Bunun boyutu tamamen psikolojik esasında.
Üzerinde tartışmaya değer bir konu.
Bir sosyolog çıkıp ülke ülke gurbetçilerin eğitim seviyeleri hakkında kapsamlı bir sosyometri çalışması yapsa keşke. Beyin göçüyle gidenlerle, dedesi sayesinde orada doğup buyuyenler ya da evlenerek gidenler kabak gibi ortaya çıkacaktır. Bi beyin göçüyle gidenlerin (Genelde ABD, Ingiltere) dünya görüşüne bakın bir de diğer gruptakilere. ( Genelde Almanya, Hollanda ) Tiksinc olarak ifade ettikleriniz genelde ikinci grup olup yaşadığı yerde düzgün bi eğitim alamamış, yıllarca ayak isleri yapıp kebab kebab diye dalga geçilen, zorbalığa uğrayan biri olmuş, yılın bir ayını da rahatlıkla alabildiği bmvsi ile Tr ye tatile gelip buradaki üni mezunlarindan en tabana kadar varos haller sergilemesi, ülke hakkında söz sahibi olduğuna inanması bu perspektiften bakınca anlaşılabilir bir durum. 11 ay boyunca aşağılanan bi insanın 1 aylık tatil varoslugunu bu anlamda anlayabiliriz. Eğitim alan, kendini gelistiren,empati kurabilen kişileri istisna tutuyorum. Beyingocu ile gidenlerle bahse psikolojik vakalar arasında dünya görüsü açısından uçurum var. Hepsini aynı kefeye koymamalıyız. Beyin gocuyle gidenler etnik kimliği sevilmese dahi eşek gibi saygı duyulacak bi vizyona sahipken, diğer gruba neredeyse "ölseler de kurtulsak" gözüyle bakılıyor ilgili ülkelerce. Bizi bezdiren vasıfsız suriyeli'yi biz ne kadar sevebilirsek, o psikolojik vakaları da yaşadıkları ülkeler o kadar sevebilir. Velhasıl tiksinc olarak bahsettiğiniz kişileri tüm gurbetçiler ile degerlendirmemek lazım. Abd'de kalp pili üreten fizik mühendisi gurbetçi ablamiza haksızlık olur.