Kur'an'a Göre Yaratılış?

🕒 Konu sahibi 4 saat önce aktifti
Konu

''Varlığın kökeni nedir'' sorusu felsefenin ve bilimin ilk sorularından biridir ve bununla ilgili hemen hemen her kesimden farklı bir cevap gelebilmektedir.

Bilim bunu evrim teorisi ile popülerleştirdi. Bu popülerliğini teorinin tutarlılığı ve sağlamlığından alıyor.

Fakat işin felsefi ve bilim dışı olan yorumlardan bir tanesi de dinsel yorumdur. Her dinin veya inanışın kendine göre bir yorumu olmakla birlikte, konuda ülkemizde yaygın olan İslamiyet inancı üzerinden sizleri yorumlandırmaya davet ediyorum.

------------------------------------------------------

Veri

İslamiyete göre yaratılış :

İslamiyete göre Allah bir gün melekleri ile birlikte iken durduk yere Adem'i yaratmak ister ve ''ben yeryüzünde bir Halife yaratacağım'' der. Melekler bu işten pek hoşlanmazlar ve ''kanlar akıtacak birini mi var edeceksin'' derler ve buna karşılık Allah da ''sizin bilmeyeceğinizi ben bilirim'' der(Bakara 30).

Meleklerin uyarısına aldırmayan Allah, ’kuru çamurdan, değişken balçıktan’ iki eliyle(!) (Sad-75) biçim verip (Secde-9) insanı yaratıp, ona kendi ruhundan üfler. (Hicr-26-28-29) Daha sonra yarattığı insandan (ki bu insan Adem’dir), onun eşini yarattı. (Zumer-6) Bu eşin adı batı dillerindeki karşılığı ’Eve’ olan ’Havva’dır. Kuran’da Havva adı geçmez, pek fazla da konu edilmez.

Adem’i yarattıktan sonra, meleklerle Adem’i bir araya getirip, hepsini imtihan eder. ’Eğer sözünüzde samimi iseniz, onların ismini bana söyleyin’ der. (’Onların ismi’ ne demektir bilinmez, çünkü Kuran bu konuyu açıklamıyor.) Melekler ’onların ismini’ bilmediklerinden cevap veremezler. Daha sonra Allah Adem’e dönerek; ’Ey Adem haber ver onların adlarını’ der.

Adem ’onların ismini’ şakır şakır söyler. Fakat Allah burada adaletsizlik yapmıştır, çünkü imtihandan önce ’onların ismini’ Adem’e öğretmiştir. (Bakara-31-32-33)

Bu şekilde Adem’in daha üstün olduğunu ispatlayan Allah, bütün meleklerden Adem’in önünde secde etmelerini ister. Şeytan dışındakiler, Adem’e secde ederler. (Bakara-34) Allah Şeytan’ın neden secde etmediğini sorduğunda, Şeytan gerekçesini söyler; ’beni ateşten onu çamurdan yarattın; ben ondan hayırlıyım.’ (Araf-12, Hicr-33)
Daha sonra Allah ile Şeytan arasında geçen tartışma ise şöyledir:
’O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak! Hadi çık sen alçaklardansın.’ (Araf-13)
’Dedi: İnsanların dirileceği güne kadar bana süre ver.’ (Araf-14)
’Buyurdu: ’Süre verilenlerdensin.’ (Araf-15)
’Dedi: Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yerin üzerine kurulacağım.’ (Araf-16)
’Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Bir çoklarını şükreder bulamayacaksın.’ (Araf-17)
’Allah buyurdu: Çık oradan. Yenilmiş ve kovulmuş olarak. Onlardan sana uyan olursa yemin olsun ki cehennemi tamamen sizden dolduracağım.’ (Araf-18)

------------------------------------------------------

Sorular ve Sonuçlar

Görüldüğü gibi Araf-12’den başlayıp Araf-19’a kadar olan bölüm, tamamıyla Şeytan’ın Allah’a (yani yaratıcısına) meydan okuması şeklindedir ve yüce yaratıcı böylesi küstah davranışa karşı hiçbir yaptırım uygulamamaktadır. Üstüne üstlük, öfkesini insanları cezalandırarak gösterir. Çünkü o ana kadar cehennem diye bir şey yokken, birdenbire cehennem ortaya çıkıverir. Bu diyalogda çok daha önemli bir ayrıntı daha vardır; henüz yaratılmış insan (Adem ve Havva - ’Sizi bir tek canlıdan yarattı; sonra o canlıdan onun eşini vücuda getirdi...’ Zumer-6) Allah’ın yanındayken (yani henüz Cennet’ten kovulmamış), bu tartışma içinde birçok insanlardan bahsediliyor. Allah da daha ortada olmayan insanları da, cehenneme dolduracağını söylüyor! Bu iki anlama gelir ya bu olaylar cennette yaşanırken dünyada zaten insanlar vardı ya da Allah ile Şeytan ilerisi için aralarında planladıkları olayı, kimseye sezdirmeden dramatize ediyorlar... Çünkü büyük bir güce sahip olan Allah’ın, kendi yarattığı bir yaratık karşısında bu duruma düşmesi ve durup dururken cehennemden bahsetmesi, ayrıca ’yeryüzüne bir halife yaratacağını’ (Bakara-30) söylemekle kurgulanmış bir plan hakkında kopya veriliyor gibi...

