İki kadını öldürüp intihar etti

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
İstanbul Fatih'te surlardan atlayarak intihar eden şahsın, önce 19 yaşındaki bir kadını, olaydan yarım saat sonra yine aynı yaştaki başka bir kadını öldürdüğü öğrenildi.

 
ülkedeki adalet sistemini her defasında konuşuyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz hiçbir şey değişmiyor. hiçbir yaptırımı yok, iki gün sonra salınacaklarını bildiklerinden bir eyleme giriştiklerinde hiçbir korkuları olmuyor. iki gün konuşulacak ve bir sonraki olaya kadar unutulup gidecek bu olaylar. ölen kızlardan biri eski sevgilisi, diğeri şu anki sevgilisiymiş. devletin yapması gerekenler dışında ailelere de çok büyük sorumluluk düşüyor. ailelerin çocuklar üzerindeki baskısına bazen kızsam, eleştirsem de şu şartlarda ne kadar doğru olduğunu görüyorum. sosyal medyada geçen gün okul çıkışı kızını trafik işaretinin arkasından izleyen bir baba eleştirilmişti. kimlerle arkadaşlık kuruyor, ne yapıyor ne ediyor bunlara dikkat edilmeli.
 
Hanımefendiler lütfen yanınızda biber gazı taşıyın ve insan vücudundaki darbeye bağlı zayıf yerleri öğrenin.
Ülkece psikolojik buhrandayız.
 
ciddi ciddi erkeklerden korkmaya basliyom artik
 
Olayın videosunu izledim an be an. Kızın yolun ortasındaki kafasını, annesinin çığlıklarını uzun bi süre unutamam sanırım. Öldürmeden önce resmetmiş, resmettiği şey şeytan figürü ve kasaplık eğitimi alıp itinayla resmettiği şekilde doğramış kızı. Ayin yapmış resmen it.
 
Olayın videosunu izledim an be an. Kızın yolun ortasındaki kafasını, annesinin çığlıklarını uzun bi süre unutamam sanırım. Öldürmeden önce resmetmiş, resmettiği şey şeytan figürü ve kasaplık eğitimi alıp itinayla resmettiği şekilde doğramış kızı. Ayin yapmış resmen it.
Dindar nesil yetiştirmek isterken satanist madde bağımlılısı nesil yetiştirdi adamlar.
 
Çok şey söyleyesim var, ama hiçbir şey söylemek istemiyorum. Sadece çok korkuyorum; kendim için, annem için, kız arkadaşlarım için, bütün kadınlar için.
 
Bir Şok tabancası yada cihazı (ne deniyorsa) alın ve her zaman yanınızda bulunsun.
 
Uzun uzun mu yazayım?
Kısaca mı yazayım?
Herkesin yaptığı gibi kısaca geçiyorum:
Görmedim, duymadım, bilmiyorum.
BAŞIMA GELENE KADAR!
 
Olayın detaylarını tam bilmiyordum ancak akıl hastanesinde yatmış birisi, hangi iyileşme verileri sonucu hastaneden çıkartıldı ki?

AKIL HASTANESİNDE YATMIŞ

Elde edilen bilgilere göre, mesleği kasaplık olan şüphelinin akıl hastalığı nedeniyle bu yıl içerisinde 5 kez hastanede tedavi gördüğü, hakkında 2 kez kayıp ihbarı verildiği, 1 kez intihara teşebbüs ettiğine dair kayıt olduğu belirlendi.

Kaynak
 
  • Wow
Tepkiler: W
Öyle öldürme diye hafifletici bi başlık atamazsınız. Bildğin kafasını kesip yola attı ve annesinin önünde sergilediler kızın kopmuş kafasını.
bu olay dün İstanbul’ da gündüz vakti, kameraların karşısında yaşandı.
 
Olay bariz psikopati içeriyor bence. Hastalığı var mıdır varsa nedir ya da kişilik bozukluğu nedir bilemem ama bariz psikopati var (bi çok bozukluk psikopati içerebilir) Gördüğünüz üzre senaryo var,planlilik var,sadizm ve mazoşizm ögeleri var bu tarz olguları uyuşturucu kullanıyordu kafası güzeldi ya da hukuki boşluklardan faydalandı deyip gecistirmemelisiniz. Hukuki boşluk umrunda olsaydı şov içeren bir intihar planlamazdı muhtemelen. Bu tarz insanları kuru bir hapis cezasıyla cezalandirmayı mantıklı bulmadığım gibi, ceza evindeki diğer mahkumlar için de tehlike. İzole bir alanda, medikal sağaltım içeren ömürlük rehabilitasyon sürecine girmeliler.
 
