İnanç Meselesi

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Halkın cahil kalması, ülkenin geri kalması ile eşittir. Gelişmiş ekonomilerin gelişmiş iş gücüne ihtiyacı var. İnançsız ve cahil nsanlara bir tek diktatörlüklerde gerek duyulur. Bu nedenle diktatörlüklerde en büyük düşman Kilise veya İslâm görülür. Sovyetler Birliği dönemi bunun en açık kanıtı. Ancak inanç her şeye rağmen ayakta kaldı, Sosyalizm ve sosyalizmin temeli olan inançsızlık, diğer adı ile ateizm çöktüler.
 
Şimdi ben bu hindunun saclamaliklarina sırf din ve vicdan özgürlüğü var diye saygı mi duymak zorundayım.
 
Vahim durumda olan sizsiniz anlayınca geç olacak ama yapacak bir şeyin olmayacak o zaman
Ibacım bana bu dünyada faydası olmayanın diğer tarafta ne zararı olacak. Allah adına toplumu soyup soğana çevirenler korkmuyor da ben mi korkayım. Boş işlere kafa yorma hayatını yaşa ve çocuklarını zalimlere teslim etme.

Şimdi ben bu hindunun saclamaliklarina sırf din ve vicdan özgürlüğü var diye saygı mi duymak zorundayım.
Kesinlikle hayır sayın doktor. Bu tiplerden gelecek nesil kurtulmalı, nelerine saygı duyacağız.
 
Brahminler iyi olanları mı şimdi… sghdjdjd 30 saniyeliğine brahmani olsak tifo, dizanteri ne varsa kapmıştık xd

Platform diye bir fil vardı ona benzettim ben bu dinin öğretisini.Bu coğrafya da en akla yatkın din Sihizm'dir hocam.Diğerlerinin ritülleri ve doktrinleri pek elle tutulur,akla mantığa yatan şeyler değil. : )
 
Platform diye bir fil vardı ona benzettim ben bu dinin öğretisini.Bu coğrafya da en akla yatkın din Sihizm'dir hocam.Diğerlerinin ritülleri ve doktrinleri pek elle tutulur,akla mantığa yatan şeyler değil. : )
Biraz baktım, onda da akla mantığa sığan bir şey pek bulamadım, yemek üzerinde yuvarlanmak veya deve sidiği içmeye göre tabi yine daha tercih edilebilir duruyor .dd
 
Biraz baktım, onda da akla mantığa sığan bir şey pek bulamadım, yemek üzerinde yuvarlanmak veya deve sidiği içmeye göre tabi yine daha tercih edilebilir duruyor .dd

Esasen tümevarım şeklinde ele alındığın da özü bir yaratıcıya dayansın veya dayanmasın bütün dinler doğruluk/dürüstlük/samimiyet üzerine fiiliyat üzerinden dem vurur.Lakin insanlık zamanla kendine göre ve dönemine göre mantıklı,eylemleri bir şekilde yaşadığı toplumdaki inanç paradigmasına harmanlayıp,bireylerin ûs'una zerketmiştir.Bu eylemleri bir dönem hristiyanlık da,bir dönemse islamiyet de görmek mümkün.

Peki bu radde de doğruyu nasıl bulacağız derseniz,perspektif ve pratik deneyimler bize yol gösteriyor.Günümüz teknolojisi son derece gelişmiş olmasına karşın dezenformasyon ile mücadele de,ne derece başarısız olduğu malumunuzdur.Bir de şu açıdan bakın,bin-2 bin-3-bin yıllık dinler tarihin de insanlık ne derece bilgi kirliliği ile savrulmuş olmalı.İnsan varlık için de belki de en azgın,ve hakkından fazlasında her daim gözü olan bir mahlukat olduğundan ötürü,bugün semavi olarak addettiğimiz dinler de dahi onlarca sapkın ve yaptıkları tasvip edilemez mezhepler türemiştir.Günümüz de kendini din adamı yaftası ile TV'lerde pazarlayanlara girmiyorum bile.

Hasılı kelam,üstadım doğru bilgiye ulaşmak biraz zahmetli ama vicdanı hafifliği pek hoş.Sorun Yaradan'dan ötürü değil de,yaratılanlarda gibi duruyor. : )
 
Son düzenleme:
Geri