İSTANBUL'da olacak deprem hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Konu sahibi son olarak 11 gün önce görüldü
Avrupa Yakası'ndaki depreme dayanaklı ilçeler:
Beyoğlu
Beşiktaş
Şişli
Kağıthane
Gaziosmanpaşa
Esenler'in önemli bölümü
Kemerburgaz – Göktürk
Sultanbeyli
Beykoz'un kıyıdan uzak yüksek bölgeleri
Maltepe'nin kıyıdan uzak bir bölümü
Çekmeköy
Sultangazi
Başakşehir'in büyük bölümü
Sarıyer'in sahilden uzak bulunan bir bölümü
Arnavutköy
Maslak
Alibeyköy

İstanbul'da orta deprem riski taşıyan semtler, ilçeler
Beşiktaş,
Ortaköy Dereboyu,
İstinye çukuru,
Tarabya çukuru,
Üsküdar çukuru,
Beylerbeyi çukuru,
Küçüksu çukuru,
Paşabahçe-Beykoz çukuru,
Topkapı,
Bakırköy,
Bahçelievler,
Merter,
Şirinevler (bir kısmı),
Halkalı,
Nakkaşdere,
Esenkent,
Ömerli,
Büyükçekmece,
Tepecik (Tepecik, Akören ve Pomak'ın güney kısmı),
Selimpaşa,
Silivri,
Çanta,
Gümüşyaka,
Kavaklı,
Yakuplu,
Esenyurt,
Avcılar,
Ambarlı,
Firuzköy,
Küçükçekmece,
Florya, Yeşilköy,
Ataköy ve Zeytinburnu,
Çayırbaşı çukuru,
Karaköy, Tophane,
Salıpazarı, Ortaköy (dolgu olan kesimleri),
Eyüp,
Alibeyköy,
Sütlüce,
Balat,
Kasımpaşa ve Güngören'in sahil kesimi,
Kadıköy (Kurbağalıdere),
Moda (denize bakan kısmı),
Küçükyalı,
Kartal (Rahmanlar bölümü),
Tuzla (dere kısmı),
Dilovası,
Eminönü (Cankurtaran, Şehzadebaşı, Fatih, Çarşamba, Edirnekapı'nın güneyinde kalan kısım).

İstanbul’da depreme en dayanıksız ilçeler hangileri?
İstanbul’da depreme en dayanıksız ilçeler şu şekilde:

Zeytinburnu Ayamama Deresi,
Küçükçekmece Gölü'nün doğusundaki Nakkaşdere alüvyonları,
Azaplı yöresi (Altınşehir'in alçak kesimleri),
Ispartakule (Alibey Yarımadası'nın batı kısımları),
Kanarya (Firuzköy kıyıları),
Esenkent,
Avcılar (Küçükçekmece Gölü ve Marmara Denizi'ne bakan kıyıları),
Ambarlı ve Haramidere,
Ataköy'ün bulunduğu kesimler,
Florya (batısındaki heyelan alanları) Küçükçekmece kıyıları.
 
sağlam zeminli bir yerdeyim, yeni bina, en üst kattayım. şartları ve artıları düşününce uzun bir süre bu evle devam ederim diye düşünüyorum. sırt çantama çoğu şeyi sığdıramadığımdan şunu sipariş verdim.



bir hafta belki daha uzun bir süre idare edecek şekilde donatacağım. evin içinde güvenli yerleri de belirledim. balkona veya çatıya atamazsam kendimi yatak ve dolap arasında güvenli belirlediğim yere geçmeye çalışacağım. yaralanmazsak, ölmezsek artık yardım bekleyeceğiz. artık haftalar sonra mı aylar sonra mı canlı/cansız bulurlar bizi bilemem. biz önlemimizi kendimizce alalım da.
Çanta müsaitse multi tool araçlardan bulundurmanı şiddetle tavsiye ederim. Hem yer tasarrufu hem de pratiklik bakımından epey işe yarıyorlar. Diğer taraftan son günlerde el kranklı, fenerli ve powerbank mahiyetli radyolardan çok görüyorum. Onlardan da alınabilir. Hem el krankıyla hem de güneş paneliyle şarj olduklarından bu türden afet anlarında epey işe yararlar. Bir de tuşlu telefon. Doğubank'ta satan bayağı işletme var. 300-500 tl arasında onlarca telefon var. Şarjları hiç olmazsa 7-8 gün idare ediyor. Belki bu telefona bir hat ve o hatta bir miktar tl de yüklenebilir. İstanbul'da olabilecek büyük bir depremde yardımın gelmesi gerçekten çok kolaymış gibi durmuyor. O sebeple çantaları en uç düşünceyle donatmakta yarar var.

