İçindekiler...

  • Kullanıcı Nef'
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kitap Kulübü
🕒 Konu sahibi 6 saat önce aktifti
Bu kitabın filmini de yaptılar Mastor , izlemedim ama 5 - 6 yıl önce okumuştum kitabı senin anlatımınla tekrar canlandı o anlar.
Gri ve kırmızı bende canlanan renklerde onlar olmuştu (:
Şamanizm ve doğa üstü olaylar bende iz bırakan sahnelerdi ve Diane'nin özel durumu.
Biyolojik mi kalben bir bağ mı işte burada da karşımıza çıkıyor değil mi ?
Seveceğini düşünmüştüm , sıra dışı şeyleri ya da bu dünyadan uzak şeyleri sevdiğini az çok tahmin edebiliyorum.Daha doğrusu bu zamandan uzak.
Leyleklerin uçuşu ve siyah kan çok etkilemişti beni.
Tekrar okumak istersen yazarı bi bak derim
Ve çok mutlu oldum beğendiğine :hppy:
 
Kitaplarıma dokunurken Sunay Akın'ın kitaplarında durdum.Sunay Akın evet, ayaklı ansiklopedi derler ya işte en güzel örneği.Bildiğimiz sandıklarımızı hikayeleriyle anlatıp vay be dedirten güzel hitabeti olan nadide insanlardan o.Elim yüzümde dinlemeyi, tebessüm ederek okumayı pek severim.İki tane kitabını size tanıtmak isterim.

5NrWDl.jpg


İstanbul'un Nâzım Planı , birçok bölümden oluluyor, sıkmadan akıcı ve ağdalı kelimelere gerek kalmadan tertemiz bir dille anlatmış yazarımız.
Kitabın içinde yer alan bölümlerden bazılarını paylaşayım.Hepsi yaşanmış hepsi gerçek.

Deniz Harp Okulu’nda öğrenci olan Nazım Hikmet kız kardeşinin kedisi için yazdığı şiiri tarih öğretmeni Yahya Kemal’e uzatır. Yahya Kemal şiiri okuduktan sonra iyi olup olmadığına karar vermek için kediyi görmesi gerektiğini söyler. Yahya Kemal kediyi gördükten sonra şunları söyler Nazım Hikmet’e: “Sen bu pis, uyuz kediyi böyle övmesini biliyorsan şair olacaksın.” der.


Mazhar Osman günün birinde Neyzen Tevfik’i elinde rakı şişesiyle köprüde görür:
-Yahu böyle elinde şişeyle nereye gidiyorsun Tevfik?
- Çallı İbrahim’e.
-Elindeki ne?
-Kiloluk rakı.
-Böyle kiloyla rakı içmeye utanmıyor musun?
-Hepsi benim değil, yarısı Çallı’nın.
-Kendi payını dök öyleyse.
-Dökemem, benim payım şişenin altında.

(:
Daha neler neler.Okuyunca daha da okuyasınız ve bilme isteğiniz artıyor.Düne, bugüne ya da yarına.

. . . .

Bir Çift Ayakkabı kitabı ise denemelerden oluşuyor ve hepsi ayakkabı hikayeleri.

Şöyle ki ;

Muhtaç olmasın diye, evden kaçan karısının ayakkabısının içine para koyan terk edilmiş koca kimdir? Van Gogh'un tablosunda ters çevirdiği ayakkabının sırrı…

Abdülaziz İstanbul'u dünyaya nasıl gezdirdi? Hayat ağacı'nın boyacı sandıklarındaki sureti… Kız Kulesi, pabuçlarını nereye düşürdü? Galata Köprüsü'nden geçen en büyük ayaklara nasıl ayakkabı bulundu? Dünya'nın giriş kapısında kimlerin ayakkabıları duruyor?

Ve
Neil Armstrong’un, aydan taş örnekleri toplamasının ardından, alınan örneklerin ağırlıklarının mekiğin dönüşü için hesaplanmadığı fark edilir. Bugün üzerine Armstrong, ağırlığı dengelemek için ayakkabılarını ayda bırakır.


Bir ayakkabı ustasının yaptığı ayakkabıda hile olması halinde, usta, mesleğin ileri gelenleri önünde uyarılır ve hatalı ayakkabı da kullanılmaması için dama atılırdı. “Pabucu dama atıldığı” için, ayakkabıcının müşterileri azalırdı.

Daha nice hikayeler.
 
Ahh Deniz, seni okudum hem de kardeşinin dilinden.
Hani bilim adamı olsun dediğin.Seni itibarsızlaştıranların değil canından olanın.
Ve Can Dündar'ın kaleminin değdiği sayfalarda.
Ölümsüzlüğün yakıştığı ne güzel adamsın.

