İran'a büyük saldırı başladı

🕒 Konu sahibi 22 saat önce aktifti
Şimdi konu milli istikrar ve savunma konularından çıkıp belge olaylarına geldiyse sana ispat düşer. Şimdi hırsızlık, tecavüz, adam kayırma, görevi suistimal ve kendi menfaatine mal edinme vb. adiliklere ve bunuları yapanlar hakkında hiç bir yaptırım yapmamayı değil de uzaklaştırma, partiden atma gibi yaptırım haberlerinin yer aldığı en az 3 milli gazete de çıkmış haber alıntılarından başlayarak ispatları sıralamak istermisin.?
Yüce bağımsız mahkemeler daha ısbatlayamazken sen ve türevlerin kararı verdi bile. Mahkemeler bile sonuçlanmadı ama infaz edildiler sayenizde.

Savaş haklı bir sebebin yoksa cinayettir diyorlar ya, savaş sınır anlaşmazlıkları, insanları öldürme, sistemi yıkma, milli değerlere müdahale gibi eylemlerden kaynaklıysa haklılık arama yoluna gidilir. Bu düzlemde baktığımız da son yüzyılda tek bir komşumuz ile yaşanan savaş olmamıştır. Anlaşmazlıklar elbet olmuştur hâlâ da olanlar vardır. Diplomasi bu gibi olaylar için vardır.

Savaşlar, millet olmayı bilen, adil ve huksal ülkeler için asla kabul edilemez. Bu kadar anlatımdan sonra bu yaşanalara hala haklı bir savaş diyebiliyormusun.
Haklı savaş yoktur, saldıran kıçından bir şeyler uyduruyor.
 
Yorumlara bakın, ne kadar da şirin. Oysa, Mollalar, Israil'in yayılmacı politikalarında etkisi olan haredilerin ve siyonistlerin yanında melek kalırlar emin olun. Mollalar 1 dinciyse, harediler ve siyonistler 20 katı dincidir. Hatta ellerindeki imkanlar düşünüldüğünde bildiğiniz tüm radikal dincilerden çok daha tehlikeli olduklarını düşünüyorum.
 
Yorumlara bakın, ne kadar da şirin. Oysa, Mollalar, Israil'in yayılmacı politikalarında etkisi olan haredilerin ve siyonistlerin yanında melek kalırlar emin olun. Mollalar 1 dinciyse, harediler ve siyonistler 20 katı dincidir. Hatta ellerindeki imkanlar düşünüldüğünde bildiğiniz tüm radikal dincilerden çok daha tehlikeli olduklarını düşünüyorum.
Oil everywhere...
 
47 yıldır Mollaların zulmünü yaşayanlar İran'da ve İran dışında hiçde Mollalar ötekinden daha az tehlikeli demiyor. O zulmü yaşayanlar daha iyi karar verir bence. Uzaktan davulun sesi hoș gelirmiş, yaşayan bilir.
 
Son düzenleme:
47 yıldır Mollaların zulmünü yaşayanlar İran'da ve İran dışında hiçde Mollalar ötekinden daha az tehlikeli demiyor. O zulmü yaşayanlar daha iyi karar verir bence. Uzaktan davulun sesi ho§ gelirmiş, yaşayan bilir.
Yo. Neyin ne olduğunu biliyorlar. Ama işte illa Müslüman diye İran sevicilik yapacaklar. Oysa mollanın önüne bir yahudi bir Sünni koy öldür diye. Kimin kafasını keser sence. Eee. Bunlar adam olmaz.
 
Yo. Neyin ne olduğunu biliyorlar. Ama işte illa Müslüman diye İran sevicilik yapacaklar. Oysa mollanın önüne bir yahudi bir Sünni koy öldür diye. Kimin kafasını keser sence. Eee. Bunlar adam olmaz.
Konuyu bağlamından ayırmayalım Öyleyse şerefsiz bir israillinin önünde 3 yaşında, 2 yaşında bir çocuk koyun, kafasını nasıl parçalıyor izleyin. Konumuz İslam değil ki. İslam dini sevgi dinidir kitabının hiçbir yerinde öldür yazmaz-ki, Peygamberimizin bir hadisinde bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir der. İslam dininin kitabının hiçbir yerinde insanın zararına yapması istenen bir şey istenmemiştir temeli sevgidir. Yapan da Müslüman değil şerefsizin önde gidenidir.
 
Istenilenlerden birisi İsrail'in başta Golan tepeleri olmak üzere topraklarını genişletmesi ile sonuçlandırılmak isteniyor. Buna katiyen izin verilmemeli.
 
