Kur'an'a Göre Yaratılış?

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Bence münazara her konu için olabilir. Münazara esnasında bilmeyen bir insana bile inandırıcı olup doğrusunu öğretebilirsiniz. Müslümanlığı,islamı tartışmaktan korkmayın. Tartışınca kötü bir şey yapmıyoruz,şirk koşmuyoruz,hakaret etmiyoruz,küfür etmiyoruz. (yani en azından ben) Bu durum inançlı olan birinin neden zoruna gidiyor ki? Her konuda araştırma yapan insanlar bence bu konuda da araştırma yapabilir. Örneğin Hristiyan bir adam araştırarak münazara yaparak kendine göre doğrusu olan Müslümanlığı seçiyor. Bunu duyunca mutlu oluyorsunuz da o adam hiç münazara yapmadan veya tartışmaya girmeden,araştırmadan mı müslüman oldu sanıyorsunuz? Sadece Kuran okuyarak mı müslümanlığı tam olarak öğrenmiş olacağım? Bir çok müslüman kuran okuyorum dediği halde kendileriyle çelişen davranışlar sergiliyor. Bence bunları konuşmakta bir sakınca yok aksine iyi/kötü yeni bilgiler öğrenip ona göre davranabiliyoruz.

Bence sen beni anlayamıyor ya da ben sana anlatamıyorum ..
Burada bu tür konuları tartışmaktan korkacak en son kişi benimdir herhalde ?!
Lakin tartışılacak konu vardır bir de saçmalanan konular vardır ..
Bu konunun en başında ki o saçmalıklar üzerinden neyi tartışalım güzel kardeşim ?
Şöyle düşün ; Birileri sana gelip diyor ki " senin baban şöyle şöyle yapmış " gibisinden küstahça iddialarda bulunsa oturup onunla medeni medeni tartışır mısın yoksa " NE DİYON LA SEN DEĞİŞİK " benzeri doğal ve yapmacık olmayan bir tepki mi gösterirsin ?
Müslümanlığı araştırıp geçenler Müslümanlığı ateist sitelerinde ki iftiralardan değil KURAN'IN BİZZAT KENDİSİNİ OKUYARAK ÖĞRENİYORLAR ..
Müslümanların çelişkili davranışları onların ameli durumlarıdır,İslamı değil Müslümanı tartışmış olursun ..
 
İslamiyete göre Allah bir gün melekleri ile birlikte iken durduk yere Adem'i yaratmak ister ve ''ben yeryüzünde bir Halife yaratacağım'' der. Melekler bu işten pek hoşlanmazlar ve ''kanlar akıtacak birini mi var edeceksin'' derler ve buna karşılık Allah da ''sizin bilmeyeceğinizi ben bilirim'' der(Bakara 30).

-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Düşün ki , Rabbin meleklere:'' Muhakkak Ben,yeryüzünde bir halife tayin edeceğim. '' dediği vakit,'' Biz senin tesbih ve takdis edip dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak bir yaratık mı yaratacaksın_'' dediler. '' Her halde ben sizin bilmeyeceğimiz şeyleri bilirim buyurdu (Bakara 30)

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Meleklerin uyarısına aldırmayan Allah, ’kuru çamurdan, değişken balçıktan’ iki eliyle(!) (Sad-75) biçim verip (Secde-9) insanı yaratıp, ona kendi ruhundan üfler. (Hicr-26-28-29) Daha sonra yarattığı insandan (ki bu insan Adem’dir), onun eşini yarattı. (Zumer-6) Bu eşin adı batı dillerindeki karşılığı ’Eve’ olan ’Havva’dır. Kuran’da Havva adı geçmez, pek fazla da konu edilmez.

Adem’i yarattıktan sonra, meleklerle Adem’i bir araya getirip, hepsini imtihan eder. ’Eğer sözünüzde samimi iseniz, onların ismini bana söyleyin’ der. (’Onların ismi’ ne demektir bilinmez, çünkü Kuran bu konuyu açıklamıyor.) Melekler ’onların ismini’ bilmediklerinden cevap veremezler. Daha sonra Allah Adem’e dönerek; ’Ey Adem haber ver onların adlarını’ der.

Adem ’onların ismini’ şakır şakır söyler. Fakat Allah burada adaletsizlik yapmıştır, çünkü imtihandan önce ’onların ismini’ Adem’e öğretmiştir. (Bakara-31-32-33)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Allah: Ey iblis ,o benim iki elimle (kudretimle ) yarattığıma secde etmene sana ne engel oldu? Kibirlenmek mi istedin? Yoksa yücelerden mi bulunuyorsun? dedi.( Sâd 75) Sonra onu düzenli bir şekle sokup,içine kendi ruhundan üfledi ve sizin için işitmeyi,o görmeleri ve gönülleri yaptı. Siz çok az şükrediyorsunuz! (Secde 9) Gerçekten Biz, insanı kuru bir çamurdan,biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattık( Hicr 26) Ve düşün o vakit ki,Rabbin meleklere:'' Ben , kuru bir çamurdan biçimlendirilmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.( Hicr 28) Bunun İçin , Ben onu muntazam bir insan kıvamına getirip içine ruhumdan üflediğim zaman , derhal onun için secdeye kapanın!'' (Hicr 29)

O sizi tek bir nefisle yarattı. Onun eşini de ondan meydana getirdi. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizleri analarınızın karınların da üç türlü karanlık için de yaratılışdan yaratılışa yaratıp duruyor: İşte Rabbiniz ALLAH O'dur,mülk O'nundur. O'ndan başka Allah Yoktur. O halde nasıl (haktan) çevrilirsiniz. ? (Zümer 6)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ve Adem'e bütün isimleri öğretti.Sonra isimlerin delalet ettiği şeyleri meleklere gösterip:''Haydi davanızda doğru iseniz , bana şunların isimleriyle haber getirin'' buyurdu. (Bakara 31)

Melekler : '' Seni bütün eksikliklerden tenzih ederiz Ya Rab! Bizim için,senin bize bildirdiğinden başka bilgi mümkün değildir. O her şeyi bilen hüküm sahibi sadece sensin sen!'' dediler. (Bakara 32)

''Ey Adem,bunlara onların isimleriyle haber ver!'' buyurdu. bu emir üzerine Adem ,onlara isimleriyle bunları haber verince buyurdu ki : '' Size demedim mi ben her halde göklerin ve yerin sırrını bilirim! Ve sizin açıkladığınız ve gizlediğiniz şeyleri de biliyorum!'' (bakara 33)

-------------------------------------------------------------------------------------------------------


