Halil Cibran Şiirleri

Konu sahibi son olarak 15 gün önce görüldü
Bir yürektir tutuşmuş, bir can'dır büyülenmiş.Ne göze görünür bir tasarım, ne de kulaklarınızın duyacağı bir türküdür.
Ne ağacın soyulan kabuğunun altından akan öz suyu, ne de bir pençeye takılmış kanattır.
Sonsuza değin çiçekli kalacak bir bahçe, sonsuza değin gezinecek bir melekler birliğidir.
Ey Orphalese halkı, Güzel hayatın kendi kutsanmış çehresini örten peçeyi kaldırmasıyla görülen hayattır.
Oysa hayat da, peçe de sizsiniz.
Güzel, bir aynadan kendini seyreden sonsuzluktur.
Oysa, sonsuzluk da, ayna da sizsiniz.

Halil CİBRAN
 
Akıl ve muhakemenin, tutku ve iştihâların savaş meydanı, ruhtur. Bu ruhun dümeni ve yelkeni ise, akıl ve tutkudur.* İnsan bu dümene ve yelkene muhtaçtır. İkisinden biri diye tercih yapılmamalıdır. Akıl, tek başına sınırlayıcı; tutku ise, insanın mahvına neden olan bir ateştir. Birine diğerinden daha fazla hürmet gösterilmemelidir.
 
Özgürlük tahtı önünde ağaçlar, meltemin dokunuşuyla titriyorlar. Özgürlüğün heybeti karşısında güneş ve ay ışığıyla seviniyorlar. Serçeler, özgürlüğü işitmek için ötüşüyor, çiçekler özgürlük ortamında nefeslerinin kokusunu yayıyor... Yeryüzündeki herşey, özgürlük şeref ve sevinciyle dolu tabiat kanunlarıyla yaşıyor...
Oysa insanlar bu nimetten ne kadar yoksun! Çünkü insanlar, evrensel ilahi ruhlarına sınırlı kanunlar koydular. Bedenleri ve ruhları için acımasız kanunlar çıkardılar. Eğilim ve duyguları için korkunç ve dar zindanlar yaptılar. Kalpleri ve akılları için derin ve karanlık mezarlar kazdılar. Aralarından birisi kalksa, toplumsal kurallara ve kanunlara karşı çıksa, hemen onun isyankar, aşağılık, toplumdan sürülmeye layık, rezil ve ölümü hak eden birisi olduğunu söylerler...
Ancak sevgiyle yaşamak ve sevgi için yaşamak dururken, bir insan, ömrünün sonuna ya da zaman onu azat edinceye kadar kendi koyduğu geçersiz kanunların kölesi olarak kalabilir mi? Dikenler ve kafatasları arasında kendi bedeninin gölgesini görmemek için gözlerini yere dikerek ya da yüzünü güneşe dönerek sonsuza kadar durabilir mi?
 
Neden kendinize karşı savaşıyorsunuz, neden kalbiniz bedeninize karşı savaşıyor, neden Tanrı sizleri özgür yaratmışken sizi köle etmek isteyenlere yardım ediyorsunuz?
 
Ey benim güzel ölüm meleğim! gel artık; ruhum seni özlüyor. yanıma sokul ve yaşamın zincirlerini aç çünkü onları ayaklarımda sürümekten bıktım. ey benim güzel ölüm meleğim!
gel artık ve onlara meleklerin dilini anlatmaya çalıştığım için bana yadsıyarak bakan komşularımdan uzaklara götür beni. acele et ey barışçıl ölüm meleği! ve onlar gibi zavallı olmadığım için beni bu izbeliğin bir köşesine terk etmiş olan kalabalıktan uzaklara taşı. gel ey barışçıl ölüm Meleği!*
 
Benim sevgimi ve arzumu uyandıran her güzellik insanın düşünce yapısına göre bir rezillik; özlemini çektiğim her iyilik onun yargılarına göre bir hiç.
 
"Hey insan yüreği ,kadın senin kendi yansımandır ve sen ne olursan ol,o odur; nerede yaşıyorsan o oradadır;o din gibidir,cehalet tarafından değişik yorumlanmadıkça, ve ay gibidir ,bulutlar örtmedikçe ve esinti gibidir ahlaksızca zehirlenmedikçe.
 
Bırak beni uyuyayım; çünkü ruhum aşkla sarhoş,
ve bırak beni dinleneyim; çünkü ruhum günler,
ve geceler boyu bağışlanıp durdu.
bırak beni,uykunun koynunda dinleneyim,çünkü açıkgözlerim yorgun.
 
Dostunuz ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda olandır.

Ermiş,*Halil Cibran
 
Şimdi biliyorum artık,bütünün bir parçasıyım ben;kürenin bir parçası...nereye uyduğumu artık keşfettim:Ben bir bakıma küreyim ve küre de ben."

Ermiş,*Halil Cibra
 
Ve adaletin ne olduğunu söyleyen sizler,tüm bu eylemlerinizde ışığın aydınlığı altında bakmadan,başkalarına nasıl adalet dağıtacaksınız?

Ermiş,*Halil Cibran
 
Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi değil... Zira kendi düşünceleri var onların.

Ermiş, Halil Cibran
 
Geri