Çok sevdim bu kitabı.İyi ki de parmaklarım gitmiş o rafa.Aslında bu kitabı almak için gitmemiştim kitabevine.Kararsızdım ve bu durumlarda yaptığım şeyi yaptım.Gözlerimi kapatıp parmaklarımı raflarda gezdirmek ve dur dediğimde durmak.Evet öyle bir anda kesişti yolum kitapla.
İyi ki , iyi ki.
Lütfen okuyun.

LvgMgG.jpg
 
Yağmurlu bir pazar ertesi gününe gerilimli gizemli bir kitapla başlamak şahane bir fikir bence , 50 sayfasını okudum girişi çok iyiydi kitabın.Gelişme bölümlerine başladım bakalım hangi sırlar açığa çıkmayı bekliyor.
Seviyorum bu tarz kitapları, filmleri.
Kitap bittiğinde yazarım etkilerini (:

kMvYqW.jpg
 
Yağmurlu bir pazar ertesi gününe gerilimli gizemli bir kitapla başlamak şahane bir fikir bence , 50 sayfasını okudum girişi çok iyiydi kitabın.Gelişme bölümlerine başladım bakalım hangi sırlar açığa çıkmayı bekliyor.
Seviyorum bu tarz kitapları, filmleri.
Kitap bittiğinde yazarım etkilerini (:

kMvYqW.jpg

Kitabın adını bizmi tahmin ediyoruz olay nedir ? :parti:
 
Yukarıda bahsettiğim Amy Gentry - Kayıp kitabını okudum nihayet.
Ama hemen bitse keşke diye içimden geçirdim çoğu kez.
Giriş bölümü dışında heyecan duyduğum bir bölümü olmadı maalesef.

Elif Şafak'ın yeni çıkardığı kitabını okumayı planlıyorum.Aldığım zaman paylaşacağım elbet.Hemen hemen her kitabını okudum bu da eksik kalmasın yani.

Varsa hoşunuza giden okuduklarınızdan bir not bırakabilirsiniz (:
 
Kütüphanem, ihmal mi ettim siziiii
İçinizden iki şanslı kitabı tanıtacağım bugün
Sanırım 7-8 sene olmuştur okuyalı, sevdiğim ve kaliteli bulduğum biyografi türünden iki kitap

Can Dündar - Lüsyen
İpek Çalışlar - Halide Edib

Hemen resimlerinizi ekliyorum canlarım, evet

DOYO61.jpg


Önce Lüsyen kitabından başlamak istiyorum.
Can Dündar'ı okumayı çok severim.Akıcı anlatımı, dili usandırmaz, zoraki hale getirmez.Yaşanmış hayatlar, dönemler çok cezbeder beni.Bu da öyle bir kitap.
Abdülhak Hamit Tarhan'ı çoğumuz tanıyoruz.Şair-i azam.Türk edebiyatının en büyük isimlerinden.Makberin sahibi.
Abdülhak Hamit, 60 yaşlarında o dönemde ve Lüsyen'imiz 18inde henüz.Belçikalı.Bir davette karşılaşırlar ve ebedi bir aşkla bağlanırlar birbirlerine.Araya uzun yıllar sürecek ayrılık dönemi girsede mektuplarla iletişimleri kesilmez.Aşıklar ama Lüsyen evlilik yapmak durumunda kalıyor.Bu durum Abdülhak Hamit'i yıkıyor, alt üst ediyor.Daha sonra bu duruma dayanamayıp bir araya gelip evleniyorlar ikisi.Birçok şehirde yaşarlar.Avrupa ve Türkiye'de.O zamanlar 1.Dünya Savaşı, Balkan Savaşı, İstanbul’un işgali, son Osmanlı Meclisi, İstiklal Mücadelesi Cumhuriyetin yeşermesine tanıklık ederler.Dönemde karışık ve yeniliklerde oluyor sosyal hayatta.Bence hayatı kesinlikle okunmalı dediğim bir isim Abdülhak Hamit Tarhan.Tavsiye ederim.
Lüsyen de Lüsyen yani.

Kitabın kapağı şöyle der
Atatürk, dans etti Lüsyen'le Tevfik Fikret ona edebiyat dersi verdi. İnönü, evlerinde satranç oynadı. Nazım Hikmet, sofralarında yemek yedi. Kimler yok ki, bu belgesel romanın sayfaları arasında: Mehmet Akif'ten Victor Hugo'ya, Damat Ferid'den Oscar Wilde'a, Yahya Kemal'den Hindenburg'a, Necip Fazıl'dan, Karındeşen Jack'e, Abdülmecid'ten Namık Kemal'e, Sultan Reşad'dan Talat Paşa'ya Geçen asrın en ünlü portreleri... Ve onların arasında bir çağ yangınının tam ortasında yaşanmış inanılmaz bir aşk hikâyesi....