Bu şekilde Adem’in daha üstün olduğunu ispatlayan Allah, bütün meleklerden Adem’in önünde secde etmelerini ister. Şeytan dışındakiler, Adem’e secde ederler. (Bakara-34) Allah Şeytan’ın neden secde etmediğini sorduğunda, Şeytan gerekçesini söyler; ’beni ateşten onu çamurdan yarattın; ben ondan hayırlıyım.’ (Araf-12, Hicr-33)
Daha sonra Allah ile Şeytan arasında geçen tartışma ise şöyledir:
’O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak! Hadi çık sen alçaklardansın.’ (Araf-13)
’Dedi: İnsanların dirileceği güne kadar bana süre ver.’ (Araf-14)
’Buyurdu: ’Süre verilenlerdensin.’ (Araf-15)
’Dedi: Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yerin üzerine kurulacağım.’ (Araf-16)
’Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Bir çoklarını şükreder bulamayacaksın.’ (Araf-17)
’Allah buyurdu: Çık oradan. Yenilmiş ve kovulmuş olarak. Onlardan sana uyan olursa yemin olsun ki cehennemi tamamen sizden dolduracağım.’ (Araf-18)


--------------------------------------------------------------------------------------------------------


Ve o vakit meleklere: '' Adem için secde edin!'' dedik derhal secde ettiler. Ancak İblis dayattı,kibrine yediremedi, zaten o kâfirlerden idi. (Bakara 34)

Allah : '' Sana emrettiğim halde secde etmene ne engel oldu.'' dedi. '' ben ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan.'' dedi. A'râf 12)

İblis: '' Benim ,kuru bir çamurdan,biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde etmem olacak şey değildir.'' dedi. ( Hicr 33)

Allah: '' Hemen in oradan,orada büyüklük taslamak ne haddine, haydi çık; Çünkü sen alçaklardansın!'' buyurdu. ( A'râf 13)

İblis: '' Dirilip kaldırılacakları güne kadar bana mühlet ver!'' dedi. (A'râf 14)

Allah''haydi mühlet verilenlerdensin'' buyurdu. ( A'râf 15)

İblis:'' Öyle ise andolsun ki, beni azdırmana karşılık bende onları saptırmak için her halde senin doğru yoluna oturacağım. ( A'râf 16)

Sonra Onlara önlerinden , arkalarından , sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de çoğunu şükredici bulmayacaksın'' dedi. (Ar'âf 17)

Allah'' Çık oradan , yerilmiş , kovulmuş olarak! Andolsun ki onlardan her kim sana uyarsa , kesinlikle cehennemi tamamen s,z,nle dolduracağım. ( Ar'âf 18)



Hepsini Kuranın Türkçe Mealini alıp tek tek yazdım. Kopyala yapıştırmakla olmuyor bunlar. Her ayet doğru değildir. Ve çoğu değiştirilmiştir. Sapkınlığa sürüklemek için. Buda besbelli kanıtı. Saygılar.


Ve son olarak A'râf suresinde Şeytan ve Allahın konuşmalarından dolayı herkesin düşünceleri farklılaşa bilir. Bizler zaten İmtihan dünyasındayız. Şeytan varsa Allah var. Şeytan size vesvese verir. Bunu yap şunu yap diye uygulamaz. Ama Allah'ta doğru yolu gösteriyor. Ve Allah kullarının kendine ibadet edeceğini , şeytana uymayacağını bildiği için Şeytana izin veriyor. Eğer senin içinde varsa bir şeyleri yapmak şeytan bile bir bahanedir.
Siz Tövbe ettiğiniz zaman yeniden doğmuş gibi tertemiz oluyorsunuz. Sağ melek sevapları yazar , Sol melek günahları. Ve siz en küçük bir sevap işlediğiniz o vakit sizlerin amel defterine hemen o iyilik yazılır. Ama günah işlediğiniz zaman hemen yazmıyor günahlarınız . 24 saat içerisinde en küçük pişmanlık hissiniz oluyor ise günah yazmıyor size.

Allah her şeyin kolayını veriyor insanlara. En güzellikleri insanlara veriyor. Güzellikleri görmeyip sağdan soldan duyumlarla kafanızı karıştırıp farklı düşüncelere neden yoğunlaşırsınız ki..
 
Sen hiç aklını kullanıp düşündün mü?
İnsana verilen en büyük armağan akıl. Hayvanla, insanı ayıran en büyük unsur.
Her şey zıddıyla var, iyi-kötü, soğuk-sıcak, güzel-çirkin, vb. Aklını kullanıp, işlediğin fiiler doğrultusunda yargı var. Allah insana iyilik ve kötülük yapma yeteneği vermiştir. Sonra kuldan iyilik yapıp cennetine girmesini istemiştir. Allah kuluna akıl ve irade vermiş ve yaptığı işin sonucundan kendisini mesul tutmuştur. Kısaca iyiliği ve kötülüğü yapan insandır.
Mikail, akıl meleğidir.

Keşke ne demeye çalıştığımı anlayabilsen...
Aynı şeyden bahsediyoruz. İyilik yapmaktan, kötülük yapmaktan, irademizden. Ben diyorum ki, Allah zaten bizim kaderimizi ve irademizi nasıl kullanacağımızı biliyo. Yani benim iyi yada kötü insan olacağımı zaten biliyo. Bunu bile bile niye yaratıyo, ne zevk alıyo?
 
İslamiyete göre Allah bir gün melekleri ile birlikte iken durduk yere Adem'i yaratmak ister ve ''ben yeryüzünde bir Halife yaratacağım'' der. Melekler bu işten pek hoşlanmazlar ve ''kanlar akıtacak birini mi var edeceksin'' derler ve buna karşılık Allah da ''sizin bilmeyeceğinizi ben bilirim'' der(Bakara 30).

-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Düşün ki , Rabbin meleklere:'' Muhakkak Ben,yeryüzünde bir halife tayin edeceğim. '' dediği vakit,'' Biz senin tesbih ve takdis edip dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak bir yaratık mı yaratacaksın_'' dediler. '' Her halde ben sizin bilmeyeceğimiz şeyleri bilirim buyurdu (Bakara 30)

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Meleklerin uyarısına aldırmayan Allah, ’kuru çamurdan, değişken balçıktan’ iki eliyle(!) (Sad-75) biçim verip (Secde-9) insanı yaratıp, ona kendi ruhundan üfler. (Hicr-26-28-29) Daha sonra yarattığı insandan (ki bu insan Adem’dir), onun eşini yarattı. (Zumer-6) Bu eşin adı batı dillerindeki karşılığı ’Eve’ olan ’Havva’dır. Kuran’da Havva adı geçmez, pek fazla da konu edilmez.

Adem’i yarattıktan sonra, meleklerle Adem’i bir araya getirip, hepsini imtihan eder. ’Eğer sözünüzde samimi iseniz, onların ismini bana söyleyin’ der. (’Onların ismi’ ne demektir bilinmez, çünkü Kuran bu konuyu açıklamıyor.) Melekler ’onların ismini’ bilmediklerinden cevap veremezler. Daha sonra Allah Adem’e dönerek; ’Ey Adem haber ver onların adlarını’ der.

