Hz. Muhammed Ay’ı ikiye bölmüş müdür?

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Hz. Muhammed Ay’ı ikiye bölmüş müdür?

İlgili ayet ve hadislerin doğru tercümesi, Ay’ın iki parçaya bölünüp, Hira Dağı’nın iki tarafına düştüğünü ima eder. Yani buna göre Ay, Hira Dağı’ndan daha küçüktür. Dünya’ya düşmüş, ama kimseyi incitmemiştir. Ayrıca aynı kaynaklara göre Mekkeliler buna tanıklık etmişler, fakat buna rağmen iman etmemişlerdir. Bu konuda astronomik deliller olduğu da dincilerin uydurmasıdır. Ay ikiye yarılıp dünyaya çarpsa, dünya üzerindeki yaşam sona ererdi. Yani bu iddia doğru değildir.

Kaynak : Aydın Türk - Propaganda Yayınları - Ateizmi Anlamak - sf.76
 
işaret parmağı ile ayı ikiye bölmüştür bunu görenler Muhammed bize büyü yaptı halbuki ay bölünmemiştir deyip inanmamışlardır. Sonrasında gelen bir kafileye sorulmuş hatta kafilenin telaşını görmüşlerdir. Kafile bu olaydan habersiz ayın 2 ye bölünmesini görmüştür ve bunu anlatmışlardır.

buna inanan inanır inanmayan bununla kalmaz şunlara da inanmaması gerek.

Hz. muhammedi öldürmek için evini kuşattıklarında eline bir avuç kum alıp yasin okuyup serpmesi ve düşmanlarının arasından geçip gitmesine de inanmaz.

hz. muhammedin Allah ile konuşmasına da inanmaz.

hz. muhammedin parmaklarından su aktığına da inanmaz,

hz. muhammedin kendinden uzun birisinin yanında ondan uzun göründüüğüne de inanmaz

hz. muhammedin düşmanlarından kaçarken saklandığı mağaraya örümceğin hemen ağ örmesi ve güvercinin yuva yapmasına da inanmaz.

İnanmaz da inanmaz yani (:
 
mucizeler de olmaz, sadece bilimsel gerçeklerle açıkla açıklayabilirsen .p
Yok ben her konuya dalmak istemiyorum sadece soru sordum :) Herşeyi bilimsel açıklasaydık bugun herkes islam dininde olurdu hem :)

Başka arkadaşlar yorum yapacaktır eminim
 
Bu şekilde açılan konuların ( sizden çok çok özür dileyerek) forumdaki üyeleri birbirine düşürdüğünü söyleyerek başlıyorum.

İnsanın yaradılışı da bir mucizedir.Bir aminoasit oluşumunu göze aldığımız zaman topraktan yaratıldığımız gerçeğini de doğru kabul edebiliriz.
Burada kesin yarmıştırı duyusal aklımla kesin vardır diyemesemde yukarıdaki açıklama gibi bu uydurmadır da diyemem.
Çünkü bu uydurmadır diyen kişi de, uydurma olduğunu görmedi , kanıtlayamadı sonuç olarak.
kalben inandığım bir şey .
 

Yok ben her konuya dalmak istemiyorum sadece soru sordum :) Herşeyi bilimsel açıklasaydık bugun herkes islam dininde olurdu hem :)

Başka arkadaşlar yorum yapacaktır eminim

evet başka arkadaşlar da yorum yapacak, sonra bi başkası vs vs.
birbirlerini ikna etmeye çalışırlarken tartışacaklar, uzlaşamıycaklar.
sonuç olarak kısır bi konu bu, hiç bi zaman sonuç alındığını görmedim.
 
fiziksel olarak böyle bir şey imkansız, düşünsene ay ikiye bölünüyor ve dünyaya düşüyor bunu sadece belirli bir kısım insan görüyor ve sonradan hiçbir şekilde iz emare kalmıyor ve ay tekrar birleşiyor ? geçtiğimiz yaz rusya'nın kazakistanda yaptıgı füze denemesini çok net bir şekilde canlı canlı tesadüf eseri gökyüzünde izledim, yakına bir yere ufo düştü heralde dedim :p ama olay binlerce km ötede gerçekleşti, bir de ayın ikiye bölünüp dünyaya düştüğünü düşün :P
iki ihtimal var; ya fiziksel olarak ay ikiye bölünmedi,peygamber efendimiz sadece bir kısım insanın öyle görmesini sağladı, ya da bahsedilen ayın ikiye bölünmesi aslında başka bir şeyi temsil ediyor.
üçüncü ihtimal de inanmayanlar için tamamen safsata oldugu.
 
