"ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim! neden böyle uzaksınız benden? ey benim eski gözyaşlarım! sizin sıcaklığınızı neden gene duyamıyorum? yanaklarımda bir iziniz olsun kalmamış... koyup gitmişsiniz beni... sizi tanımıyor değilim. ey benim eski duygularım, düşüncelerim, gözyaşlarım! ey benim gönlümün eski yalanları! birer birer tanıyorum, birer birer biliyorum sizi, ancak, ne türlü söyliyeyim? içeriden değil, dışarıdan tanıyorum sizi. sizi biliyorum, biliyorum ya, nerede, ne türlü tanışıktı, onu bilemiyorum. artık siz ben değilsiniz, ben de siz değilim, yabancıyız birbirimize... yoksa ben sizi eskiden ilgiyle okuyup sonra adını bile unuttuğum bir öyküden mi biliyorum? etimde değilsiniz benim artık. ben şimdi sizi bensiz, kendimi de sizsiz düşünebiliyorum. demek sizinle ben bir değilmişiz, sizsiz de bir ben olabilirmiş... oysaki ben sizi varlığımın, benliğimin özü, ta kendisi sanmıştım."