Adem ’onların ismini’ şakır şakır söyler. Fakat Allah burada adaletsizlik yapmıştır, çünkü imtihandan önce ’onların ismini’ Adem’e öğretmiştir. (Bakara-31-32-33)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Allah: Ey iblis ,o benim iki elimle (kudretimle ) yarattığıma secde etmene sana ne engel oldu? Kibirlenmek mi istedin? Yoksa yücelerden mi bulunuyorsun? dedi.( Sâd 75) Sonra onu düzenli bir şekle sokup,içine kendi ruhundan üfledi ve sizin için işitmeyi,o görmeleri ve gönülleri yaptı. Siz çok az şükrediyorsunuz! (Secde 9) Gerçekten Biz, insanı kuru bir çamurdan,biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattık( Hicr 26) Ve düşün o vakit ki,Rabbin meleklere:'' Ben , kuru bir çamurdan biçimlendirilmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.( Hicr 28) Bunun İçin , Ben onu muntazam bir insan kıvamına getirip içine ruhumdan üflediğim zaman , derhal onun için secdeye kapanın!'' (Hicr 29)

O sizi tek bir nefisle yarattı. Onun eşini de ondan meydana getirdi. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizleri analarınızın karınların da üç türlü karanlık için de yaratılışdan yaratılışa yaratıp duruyor: İşte Rabbiniz ALLAH O'dur,mülk O'nundur. O'ndan başka Allah Yoktur. O halde nasıl (haktan) çevrilirsiniz. ? (Zümer 6)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ve Adem'e bütün isimleri öğretti.Sonra isimlerin delalet ettiği şeyleri meleklere gösterip:''Haydi davanızda doğru iseniz , bana şunların isimleriyle haber getirin'' buyurdu. (Bakara 31)

Melekler : '' Seni bütün eksikliklerden tenzih ederiz Ya Rab! Bizim için,senin bize bildirdiğinden başka bilgi mümkün değildir. O her şeyi bilen hüküm sahibi sadece sensin sen!'' dediler. (Bakara 32)

''Ey Adem,bunlara onların isimleriyle haber ver!'' buyurdu. bu emir üzerine Adem ,onlara isimleriyle bunları haber verince buyurdu ki : '' Size demedim mi ben her halde göklerin ve yerin sırrını bilirim! Ve sizin açıkladığınız ve gizlediğiniz şeyleri de biliyorum!'' (bakara 33)

-------------------------------------------------------------------------------------------------------


Bu şekilde Adem’in daha üstün olduğunu ispatlayan Allah, bütün meleklerden Adem’in önünde secde etmelerini ister. Şeytan dışındakiler, Adem’e secde ederler. (Bakara-34) Allah Şeytan’ın neden secde etmediğini sorduğunda, Şeytan gerekçesini söyler; ’beni ateşten onu çamurdan yarattın; ben ondan hayırlıyım.’ (Araf-12, Hicr-33)
Daha sonra Allah ile Şeytan arasında geçen tartışma ise şöyledir:
’O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak! Hadi çık sen alçaklardansın.’ (Araf-13)
’Dedi: İnsanların dirileceği güne kadar bana süre ver.’ (Araf-14)
’Buyurdu: ’Süre verilenlerdensin.’ (Araf-15)
’Dedi: Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yerin üzerine kurulacağım.’ (Araf-16)
’Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Bir çoklarını şükreder bulamayacaksın.’ (Araf-17)
’Allah buyurdu: Çık oradan. Yenilmiş ve kovulmuş olarak. Onlardan sana uyan olursa yemin olsun ki cehennemi tamamen sizden dolduracağım.’ (Araf-18)


--------------------------------------------------------------------------------------------------------


Ve o vakit meleklere: '' Adem için secde edin!'' dedik derhal secde ettiler. Ancak İblis dayattı,kibrine yediremedi, zaten o kâfirlerden idi. (Bakara 34)

Allah : '' Sana emrettiğim halde secde etmene ne engel oldu.'' dedi. '' ben ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan.'' dedi. A'râf 12)

İblis: '' Benim ,kuru bir çamurdan,biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde etmem olacak şey değildir.'' dedi. ( Hicr 33)

Allah: '' Hemen in oradan,orada büyüklük taslamak ne haddine, haydi çık; Çünkü sen alçaklardansın!'' buyurdu. ( A'râf 13)

İblis: '' Dirilip kaldırılacakları güne kadar bana mühlet ver!'' dedi. (A'râf 14)

Allah''haydi mühlet verilenlerdensin'' buyurdu. ( A'râf 15)

İblis:'' Öyle ise andolsun ki, beni azdırmana karşılık bende onları saptırmak için her halde senin doğru yoluna oturacağım. ( A'râf 16)

Sonra Onlara önlerinden , arkalarından , sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de çoğunu şükredici bulmayacaksın'' dedi. (Ar'âf 17)

Allah'' Çık oradan , yerilmiş , kovulmuş olarak! Andolsun ki onlardan her kim sana uyarsa , kesinlikle cehennemi tamamen s,z,nle dolduracağım. ( Ar'âf 18)



Hepsini Kuranın Türkçe Mealini alıp tek tek yazdım. Kopyala yapıştırmakla olmuyor bunlar. Her ayet doğru değildir. Ve çoğu değiştirilmiştir. Sapkınlığa sürüklemek için. Buda besbelli kanıtı. Saygılar.


Ve son olarak A'râf suresinde Şeytan ve Allahın konuşmalarından dolayı herkesin düşünceleri farklılaşa bilir. Bizler zaten İmtihan dünyasındayız. Şeytan varsa Allah var. Şeytan size vesvese verir. Bunu yap şunu yap diye uygulamaz. Ama Allah'ta doğru yolu gösteriyor. Ve Allah kullarının kendine ibadet edeceğini , şeytana uymayacağını bildiği için Şeytana izin veriyor. Eğer senin içinde varsa bir şeyleri yapmak şeytan bile bir bahanedir.
Siz Tövbe ettiğiniz zaman yeniden doğmuş gibi tertemiz oluyorsunuz. Sağ melek sevapları yazar , Sol melek günahları. Ve siz en küçük bir sevap işlediğiniz o vakit sizlerin amel defterine hemen o iyilik yazılır. Ama günah işlediğiniz zaman hemen yazmıyor günahlarınız . 24 saat içerisinde en küçük pişmanlık hissiniz oluyor ise günah yazmıyor size.

Allah her şeyin kolayını veriyor insanlara. En güzellikleri insanlara veriyor. Güzellikleri görmeyip sağdan soldan duyumlarla kafanızı karıştırıp farklı düşüncelere neden yoğunlaşırsınız ki..

