4- ``Halk Hareketi``nden Kesin Bir Şekilde Ayrı Ele Alınması Gereken
``Milli Hareket``in Özellikleri ve Komünistlerin Tavrı.
a) Millet nedir?
``Millet, hakim sınıflar dahil bütün sınıf ve tabakaları içine alır… Bunların içinde devrimden menfaati olan, devrim safında yer alan sınıf ve katmanlar olduğu gibi, devrime düşman olan ve devrimle karşı devrim arasında bocalayan sınıf ve tabakalar da vardır... millet, kapitalizmle birlikte, ``kapitalizmin yükselme çağı``nda ortaya çıkmıştır; sosyalizmin ileri bir aşamasında da yok olacaktır.... milletin kapsamı devrim aşamalarına bağlı değildir ..`` ( a.ge., sf. 193)
b) Milli hareketin özellikleri:
i- milli hareket sınırları belli bir tarihi alana yerleşmiştir. Batı Avrupa`da 1789-1871, Doğu Avrupa ve Asya`da ise 1905` de başlamıştır.
ii- milli hareketlerin tabii eğilimi milli devletlerin kurulması yönündedir.
iii- Özünde her zaman burjuvazinin damgasını taşımakta ve her şeyden önce burjuvazi için yararlı, onun tarafından özlenir bir hareket olmaktadır.
( a.g.e., sf. 209-210)
c) Ekim Devrimi sonrası Milli Hareketlerin durumu.
Ekim devrimi sonrası, ``Burjuvazi bütün dünyada halk hareketlerinden korkar hale gelmiştir. Bu yüzden Doğu Avrupa`da ve Asya`da milli hareketler sömürge yapıyı yarı-sömürge yapıyla değiştirmekten ileri gidemediler.
II. Dünya savaşından sonraki yeni çağımızda ise, ``az miktardaki eski sömürgelerde ve çok milletli devletlerde ezilen bağımlı ve uyruk milletlerin burjuvaları, bir kısım toprak ağaları, milli baskılara karşı ve milli devletler kurmak kurma amacı ile milli hareketlere girişmektedirler.`` .. bunlar, ``eski dönemin çağımıza devir ettiği yaygın olmayan ve çağımızı karakterize etmeyen ama yine de Marksist-Leninistlerin ele almak zorunda oldukları birer vakıadırlar. (a.g.e., sf. 213- 214)
d) Bu milli hareketlerin doğal eğilimi milli devletler kurulması yönündedir, ilerici ve demokratik bir muhteva taşırlar. Ama bunlar ister ayrı bir devlet kurmakla sonuçlansın, ister başka şekillerde sonuçlansın milli ve demokratik devrimi tamamlayamazlar.
(a.g.e., sf. 214)
e) Milli Hareketin Amacı nedir?
Milli baskının amacı, en genel ifadesiyle, ülkenin bütün pazarlarının, maddi zenginliklerinin rakipsiz hakimi olmaktır. Milli harekette buna karşı, ezilen ulusun burjuva ve toprak ağalarının ``iç pazarı`` ele geçirmesi amacına yönelir. Meselenin özü budur. (a.g.e., sf . 201 ve 212)
f) Milli hareketin Demokratik Muhtevası.
Milli hareket genel demokratik bir muhteva taşır. Çünkü, bir yönüyle ezen ulusun hakim sınıflarının zulmüne, zorbalığına, imtiyazlarına, bencil çıkarlarına karşı yönelmiştir. Milli baskının kaldırılması, milliyetler arasında eşitliğin sağlanması, hakim sınıfların imtiyazlarının kaldırılması, dil üzerindeki yasakların kaldırılması ve sınırlamaların son bulması, her alanda uluslar arasında eşitliğin ve ulusal devlet kurma hakkı eşitliğinin tanınması, bütün bunlar demokratik ve ilerici taleplerdir.
Proletarya, milli hareketlerin ezen ulus hakim sınıflarının milli zulmüne, zorbalığına, çıkarlarına karşı yönelen, her türlü milli baskının kalkmasını ve milletlerin eşitliğini hedef alan genel demokratik muhtevasını kesinlikle ve kayıtsız şartsız destekleyecektir.
(a.g.e., sf. 223 ve 227)
g) Milli Hareketlerin Gerici Muhtevası.
