Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Yalnızlıklarını paylaşmak için sana gelen insanlar var, sonra o yalnızlıktan kurtulduktan sonra geldikleri gibi giderler tabi ki. Nereye baksan yalancı ve riyakar yüzler
Uykudan uyanınca rüya görüyor gibiyim. Herşey yalan ve sahte geliyor. Aldatmacalar hileler arkandan dönen dolaplar. Hep bir menfaat hissediyorum seziyorum insanlarda. Nereye baksan iki yüzlülük. Ama uyuyunca gerçekten yaşadığımı hissediyorum. Sadece kendimin olduğu bir dünya için sadece temiz olan zaman için tekrar uyumak lazım
Uyuyor, uyanıyor işe gidiyoruz.
Sanki her şey normalmiş gibi yaşamaya devam ediyoruz.
Acı bizden uzak olduğunda yok sayıyoruz, olmamış gibi davranıyoruz.
Kendi gündelik sorunlarımıza takılıp kalıyoruz.
Sıkışan trafik, sizi anlamayan insanlar.
Hayat böyle akmıyor ki!
Hayat Tezcan'ın Anası Ayşe Teyze' nin dediği bir cümlede sekteye uğruyor.
"OĞLUM YÜZME DE BİLMEZDİ, SUYUN İÇİNDE NE YAPTI?
Boyumuzu geçiyor sözün ağırlığı.
Lastik papuçlu kadınların ayakları altında çiğneniyor belki her şey.
Boruyu düzeltmek için toprağı elleri ile kazan ananın elini boğazınızda hissetmiyor musunuz?
Biz unuttuk mu sedyeyi kirletmemek için çizmesini çıkarmaya çalışanı, kolunda üç kuruşluk saat takan madenci ile milyarlık saat takıp bakan diye ortalıkta gezinen OROSBU ÇOCUKLARINI
Düşünmek zehir gibi, yakıyor canımı, ruhumu bedenimi uyutmuyor.
Velhasıl kelam canım yanıyor çok yanıyor.
yalnızlıktan kudurmuş bir çocuğun arabaların kaportasını anahtarla çizmesi gibi ruhumun kemirilişi de hep sinsiceydi. buna rağmen ansızın berraklaştığı oluyor bulanık günlerin hâlâ soğuk biralar oluyor güzel kızlar oluyor. yağmurdan sonra saçlarını havluyla kurulaman gibi olmuyor tabii o kalibrede sevda görmedim. öptüm ama içime çekmedim.
Ben unutmak istiyorum. Ne zaman unutmak istesem herşeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net. Unutamıyorum, kendimi unutuyorum herşeyi unutuyorum ama işte onları unutamıyorum lan o amına koduğumun olayını unutamıyorum ben lan unutamıyorum lan
Gidenler bizden hep bir parça götürürler
O parçanın yerinde de derin izler kalır
Herkesin bir yara izi vardır
İnsanlardan gizlemeye çalıştığı saklamak için çok uğraştığı bir yara izi
Herkesin bir yara izi vardır
Kimseye dokundurtmayacak kadar güzel olan
Baktıkça nefes alabiliyor olmanın kıymetini anlamanı sağlayacak bir yara izi
Bu izlerle yaşamaya alışırsın
Bir sabah belki gün doğarken baktığında dışarı yaşamayı yeniden sevebilirsin
Ve bir gün elbet birileri o yara izlerine dokunur
Acın da biraz olsun hafiflemeye başlar...
.. akşam havasını çektim içime, sanki böyle bir şeyler yanmış da hoş bir koku bırakmış gibiydi arkasında, derin bir nefes aldım. Şeytan diyordu ki vefasızın birine âşık ol o tatlı havada, ondan sonra da kollarını göğsünde kavuşturup hayatını bombok edişini gülümseyerek seyret bir kenardan.
Bu gördüğün cüretkâr tavır,
Arkasında kaç kahır saklıyor?
Ana caddeye açılan sokaklardan değilim,
Bana hiç değişmeyen şeyler kalıyor.
Aklımda bir garip bahar özlemi,
Fikrimde mutsuz sonların vazgeçilmez etkisi.
Bir kırmızı, bir karanlık içindeyiz.
Kırmızıyı ben çözerim, karanlığı kim süpürür bilmem.
Hiçbir şey şaşırtmaz beni,
Hayat mıdır zaman mıdır, bilmem.
Susarak, kaçarak, içerek, uzaklara dalarak, düşünmemeye çalışarak.
Sahte geyik muhabbetlerine sahte kahkahalar atarak, çok mutluymuş gibi gözüküp,
Geceleri o lanet yatağa yattığında dişlerini sıkarak,
Bağıra bağıra susarak yaşar acısını.
Erkek adam; Nasıl öldüğünü hiç belli eder mi ?
En büyük aşklar bitiyor, bir pet şişe beş yüz yıl yaşıyor, peki sen şimdi niye öldün ki martıcık? Elektrik gelince mumları kim üfleyecek şimdi? Sabah olunca sinek ilacını fişten kim çekecek? Kim kapatacak ruhlarımızdaki o derin çatlağı? Yaralanan gururlarımızın acısını kim hafifletecek? Sıra ne zaman mutluluğa gelecek ya da iyiliğe ve adalete?