Yazdığınız ayetlerle benimkiler arasındaki fark nerededir acaba?
Yorumlamarın tamamı ayetlere dayalıdır. Onun dışında herhangi bir durum söz konusu değildir.
Beni sapkınlığa sürükleyen kişi olarak tanımlamışsınız. Varsın ben sapkın olayım veya sapkınlığa sürükleyen kişi olayım bu neyi değiştirir?
Ayeti sunmak ile yorumlamak aynı şey değildir. Siz kendinizi parçalasnız da ayet budur. Yazdığınız yazı ile benimkini karşılaştıran objektif biri arada yorumlama dışında bir fark bulamaz.
Kırmızıyla kalın puntolarla yazmışsın bir de sapkın diye. Hani diyor ya şair : yaz 3 satır üst üste kapkara haykıran puntolarla. No Pasaran saplınlığa devam ediyor hala.
 


Keşke ne demeye çalıştığımı anlayabilsen...
Aynı şeyden bahsediyoruz. İyilik yapmaktan, kötülük yapmaktan, irademizden. Ben diyorum ki, Allah zaten bizim kaderimizi ve irademizi nasıl kullanacağımızı biliyo. Yani benim iyi yada kötü insan olacağımı zaten biliyo. Bunu bile bile niye yaratıyo, ne zevk alıyo?


Allah sana akıl veriyor, ilim veriyor. Sen mesela sınava girdiğinde çalışsan kazanacaksın, çalışmasan kazanamayacaksın. Sen bunu bile bile çalışmıyorsun. Ama sen biliyorsun.. biraz daha derin düşünülsr anlaşılacak bir durum.

Yada trafik kurallarına uymazsan kaza yapacaksın. Uyarsan yapmayacaksın. Bunları degistirmek senin elinde.

Allahta akıl veriyor ki değiştirebilelim. Evet Allah biliyor ama kuluna o kadar güveniyor ki değişeceğini düşünüyor.

Her şey bizim elimizde. Akıl veriyor bize. Bu akılı kullanırsak doğruyu yanlışı görebiliyoruz.
 
Allah sana akıl veriyor, ilim veriyor. Sen mesela sınava girdiğinde çalışsan kazanacaksın, çalışmasan kazanamayacaksın. Sen bunu bile bile çalışmıyorsun. Ama sen biliyorsun.. biraz daha derin düşünülsr anlaşılacak bir durum.

Yada trafik kurallarına uymazsan kaza yapacaksın. Uyarsan yapmayacaksın. Bunları degistirmek senin elinde.

Allahta akıl veriyor ki değiştirebilelim. Evet Allah biliyor ama kuluna o kadar güveniyor ki değişeceğini düşünüyor.

Her şey bizim elimizde. Akıl veriyor bize. Bu akılı kullanırsak doğruyu yanlışı görebiliyoruz.

Allah biliyor zaten nasıl değişeceğimizi düşünüyor. O verdiği akılla iyi yada kötü olacağımızı biliyor. Sonunda cehenneme gidicem ben mesela, onuda biliyo. Bundan ne anlıyo işte?
 
Yazdığınız ayetlerle benimkiler arasındaki fark nerededir acaba?
Yorumlamarın tamamı ayetlere dayalıdır. Onun dışında herhangi bir durum söz konusu değildir.
Beni sapkınlığa sürükleyen kişi olarak tanımlamışsınız. Varsın ben sapkın olayım veya sapkınlığa sürükleyen kişi olayım bu neyi değiştirir?
Ayeti sunmak ile yorumlamak aynı şey değildir. Siz kendinizi parçalasnız da ayet budur. Yazdığınız yazı ile benimkini karşılaştıran objektif biri arada yorumlama dışında bir fark bulamaz.
Kırmızıyla kalın puntolarla yazmışsın bir de sapkın diye. Hani diyor ya şair : yaz 3 satır üst üste kapkara haykıran puntolarla. No Pasaran saplınlığa devam ediyor hala.

A'râf süresi harici diğerleri bence gayet açık bir şekilde farklı anlamlarda yapılmış.
Sapkınlıktan lafım yanlış ayetlerle yola çıkıp kendi kafalarınızı karıştırmanız. Yada islama daha farklı gözlerle bakmanız.
İnsan anlamak istediği anlar derler ya o duruma gelmiş yazdığın hacı.
Kötü bir niyete cümle kurmadım bunu sende biliyorsun.


Bu tarz konular açmakla oradan burdan âyetleri bulmaklakla aradığınız cevapları bulamayacaksınız.

Iyi akşamlar.
 


Allah biliyor zaten nasıl değişeceğimizi düşünüyor. O verdiği akılla iyi yada kötü olacağımızı biliyor. Sonunda cehenneme gidicem ben mesela, onuda biliyo. Bundan ne anlıyo işte?

Pc ye geçtiğim zaman cevaplicam bunu :cici:
 
Konu

''Varlığın kökeni nedir'' sorusu felsefenin ve bilimin ilk sorularından biridir ve bununla ilgili hemen hemen her kesimden farklı bir cevap gelebilmektedir.

Bilim bunu evrim teorisi ile popülerleştirdi. Bu popülerliğini teorinin tutarlılığı ve sağlamlığından alıyor.

Fakat işin felsefi ve bilim dışı olan yorumlardan bir tanesi de dinsel yorumdur. Her dinin veya inanışın kendine göre bir yorumu olmakla birlikte, konuda ülkemizde yaygın olan İslamiyet inancı üzerinden sizleri yorumlandırmaya davet ediyorum.

------------------------------------------------------

Veri

İslamiyete göre yaratılış :

İslamiyete göre Allah bir gün melekleri ile birlikte iken durduk yere Adem'i yaratmak ister ve ''ben yeryüzünde bir Halife yaratacağım'' der. Melekler bu işten pek hoşlanmazlar ve ''kanlar akıtacak birini mi var edeceksin'' derler ve buna karşılık Allah da ''sizin bilmeyeceğinizi ben bilirim'' der(Bakara 30).

Meleklerin uyarısına aldırmayan Allah, ’kuru çamurdan, değişken balçıktan’ iki eliyle(!) (Sad-75) biçim verip (Secde-9) insanı yaratıp, ona kendi ruhundan üfler. (Hicr-26-28-29) Daha sonra yarattığı insandan (ki bu insan Adem’dir), onun eşini yarattı. (Zumer-6) Bu eşin adı batı dillerindeki karşılığı ’Eve’ olan ’Havva’dır. Kuran’da Havva adı geçmez, pek fazla da konu edilmez.

Adem’i yarattıktan sonra, meleklerle Adem’i bir araya getirip, hepsini imtihan eder. ’Eğer sözünüzde samimi iseniz, onların ismini bana söyleyin’ der. (’Onların ismi’ ne demektir bilinmez, çünkü Kuran bu konuyu açıklamıyor.) Melekler ’onların ismini’ bilmediklerinden cevap veremezler. Daha sonra Allah Adem’e dönerek; ’Ey Adem haber ver onların adlarını’ der.