Olayı sadece organik/maddesel yönden incelemeyin diye diye boğazım patlayacak birgün.Dinde mucize kavramı vardır,metafiziksel olaylar vardır.İnanmayanlarda zaten bunlara inanmıyor.Ne diye ısrarla ''Aaa bilim adamları x'i denedi öyle bişey imkansız'' türevlerinde yorumlar hala ortaya atarlar anlamam ki.Teizmde o kuralları koyanda Tanrı'dır zaten.Dolayısıyla onları altüst etmek,sonra dilerse tekrar eski haline getirmekte Tanrı'nın elindedir.
 
Buradaki dağın bir yanına düşmesi olayı tamamen göz yanılması olabilir. Bknz: Pizza kulesini eliylen ayağıylan sağa sola iteleyen işsiz turistler.

Ayrıca şöyle bir bilimsel açıklamada buldum yerseniz;


Uzay araştırmaları merkezi “Nasa” ayın ikiye ayrıldığını ve ardından bu iki yarığın birbiriyle birleştiğini rapor etmiştir. Amerika baskılı Arapça yayınlanan “el-Vatan” gazetesinin internet sayfası, Ürdünlü bir uzay araştırmacısından şöyle nakletme ve yazmaktadır: Yıllarca ay küresinin yörüngesinde araştırma yapan Amerika’ya ait “Kelemnetayn” adlı uzay gemisi ay küresinin yüzlerce yıl önce iki eşit parçaya ayrıldığı ve sonra birbiriyle birleştiği neticesine ulaşmıştır. Bu Ürdünlü araştırmacı Nasa’ya bir rapor yollayarak Müslümanların bu vakıanın bin dört yüz öncesi gerçekleştiğine inandıklarını ve bunu “ayın yarılması” adıyla Peygamber-i Ekrem’in (s.a.a) bir mucizesi olarak telaki ettiklerini kendilerine bildirmiştir.
 
sadece müslümanlar ve gayri müslimler arasında değil, müslümanların kendi aralarında da tartışılagelmiş ve hala tartışılan olaydır. kamer suresinin ilk ayetinde "saat yakınlaştı ve ay yarıldı" denir. bu ayette hz. muhammed'in ay'ı ikiye böldüğüne dair açık bir ibare yoktur.
Eğer kur'anın doğruluğunu kabul edersek kamer suresinin ilk ayetinin gelecekte olacak bir olayı anlatması bana daha muhtemel gibi geliyor. çünkü birçok ayette kıyamet günü meydana gelecek olaylarda güneş sisteminin başına gelecekler açıklanmakta ve bu açıklamalar modern astronominin güneş sisteminin sonu ile ilgili yaptığı tahminlerle örtüşmektedir.
 
Bu konuda nasıl bir açıklama yaparım diye düşünüyordum çünkü çok derin bir konu ve hocama sorma gereği duydum. Daha iyi anlatacağı için. Sizi ne kadar tatmin eder bilmiyorum.