İran’ın onca petrol geliri İran halkına gitmedi; dünyanın çeşitli terör örgütlerine gitti. Hamas’a, Hizbullah’a, Husilere ve Bahreyn gibi yerlerdeki gruplara milyarlarca dolar aktarıldı.

Eğer bu kaynaklar kendi halkına gitseydi, İran bugün Katar veya Dubai gibi zengin ve gelişmiş bir ülke olabilirdi. Ama öncelikleri ideolojik ve dini bir misyon oldu. Bu çağda şeriat düzeni işlemiyor; bir noktada mutlaka duvara tosluyorsun. Çağ dışılık böyle bir şey.

Arap ülkeleri ise petrol gelirlerini daha farklı değerlendirmeyi öğrendi. İslamcı ideolojiyle ekonominin yürümeyeceğini çoktan anladılar.

Bunu hâlâ anlamayanlardan biri İran yönetimi, diğeri ise bizdeki bazı Müslüman çevreler.

İsrail’e elbette birçok eleştiri yapılabilir; ancak İran’ın ve bazı Filistinli grupların yaptıklarının da bir sınırı var.
 
İran’ın onca petrol geliri İran halkına gitmedi; dünyanın çeşitli terör örgütlerine gitti. Hamas’a, Hizbullah’a, Husilere ve Bahreyn gibi yerlerdeki gruplara milyarlarca dolar aktarıldı.

Eğer bu kaynaklar kendi halkına gitseydi, İran bugün Katar veya Dubai gibi zengin ve gelişmiş bir ülke olabilirdi. Ama öncelikleri ideolojik ve dini bir misyon oldu. Bu çağda şeriat düzeni işlemiyor; bir noktada mutlaka duvara tosluyorsun. Çağ dışılık böyle bir şey.

Arap ülkeleri ise petrol gelirlerini daha farklı değerlendirmeyi öğrendi. İslamcı ideolojiyle ekonominin yürümeyeceğini çoktan anladılar.

Bunu hâlâ anlamayanlardan biri İran yönetimi, diğeri ise bizdeki bazı Müslüman çevreler.

İsrail’e elbette birçok eleştiri yapılabilir; ancak İran’ın ve bazı Filistinli grupların yaptıklarının da bir sınırı var.
İslam hukukunun ya da şeriatinin diyelim uygulamasının bir işe yaramadığını söylüyorsan 600 yıl boyunca süren Osmanlı Devleti'nin son 400 yılında bak. Hangi ülkeler kıyımdan getirilmiş hangi ülkede açlık yaşanmış isyanlar çıkmış bir araştır bence bu1.

İranlılar ile Filistinlilerin yaptıklarını İsrail'in yaptıkları ile karşılaştırma cüretine hayran kaldım. Demek oluyor ki senin için de insani, kutsal veya ulusal hiçbir değerin yeri ve hükmü olamaz Doğru mu?

Kim ne kadar güzel laf söylerse söylesin, benim için İsrailli denilen hayvanların hiçbir hükmü yoktur!
 
Seni ikna etmek gibi bir zorunluluğum yok. Şeriattan bir cacik olmayacağını zaten mevcut durum gösteriyor.
Müslüman ülkelerin hali ortada. Bir de İsrail’e bak...

Vıdı vıdı etmene ne hacet...
600 yıl önce durum öyleydi, bugün ise durum böyle.

Geçmişte yaşamak istiyorsan yolun açık olsun.
İran, petrol zengini olmasına rağmen o yolda yürümeyi seçti. Seni tutan mı var? Sen de yürü Abbas...

Müslüman ülkelerin ezilmiş, mağdur olmuş rollerine artik kimse prim vermiyor, baydi çünkü... herkes ektiğini bicer...
 
Enteresan gelişmeler oluyor İran’da…
Öldürülen dini liderlerin ardından, Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’i İran’ın başına getirmeyi düşünüyorlar.
Bazı ülkeler akıllanmaz…

Enteresan olan şu bilgi: Mücteba Hamaney’in çocukları, karısı ve babası bu savaşta hayatlarını kaybetmiş. Adam herhalde barış istemeyecektir.
Anlaşılan bu savaş daha sürecek.

İran’dan komşu ülkelere göçler başlayacaktır. Türkiye yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalabilir. Ev sahiplerine duyurulur…

Türkiye fakirken biraz daha fakirleşecek…
Eh, hayırlı olsun. Görünen o ki 2026 böyle “bereketli” geçecek…

Yani İsrail’e ve Amerika’ya suç atmaya gerek yok. İran halkı tercihini yaptı… Bundan sonra da “vik vik” diye şikâyet etmeye gerek yok. Sonuçta herkes ektiğini biçer...
 