Adem ’onların ismini’ şakır şakır söyler. Fakat Allah burada adaletsizlik yapmıştır, çünkü imtihandan önce ’onların ismini’ Adem’e öğretmiştir. (Bakara-31-32-33)

Bu şekilde Adem’in daha üstün olduğunu ispatlayan Allah, bütün meleklerden Adem’in önünde secde etmelerini ister. Şeytan dışındakiler, Adem’e secde ederler. (Bakara-34) Allah Şeytan’ın neden secde etmediğini sorduğunda, Şeytan gerekçesini söyler; ’beni ateşten onu çamurdan yarattın; ben ondan hayırlıyım.’ (Araf-12, Hicr-33)
Daha sonra Allah ile Şeytan arasında geçen tartışma ise şöyledir:
’O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak! Hadi çık sen alçaklardansın.’ (Araf-13)
’Dedi: İnsanların dirileceği güne kadar bana süre ver.’ (Araf-14)
’Buyurdu: ’Süre verilenlerdensin.’ (Araf-15)
’Dedi: Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yerin üzerine kurulacağım.’ (Araf-16)
’Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Bir çoklarını şükreder bulamayacaksın.’ (Araf-17)
’Allah buyurdu: Çık oradan. Yenilmiş ve kovulmuş olarak. Onlardan sana uyan olursa yemin olsun ki cehennemi tamamen sizden dolduracağım.’ (Araf-18)

------------------------------------------------------

Sorular ve Sonuçlar

Görüldüğü gibi Araf-12’den başlayıp Araf-19’a kadar olan bölüm, tamamıyla Şeytan’ın Allah’a (yani yaratıcısına) meydan okuması şeklindedir ve yüce yaratıcı böylesi küstah davranışa karşı hiçbir yaptırım uygulamamaktadır. Üstüne üstlük, öfkesini insanları cezalandırarak gösterir. Çünkü o ana kadar cehennem diye bir şey yokken, birdenbire cehennem ortaya çıkıverir. Bu diyalogda çok daha önemli bir ayrıntı daha vardır; henüz yaratılmış insan (Adem ve Havva - ’Sizi bir tek canlıdan yarattı; sonra o canlıdan onun eşini vücuda getirdi...’ Zumer-6) Allah’ın yanındayken (yani henüz Cennet’ten kovulmamış), bu tartışma içinde birçok insanlardan bahsediliyor. Allah da daha ortada olmayan insanları da, cehenneme dolduracağını söylüyor! Bu iki anlama gelir ya bu olaylar cennette yaşanırken dünyada zaten insanlar vardı ya da Allah ile Şeytan ilerisi için aralarında planladıkları olayı, kimseye sezdirmeden dramatize ediyorlar... Çünkü büyük bir güce sahip olan Allah’ın, kendi yarattığı bir yaratık karşısında bu duruma düşmesi ve durup dururken cehennemden bahsetmesi, ayrıca ’yeryüzüne bir halife yaratacağını’ (Bakara-30) söylemekle kurgulanmış bir plan hakkında kopya veriliyor gibi...

Hikayenin sonrası malum; Allah Adem ve Havva’ya Cennet’te yaşamalarını, fakat bir ağacın meyvesinden uzak durmalarını söyler. Kovulmasına rağmen her nasılsa hala Cennet’te bulunan Şeytan, onları kandırıyor ve yasak meyveden yemelerini sağlıyor. Çok kızan Allah her ikisini de ’birbirlerine düşman olarak’ (nedense!?) indiriyor. (Araf-24) İyilik ve güzellik Tanrı’sı insanları (yoksa sadece kadınla erkeği mi?) peşinen birbirine düşman olarak dünyaya, ölümlüler olarak gönderiyor.

------------------------------------------------------

Kullandığım Kaynaklar :
Ateizmi Anlamak - Propaganda Yayınları (sf 184 - 185)



Yukarıda bir masal anlatılmış HAKKikat daha farklıdır. Tamamen maddeye kayıtlı kalınmış bu gün pozitif bilim (kuantum fiziği) maddenin olmadığını bizim 5 duyu zannımızın bize madde algısı yaşattığını ispat ediyor. Kuran çok güzel anlatmış da anlayan yok bu konuları gayet açık bir biçimde. Bir kere 4 melek kanatlı değildir zaten orada komedi başlıyor. Melek melk kökünden gelir güç, kuvve demektir. Allahın arşını 4 melek taşır cebrail, azrail, mikail, israfil bilim şöyle der atomu ayakta tutan 4 kuvvet vardır yüksek nükleer güç, alçak nükleer güç, gravitasyon, elektromanyetizma işte 4 melek bunlardır. 4 meleğin ademe secdesi onunla bütün olmasıdır. Adem meleki yapıdır, adem insan demektir cinsiyeti yoktur.


Bilmem anlatabildim mi? :cici:
 