zamanında bir röportajda önce birçoğumuzun kim olduğunu bilmediği, sonra akademisyen olduğunu öğrendiğimiz zeliha bürtek şu cümleyi kurmuştu: ''ülkeler iktisadi olarak her zaman toparlanır, toparlandı ama sosyal çürümeyi toparlayamazsınız.'' dün yaşanan bu vahşi katledişten sonra yine gündeme düşen ilk konu bu oldu. toplum olarak geldiğimiz noktaya nasıl geldiğimizin birçoğumuz farkındayız, birçoğumuz bütün bu sürece tanıklık ettik. şurada bile geçmişe gidip 10 yıl önce açılan herhangi bir siyasi-toplumsal konu başlığına yazdığınız yorumu bulsanız, bugünleri tarif ediyoruzdur çoğumuz. işte biz tam da o 10 yıl önce tarif ettiğimiz, yavaş yavaş bunu yapacaklar dediğimiz toplum olduk artık. suçu işleyenin değil suçu işleyene ''sen suçlusun'' diyenin cezalandırıldığı, farkındalık adı altında önce kadının ve çocuğun vahşetlere alet edildiği, bütün değer yargılarının yerle bir olduğu, yasakların cesurca çiğnendiği kuralların kural olmaktan çıktığı, akla gelebilecek her türlü suç teşkil eden olayın merkezi, destekleyicisi ve bütün bunlar olurken adaletin yanından bile geçemeyen o ülke olduk. bunu toparlamak elbette sadece adaleti sağlamaya başlamakla olmayacak ama ilk sağlamamız gereken şey; adalet. bunu o kadar dillendirdik ki, altı çok boşmuş gibi gelmeye de başladı dillendikçe ama adalet her şeyin başlangıcı ve sonudur.

mesela zeliha hanım yine bir yayında ''sosyal medyada herkes nasıl suç işleyeceğini, ne şekilde işleyeceğini, hangi aletlerle işleyeceğini görüyor ve biliyor artık.'' demişti, cümle belki tam böyle değildi ama bu tarz bir şeydi. bunun bir diğer ayağı da televizyonlar işte. biz neden bu ülkenin televizyonlarında artık komedi izleyemiyoruz? komedi dizisi yapılması için dijital platform aramak zorunda kalıyor bütün yapımcılar çünkü televizyondaki çürüme de tıpkı toplum gibi, toplumdaki çürüme de televizyondakiler gibi. en ulaşılabilir kitle aracı olan televizyondaki dizilere bakınca hep toplumun etikten uzak, adaletten uzak, medeniyetten uzak birçok yanını görürüz. parçalanan kadınlar, tecavüze uğrayan kadınlar, mafyatik olaylar ve bu olaylarda hiç polisin olmaması, çocukların zırıl zırıl ağlatıldığı binlerce yapım var. hepsinin yaratıcısının savunduğu şey de ''biz farkındalık yaratıyoruz'' hayır efendim, siz bir bok yaratmıyorsunuz, siz toplumun kanayan yarasını ana akıma taşıyıp, bu ülkenin yetiştirdiği ve içinde barındırdığı bütün psikopatlara ilham oluyorsunuz. bir kadını öldürmek, adaletin olmaması, çocukların sokaklarda çürümesi, çarpık ilişkiler, sokakta geçerken adamı vurup yoluna devam etmek gibi gibi birçok şeyi gözümüze sokup, sonra bunlar hayatın içinde yaşandığında ah vah ediyorsunuz. bu ülkede kaç tane sağlıklı kafa kaldı da sen kaç insana farkındalık yaratacaksın? yanlış. önce en görünür yerlerden başlamak zorundayız değişmeye, sonra yavaş yavaş derine doğru inmeliyiz. görünen şeyi değiştirmedikçe, arkada yatan hiçbir sebebi yok edemeyiz maalesef.

dün bu olayla kanımız dondu, yarın başka bir şey çıkacak, her gün ama her gün içimiz acıyor ve daha da acımaya devam edecek eğer bir şeyleri değiştirmek için uğraşmazsak. işimiz çok zor ama yarın bir gün, bu haberlerin birinde adımızı görmek, tanıdığımızı görmek de çok zor ve hepimiz, özellikle kadınlar, bunu düşünmeden bir gün bile geçiremiyor eminim çünkü her gün bir başka kadın katlediliyor. ses çıkarmaktan korkan bir toplum yaratmalarının bedelini her gün canımızla ödüyoruz. daha acı ne olabilir ki?
 
Son düzenleme:
bu gibi olaylar normalde 10 yılda bir oluyordu. Bu sene bu ikinci oldu sanırım. Diğeri de annesinin kafasını vucudundan ayırmıştı. 1 ay sonra herkes tarafından unutulacak. Geriye 2 evladını bir caniye kurban vermiş 2 aile ve bu cani eylemi gerçekleştiren kişinin ailesi ne durumda olacak merak konusu
 
Söylemiyim diyorum da, sahi noldu sokak hayvanları yasasını bir çırpıda çıkarırken vaadettiğiniz güvenli sokaklar ?
 
Olay bariz psikopati içeriyor bence. Hastalığı var mıdır varsa nedir ya da kişilik bozukluğu nedir bilemem ama bariz psikopati var (bi çok bozukluk psikopati içerebilir) Gördüğünüz üzre senaryo var,planlilik var,sadizm ve mazoşizm ögeleri var bu tarz olguları uyuşturucu kullanıyordu kafası güzeldi ya da hukuki boşluklardan faydalandı deyip gecistirmemelisiniz. Hukuki boşluk umrunda olsaydı şov içeren bir intihar planlamazdı muhtemelen. Bu tarz insanları kuru bir hapis cezasıyla cezalandirmayı mantıklı bulmadığım gibi, ceza evindeki diğer mahkumlar için de tehlike. İzole bir alanda, medikal sağaltım içeren ömürlük rehabilitasyon sürecine girmeliler.
Muradım kimyasal uyuşturucuların (Metanfetamin, Meth, eroin, bonzai vs) kişinin psikolojisi ve beyin nöronları üzerinde yarattığı etkiye ilişkin makaleleri eminim ki okumuşsundur. İlgilisin psikolojiye.
 
Geri