Depreme gelince, beklenen deprem umarım Şener Üşümezsoy'un öngördüğü gibi 6'lı şiddetlerde olur. Şehri yeniden ve denetleyerek inşa etmek için görünen o ki geç kaldık. Gözlerimizin önünde devasa bir garabet yükseldi. Kimse de ne oluyor diyemedi. Şimdi o garabetten kurtulmak için neler yapabileceğimizi düşünerek uykusuz geceler geçiriyoruz. İnsanlara bunu yaşatan o siyasilerin bu insanlardan daha çok uykusuz geceler geçirmesini ve bir çözüm üretmelerini diliyorum ama bu garabete gözlerini yuman insanlardan bunu hiç beklemiyorum.

Depremde binadan sağ salim çıkmak da tek başına bir şey ifade etmiyor zira İstanbul'un kayda değer kısmında yapılar bitişik nizam ve sokaklar inanılmaz dar. Aynı sokakta bir iki apartmanın yıkılması dahi korkunç bir kaosu getirir beraberinde. O sebeple şimdiden erişilebilecek bir veya birkaç nokta belirlemek gerek. Belki bir otoyol, bir askeri arazi, bir üniversite kampüsü veya geniş bir park. Ben şahsen araçların İstanbul depreminde kullanabilir olacağını pek sanmıyorum. Belki ana yollara yakın semtlerde oturanlar kendilerini bir şekilde o yollara atar ama daha iç semtlerde oturanların sokaklardan çıkması dahi çok zor gibi duruyor. O sebeple nereye, nasıl yürünür üzerine bir parça düşünmek gerek. Anadolu yakasında Tuzla'dan Moda'ya kadar olan kesim için en iyi kaçış güzergahı ilk etapta E5'e doğru çıkmak olur. Belki ardından mümkün olursa Kayışdağı'nın Başıbüyük taraflarına, Kenan Evren Kışlasına doğru gitmek en iyi alternatif olabilir. Bu bile epey zor bir iş zira sokakları, caddeleri, olası bina enkazlarını aşıp birkaç kilometre yürümek dahi gerçekten çok çok zor olacak gibi duruyor ama bir şekilde o riskli deprem bölgesinden görece daha az riskli bir alana erişmek gerek. Avrupa yakasının güney kısmı için bu çok çok daha zor. Hem yerleşim çok sık hem de geniş bir anayola ulaşmak için aşılması gereken mesafe çok daha uzak ve riskli. Herkes İstanbul'un kuzeyinin daha güvenli olduğunu söylüyor ama oraya erişmek söylendiği kadar kolay olmayacak. Çünkü İstanbul'da Kuzey Otoyolunun bağlantı yolları dışında güney-kuzey yönlü geniş ana arter yok. Söz gelimi Fatih'ten çıkan birisinin kuzeye, Arvanutköy taraflarına ya da Sultangazi gibi görece daha güvenli bir noktaya gitmek istediğini düşünelim, gidebileceği en iyi rota Eski Edirne Asfaltı. Bu yol bildiğin sokak. Cadde falan değil, tek şeritli bir sokak. Niye tek şeritli? Çünkü toplamda 4 şeritli yolun 2 şeridini yasak olmasına rağmen otopark olarak kullanıyor halk. Devletin bu denli kritik öneme sahip olacak yollarda parka izin vermemesi gerek. Bu tarz esas kaçış güzergahı olabilecek rotaların her daim açık olması gerek. Daha bunları çözemeden büyük büyük laflar etmenin lüzumu yok. Önce bunları bir çözelim sonra daha büyüklerine geçeriz.

Şunu demek de çok kolay, taşının. Başka şehire taşınmayı geçtim, İstanbul içi bir yere taşınmak bile maddi yanları bir tarafa manevi olarak çok güç. Güvenli denilebilen semtlerin bir kısmı -Kayaşehir, Başakşehir- rant sahası olduğundan uçuk kaçık fiyatlara sahipken diğer kısmı oldu bitti birtakım lüksü ve gözden uzaklığı temsil ettiği için. Avcılar'daki adamın kalkıp bu semtlere taşınması gerçekten güç. Kayaşehir'de Suadiye'den daha pahalıya daire satıp kiralıyorlar. Hal böyle olunca insanlar bir yere kıpırdayamıyor. O insanları o sebeple yadırgamamak gerek.
 
Kucukcekmece orta deprem riskindeymis.
 