Hikayenin sonrası malum; Allah Adem ve Havva’ya Cennet’te yaşamalarını, fakat bir ağacın meyvesinden uzak durmalarını söyler. Kovulmasına rağmen her nasılsa hala Cennet’te bulunan Şeytan, onları kandırıyor ve yasak meyveden yemelerini sağlıyor. Çok kızan Allah her ikisini de ’birbirlerine düşman olarak’ (nedense!?) indiriyor. (Araf-24) İyilik ve güzellik Tanrı’sı insanları (yoksa sadece kadınla erkeği mi?) peşinen birbirine düşman olarak dünyaya, ölümlüler olarak gönderiyor.

------------------------------------------------------

Kullandığım Kaynaklar :
Ateizmi Anlamak - Propaganda Yayınları (sf 184 - 185)
 
Kardeş verdiğin sözde ayet mealleri baştan aşağı safsata .. İnan gülmemek için kendimi zor tuttum .. O sözde ayet meallerini diyanetin mealleriyle değiştirir misin lütfen yoksa bu tartışmayı ciddiye alamayacağım ..
 
Yani çıplak meal paylaş ki yorumunu biz yapalım ..
 
Kesinlikle katılıyorum eksene paylaşırken hiç okumadın mı ?Bunlar saçmalıktan başka bir şey değil.
 
Komik ya yemin ederim :D tövbe est
 
Kardeş verdiğin sözde ayet mealleri baştan aşağı safsata .. İnan gülmemek için kendimi zor tuttum .. O sözde ayet meallerini diyanetin mealleriyle değiştirir misin lütfen yoksa bu tartışmayı ciddiye alamayacağım ..

Siz gerçeği paylaşın o zaman?
 
Sevgili kardeşim .. Sözde ateistler zaten sure ve ayet numaralarını vermişler .. Girersin diyanetin sitesine bulur kopyalarsın buraya sorunu sorar biz de dilimiz döndüğünce açıklarız ama 0-6 yaş grubu yorumlaması meal kafasıyla oluşmuş bu alıntıları yemin ediyorum okurken sesli güldüm yahu ..
Vallahi ciddiye alamıyorum .. Bak sen dediğim yap kendin bile arada ki farka şaşırcaksın ..
 

Sizin inanmayışınıza göre olmayan bir din, olmayan bir Tanrı için niye o değerli vaktinizi harcıyorsunuz ki?
İnananların inançlarında şüphe uyandırmak sizin için neden bu kadar önemli?
Bir kere gelmişsiniz şu hayata.
Öldükten sonra da yokk olacaksınız madem ne diye şu çok değerli zamanınızı böyle size göre boş işlerle harcıyorsunuz?
Bir ateistin hayat amacı nedir ki?
 
Seni rencide etmek amacıyla yazmadım yanlış anlama ama ne olur sağlam kaynaktan yola çıkalım ..
 
Ben araştırmalarımın ve yazdıklarımın arkasındayım.
Konumdaki verilerin doğru olduğunu savunuyorum.
Eğer yanlış olduğunu söylüyorsanız doğrusunu söylemekle siz mükellefsiniz.
Aksi halde işkembeden sallayan siz olursunuz.
Oldu ki eğer ben yanlışsam zaten yeni birşey öğrenmiş olurum.
O yüzden lütfen, konumu boş argümanlarla boşa düşürmeye çalışmayın.
 
Nedense ulkemizde ki dindar zihniyetin, Kurana gore yaratılışından çok kendi zihniyetlerine göre yönetmesi bizleri, bir çok gerçeğin bilmediğini ve dindarların bize yaklaştırdığı yaratılış zihniyetinin faşizmden başka hiç birşey olmadığını her defasında görüyoruz. yaratılış islama göre değildir. yaratılış 2 insanın tek başlarına nasıl hayatta kalabilmeleridir. mücadele etmektir.. isyan etmektir.
 