Bu zaten mucizedir.. Allah'ın izniyle olmuş doğa üstü fizik üstü bir meseledir.. O yüzden bu tarz mucizevi bir meseleye bilimsel delil aramak yanlıştır çünkü bu bilimin açıklayabileceği bir mesele değildir.. Mucize mantıkla da açıklanmaz.. Bu Allah'ın insanların kalplerinde islam'ın hak din oluşu konusunda şüphe kalmasın diye yaptığı şeylerdir.. Kuran %80 i bilim adamlsri tarafindan kabul ve onaylanmistir. Geriye 20 oran kaliyor ve hala bu onaylanamiyor cunku bilim adamlari bile elinden bir sey gelemiyor gerisini onaylamak icin.. Yani bir ateisti ikna etmek için zaten böyle bir yöntem kullanılmaz.. Bunu açıklayarak inandırmak veya ikna etmek mümkün değildir.. Açıklamayı bırakalım müşrikler gözüyle olaya şahit olmalarına rağmen inkar etmiştir. O yüzden argüman yanlışlığı söz konusudur.. Bunlar kitabın ortalarıdır. Kitabın başından okunmaya başlanmazsa ortası anlamsız gelir.. O yüzden ateist birisine kitabın ortasından bir şey anlatmak onun işine yaramayacaktır ya da konuşmak.. Önce Allah'ın varlığı üzerine veya İslam'ın hak din oluşunun Kuran'daki delilleri üzerine konuşulmalıdır.. Zakir naik doktor ayrica bilim adamidir.. Yapmis oldugu arastirma sonucu kuranin 80 orani bilimsel olarak onaylandi.. ve diyorki bilim sadece onaylar onu onaylatmaya izin veren Allah ise onlar anlasin diye herseyi sebep uzerine yaratti ki anlamalari ve idrak etmeleri kolaylassin. Bu ay olayi ise sadece naso tarafindan tam net olmamamk uzere arastirmalaei var çatlaklar var diyorlar. Fakat zakir naik diyor ki bilim 2050 de dahada ilerlemis olacak belki o zaman imkanlarla daha iyi arastirmalar sonucundan buda kanitlanacaktir diyor..
 
Öncelikle Muhammed Diye Bahsettiğiniz Bir Peygamber Onun için Başlık da HZ. MUHAMMED (S.a.v) diye yazmamnıza sebep art niyetsiz bir şekilde aklınıza gelmediğini düşünmek içimi rahatlatır..
Nasa Bilimsel Araştırmaları Sonucu Ay'ın eşit parçalara bölündüğünü açıklamıştır Gerekli makalelerinde..
Aklî olarak mümkün olan, muhal oluşuna dair bir delil bulunmayan ve naklî deliller açısından katî sayılan bir hususun bilimsel ispatına ihtiyaç yoktur. Elbette böyle bir şeyin bilimsel olarak ispatlanması itminan ve imanın takviye edilmesi için faydalıdır.
 
Konu guzel lakin soru saçma ayet ve hadisle aciklama yapamayacagimiz konuyu dusunce yada kafamizdan sallayarakmi cevap vercegiz? Komik olmayin lutfen..
 
Öncelikle Muhammed Diye Bahsettiğiniz Bir Peygamber Onun için Başlık da HZ. MUHAMMED (S.a.v) diye yazmamnıza sebep art niyetsiz bir şekilde aklınıza gelmediğini düşünmek içimi rahatlatır..
Nasa Bilimsel Araştırmaları Sonucu Ay'ın eşit parçalara bölündüğünü açıklamıştır Gerekli makalelerinde..
Aklî olarak mümkün olan, muhal oluşuna dair bir delil bulunmayan ve naklî deliller açısından katî sayılan bir hususun bilimsel ispatına ihtiyaç yoktur. Elbette böyle bir şeyin bilimsel olarak ispatlanması itminan ve imanın takviye edilmesi için faydalıdır.

Allah inanci olmayan bir insan peygamber efendimize nasil saygi duyabilir ?
 
İslam’a, Kur’ana uymak, dini öğrenmek yada anlamak meal ve tefsir okumakla değil, ancak hak olan bir mezhebe uymak ve bu mezhebe ait hükümleri öğrenmekle olur.Bu konularda cevap verecek kadar ne alimliğim var ne ilmim var.Saygıyı ihmal etmeden konularınızı açmanızı rica ediyorum.Hitap şekli hiç yerinde değil
 


Allah inanci olmayan bir insan peygamber efendimize nasil saygi duyabilir ?

Bence kimsenin peygambere bir saygısızlık yaptığı yok bu konuda. İsminin başına "Hz.", sonuna (s.a.v.) koymakla olmaz saygı işleri. Burada ne peygambere hakaret var nede saygısız bir söz. Havadan nem kapıyorsunuz, kusura bakmayın.
 
Bence kimsenin peygambere bir saygısızlık yaptığı yok bu konuda. İsminin başına "Hz.", sonuna (s.a.v.) koymakla olmaz saygı işleri. Burada ne peygambere hakaret var nede saygısız bir söz. Havadan nem kapıyorsunuz, kusura bakmayın.