Halide Edib'imize gelelim.
O dönemin entelektüeli, bence tüm zamanların diyebiliriz.Öncü ve korkusuz kadın.
Belgeler ve resimlerle dönemin hatları gerçekliğiyle ortada.Ateşten gömlek giymek deriz ya, zaten öyle de kitabı var.Tam hayatına ve o döneme uygun bir isim.
Kadınsınız, savaş yılları ve aydınlanma için .çaba gösteriyorsunuz.Çok fazla epey fazla o yıllarda.İlham kaynağı bence Türk kadının.
Sadece edeviyatın değil, siyasetin de tam ortasında.
Biyografi okumak isterseniz hem de resimli belgeli tam da o kitap bu kitap derim.
 
Elim, dilim, zihnim boş kalmamalıydı evimden ve kütüphanemden uzakta da.
En sevdiklerimden Ahmet Ümit'imden bir Beyoğlu rapsodisi iyi gider diye düşündüm.Okumadığım kitaplarındandı.Başlayalım bakalım.Yorumlarımı bitince yazacağım.

JVVmWQ.png
 
İhmal mi ediyorum sandın seni canım kütüphanem ve içindekileri, tabi ki hayır.
Severek aldığım ve okuduğum iki kitaptan bahsetmek istiyorum şimdi.Okuyalı epey oldu ama unutmak mümkün değil.
Kalbimde yerleri ayrı olan kitaplar bunlar.İçinde şiir var çünkü.Gerçek hayatların şiire dökümü, şiir gibi yaşamak ya da.

qApa63.jpg


Mektubun Avcumda kitabından başlamak istiyorum önce.
Kelebeğin rüyası filmini herkes biliyordur.Genç şairler Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip.40lı yılların güç zamanları ve veremin kol gezdiği dönemler.Gerçek hayatlar, çok gerçek hem de.İlham alınarak yapılan değil.
Çok etkilemişti film beni, bir süre sonra da kitabı çıkmıştı Yılmaz Erdoğan önsözlü.
Filmini izlemek gerek önce, sonra daha iyi anlamak için okumak bu kitabı.
Seveceğinize eminim.

Veee Leylim Leylim, ve Ahmed Arif.
“Leylim Leylim” Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e olan unutulmaya yüz tutmuş aşkının en tutkulu ve en içten şekilde yazılmış mektuplarından oluşuyor.
Leyla, Ahmed Arif'in hayatı boyunca hiç unutamadığı, şiirlerini ithaf ettiği tek kadın.Haberleşme araçları da mektuplar.Nadide eserler gibi aynı.Okumaya kıyamazsınız.
O dönemlerde inanılmaz zor.Baskı, şiddet, fakirlik ve benzeri yokluklar.
Hasretinden prangalar eskiten adam Ahmed Arif okunmalı, şiirlerinden ziyade mektupları da çok kıymetli.
Ve ah Leyla, ne güzel sevilmişsin sen.
 
Bazen o kadar dalıyorum ki şu foruma ihmal ediyorum ben bebeklerimi evet onlar benim bebeklerim çünkü
Haftada iki kitap okuyorum nerdeyse ama yinede ihmal ettiğimi düşünüyorum şahsen
Iyi okumalar nef hanım
 
Bazen o kadar dalıyorum ki şu foruma ihmal ediyorum ben bebeklerimi evet onlar benim bebeklerim çünkü
Haftada iki kitap okuyorum nerdeyse ama yinede ihmal ettiğimi düşünüyorum şahsen
Iyi okumalar nef hanım

Haftada iki kitap harika, size de iyi okumalar asi hanımcım , varsa önerileriniz açığım
 
Atife Jale’yi oku. Sen çok seversin
 
Gerçekten muazzam bir konu olmuş. Kendi kütüphanenizi oluşturuyor olmanız çok güzel.
 


Teşekkür ederim.
Kütüphanemdekiler zaten paylaştıklarım.Okuduklarım hepsi.Daha epey var ama paylaşmadığım (:

Anladım zaten de daha okuyacaklarınız da var, hala oluşturuyorsunuz demek buda. Takdir ettim. Zamanla paylaşımlarınız devam edersiniz bizde istifade ederiz. ;d
 
Geri