Allah bizlerin ne amel işleyeceğini, irademizi nereye kullanacağını biliyor. Öyleyse direk cennet cehenneme de gidebilirdik. Bizi direk cennet ve cehenneme göndermemesinin hikmeti nedir? Allah bizlerin ne yapacağını ne seçim yapacağımızı biliyor ama bizler ne seçim yapacağımızı, neler yapacağımızı bilmiyoruz. Öncelikle, bir insan bu dünya hayatına gönderilmeden direk cehenneme atılsaydı o insanın "Rabbim bana bir şey yaşatmadan beni buraya atıyorsun" deme şansı doğardı. Aynı şekilde cennette giden bir insan "hiç bir cefa çekmeden hiç bir güzel amel için yorulmadan cennette giriyorum ne güzel" diye özgür ve hür iradesini imtihanlardan başarıyla geçmenin haklı gururu olmadan, tabiri caizse "alın teri" olmadan cennette girebilecekti. Üniversite sınavında derece almış insanlar hukuk okuyacaksa onlara "nasıl olsa sizin hakim çıkacağınızı biliyoruz, sizi terletmeden, pişirmeden, olgunlaştırmadan hakim yapalım" denemez. Onların uğraş vermesi, olgunlaşması pişmesi onlar için gereklidir. Ancak hocaları onların eninde sonunda hakim olacaklarını bilir ve sonucu bilmesi onların pişmeleri, olgunlaşmaları gerektiği gerçeğini değiştirmez. Değişmez bir kaide vardır ki külfetsiz nimet olmuyor. Cezayı da hak edene vermek gerekiyor. Kimse kimseye "Sen çalışıp didinmeden hiç hak etmeden sana şu nimetleri verelim" demeyeceği gibi, "Sen hiç özgür iradenle suç fiilinde bulunmadan seni hapse atalım" deme gibi bir durumu da söz konusu olmaz. Devlet bunun olacağını bilsin ya da bilmesin önce her zaman fiil gelir. Bu adaletin de gereğidir. Ki insanlara "Sen şu suçu işleyeceksin işlemeden biz sana ceza verelim" denmesi nasıl o insanın şahsı için "daha özgür iradesini kullanmadan bir haksızlık olarak algılanacaksa" aynı şekilde insanlara "sen şu güzellikleri yapacaksın biz sana ücretini peşin verelim" dendiğinde de o kişi vermediği bir emeğin neticesinde ne o nimetin değerini bilir ne de o nimetten haz alabilir. Nitekim, Kuran'ı Kerim'de cehennem ehli anlatılırken "Rabbim bizi dünyaya geri gönder ve orada güzel ameller işleyelim" derler. Kötü amel işleyenler pişmanlığını ve günahının cürmünü "bilerek" bunu söylerler. Onlar hiç dünya meydanında imtihana tabi tutulmadan direk cehenneme atılsaydı "Bizi tekrar geri gönder" demeden, "Bizi dünyaya göndermedin ki güzel ameller işleyelim" diyebilirlerdi.
Kuranda Allahın kafirlerin kalbini mühürlediği yazıyor. Eğer Allah kafirlerin kalbini mühürlediyse kafirlerin inanmaması (cehenneme gitmesi) Allahın suçudur Bu ayetler Kuranın bütününe bakılmadığı için yanlış anlaşılıyor. Kuran bir bütündür. Bu yüzden doğru anlamak için bütününe bakmak gerekiyor. Kuranın bütününe bakıldığında mühür konusunda en çok dikkat çeken ayet bakara suresinin 88. ayetidir. O ayette Allah şöyle buyuruyor: (yahudiler) ''bizim kalplerimiz perdelidir'' dediler. Hayır öyle değil !! Küfürleri yüzünden Allah onları lanetlemiştir de çok az bir kısmı iman eder. Ayette geçen ''bizim kalplerimiz perdelidir'' sözleri yahudiler tarafından mühürle ilgili ayetlere cevaben söylenmiştir. Aynı bugün ateistlerin Allah bizim kalbimizi mühürledi diye bahane ettikleri gibi o zaman da yahudiler bunu bahane ediyordu. Yahudilerin bu bahanesi üzerine bu ayet iniyor ve Allah ''Hayır siz mühür yüzünden değil kendi inkarınız yüzünden iman etmiyorsunuz'' diyor. Bu çok önemlidir. Bu ayetten inanmamalarının sebebinin Allah olmadığı anlaşılıyor. Ve bu da mantıksız ya da adaletsiz bir durumun olmadığını gösteriyor. Zaten Allah birçok ayette ''Allah insanlara zülmetmez, insanlar kendilerine zülmeder'' diye buyuruyor. Allah objektif ve açık görüşlü olmadıkları için bizzat kendini kör konumuna sokanların kalplerini mühürlediğini bildirerek diğer insanları ''kendinizi öyle bir duruma sokabilirsiniz ki artık geriye dönemezsiniz'' diye uyarmış oluyor. Allah bunu bildirerek insanları psikolojik olarak korkutuyor aslında. Şu 3 noktaya dikkat etmek lazım: - Doğuştan kimsede mühür yoktur - Kuranda inkar edip tekrar iman edenlerden bahsedildiği için bu mühür bütün kafirleri kapsamıyor - Bakara suresinin 88. ayetinden de anlaşıldığı gibi kimsenin kalbi Allahın yüzünden mühürlenmiyor. bu üç nokta göz önünde bulundurulduğunda Allahın adaletli olmadığından kesinlikle bahsedilemez.

Hatem biraz uzun cevap oldu ama :D
 
Allah bizlerin ne amel işleyeceğini, irademizi nereye kullanacağını biliyor. Öyleyse direk cennet cehenneme de gidebilirdik. Bizi direk cennet ve cehenneme göndermemesinin hikmeti nedir? Allah bizlerin ne yapacağını ne seçim yapacağımızı biliyor ama bizler ne seçim yapacağımızı, neler yapacağımızı bilmiyoruz. Öncelikle, bir insan bu dünya hayatına gönderilmeden direk cehenneme atılsaydı o insanın "Rabbim bana bir şey yaşatmadan beni buraya atıyorsun" deme şansı doğardı. Aynı şekilde cennette giden bir insan "hiç bir cefa çekmeden hiç bir güzel amel için yorulmadan cennette giriyorum ne güzel" diye özgür ve hür iradesini imtihanlardan başarıyla geçmenin haklı gururu olmadan, tabiri caizse "alın teri" olmadan cennette girebilecekti. Üniversite sınavında derece almış insanlar hukuk okuyacaksa onlara "nasıl olsa sizin hakim çıkacağınızı biliyoruz, sizi terletmeden, pişirmeden, olgunlaştırmadan hakim yapalım" denemez. Onların uğraş vermesi, olgunlaşması pişmesi onlar için gereklidir. Ancak hocaları onların eninde sonunda hakim olacaklarını bilir ve sonucu bilmesi onların pişmeleri, olgunlaşmaları gerektiği gerçeğini değiştirmez. Değişmez bir kaide vardır ki külfetsiz nimet olmuyor. Cezayı da hak edene vermek gerekiyor. Kimse kimseye "Sen çalışıp didinmeden hiç hak etmeden sana şu nimetleri verelim" demeyeceği gibi, "Sen hiç özgür iradenle suç fiilinde bulunmadan seni hapse atalım" deme gibi bir durumu da söz konusu olmaz. Devlet bunun olacağını bilsin ya da bilmesin önce her zaman fiil gelir. Bu adaletin de gereğidir. Ki insanlara "Sen şu suçu işleyeceksin işlemeden biz sana ceza verelim" denmesi nasıl o insanın şahsı için "daha özgür iradesini kullanmadan bir haksızlık olarak algılanacaksa" aynı şekilde insanlara "sen şu güzellikleri yapacaksın biz sana ücretini peşin verelim" dendiğinde de o kişi vermediği bir emeğin neticesinde ne o nimetin değerini bilir ne de o nimetten haz alabilir. Nitekim, Kuran'ı Kerim'de cehennem ehli anlatılırken "Rabbim bizi dünyaya geri gönder ve orada güzel ameller işleyelim" derler. Kötü amel işleyenler pişmanlığını ve günahının cürmünü "bilerek" bunu söylerler. Onlar hiç dünya meydanında imtihana tabi tutulmadan direk cehenneme atılsaydı "Bizi tekrar geri gönder" demeden, "Bizi dünyaya göndermedin ki güzel ameller işleyelim" diyebilirlerdi.
Kuranda Allahın kafirlerin kalbini mühürlediği yazıyor. Eğer Allah kafirlerin kalbini mühürlediyse kafirlerin inanmaması (cehenneme gitmesi) Allahın suçudur Bu ayetler Kuranın bütününe bakılmadığı için yanlış anlaşılıyor. Kuran bir bütündür. Bu yüzden doğru anlamak için bütününe bakmak gerekiyor. Kuranın bütününe bakıldığında mühür konusunda en çok dikkat çeken ayet bakara suresinin 88. ayetidir. O ayette Allah şöyle buyuruyor: (yahudiler) ''bizim kalplerimiz perdelidir'' dediler. Hayır öyle değil !! Küfürleri yüzünden Allah onları lanetlemiştir de çok az bir kısmı iman eder. Ayette geçen ''bizim kalplerimiz perdelidir'' sözleri yahudiler tarafından mühürle ilgili ayetlere cevaben söylenmiştir. Aynı bugün ateistlerin Allah bizim kalbimizi mühürledi diye bahane ettikleri gibi o zaman da yahudiler bunu bahane ediyordu. Yahudilerin bu bahanesi üzerine bu ayet iniyor ve Allah ''Hayır siz mühür yüzünden değil kendi inkarınız yüzünden iman etmiyorsunuz'' diyor. Bu çok önemlidir. Bu ayetten inanmamalarının sebebinin Allah olmadığı anlaşılıyor. Ve bu da mantıksız ya da adaletsiz bir durumun olmadığını gösteriyor. Zaten Allah birçok ayette ''Allah insanlara zülmetmez, insanlar kendilerine zülmeder'' diye buyuruyor. Allah objektif ve açık görüşlü olmadıkları için bizzat kendini kör konumuna sokanların kalplerini mühürlediğini bildirerek diğer insanları ''kendinizi öyle bir duruma sokabilirsiniz ki artık geriye dönemezsiniz'' diye uyarmış oluyor. Allah bunu bildirerek insanları psikolojik olarak korkutuyor aslında. Şu 3 noktaya dikkat etmek lazım: - Doğuştan kimsede mühür yoktur - Kuranda inkar edip tekrar iman edenlerden bahsedildiği için bu mühür bütün kafirleri kapsamıyor - Bakara suresinin 88. ayetinden de anlaşıldığı gibi kimsenin kalbi Allahın yüzünden mühürlenmiyor. bu üç nokta göz önünde bulundurulduğunda Allahın adaletli olmadığından kesinlikle bahsedilemez.

