bu olayın yankıları devam ederken, bugün tekirdağ'da çay bahçesinde silahla vurularak bir genç kız daha katledildi, günlerdir yaşam mücadelesi veren sıla bebek hayatını kaybetti. henüz duymadığımız, haber olmayan belki de başka kadınlar bir yerlerde hayatını kaybediyor ama benim ülkemde suçlular, sorumlular, ülkeyi bu hale getirenler değil de ''aa siz niye bu kadar az tepki verdiniz'' diye ünlüler, influencerlar linçleniyor, onlardan hesap soruluyor. ülkedeki bütün yetkiyi tekeline almış, keyfine göre yasaları ortadan kaldıran, canının istediğine göre karar çıkaranlara ise kimse ''neden?'' diyemiyor. diyemedikleri kişilerin gündeminde ise kendi ülkesinde her gün yaşanan kadın, çocuk ölümleri, tacizleri, tecavüzleri, insanların intiharları değil, başka ülkelerin gündemleri ya da en fazla kendi ülkesiyle ilgili ''14-28 mayıs seçim hezimeti'' var. inanılmaz bir şey gerçekten.
günlerdir yine futbol gruplarının öncülüğünde, discord üzerinde yayın yapan ve kanalı olan bazı ünlüler, bazı yayıncılar bu incel grupları ifşalıyor, sitelerinden, hesaplarına her şeyi ortaya döküyor, bunu yaparken de ''biz bunları buluyoruz, gerisini devlet halledecek, yanlış şeylere kalkışmayın'' diye insanları uyarıyor ama bakanımız sadece ve çok mecbur kaldığından ''discord ile ilgili gerekenleri yapacağız'' diyor. discord? ne yapılacak mesela, discorda erişim engeli mi? discorda yavaşlatma mı? ''discordla mücadele eylem planı'' adı altında inanılmaz bir kampanya mı, ne yapılacak? bu işin arkasında öyle basit bir ''erkek geyiği'' yok yahu, neyin rahatlığı, neyin gamsızlığı bu? bu insanlar-ki çoğu çocuk, genç- ifşadan, tacize, tehditten, kredi kartı patlatmalara birçok şeyi yapabilecek kadar gözleri dönmüş, cesaretlendirilmiş ve bunu her yere yayarken gram çekinceleri olmayan kocaman bir grupken, nasıl bu kadar rahatlar anlamıyorum. normal bir ülkede şu an yer yerinden falan oynamalıydı ama bunu oynatan sadece biz olmamalıydık, bunun sorumluluğunu alabilen bir iktidar, bir muhalefet, bir sivil toplum kuruluşları olmalıydı. iki kızın canını vahşice alan çocuğun babasının söylediklerini gördüğünüzde olayın sadece ''görünürdeki suçluları'' almak olmadığını anlayacak bir kapasite ve düşünce sistemi olmalıydı. çocuklarını yetiştirirken ya çok rahat bırakan ya da her şeyin farkında olup sineye çeken ailelerden, bu tip insanların çevrelerine kadar herkesi araştırmak, sorgulamak zorunda olan, bu sorumluluğu hisseden birileri olmalıydı. farkındaysanız hepsinin arkasından söylenen şeyler aynı, ''şöyleydi, böyleydi, şunu kullandı ama çok değil, bunu yaptı ama o kadar değil'' gibi gibi ama değişen, değiştirilmeye çalışılan hiçbir şey olmadığı gibi, bunun çözümünün bir platformu yasaklayarak halledilebileceğine inanan birileri var ve bunun üzerine de daha da çürütülen koca bir nesil, koca bir toplum ve koca bir ülke var. midem bulandı.