başka bir şehirde doğup büyümüş olan insan için seçenekler başkadır fakat istanbul'da doğup büyümüş ve cebinde az buçuk parası olan insan için başka şehirde hayat yoktur arkadaşlar, burası metropoldür, buradan gerisi ununu eleyip eleğini astığında gitmeyi düşünebileceğin yerlerdir. sabah akşam ve yaz kış demeden yaşar burası, konseri, etkinliği, eğlencesi, alışverişi, gezilecek görülecek yeri, keşfedilecek mekanı, denenecek lokantası, lüks restoranı, fine dining'i, international arkadaşlığı bitmez buranın. her zaman yapamasan da hep elinin altındadır ve yapabileceğini bilirsin.
gider taksim'de kadıköy'de dil gruplarına katılır expat hollandalıyla fransızla cezayirliyle ahbap olursun, ister arkadaş edinirsin ister flört takılırsın. gider irish pub'da ingilizlerle iki bira içip arsenal maçı izlersin. efes - real madrid euroleague maçını izlemek için gittiğin mekanda barcelonalı ispanyollara denk gelip sarmaş dolaş maç izlersin. swiss restorana gittiğinde gelen yemeği nasıl yemen gerektiğini gösteren isviçrelilerle şarap kadehi tokuştururken bulursun kendini. kısacası yaşamayı bilene dünya vatandaşlığı sunar istanbul ve bunu türkiye'de yapabilecek tek şehir istanbul'dur. e bunu yapabilen insan da "ben istanbulluyum" der tabii.
ama dediğim gibi biraz parası ve biraz vizyonu olanlar yapabiliyor bunları. onun dışında başka yerde de yaşasa bir eksiklik hissetmeyecek milyonlar da vardır. ve tabii istanbul'un eksi olarak sayılacak bir sürü şeyi de. başka şehirde yaşayan insanlar da nedense hep bu eksilere takılır.