ben eskiden beri bu mevzuda "efendi adam" prototipinin yanlış tasvir edildiği kanısındayım. nerede asosyal, içine kapanık, özgüvensiz, iki laf konuşmaktan yoksun tip varsa sırf kimseye zararı yok diye "efendi adam" sınıfına sokuluyor. halbuki bu kişinin öncelikle hak ettiği sıfat efendilik değil ki. şöyle bir zihninizi yoklayın, "efendi adam" dendiğinde gözünüzde canlanan profil kendi halinde, girişken olmayan, genelde suskun, karşı cinsle diyalogda özgüvensiz sayılabilecek türden birisi oluyordur. kadınların tercihi de doğal olarak bu siliklikten sıyrılabilmiş kimseler oluyor. en başta, yani ergenlikte ve takip eden bikaç yılda bunun dengesinin tutturulması zor, çünkü karşındaki seçenekler kısıtlı. öğrencisin, sorumlulukların az, ilişkilerden de hayattan da beklentilerini şekillendirmemişsin, karşında iki tip erkek var; bi tanesi aydos ormanlarında kaybolsa ortamdaki yokluğu üç gün sonra fark edilecek biri, diğeri ise ortamdan üç dakika ayrılsa nerede bu denilecek biri. tercihin hangisi olacağı çok bariz. sonrasında ise, yani yaş ilerledikçe (ort. 26-27 diyelim) bu iş değişmeye başlıyor, çünkü beklentilerin şekillenmeye başlıyor. az önce tasvir ettiğim gibi silik bir tip olmadan efendiliği bünyenizde barındırabiliyorsanız tercih sebebi olursunuz. piç adam tilki gibidir, cilvesi sıcaktır; efendi adam ise ayı gibidir, çok cilveli değildir ama partneri için güvenli limandır. (sen gelme ulan ayı)