Hatem biraz uzun cevap oldu ama :D

Öncelikle verdiğin cevap için çok teşekkür ederim, ciddi manada (:
Ben diyorum ki, beni yaratmasaydı. Belki ben hiçlikte mutluydum. O riske girmek istemiyodum. Tamam, bizi direkt cennet yada cehenneme atması mantıklı olmazdı dediğin gibi, ama ben bu hayatı da istemiyorum belki.
İnan bana o kadar tezatlık var ki, çok fazla karışık konular.
 
Çok uzun ya okuyamadım..Allahin dediği olur..etmeyin canlar..
 


Öncelikle verdiğin cevap için çok teşekkür ederim, ciddi manada (:
Ben diyorum ki, beni yaratmasaydı. Belki ben hiçlikte mutluydum. O riske girmek istemiyodum. Tamam, bizi direkt cennet yada cehenneme atması mantıklı olmazdı dediğin gibi, ama ben bu hayatı da istemiyorum belki.
İnan bana o kadar tezatlık var ki, çok fazla karışık konular.


Hiçlikte mutlu olmak gibi bir şey yok ki..
Aslında islam dini en kolay din.
Insan olmak güzel birşey.
Allah insanlara kolaylık sağlıyor. Sana zararlı olan şeyleri haram kılıyor ve hepsinin mantıklı açıklaması çok fazla.
Seni sonsuzluk ve cennetle müjdeliyor.
En basitinden şöyle örnek vereyim. Hıristiyan yahudi hiç fark etmiyor. Sen tövbe edip Allaha inanırsan seni sorgusuz sualsiz cennete gönderiyor. Ve bu en güzel afdır biz insan oğluna.
Ben biliyorum. Müslümanım diyenler en çok günah işleyenlerdir. En çok kafayı bunlar karıştırıyor. Ve sizi iyi anlıyorum. Bende bunları çok sordum, sorguladım. Zwten sorgulamak farkdır kuranda da var. Ama kufur ve alay etmeden sorgulamak lazım.
 
Hiçlikte mutlu olmak gibi bir şey yok ki..
Aslında islam dini en kolay din.
Insan olmak güzel birşey.
Allah insanlara kolaylık sağlıyor. Sana zararlı olan şeyleri haram kılıyor ve hepsinin mantıklı açıklaması çok fazla.
Seni sonsuzluk ve cennetle müjdeliyor.
En basitinden şöyle örnek vereyim. Hıristiyan yahudi hiç fark etmiyor. Sen tövbe edip Allaha inanırsan seni sorgusuz sualsiz cennete gönderiyor. Ve bu en güzel afdır biz insan oğluna.
Ben biliyorum. Müslümanım diyenler en çok günah işleyenlerdir. En çok kafayı bunlar karıştırıyor. Ve sizi iyi anlıyorum. Bende bunları çok sordum, sorguladım. Zwten sorgulamak farkdır kuranda da var. Ama kufur ve alay etmeden sorgulamak lazım.

Allah, her kuluna karşı eşit ve adildir. Ve varsayalım ki, hak din İslamdır. Ve hak dine inanmayan herkes cehenneme gidip sonsuz azabı yaşayacaktır.
Sen şanslısın ki, müslüman bir ailede doğduğun için müslümansın. Peki ya Almanya'da, Japonya' da, veyahut İsrail' de doğan çocuğun suçu ne? Din değiştirmenin ne kadar zor bir şey olduğunu düşün. Sen Şanslısın ki Müslüman bir ailede doğdun. Diğer çocuklar ne olacak? Hani adalet?

İradesi olmayan bir Melek, yaratıcısına nasıl karşı gelebiliyor? O, sadece sorgusuz ve sualsiz yaratıcısına itaat etmek için yaratılmadı mı? Hadi diyelim ki o melek istisna. Onun iradesi var. Sonsuz azap çekeceğini bile bile nasıl karşı gelebiliyor? Ki sen cehennem azabını görmediğin halde korkup iman ediyosun. Ya şeytan? O senden daha iyi biliyor oranın azabını. Bunu bile bile karşı gelmesi ne kadar mantıklı?

Din dogmatiktir. Der ki beni sorgulamayın. Sorgularsanız küfre düşer, dinden çıkarsınız. Emin ol ki yeryüzünde ki bütün inanan insanların aklına mutlaka ''gerçekten bir tanrı var mı?'' sorusu gelmiştir. Bu soruyu az biraz düşündükten hemen sonra ''tövbe estağfurulahi tabii ki de bir yaratıcı var. Dinden çıkıcam töbe töbe'' der ve o soruyu düşünmemeye çalışır. Ama o soru zihninde hep vardır. Bunu çıkaramaz aklından. Çünkü sorgulayamamıştır. Korkularının üzerine gidemez. Önemli olan korkularının üzerine gitmek.