Hakaret ifadesi kullandimmi? Ayrica biriyle tanistiginiz yada birine seslendiginizde
Bey yada bayan diye saygi geregi ifadeler kullanilir sanirim siz lanli lunlu konuşuyorsunuz.
 


Hakaret ifadesi kullandimmi? Ayrica biriyle tanistiginiz yada birine seslendiginizde
Bey yada bayan diye saygi geregi ifadeler kullanilir sanirim siz lanli lunlu konuşuyorsunuz.

Şimdi konunun "lan"lı "lun"lu konuşmayla bir alakası yok ki ben burada "lan-lun" gibi bir şey de kullanmadım. Ayrıca bilen bilir benim saygı konusunda ne kadar hassas olduğumu ve herkese gerektiği ölçüde saygı gösterdiğimi. Sonrasında birinin birine tanışma yada yeterli samimiyet olmaması icabıyla "bey-bayan" demesi ile bir peygambere hazreti denilmesi arasında kıyaslanamaz bir fark vardır, elma ile armudu kıyaslamayın lütfen. Ha eğer sizin için peygamber alelade tanışılan yada seslenilen bir insandan farklı değilse o zaman sıkıntı yok, lakin bundan sonra "peygamber olan biri hakkında konuşurken sözlerinize dikkat edin" tarzı yorumlarda bulunmanız sizin çelişkiniz olur. Yok eğer siz de peygamber sıfatının hakkına göre düşünüyorsanız, zaten bu yaptığınız kıyas elma-armut ikilisi.

Sonrasında hakaret ifadesi kullandım mı sorunuzdan benim önergemi anlamadığınızı açıkça görebiliyorum. Dediğim buydu, -eğer direk saldırmış olmasaydınız, çok daha sakin bir şekilde tekrar ve tekrar açıklamaktan çekinmezdim ama şu anda külfet olarak görüyorum bu açıklamayı- bir peygambere saygı göstermek ismini Hz. Muhammed (s.a.v.) şeklinde yazmaktan ibaret değildir ki başlıkta da Peygamber Muhammed demiş. Yani bu bir Arapça takıntısı/yanılgısından başka bir şey değil. Arapça'da hazreti "sayın, saygın" demektir. Eminim ki ben yada başka biri bu konu altında Sayın Muhammed diye bahsetseydik, peygambere hakaret diyecektiniz, dalga geçiyoruz zannedecektiniz. Sonrasında hakaret olayına gelince, ben şunu öne sürdüm biri peygambere hakaret etmedikçe ne bileyim uygunsuz benzetmeler yapmadıkça bunların dışında kalan hiçbir şey "saygısızlık" kapsamına girmiyor. Ki bu hukuken de toplumsal açıdan da böyledir.

Anlaşılır olsun diye örnek veriyorum. Benim Maria Puder'e Serap yada Serap hanım demem ona duyduğum saygıyla bağdaştırılamaz veya ondan bahsederken Serap demem ona saygısızlık yaptığım manasına gelmez. Hoş ben üstteki mesajı atarken sizin "hazreti" kelimesinin anlamını bildiğinizi varsayıyordum ama yanılmışım. Tabii bu normal insanlar üstünden bir örnek, söz konusu bir peygamber iken daha soyut düşünmemiz gerekir. Çünkü inanç iman kalpte biten şeylerdir. İsteyen Hazreti Muhammed der, isteyen Muhammed Peygamber der, isteyen Hazreti Muhammed (s.a.v.) der. Hatta size şöyle bir örnek vereyim, İngilizce hadis kitaplarında (ki bunlar ünlü Müslüman alimlerin direktifleriyle hazırlanmıştır) peygamberden bahsedilirken "Muhammed the Prophet" yani "Peygamber Muhammed" olarak geçer. Ki düzgün ve tam bir Türkçe ile hazırlanan her dini metinde peygamberlerin isimleri bu şekilde yazılır, çünkü tekrar ediyorum hazreti Arapça bir saygı ifadesinden başka bir şey değildir. Japon bir Müslüman peygamberden "Muhammed-sama" diye bahseder, saygısızlık mı bu? Sadece bizim "koyu" Müslümanlarımızın Arapça sevdası.
 
Geri