İz bırakan kitap cümleleri.

  • Kullanıcı Run
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kitap Kulübü
🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Yok etmek sadece zorbaların ve cahillerin işidir. Bir insan zekasıyla yenemeyeceğini anladığı anda ya şiddete başvurur ya paranın gücüne. Birisi sizinle aynı fikirde değil diye onu yok edemezsiniz. Medeni ve erdem sahibi insanlar böyle yapmaz. Çok okuyan ve bilginin gücüne inanan her insan, sadece konuşma yolunu seçer. Sizden olmayanları yok etmek yerine, bilginin ve fikrin gücüyle, sizin gibi düşünmesini sağlamalısınız.

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört – George Orwell
 
Her insan hayatın olanca doluluğuna öykünür, yani tadına varabileceği yaşantıların tümünü yaşamak ister; hiçbir kişi yoktur ki, bu sonsuz mirasın bir kısmının kendisinden çalınacağından korkmasın. Fakat diyebilirim ki benim kuşağım her şeyi uç noktalarda yaşadı; çünkü önce zaferi tanıttık ardından yenilgiyi.
Jorge Luis Borges - Alef
 
Göçmenlik bir buğulu cam hali değil mi? Ne dışarısı net olarak görünüyor, ne de içerisi. Ama yine de göçmenler hep bir pencere arıyor. Akıp giden hayata pencerenin ardından bakmak düşüyor nasiplerine.
11.peron - Gökhan duman
 
"Neyse, Jim*, boş ver gitsin, zaten sen ileride bir gün zengin olacaksın."

"Evet... aslına bakağsan şimdi de zenginim ben. Kendime sahibim ve tam tamına sekiz yüz dolağ ediyoğum. Keşke o pağa bende olsa, başka biğ şey istemem."

*:Zenci bir köle
 
Geçmişi düşünürüz, gençliğimizi, değişiklikleri, bu gece özlediğimiz, aramızda olmayan yüzleri. Hayatta yürüdüğümüz yol böyle birçok acılı anıyla döşelidir.
James Joyce / Dublinliler
 
Kadınların saygı gördükleri yerlerde Tanrı hoşnuttur, onların aşağılandığı yerde ise dua etmek yararsızdır.

Notre-Dame'in kamburu - Victor Hugo
 
“Uzun caddelerde yaşamı o kitapta olduğu gibi yoğun yaşamayıp yaşamadığımı düşündüm. Aşkı, duyguları, özlemleri? Yoksa ben yaşanan tüm olayların bir gözlemcisi, dünyanın, duyguların, özlemlerin, ülkelerin, alışkanlıkların bir seyircisi miydim?..’’

Tezer Özlü / Eski Bahçe- Eski Sevgi
 
" Sen yıldızların ve ayın altında dolaşırsın. Aten gemisini yerde ve gökte, Kuzey Kutbu'ndaki sönmeyen yıldızlarda yorulmadan sürersin. "

Tanrıların Arabaları - Ra için yazılan bir tablet.
 
“Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz ! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile ! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.” Yeraltından Notlar- Dostoyevski
 
Modern iktidar, çocuğu okulla, hastayı hastaneyle, deliyi tımarhaneyle, askeri orduyla, suçluyu hapishaneyle kuşatarak bireyselleştirmiş, kayıt altına almış, sayısal hale getirmiş, böylece egemen olmuştur. Her kişi bir yerde kayıtlı hale gelince, herkes denetim altında olacak, gözetim altında tutulacaktır. Modern iktidar büyük gözaltıdır.

M. Foucault / Hapishanenin Doğuşu
 
Portuga!"
''Hımm..."
''Hep senin yanında olmak isterdim, biliyor musun?''
''Neden?''
''Çünkü dünyanın en iyi insanısın. Senin yanındayken beni kimse azarlamıyor ve günışığının yüreğimi mutlulukla doldurduğunu hissediyorum.
 
Tanrı biliyor ya, çoğunlukla bir daha uyanmama arzusu, hatta ümidiyle yatağa giriyorum. Ve sabahleyin gözümü açıp yine güneşi görünce neşem kaçıyor. Ah keşke huysuz biri olabilsem, suçu havaya, üçüncü bir şahsa, başarısız bir girişime yükleyebilsem, o zaman keyifsizliğimin katlanılmaz sıkıntısı yarı yarıya azalırdı.Vay halime, tüm suçun yalnızca kendimde olduğunu biliyorum. Aslında suç demek doğru değil! Kısaca, nasıl ki eskiden tüm mutlulukların kaynağı bendeyse, şimdi de tüm üzüntülerin kaynağı içimde saklı.

Genç Werther'in Acıları, Johann Wolfgang Von Goethe.
 
Zamanın iki yüzü var. İki boyutu...
Uzunluğunu güneşin seyri belirliyor.
Derinliğini ise tutkular...

*

Kitaplarda yer almış bir öyküdür. Üç arkadaştan söz eder. Derler ki: Binli yılların başlarında çağı etkilemiş üç İranlı vardır:
Dünyayı gözlemlemiş olan Ömer Hayyam, dünyaya hükmetmiş olan Nizamülmülk ve dünyayı titretmiş olan Hasan Sabbah.

*
Acın sonsuz olduğunda, dünyanın kararmasını isteyecek olduğunda, yağmurdan sonra parıldayan yeşilliği, bir çocuğun uykudan uyanışını düşün.


Semerkant - Amin Maalouf
 
Gözyaşıyla ödenmiş bedel, tuzlu suyla geri verilemez...

*

Başkaları konuştukları gibi yazarlar, ben sustuğum gibi yazıyorum.

*

.. en az gizlendikleri zaman, yüzlerinde maskeleri olduğu zamandır.

*

İnsanların çoğunun kendi yaşamlarıyla ne yaptıklarını, zekalarını nasıl kullandıklarını gördükçe, beni kendileri gibi sevmelerini istemek gelmiyor içimden.

*

...hala saflığa, adalete ya da masumluğa inanmayacak kadar çok saç ağarttığım bu yeryüzünde ve doğruyu söylemek gerekirse, insanı özgür bırakan sahte bir belgeye, boyunduruk altına alan gerçek bir belgeden daha çok saygı göstermeye yatkınım ben.


Yüzüncü Ad | Amin Maalouf
 
Ben aşktan daima kaçtım. Hiç sevmedim. Belki bir eksiğim oldu. Fakat rahatım. Aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. Şu veya bu şekilde... Fakat daima ödersiniz... Hiçbir şey olmasa, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz...

Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
 
Ne tuzsuz şeydi şu dünya be! Geldin, buldun, şenlendirdin, insan ettin beni. Yemeyip içmeyip, yatmayıp uyumayıp, seni anlatmalı bu yürek.

Ahmed Arif / Leylim Leylim
 



...ama varoluşunun tamamını sorgulayan, hissettiği gibi yaşayamayan, günbegün daralan sınırların içinde yok olan biri nasıl iyi olabilirdi ki? Özgürlük lazımdı insanın "kendine", düşünme özgürlüğü, deneme özgürlüğü, yanılma özgürlüğü, hata yapma özgürlüğü...Öykü özgür değildi ki bunca sorumluluğun, beklentinin içinde gencecik bir kız çocuğu nasıl özgür olabilirdi, özgür olmayan biri nasıl "kendini" oluşturabilirdi?
 
Geri