Kısa yazılarım

J
  • Kullanıcı Jigsaw
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - ForumSal Amatör Şairler
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bazı 'içim dışım bir' diyenlerin,cümlelerini 'içim dışım bir bok kuyusu' olarak tamamlaması gerekiyor.
 
Kuyu kazan çoğu zaman hep daha değerlidir ballarım.
O yüzden kıymetinizi bilmeyenlere ısrarla iyi olmaya çalışmayın,onların anlayacağı dil iyilik değil.
 
Kimseciklere tek kelam etmeden çekip gitmek,yediğin kaba pisleyip ikili oynamaktan çok daha efdal bir davranıştır.İlkini yaptığınızda ; Kendinize yeni bir sayfa açmak için fırsat doğar,arkanızda güler yüzünüze inanıp size değer verenlere geçici bir hüzün bırakmış olursunuz sadece.Oysa ikincisin de ; Çevreniz de ne var ne yok gün gelir darmadağın edersiniz.Kapanması zor yaralar açarsınız.
Bazen 'Ben ne yapıyorum?' diye sorabilmeli insan kendine.
 
İnsan sevdiği için değil,doğrusu o olduğu için (!) insansa keşke bazı söylemlere.İncinen egonuzu tanımak yerine tekrar incinme paranoyaları ile yalan olduğunu bile bile inanıyorsunuz sevdiklerinize.Daha doğrusu sevdiğinizi sandıklarınıza.Sahiden seviyor musunuz ? Yoksa seviyorum dedikleriniz ulaşamadığınız arzularınızın yansıması olduklarından,manalı-manasız hayranlık patlamaları mı yaşıyorsunuz sadece? Biraz kendinizi tanısanız hayran olduklarınızdan öte bireyler olabileceksiniz belki de.
Diyeceğim o ki,her şeyi bildiğinizi sanıyorsunuz fakat bilmediğiniz önemli bir gerçek var ; ''Rüyalar sonsuza kadar sürmez,bir gün uyanma eylemi muhakkak gerçekleşir.''
Dilerim parçalanmış olarak bir başına uyanmış olacağınız odanızda, tekrar toparlanabilecek şekilde parçalanmış olursunuz.
 
Şu sıra salakların takınçlı söz bombardımanları ile uğraşıyorum.Klasik bir sözü evirip dilekte bulunacağım ; 'Aklı başında,beyin fonksiyonları,nöronları zincirleme fesat fabrikaları kurmamış insanlar beni bulsun lütfen.'
 
Bazılarının bir takım statüye ya da sıfata sahip olması, içlerinden cehalet şelaleleri aktığı gerçeğini değiştirmiyor ne yazık ki.
 
Dost dediklerin gerçek yüzü bir bir zakkum gibi açıldığında, sana en başından beri düşman kesilmiş olanlara gıpta etmeye başlarsın.
 
Hakkınızda ileri geri konuşanlara,hakaret edenlere karşı gülmek ; Onların algı yapısına göre bir sövüş şeklidir.

Gülün,bir nedeni olmasına gerek yok.Sağlığa da faydalı oooh.
 
Çoğumuz yanlış insanları doğru tanımak gibi bir hataya düşeriz.
Daha kötü düştüğümüz bir hataysa ; Bazen doğru insanları , yanlış tanımamız.
 
Herkes dostunu yarı yolda bırakabilir.
Kimi ölerek, kimi acıtıp giderek.
 
İçimdeki öfkeyi kussam,ortaya çıkacak hasarla kilometrelerce alan bomboş kalacak gibime geliyor.
 
Ciddi bir hata yapığınızda direk kendinizi yermek, 'Ne aptalmışım' demek yerine şöyle bir etrafınıza bakın.Sizin yaptığınız hataya paralel ve sizin yaptığınız hatadan kat kat daha beter hatalara düşmüş binlerce insan var.Üstelik ciddi bir hata yaptıktan sonra ''Ne aptalmışım?'' deyip içinizde bir yer sızlıyorsa, ne mutlu size.Çünkü o yeri sızlamayan,hatta öyle bir yeri yani vicdanı olmayan binlerce insan da var.
 
Bütün bir ömrünü mal olmaya adamış insanlar gelip geçmişken; arada delirmek,saçmalamak çok büyütülecek bir şey değil.
 
Şaşırmayınız,lütfen şaşırmayınız.
İnsanoğlu bu şaşırmayınız.
''Bu kadar da olmaz!'' cümlesini lügatınızdan çıkarınız.
Olur efendim,olur.
O kadar da olur.
 
Bazı sessizlikler,pek çok sesten/sözden daha derin manalar taşır.
Anlayabilene.
 
İnsanlar sizi yersiz yere kırarken/acıtırken,kendi karakterlerindeki kusurların kendilerine verdiği acıyı bastırmaya çalışırlar esasında.Othello sendromlular, saldırgan histerikler hayatımızın belli periyodlarında muhakkak olacak.Mühim olan saldırgan sanrılara kulak asmayıp,düşürme/yıldırma amaçlı eylemleri dikkate almadan hedeflerimize emin adımlarla ilerleyebilmek canlar.<3
 
Demagoji ile olayları dramatize ederek insanları kullananlar. ../kullandığını sananlar...
O kadar tiksinçsiniz ki, sizin yüzünüzden insanların içindeki güzel duygular ölüyor.
''Güvenebilmek" gibi "Sevebilmek" gibi.
..
 
Sevin, sevilmeseniz de, insan olduğunuza inanırsınız her daim.
 
Bir umudum olsun isterdim.
Güçlü kalıp yükleri sirtlanmak yerine, bütün yükleri olduğum yere bırakıp arkama bakmadan ıssız yerlere kaçıp uzaklaşmak isterdim.
Yorulmadım, sadece bıktım...
Insanlarin katran tutmuş içlerinden, hayvan sevgisizliklerinden, tahmin ettiğimin çok daha ötesinde iğrençleşebilmelerinden, BIKTIM.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri