Şimdi burada işi romantizme döken, sözümona “mutlu eden kahvaltı değildir, mutlu zeytinlerdir vs” minvalinde yorumlayanları öncelikle pistten alalım.
Yatağa kahvaltı girdi mi öncelikle tüm ekmek kırıntılarının bu yeni mekanı hane olarak bilmesi kaçınılmazdır. Umut Sarıkaya tipi mutsuzluk tamamlarına benzer şekilde o kırıntıların bir tarafınıza girmesi de olağandır. Ben bile bu ultra kafir halimle “ulan çarpılırız şimdi” diyebiliyorken diğerlerini anlamakta güçlük çekiyorum. Üstelik elini yüzünü yıkamamış, cam açılıp oda havalandırılmamış, çapaklı pis gözlerle yapılan vıcık vıcık bir romantizmin çekilebilir bir yanı yok…