Ben sana kesinlikle ateist, agnostik, hristiyan vs ol demiyorum. Senin neye inanıp inanmadığın beni ilgilendirmiyo açıkçası. Beni ilgilendiren senin insanlığın, senin kişilğin. Sadece ailen müslüman olduğu için müslüman olma. Kutsal kitabının ilk emri. Oku!
Sende oku oku oku. Kuran oku, Tevrat oku, İncil oku, Uçan Spagetti Canavarı' nın Kutsal kitabını da oku. Kendi doğrunu kendin bul. Ha bide unutmadan. Benimle evlen
 


Allah, her kuluna karşı eşit ve adildir. Ve varsayalım ki, hak din İslamdır. Ve hak dine inanmayan herkes cehenneme gidip sonsuz azabı yaşayacaktır.
Sen şanslısın ki, müslüman bir ailede doğduğun için müslümansın. Peki ya Almanya'da, Japonya' da, veyahut İsrail' de doğan çocuğun suçu ne? Din değiştirmenin ne kadar zor bir şey olduğunu düşün. Sen Şanslısın ki Müslüman bir ailede doğdun. Diğer çocuklar ne olacak? Hani adalet?


Her yeni doğan insan müslüman olarak doğar. Ben müslüman ailede doğup büyüdüm. Ama gerçekten müslümanlığı hak ediyor mu müslüman ailede müslüman ülkede doğmak? Önemli olan doğduğun yer değildir. Zaten çoğu kişi Allah , yada Tanrı diye inanıyorlar yaratılışa.
İnsana akıl vermiş. Ve ülkeler de insanlar araştırıp müslüman oluyor. Bilim adamı araştırıp müslüman oluyor. Allah onlardan bir şey gizlemiyor ki haksızlık olsun. Bu soruyu çocukluğum dan beri sorardım. Yeni yeni cevap bulup doğruladım. Çünkü ben gerçekten bu tür konuları bilen insanlara sordum. Bilmeyenlere sorduğum zaman kafamın karıştığını fark ettim ve bilen insanla , bilmeyen insanın cevapları o kadar farklı ve biri mantıksız ve cahilce. Diğeri mantıklı ve ilim dolu sozlerle cevaplıyor. Allah akıl veriyor. Araştırmamız için nimetler sunuyor bize. İnsanlardan bir şey gizlemiyor ki. Sadece bize vermiyor ki. Diğer yahudi Hıristiyan insanlara da sunuyor her şeyi. Ama onlar inanmıyor. Peki inanan insanla inanmayan insanı cennete sokmak ne kadar adaletli?
Onca insan müslüman oluyor ise onlarda olabilir. Ve müslüman ülkede olupta müslüman olmayan, Allaha inanmayan çok insan var. Bu doğmak büyümek değil, insanın aklıyla ilmiyle araştırmasıyla olan bir şey.


İradesi olmayan bir Melek, yaratıcısına nasıl karşı gelebiliyor? O, sadece sorgusuz ve sualsiz yaratıcısına itaat etmek için yaratılmadı mı? Hadi diyelim ki o melek istisna. Onun iradesi var. Sonsuz azap çekeceğini bile bile nasıl karşı gelebiliyor? Ki sen cehennem azabını görmediğin halde korkup iman ediyosun. Ya şeytan? O senden daha iyi biliyor oranın azabını. Bunu bile bile karşı gelmesi ne kadar mantıklı?

Şeytan ateşten yaratıldı zaten. Ve cinlerden. Şeytan ateşten yaratıldı ve şeytan itaat etmeyerek bunu kendisi istedi.
Evet görmeden iman ediyoruz. Asıl amel bu zaten. Çünkü görmesek bile okuyoruz öyle değil mi. Kuran-ı kerim var. Şeytan ateşten yaratıldığı için o azap görmüyor. Şeytana itaat edenler azap görüyor.
Bunlarda, Allah'ın varlığını peygamberlerini inlar dip küfre dayanan kişiler.
İnsan öldüren kişiler, insanlara zulm eden kişiler. Sapıklar. Her türlü kötülüğü yalan insanlar azap görecek. Cehennemde odun yoktur. Herkes kendi işlediği günahları ateş olarak götürür




Din dogmatiktir. Der ki beni sorgulamayın. Sorgularsanız küfre düşer, dinden çıkarsınız. Emin ol ki yeryüzünde ki bütün inanan insanların aklına mutlaka ''gerçekten bir tanrı var mı?'' sorusu gelmiştir. Bu soruyu az biraz düşündükten hemen sonra ''tövbe estağfurulahi tabii ki de bir yaratıcı var. Dinden çıkıcam töbe töbe'' der ve o soruyu düşünmemeye çalışır. Ama o soru zihninde hep vardır. Bunu çıkaramaz aklından. Çünkü sorgulayamamıştır. Korkularının üzerine gidemez. Önemli olan korkularının üzerine gitmek.

Dinde sorgulamak var. Kuranda da geçiyor bu. Cahil insanların uydurduğu ve islami daha zorlaştırmaya calışıyorlar. ALLAH ;SORGULAYIN Kİ DOĞRU YOLU BULUN diyor. Ama küfür etmeden, hakaret ve dalga etmeden sorgulamak lazım.
Her koyun kendi bacağından asılır. İnsanların yaptıklarına değil, gerçek olan neyse onu uygulamak gerek. Çünkü insan oğlu her şeyi doğru yapmaz.




Ben sana kesinlikle ateist, agnostik, hristiyan vs ol demiyorum. Senin neye inanıp inanmadığın beni ilgilendirmiyo açıkçası. Beni ilgilendiren senin insanlığın, senin kişilğin. Sadece ailen müslüman olduğu için müslüman olma. Kutsal kitabının ilk emri. Oku!
Sende oku oku oku. Kuran oku, Tevrat oku, İncil oku, Uçan Spagetti Canavarı' nın Kutsal kitabını da oku. Kendi doğrunu kendin bul. Ha bide unutmadan. Benimle evlen



Müslüman olan aileyle alakası yok bu durumun. Gerçek bir müslüman ailenin de çocuğu ateist olur deist olur diğer dinlere inanır falan filan. Benim doğrum neyse onu yaparım. Bu kişinin kendisiyle alakali durum.



Hadi evlenek..
 
abi siyaseti çözdünüz şimdi DİN, İnanç kaldı öyle mi? :D

Din kelimesine fazla anlam yüklemem. Din kelimesi bana sadece, bir sürü bağnaz fanatiğin yaptığı kötülükleri ve sonra bunu Allahın isteği olarak adlandırmalarını hatırlatıyor. Kutsallık, doğru yolu seçmektir. Cesaret, kendini koruyamayanların yanında olmaktır. İyilik, aklında ve kalbindedir. Her geçen gün yaptığın şeyler sonucunda iyi bir adam olursun. Ya da olmazsın.
 
herşeye rağmen Allah var,kesin bilgi yayalım lütfen
 
Geri