Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Bu tahminen kac yil alir?İstanbulun kaçınılmaz sonu bu zaten, katar gibi. Zenginler dışında yaşayan olmayacak. Beyaz türkler minicik lojman tarzı ev ve konteynırlarda temizlik teknik güvenlik bilimum hizmet sektörü. Kalanı dediğim gibi .) %70-80’nin burada yaşayabilecek, kiraları ödeyebilecek durumu olmayacak .d
Bilmem, çok fazla değişken var bunun için ama basit mantık, gider gelirden fazla olunca bu insanlsr mecbur göçecek bu şehirden. Gidişat da o yönde. Her felaket süreyi kısaltıyorBu tahminen kac yil alir?
Ya da kökten bir cözüm mü cözer?
Mesela asrin felakti vol2?
Belki planlanir ve yahut planlanmisdir.Bilmem, çok fazla değişken var bunun için ama basit mantık, gider gelirden fazla olunca bu insanlsr mecbur göçecek bu şehirden. Gidişat da o yönde. Her felaket süreyi kısaltıyor
www.instagram.com
Biri de şunu atamamış mı?Deprem uzmanı Tuğba Ekinci açıklama yapmış...
***
Şarkıcı Tuğba Ekinci'den anlamsız deprem tahmini
Kahramanmaraş depreminin ardından uzmanlar büyük İstanbul depremi için peş peşe uyarılar yaparken, konuya ilişkin eğitimi olmayan şarkıcı Tuğba Ekinci'den kamuoyunu pek de şaşırtmayan bir çıkış geldi. Ekinci, bilimsel uyarıları görmezden gelerek "İstanbul'da hiçbir zaman deprem olmayacak. Bu da benim görüşüm" ifadelerini kullandı.
![]()
Kaynak: Bir sen eksiktin! Şarkıcı Tuğba Ekinci'den anlamsız deprem tahmini

Deprem uzmanı olmayan kişilerin böyle ciddi bir konuda hiçbir dayanağı olmayan görüşleri ortaya atmasının elbette mantığı olamaz ve bu insanları kale alanlar düşünsün.Biri de şunu atamamış mı?
Ekli dosyayı görüntüle 77017
Devlet zaten sağlıyor sevgili @melnur 4-5-6 bölge olarakEn doğru çözüm mümkün olduğunca İstsnbul'un nüfusunu azaltmak yani geri göçü sağlamak. Bu kolay bir şey değil ama mümkün. Sanayiyi tüm Türkiye'ye yayarak bunun önünü açabiliriz, kırsal da iş ve yaşam alanlarını çoğaltabiliriz,.......
Tabiiki depreme dayanıklı binalar yapmak her yerde şart.
Uzun bir zaman alan bir proje bu ama bence en iyi çözüm.
1999 depreminde en ağır hasar gören ve en fazla binanın yıkıldığı ilçe Avcılar olduğu için halen en riskli yer kabul ediliyor.Hocalarımdan okuduğum kadarıyla Marmara fayı üzerinde enerji birikimi olan, kırılmayı bekleyen 3 segment var. Segment dediğimiz şey fayın parçalarıdır. Uc uca eklenmiş kibrit çöpü gibi düşünebilirsiniz fayı. Her kibrit çöpü bir segmenttir. Bunların kaçının kırılacağı belli değil. Hepsi aynı anda da kırılabilir, sadece bir tanesi de kırılabilir. En kötü senaryo 3’ünün birden kırılması. Bu da tahmini olarak 7,5 şiddetinde bir depremi öngördürüyor. Devlet her zaman en kötü senaryo üzerine kurgu yapmak zorunda. Lakin buna hazır olmadığı, Allah’a, İsa’ya, Yehova’ya… kime derseniz deyin ona emanet olduğunu herkes biliyor. En iyi ihtimal ise 7,0 şiddetinde olması. 7,0 ile 7,5 olan bir deprem arasında 5 kat fark vardır. 0,1’in ne anlamı var diye düşünmeyin yani, jeolojide işler aritmetik yürümüyor.
Öte yandan hiç bilmediğim bir şey daha duyuyorum bu sıralar. Avcılar denilen yer nere ise bizim camia şimdiden rahmet okuyor. Korkutmak için demiyorum ama durum bu kadar vahimse neden bu kadar ağırdan alınıyor, vatandaş niye tepki vermiyor, millet canı için neden uğraş vermiyor anlamıyorum…
Göktürk’teyim, sağlam bir sitede oturuyorum. Şişli’den buraya taşınmamım tek sebebi depreme dayanaklı bir ilçe ve suri/afgan free, güvenli bir ortam olması.
Bu yaza kadar bir tiny house köyünden de yer alacağım. Planım şu; ev muhtemelen yıkılmayacak ve biz yürüyerek çıkacağız, bu dediğim kısım gerçekleşirse değerli eşyaları alıp havalimanına arabayla, arabayla gidemezsek 3-4 saat ormandan yürüyerek gideceğiz, oradan da karadenize.
havalimanı çalışmazsa, bir kaç gün yürüyerek, ormanda falan konaklayarak, vapura, denize otobüsüne binerek, araç falan bulmaya çalışarak, tiny house köyüne. Her türlü silah, ekipman, çadır, tulum, su, bok püsür hazır. İş yerinde olduğumuz, telefonların çekmediği senaryolarda da buluşma noktaları planladık.
Daha ne yapılır bilmiyorum.