Milli harekette burjuvazinin asıl amacı kendi üstünlüklerini sağlamaktır. Pazara hakim olmaktır; bölgesindeki maddi zenginlikleri vs. .. kendi ulusal gelişmesini garanti altına almaktır. Burjuvazi ve milli harekete katıldığı ölçüde toprak ağaları kendi lehine eşitsizlik, kendi lehine imtiyaz isterler. Başka milletlerin demokratik haklarını kendi lehine gasbetmek ister. Çeşitli milliyetlerin proleterlerini ulusal çitlerle birbirinden ayırmak ister. .. vs. vs. Yani milli hareketlerin bir de milliyetçiliği güçlendirmeye, böylece burjuva ve toprak ağalarının üstünlük ve imtiyazlarını gerçekleştirmeye yönelen gerici muhtevası vardır.
Proletarya, bu eğilime asla ve asla destek olmayacaktır. Burjuva milliyetçiliğine yardım etmeyecektir. Ezilen ulusun burjuva ve toprak ağalarının gerici ve milliyetçi emellerine karşı mücadele edecektir. (a.g.e., sf. 227 ve 231)
h) Proletarya ezilen milletin ayrılmasını ne zaman destekler, ne zaman desteklemez?
Buna proletarya devrimin gelişmesi, güçlenmesi açısından bakar. Eğer ezilen milletin ayrı bir devlet kurması, ezilen ulusun yaşadığı bölgede proletarya önderliğinde demokratik halk devriminin gelişmesi ve başarıya ulaşması imkanını artıracaksa ayrılmayı destekler, yok geciktirecek, zorlaştıracaksa desteklemez.
Böylece İ. Kaypakkaya karşımıza Marksist-Leninistlerin proleter devrimleri çağı öncesi, burjuva demokratik devrimleri çağında milli meseleye bakış açısını olduğu gibi koruyan bir anlayışla çıkmaktadır.
Halk hareketinden bağımsız, ondan kesin olarak ayrılmış olarak ele aldığı milli harekete tüm yaklaşımı Marksist-Leninistlerin milli harekete burjuva demokratik devrimleri çağındaki yaklaşımıdır.
Milli hareketlere böylesi bir yaklaşımın proleter harekete vereceği zararlar sanırız yeterince açıktır.
İ .Kaypakkaya`nın milli harekete bu yaklaşımında emperyalizme verilen tek referans, emperyalizm çağında burjuvazinin gericileştiği, halk hareketinden korktuğu için bu milli hareketlerin sömürge yapıyı yarı-sömürge yapıyla değiştirmekten öteye gitmeyecekleri şeklindeki önerisidir.
``Milli Hareket``in Özellikleri ve Komünistlerin Tavrı.
a) Millet nedir?
``Millet, hakim sınıflar dahil bütün sınıf ve tabakaları içine alır… Bunların içinde devrimden menfaati olan, devrim safında yer alan sınıf ve katmanlar olduğu gibi, devrime düşman olan ve devrimle karşı devrim arasında bocalayan sınıf ve tabakalar da vardır... millet, kapitalizmle birlikte, ``kapitalizmin yükselme çağı``nda ortaya çıkmıştır; sosyalizmin ileri bir aşamasında da yok olacaktır.... milletin kapsamı devrim aşamalarına bağlı değildir ..`` ( a.ge., sf. 193)
b) Milli hareketin özellikleri:
i- milli hareket sınırları belli bir tarihi alana yerleşmiştir. Batı Avrupa`da 1789-1871, Doğu Avrupa ve Asya`da ise 1905` de başlamıştır.
ii- milli hareketlerin tabii eğilimi milli devletlerin kurulması yönündedir.
iii- Özünde her zaman burjuvazinin damgasını taşımakta ve her şeyden önce burjuvazi için yararlı, onun tarafından özlenir bir hareket olmaktadır.
( a.g.e., sf. 209-210)
c) Ekim Devrimi sonrası Milli Hareketlerin durumu.
Ekim devrimi sonrası, ``Burjuvazi bütün dünyada halk hareketlerinden korkar hale gelmiştir. Bu yüzden Doğu Avrupa`da ve Asya`da milli hareketler sömürge yapıyı yarı-sömürge yapıyla değiştirmekten ileri gidemediler.
II. Dünya savaşından sonraki yeni çağımızda ise, ``az miktardaki eski sömürgelerde ve çok milletli devletlerde ezilen bağımlı ve uyruk milletlerin burjuvaları, bir kısım toprak ağaları, milli baskılara karşı ve milli devletler kurmak kurma amacı ile milli hareketlere girişmektedirler.`` .. bunlar, ``eski dönemin çağımıza devir ettiği yaygın olmayan ve çağımızı karakterize etmeyen ama yine de Marksist-Leninistlerin ele almak zorunda oldukları birer vakıadırlar. (a.g.e., sf. 213- 214)
d) Bu milli hareketlerin doğal eğilimi milli devletler kurulması yönündedir, ilerici ve demokratik bir muhteva taşırlar. Ama bunlar ister ayrı bir devlet kurmakla sonuçlansın, ister başka şekillerde sonuçlansın milli ve demokratik devrimi tamamlayamazlar.