Konuyu okumaya usendim yorumlara baktım en son da kaynağa baktım sanırım okumaya gerek yok :)
 

Sizin inanmayışınıza göre olmayan bir din, olmayan bir Tanrı için niye o değerli vaktinizi harcıyorsunuz ki?
İnananların inançlarında şüphe uyandırmak sizin için neden bu kadar önemli?
Bir kere gelmişsiniz şu hayata.
Öldükten sonra da yokk olacaksınız madem ne diye şu çok değerli zamanınızı böyle size göre boş işlerle harcıyorsunuz?
Bir ateistin hayat amacı nedir ki?

oyle diyorsunda dostum adem ile havva da bir nevi ateist idi :) eğer ki ilk insan onlarsa.. ve bir ateistin amacı şuan ki var olan dünyayı hedefletti. yaptı.
 
10/4- Hepinizin dönüşü ancak onadır. Allah bunu bir gerçek olarak vadetmiştir. Şüphesiz o başlangıçta yaratmayı yapar sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükafatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kafirlere gelince, inkar etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.

15/26- Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.

15/27- Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

16/70- Allah sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.

18/37- Arkadaşı ona cevap vererek dedi ki: “Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah’ı inkâr mı ediyorsun?”

18/51- Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de kendilerinin yaratılışına şahit tuttum. Saptıranları da hiçbir zaman yardımcı edinmiş değilim.

21/37- İnsan çok aceleci (tezcanlı) yaratılmıştır. Size yakında âyetlerimi göstereceğim.2 Şimdi acele etmeyin. 2

22/5- Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan2, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan3 yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir. 2-3

26/75,76- İbrahim şöyle dedi: “Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?”

26/77- “Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak âlemlerin Rabbi olan Allah dostumdur.”

26/78- “O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.”

3/59- Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa’nın durumu, Adem’in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona “ol” dedi. O da hemen oluverdi. 11

3/6- O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. Ondan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

30/20- Sizi topraktan yaratması, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra bir de gördünüz ki siz beşer olmuş (çoğalıp) yayılıyorsunuz.

30/40- Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah’a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

31/28- (Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

36/20- Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.”

36/21- “Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.”

36/22- “Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca ona döndürüleceksiniz.”

36/77- İnsan, bizim kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.

36/78- Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?”

36/79- De ki: “Onları ilk defa var eden diriltecektir. O her yaratılmışı hakkıyla bilendir.”

37/11- (Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: “Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?3 Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık. 3

39/6- O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan1 eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.2 Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hakimiyet) yalnız onundur. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O halde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? 1-2

4/1- Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da1 eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir. 1

40/57- Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

40/64- Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de binâ yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır. İşte Rabbiniz Allah! Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir!

41/21- Onlar derilerine, “Niçin aleyhimize şâhitlik ettiniz?” derler. Derileri, “Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca ona döndürülüyorsunuz?”

41/47- Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi O’na havale edilir. Meyveler tomurcuklarından ancak O’nun bilgisi altında çıkar, dişi ancak O’nun bilgisi altında hamile kalır ve doğurur. Allah onlara, “Nerede bana ortak koştuklarınız?” diye seslendiği gün şöyle derler: “Sana arz ederiz ki, içimizden onları gören hiçbir kimse yok.”

42/11- O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden2 eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu sûretle sizi üretiyor. Onun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. 2

43/87- Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, “Allah” derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar?

45/3- Şüphesiz, göklerde ve yerde, inananlar için (Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren) nice deliller vardır.

45/4- Sizin yaratılışınızda ve Allah’ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır.

49/13- Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdâr olandır.

50/16- Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.

51/56- Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.

53/42- Şüphesiz en son varış Rabbinedir.

53/43- Şüphesiz O güldürür ve ağlatır.

53/44- Şüphesiz O öldürür ve diriltir.

53/45,46- Şüphesiz O iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.

55/1,2- Rahmân Kur’an’ı öğretti.

55/14- Allah insanı, pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.

55/15- “Cin” i de yalın bir ateşten yarattı.

55/3- İnsanı yarattı.

55/4- Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti.

56/57- Sizi biz yarattık. Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz?

56/58- Attığınız o meniye ne dersiniz?!

56/59- Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz?

6/2- O öyle bir Rab’dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de onun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz.

6/98- O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.

64/2- O, sizi yaratandır. Böyle iken kiminiz kâfir, kiminiz mü’mindir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

64/3- Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nadır.

67/22- Şimdi, yüzüstü kapanarak düşe kalka yürüyen mi daha doğru gider, yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi?