Ya siz kafayı yemişsin iz ben alıntı yaptım gotumden uydurmadim ilçeleri bu kadar bilmişlik taslamayin
 
Çanta müsaitse multi tool araçlardan bulundurmanı şiddetle tavsiye ederim. Hem yer tasarrufu hem de pratiklik bakımından epey işe yarıyorlar. Diğer taraftan son günlerde el kranklı, fenerli ve powerbank mahiyetli radyolardan çok görüyorum. Onlardan da alınabilir. Hem el krankıyla hem de güneş paneliyle şarj olduklarından bu türden afet anlarında epey işe yararlar. Bir de tuşlu telefon. Doğubank'ta satan bayağı işletme var. 300-500 tl arasında onlarca telefon var. Şarjları hiç olmazsa 7-8 gün idare ediyor. Belki bu telefona bir hat ve o hatta bir miktar tl de yüklenebilir. İstanbul'da olabilecek büyük bir depremde yardımın gelmesi gerçekten çok kolaymış gibi durmuyor. O sebeple çantaları en uç düşünceyle donatmakta yarar var.

Depreme gelince, beklenen deprem umarım Şener Üşümezsoy'un öngördüğü gibi 6'lı şiddetlerde olur. Şehri yeniden ve denetleyerek inşa etmek için görünen o ki geç kaldık. Gözlerimizin önünde devasa bir garabet yükseldi. Kimse de ne oluyor diyemedi. Şimdi o garabetten kurtulmak için neler yapabileceğimizi düşünerek uykusuz geceler geçiriyoruz. İnsanlara bunu yaşatan o siyasilerin bu insanlardan daha çok uykusuz geceler geçirmesini ve bir çözüm üretmelerini diliyorum ama bu garabete gözlerini yuman insanlardan bunu hiç beklemiyorum.

Depremde binadan sağ salim çıkmak da tek başına bir şey ifade etmiyor zira İstanbul'un kayda değer kısmında yapılar bitişik nizam ve sokaklar inanılmaz dar. Aynı sokakta bir iki apartmanın yıkılması dahi korkunç bir kaosu getirir beraberinde. O sebeple şimdiden erişilebilecek bir veya birkaç nokta belirlemek gerek. Belki bir otoyol, bir askeri arazi, bir üniversite kampüsü veya geniş bir park. Ben şahsen araçların İstanbul depreminde kullanabilir olacağını pek sanmıyorum. Belki ana yollara yakın semtlerde oturanlar kendilerini bir şekilde o yollara atar ama daha iç semtlerde oturanların sokaklardan çıkması dahi çok zor gibi duruyor. O sebeple nereye, nasıl yürünür üzerine bir parça düşünmek gerek. Anadolu yakasında Tuzla'dan Moda'ya kadar olan kesim için en iyi kaçış güzergahı ilk etapta E5'e doğru çıkmak olur. Belki ardından mümkün olursa Kayışdağı'nın Başıbüyük taraflarına, Kenan Evren Kışlasına doğru gitmek en iyi alternatif olabilir. Bu bile epey zor bir iş zira sokakları, caddeleri, olası bina enkazlarını aşıp birkaç kilometre yürümek dahi gerçekten çok çok zor olacak gibi duruyor ama bir şekilde o riskli deprem bölgesinden görece daha az riskli bir alana erişmek gerek. Avrupa yakasının güney kısmı için bu çok çok daha zor. Hem yerleşim çok sık hem de geniş bir anayola ulaşmak için aşılması gereken mesafe çok daha uzak ve riskli. Herkes İstanbul'un kuzeyinin daha güvenli olduğunu söylüyor ama oraya erişmek söylendiği kadar kolay olmayacak. Çünkü İstanbul'da Kuzey Otoyolunun bağlantı yolları dışında güney-kuzey yönlü geniş ana arter yok. Söz gelimi Fatih'ten çıkan birisinin kuzeye, Arvanutköy taraflarına ya da Sultangazi gibi görece daha güvenli bir noktaya gitmek istediğini düşünelim, gidebileceği en iyi rota Eski Edirne Asfaltı. Bu yol bildiğin sokak. Cadde falan değil, tek şeritli bir sokak. Niye tek şeritli? Çünkü toplamda 4 şeritli yolun 2 şeridini yasak olmasına rağmen otopark olarak kullanıyor halk. Devletin bu denli kritik öneme sahip olacak yollarda parka izin vermemesi gerek. Bu tarz esas kaçış güzergahı olabilecek rotaların her daim açık olması gerek. Daha bunları çözemeden büyük büyük laflar etmenin lüzumu yok. Önce bunları bir çözelim sonra daha büyüklerine geçeriz.