(a.g.e., sf. 214)
e) Milli Hareketin Amacı nedir?
Milli baskının amacı, en genel ifadesiyle, ülkenin bütün pazarlarının, maddi zenginliklerinin rakipsiz hakimi olmaktır. Milli harekette buna karşı, ezilen ulusun burjuva ve toprak ağalarının ``iç pazarı`` ele geçirmesi amacına yönelir. Meselenin özü budur. (a.g.e., sf . 201 ve 212)
f) Milli hareketin Demokratik Muhtevası.
Milli hareket genel demokratik bir muhteva taşır. Çünkü, bir yönüyle ezen ulusun hakim sınıflarının zulmüne, zorbalığına, imtiyazlarına, bencil çıkarlarına karşı yönelmiştir. Milli baskının kaldırılması, milliyetler arasında eşitliğin sağlanması, hakim sınıfların imtiyazlarının kaldırılması, dil üzerindeki yasakların kaldırılması ve sınırlamaların son bulması, her alanda uluslar arasında eşitliğin ve ulusal devlet kurma hakkı eşitliğinin tanınması, bütün bunlar demokratik ve ilerici taleplerdir.
Proletarya, milli hareketlerin ezen ulus hakim sınıflarının milli zulmüne, zorbalığına, çıkarlarına karşı yönelen, her türlü milli baskının kalkmasını ve milletlerin eşitliğini hedef alan genel demokratik muhtevasını kesinlikle ve kayıtsız şartsız destekleyecektir.
(a.g.e., sf. 223 ve 227)
g) Milli Hareketlerin Gerici Muhtevası.
Milli harekette burjuvazinin asıl amacı kendi üstünlüklerini sağlamaktır. Pazara hakim olmaktır; bölgesindeki maddi zenginlikleri vs. .. kendi ulusal gelişmesini garanti altına almaktır. Burjuvazi ve milli harekete katıldığı ölçüde toprak ağaları kendi lehine eşitsizlik, kendi lehine imtiyaz isterler. Başka milletlerin demokratik haklarını kendi lehine gasbetmek ister. Çeşitli milliyetlerin proleterlerini ulusal çitlerle birbirinden ayırmak ister. .. vs. vs. Yani milli hareketlerin bir de milliyetçiliği güçlendirmeye, böylece burjuva ve toprak ağalarının üstünlük ve imtiyazlarını gerçekleştirmeye yönelen gerici muhtevası vardır.
Proletarya, bu eğilime asla ve asla destek olmayacaktır. Burjuva milliyetçiliğine yardım etmeyecektir. Ezilen ulusun burjuva ve toprak ağalarının gerici ve milliyetçi emellerine karşı mücadele edecektir. (a.g.e., sf. 227 ve 231)
h) Proletarya ezilen milletin ayrılmasını ne zaman destekler, ne zaman desteklemez?
Buna proletarya devrimin gelişmesi, güçlenmesi açısından bakar. Eğer ezilen milletin ayrı bir devlet kurması, ezilen ulusun yaşadığı bölgede proletarya önderliğinde demokratik halk devriminin gelişmesi ve başarıya ulaşması imkanını artıracaksa ayrılmayı destekler, yok geciktirecek, zorlaştıracaksa desteklemez.
Böylece İ. Kaypakkaya karşımıza Marksist-Leninistlerin proleter devrimleri çağı öncesi, burjuva demokratik devrimleri çağında milli meseleye bakış açısını olduğu gibi koruyan bir anlayışla çıkmaktadır.
Halk hareketinden bağımsız, ondan kesin olarak ayrılmış olarak ele aldığı milli harekete tüm yaklaşımı Marksist-Leninistlerin milli harekete burjuva demokratik devrimleri çağındaki yaklaşımıdır.
Milli hareketlere böylesi bir yaklaşımın proleter harekete vereceği zararlar sanırız yeterince açıktır.
İ .Kaypakkaya`nın milli harekete bu yaklaşımında emperyalizme verilen tek referans, emperyalizm çağında burjuvazinin gericileştiği, halk hareketinden korktuğu için bu milli hareketlerin sömürge yapıyı yarı-sömürge yapıyla değiştirmekten öteye gitmeyecekleri şeklindeki önerisidir.