İnanabilirsiniz ama benim için tanrı manrı, ahirette ceza meza hikaye. Her kesim koltuk için, yönetmek için, hükmetmek için,...... şunu bunu kendi emellerine alet ediyor, savaşıyor, işgal ediyor,.........
Durum bundan ibaret gerisi hikaye.

Dünya bu kadar berbat bir yerken, böyle düşünmeni anlıyorum kardeşim. Zaten yanı başında kız çocuklarının okuduğu okullar bombalanırken, minicik yavrular ölürken, akşam evinde birbirinden güzel yemekler ile, hoş sohbetler eşliğinde kahkahalarla iftar açacak müslümanlardan da değilim.

Belki de bu kadar zalimin yaptığı her şey yanına kalacak diyorsundur. Bu senin ki aslında kötülüğün gücünü, çokluğunu ve dehşet boyuttaki büyüklüğünü görmüş birisinin sonunda pes edişidir. Aslında bir kalbin vardır ve bu kadar acıyı anlamlandıramıyorsundur. Çünkü o bebek öldürenlerin hepsi bir Tanrı'ya inanan ve benim Tanrım böyle istiyor diyenler. Tanrım, bu kötü müslümanları cezalandırmamızı istiyor, diyenler.
İşte sen, onlardan bin kat, milyon kat daha değerlisin aslında yaratıcının gözünde kardeşim. İnanmıyor olsan da.

Ben de Tanrı'yı hiç görmedim, sadece inanıyorum ama şuna da inanıyorum; bugün bebek öldüren, çocuk katleden, kan akıtan hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak. Kulaklarını çekip hesap soracak bir güç var. Sana kanıt sunamam ama biliyorum var. Adaletin geleceğine inancım ile Tanrı inancım bütünleşmiş halde içimde ve çok güçlü. İçimdeki bir his belkide bunu besliyordur, o da şu;

"İyilik hiçbir zaman kaybetmez."
 
Dünya bu kadar berbat bir yerken, böyle düşünmeni anlıyorum kardeşim. Zaten yanı başında kız çocuklarının okuduğu okullar bombalanırken, minicik yavrular ölürken, akşam evinde birbirinden güzel yemekler ile, hoş sohbetler eşliğinde kahkahalarla iftar açacak müslümanlardan da değilim.

Belki de bu kadar zalimin yaptığı her şey yanına kalacak diyorsundur. Bu senin ki aslında kötülüğün gücünü, çokluğunu ve dehşet boyuttaki büyüklüğünü görmüş birisinin sonunda pes edişidir. Aslında bir kalbin vardır ve bu kadar acıyı anlamlandıramıyorsundur. Çünkü o bebek öldürenlerin hepsi bir Tanrı'ya inanan ve benim Tanrım böyle istiyor diyenler. Tanrım, bu kötü müslümanları cezalandırmamızı istiyor, diyenler.
İşte sen, onlardan bin kat, milyon kat daha değerlisin aslında yaratıcının gözünde kardeşim. İnanmıyor olsan da.

Ben de Tanrı'yı hiç görmedim, sadece inanıyorum ama şuna da inanıyorum; bugün bebek öldüren, çocuk katleden, kan akıtan hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak. Kulaklarını çekip hesap soracak bir güç var. Sana kanıt sunamam ama biliyorum var. Adaletin geleceğine inancım ile Tanrı inancım bütünleşmiş halde içimde ve çok güçlü. İçimdeki bir his belkide bunu besliyordur, o da şu;

"İyilik hiçbir zaman kaybetmez."
Bildiğim ve gördüğüm şu, yıllardır suçsuz insanlar, çocuklar, kadınlar,...... öldürülüyor. Herkes kendine göre bir yol çizmiş, kimisi terörist diye, kimisi tanrı adına, kimisi vatanı savunma, kurtarma adına,......... öldürüyor.
Komik olanı bunların hepsinin duruma göre masumu oynamaları.
İnsanoğlu kadar zalim başka bir canlı yok bana göre ve heosi diģerinin laciverti, hıristiyanıyla, musevisiyle, müslümanıyla,... tümü zalim ve tanrı bu zalimler için varsa yazıklar olsun diyorum. Sen istediğine inanabilirsin.
 
Bildiğim ve gördüğüm şu, yıllardır suçsuz insanlar, çocuklar, kadınlar,...... öldürülüyor. Herkes kendine göre bir yol çizmiş, kimisi terörist diye, kimisi tanrı adına, kimisi vatanı savunma, kurtarma adına,......... öldürüyor.
Komik olanı bunların hepsinin duruma göre masumu oynamaları.
İnsanoğlu kadar zalim başka bir canlı yok bana göre ve heosi diģerinin laciverti, hıristiyanıyla, musevisiyle, müslümanıyla,... tümü zalim ve tanrı bu zalimler için varsa yazıklar olsun diyorum. Sen istediğine inanabilirsin.
Aklımdan geceni söyledin...
 