Şunu demek de çok kolay, taşının. Başka şehire taşınmayı geçtim, İstanbul içi bir yere taşınmak bile maddi yanları bir tarafa manevi olarak çok güç. Güvenli denilebilen semtlerin bir kısmı -Kayaşehir, Başakşehir- rant sahası olduğundan uçuk kaçık fiyatlara sahipken diğer kısmı oldu bitti birtakım lüksü ve gözden uzaklığı temsil ettiği için. Avcılar'daki adamın kalkıp bu semtlere taşınması gerçekten güç. Kayaşehir'de Suadiye'den daha pahalıya daire satıp kiralıyorlar. Hal böyle olunca insanlar bir yere kıpırdayamıyor. O insanları o sebeple yadırgamamak gerek.
en uç düşünceyle donatma konusuna katılıyorum. her şeyi düşünüyorum. sonuçta bir kere hazırlayacağız, hiçbir eksik olmasın. herkes powerbank, ikinci bir takoz telefon, ikinci bir hat diyor ama iletişim sisteminin çökebilme ihtimalini unutmamak gerekiyor. bu konuda hiçbir bilgim olmadığından aselsan'ın telsiz kısmında çalışan arkadaşa yazdım, dönüş bekliyorum. bireysel telsizler iş yapar mı, yardım isteyebilir miyiz bir bakalım. bilgilendirsin.
 
memleketinize donun (bir cogunun memleketinde daireleri var). bu gelecek yillarda hicbir sekilde istanbul'a gitmeyi planlamiyorum (gelecek 7 yil/2029 yili ozellikle). aileden birisi tatil amacli oralara gitmeyi dusunse engel olurum. o derece. durduk yere dogal afetlere yakalanip ve bu sekilde vefat etmelerini istemem. simdi yildiz haritaya baglayacagim, ama kardesimin haritasinda boyle olaylara yakalanabilme ihtimalini gordum. ozellikle o otursun assa. orada yasayan akrabalar da var. teyzemle falan konustum. bir seyler anlatti, ama kesinlikle guvenlik bakimindan yeterli olacagini zannetmiyorum. memlekete donun dedim de, oraya da doneceklerini zannetmiyorum. imkaniniz varken dusunun bunlari. milletimizin aklinda ne var bilmiyorum, ama asiri inatci ve "bir sey olmaz. binaya baktiracagiz zaten" kafasindalar. binaniz guvenli ve buyuk depreme dayanikli olsa bile, istanbul buyuk sehir ve bina sayisi yuksek, hatta binalar birbirine cok yakin, cok katli, cok insan. kendi evinde yakalanmasan, baska yerde yakalanabilme ihtimali var.

uzmanlarin haberlerini takip etmeye devam edin. eminim uzmanlar bunun uzerine calisacaklar en iyi sekilde. simdiden bu calismalara ve fikir alisverisine baslamalari cok hayat kurtaracaktir. yeterli mi? hic bir sey yapilmamasindan bin kat daha iyi, ama herkes bir bakimdan kendi canindan sorumlu. caniniz daha tatliysa, kendinizi ve ailenizi dusunun.
 
  • Beğen
Tepkiler: W
en uç düşünceyle donatma konusuna katılıyorum. her şeyi düşünüyorum. sonuçta bir kere hazırlayacağız, hiçbir eksik olmasın. herkes powerbank, ikinci bir takoz telefon, ikinci bir hat diyor ama iletişim sisteminin çökebilme ihtimalini unutmamak gerekiyor. bu konuda hiçbir bilgim olmadığından aselsan'ın telsiz kısmında çalışan arkadaşa yazdım, dönüş bekliyorum. bireysel telsizler iş yapar mı, yardım isteyebilir miyiz bir bakalım. bilgilendirsin.
Abi telefon sadece afet anında değil, afet sürecinden sonra da çok lazım olacak. O sebeple çantada bulunması taraftarıyım. Twitter'da amatör telsizcilikle uğraşan bir iki arkadaşa denk gelmiştim. Şimdi sen yazınca Ekşi'den amatör telsizcilik başlığına baktım. Bu işle ilgilenen epey bir insan var gibi duruyor. Belki o işleri araştırmak gerek. Bir de sanırım Polonya ekibiydi afet bölgesine Starlink kurmuşlardı. Devletin bu konuda izin vermesi gerek. Görüldü ki afet anında Turkcell, TT ve Vodafone bir bok yapamayacak. Bizi bunların eline bırakmak yerine alternatiflerin çoğalması için çaba sarf etmeliler.
 
Valla tam bir mahşer yeri olacaktır. Kaçacağınız güzergahları yazmışsınız ama yakınınızda bulabileceğiniz ilk boşluktan başka kaçacağınız yer yok.Sonrası malum feryatlar figanlar göçük altında can pazarı :(
 
istanbulda kacacak bır yer yokkı.. boş alan yok hade kactın dıyelım tepende bır suru baska bına var zaten uzerıne yıkılsa zaten gıttın..
 
Geri