67/23- De ki: “O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”

67/24- De ki: “O, Sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak onun huzurunda toplanacaksınız.”

7/11- Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” dedik. İblisten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.

7/189- Allah sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan29 var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a, “Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız” diye dua ederler.30 29-30

70/19- Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.

70/20- Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.

70/21- Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.

70/22- Ancak, namaz kılanlar başka.

70/36,37- Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?

70/38- Onlardan her biri Naîm Cennetine sokulacağını mı umuyor?3 3

70/39- Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.

76/28- Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.

77/21,22- Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

78/6,7- Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?

78/8- Sizleri (erkekli-dişili) eşler halinde yarattık.

82/6,7,8- Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

86/5- Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.

86/6- Fışkırıp çıkan bir sudan yaratıldı.

86/7- Bu su, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar.

86/8- Şüphesiz Allah’ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.

90/1,2,3,4- Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke’ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

90/5- İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

90/6- “Yığınla mal harcadım” diyor.

90/7- Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?

90/8,9,10- Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

91/7,8,9- Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.

92/1- (Ortalığı) bürüdüğü zaman geceye andolsun,

92/2- Açılıp aydınlandığı zaman gündüze andolsun,

92/3- Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,

92/4- Şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir.

95/1- Tîn’e ve zeytûn’a andolsun.1 1

95/2- Sinâ Dağına andolsun,

95/3- Bu güvenli şehre (Mekke’ye) andolsun ki,

95/4- Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.

95/5- Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.

96/1,2- Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak” dan yarattı.1 1
 
Şimdi ayetlerin doğrusu paylaşıldığına göre hangi ayete itirazınız varsa buyrun ..
 
Kur'an'ı Kerim'in mealinde [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]okumustum ve hatırladığım kadarıyla hepsi vardı yukarıda yazanların.[/FONT]
 
oyle diyorsunda dostum adem ile havva da bir nevi ateist idi :) eğer ki ilk insan onlarsa.. ve bir ateistin amacı şuan ki var olan dünyayı hedefletti. yaptı.

Şimdi size göre düşünüyorumda bir ateistin amacı şu an da Dünya üzerinde ne kadar inanan varsa onların gerçeği(!) idrak etmesini sağlayıp inançsız insanlara dönüşmesine yardımcı olmak mı?
Yani neden insanların inançlarında şüphe uyandırmak?
Bunun size katkısı ne?
 
Bismillahirrahmanirrahim

Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.(Bakara-30)

(Allah İblis’e şöyle) buyurdu: “- Ey İblis! Bizzat kudretimle yarattığıma secde etmene, seni hangi şey engelledi? Kibirlenmek mi istedin, yoksa yücelenenlerden mi oldun?”(Sad-75)

Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!(secde-9)


Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık. (hicr-26)


hicr (28-29) Hani Rabbin meleklere, “Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti.


O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? (Zümer 6)

Allah, Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin” dedi.
Bakara-31



Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.
Bakara-32

Allah, şöyle dedi: “Ey Âdem! Onlara bunların isimlerini söyle.” Âdem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, “Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?” dedi.

Bakara-33


Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.

Bakara-34



Allah buyurdu: Ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan nedir? (İblis): Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi.

Araf-12



İblis dedi ki: “Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem.”


Hicr-33





Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi. 12﴿Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi. 13﴿Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."14﴿Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi. 15﴿Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım." 16﴿"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın." 17﴿Allah dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum." 18﴿
Araf-12-13-14-15-16-17-18

 
Şimdi size göre düşünüyorumda bir ateistin amacı şu an da Dünya üzerinde ne kadar inanan varsa onların gerçeği(!) idrak etmesini sağlayıp inançsız insanlara dönüşmesine yardımcı olmak mı?
Yani neden insanların inançlarında şüphe uyandırmak?
Bunun size katkısı ne?

ben bir ateist değilim fakat ateistler sorguluyan eğitimli insanlar olduğunu hepimiz biliyoruz. onların göstermiş oldukları ve doğru buldukları şey şu, din hep bizi yoksula yönlendirdi. hep ezdi. hep ezilen olduk imasını görmüş oldular. ateist olarak da bunun gerçek yaratılışın bu olmadığını savunmaları başlamıştır. yaratılışımınz mukkkemel ötesi bir varlık oldugumuzu gosteriyor ama yaşadıklarımın bunun takdir edilmeyecek bir yer oldugunu gosteriyor..
 
Herkes meali kendi kafasına göre uydurabilir. Lütfen paylaşırken daha dikkatli olun. Safsata bilgileri alıp buraya koymayın. Müslüman değilseniz bile saygı duyun lütfen.
 
Geri