@glu bey ne düşünüyor acaba
İran'ın mevcut vaziyeti düşünüldüğünde bence İran oldukça makul bir strateji uyguluyor. Savaşı İsrail cephesinden daha fazla ses getirecek ve İsrail ile Abd'yi İsrail'e atılacak bombalardan daha sıkıntıya sokacak bir başka cepheye, Körfez'e taşımak bence oldukça mantıklı ve hiç beklenmedik bir hamle. Şu an İsrail'de inanılmaz sıkı bir sansür uygulanıyor. İran'ın verdiği zaiyatın çok çok ufak kısmı bizlere ulaşıyor. Oldukça stratejik ve sayı olarak epey kısıtlı olan mühimmatı bu sansürün içine göndermek yerine tüm dünyanın gördüğü ve bekçiliğini de Abd'nin üstlendiği BAE, Katar, Bahreyn ve Kuveyt gibi ülkelere ve bu ülkelerdeki Abd unsurlarına göndermek hem psikolojik olarak İran'a güç verdi hem de İran bu ülkelerin Abd'yi sıkıştırmasını sağlayıp kendine hareket alanı açtı. Bütün bu sürece Hürmüz'ü de katıp savaşı sadece Körfez'de tutmayıp Avrupa'yı da bombasız ve savaşsız şekilde doğrudan vurmuş oldu. İran attığı iki kritik adımla Abd ve İsrail'i kendi müttefikleriyle karşı karşıya getirerek oldukça zayıf elini ciddi manada güçlendirmiş oldu. Burada benim esas merak ettiğim bu stratejinin arkasındaki akıl. Ben İran'ın bu stratejide dahlinin olduğunu düşünüyorum ama Çin'in de rolünün yadsınmaması gerektiğine inanıyorum. Eğer Çin gerçekten bu stratejinin arkasındaki akılsa bundan sonraki süreci tahmin etmek pek kolay olmayacaktır. Şu an görünen o ki Çin ciddi manada teknoloji ve bilgi transferi de yapıyor İran ile.

Bu savaşta denklemi değiştirecek bir diğer husus da Abd ve İsrail'in eğitip donattığı başta bölgedeki Kürtler olmak üzere İran'daki rejim karşıtı silahlı güçlerin bütün sürece dahli. Abd bunu önce Irak'ta daha sonra da mükemmelleştirdiği formuyla Suriye'de başarıyla uyguladı. Bunu İran'da deneyip başarısız mı oldular yoksa daha bu adımı atmadılar mı bilemiyorum. Her iki görüşü de destekleyecek sosyal medya paylaşımları düştü ama bunu şu an kestirmek zor. Eğer Abd bunu denedi ancak bölgedeki muhalifler rejime karşı hareket etme hususunda hevesli olmadılarsa bu, bölgenin bütün denklemini değiştirir. Şu an Türkiye dahil bölgedeki bütün ülkelerde Abd ve İsrail'in eğitip donattığı dini, milli veya herhangi bir saikle hareket eden epey bir grup var. Bu aparatların bu savaşta alacağı veya almaktan kaçınacağı her rol oldukça belirleyici olacak.

İran, Abd için dipsiz kuyu. Sadece bombalamayla çözülemeyecek çok faktör var. Kaldı ki sürekli bombalamak da mali açıdan sürdürülebilir değil. Bir kere ciddi manada ölçek farklılığı var. İran düşük maliyetli ancak yüksek tesirli mühimmatlar kullanarak büyük bedeller ödetirken Abd her heferinde milyonlarca dolarlık mühimmatlarla karşılık veriyor. Bu da geçmişin aksine hemen ertesi gün Abd'li vatandaşın da Ab sınırları içinde yaşayanların da cebine yansıyor. İran düşük maliyetle yüksek bedeller ödetebildikçe savaşı bu noktada ciddi kazanımlar elde etmeden bırakmak istemeyecektir. Trump şu an kıçını kurtarma sortileri yapıyor, İsrail de medya kanadında her gün daha büyük zafer anlatısı inşa ediyor. Bu iki hamle de gösteriyor ki işler Abd ve İsrail'in umduğunun aksi yönde ilerliyor. Kara harekatı gerçekleşmeden de bu durumun değişmesi zor ki kara harekatının da doğuracağı riskler şu ankinden pek aşağı değil.
 
Geri