Halil Cibran Şiirleri

Konu sahibi son olarak 5 gün önce görüldü
İnsanların kalbindeki merhamet ile zulüm, tıpkı bu korkunç gecede gökyüzündeki şedit hava olayları gibi sürekli savaş hâlindedir. Fakat merhamet kutsal olduğu için zulmün üstesinden gelir.

Kalbinizdeki merhametin, kalbinizdeki zulme galip gelmesi temennisiyle..

Halil Cibran
 
Bir insanın gerçeği, sana açıldığı kadar değil içinde sakladığı, sana açılamadığı kadardır. bu yüzden, onu anlayacaksan ne dediğine değil, ne demediğine kulak vermeye çalış.

Halil Cibran
 
Şu mutluluğu, görkemi ve hâkimiyeti temsil eden evlere iyi bak; onlar dert ve ıstırap mağaralarından başka bir şey değiller.

Halil Cibran
 
İnsanlar, sessizliğin onlara neleri ifşa ettiği anlasaydı Tanrı'ya vadidaleki çiçekler kadar yakın olurlardı. "
*Halil Cibran
 
Söylediğin her şeyi yapacağım. Ruhumu senin için bir zarfa koyacağım. Kalbim güzelliğine barınak, göğsüm ise acılarına mezar olacak. Seni seveceğim. Çimenlerin baharı sevdiği gibi seveceğim seni, çiçeğin güneşi sevdiği gibi. Kilisenin çanlarının sokakları çınlattığı gibi ismini anacağım. Deniz kıyısına oturup dalgaların hikayesini dinler gibi dinleyeceğim ruhunun anlattıklarını.

Halil Cibran
 
Kalplerimizden geçtiğinde bizi sarsan ve korkutan bu duygu Ay’ın Dünya’nın etrafında, Güneş’in de Tanrı’nın etrafında dönmesinde yol gösteren bir doğa kanunudur.

Halil Cibran
 
Aşkın gelip de kalbimin kapılarını açtığı, köşe bucak aydınlattığı o güne kadar, benim acılarım bir türlü Bilginin dünyasına ulaşamıyordu. Aşk dilimi çözdü konuşmaya başladım. Gözlerimi açtı da gözyaşı döktüm. Göğsümü açtı da iç geçirdim.

Halil Cibran
 
Eğer Tanrı'yı bilmek isterseniz, bilmece çözmeye girişmeyin. Onun yerine çevrenize bakın, O'nu çocuklarınızla oynarken göreceksiniz.
 
Gerçek güzellik, yeryüzünün derinliklerinden gelen, çiçeğe rengini ve kokusunu veren hayat gibi ruhun en gizli yanlarından yayılan ve bedeni ışıtan bir pırıltıdır.

*Halil Cibran
 
Büyük krallıkların yıkılmasına sebep olan büyük savaşlar bir kişinin aklında ortaya çıkan bir fikirdi. İnsanlığın gidişini değiştiren üstün öğretiler, çevresinden dehasıyla ayrılan bir insanın düşüncesiydi. Tek bir düşünce Piramitleri inşa ettirdi, İslamiyeti kurdu, İskenderiye kütüphanesinin yanıp kül olmasına neden oldu.

Halil Cibran
 
Kader bir anda gelir, kaygı getirerek; sana korkunç gözlerle bakar, boğazına keskin parmaklarıyla sarılır, seni yere fırlatır ve üzerine demir kaplı ayaklarıyla tepinir; kahkaha atar ve yürür gider, ama sonra yaptıklarından pişmanlık duyar ve iyi talih yoluyla onu bağışlamanı ister. İpeksi ellerini uzatır ve seni yükseklere çıkarır, sana Umut şarkısını söyler ve dertlerini unutmanı sağlar. Sana güven ve hırs duyman için yeni heyecan yaratır.

Halil Cibran
 
Siz benim dediklerimi anlayamazsınız. Çünkü karanlıklar, yıldızların ezgilerini anlayamaz.

Halil Cibran
 
Kadın toprağın kalbinden gelen bir kaynak gibidir ve kıvrılarak alçaklarda akar, ama denize açılan yolu bulamadığından üzerinde pırıldayan yıldızları ve parlak ayı yansıtan sakin bir göle döner

Halil Cibran
 
- "... Bizim aşk olarak isimlendirdiğimiz nedir?
Çağların ardına gizlenmiş, görünenlerin arkasına saklanmış, varlığın gizine yerleşmiş bu gizli sır nedir, bana haber verin.
Tüm sonuçların sebebi, tüm sebeplerin sonucu olarak gelen bu belirsiz mefhum nedir?
Bu, ölümü ve hayatı yiyen ve onlardan, hayattan daha tuhaf, ölümden daha derin bir rüya çıkaran uyanıklık nedir?
Haber verin ey insanlar, bana haber verin, aranızda aşk parmak uçlarıyla ruhuna dokunduğu zaman hayat uykusundan uyanmayan var mıdır?
Aranızda, kendisine kalbinin sevdiği bir kız seslendiğinde babasını, anasını, doğduğu yeri terk etmeyen var mıdır?.."

Halil Cibran
 
- "... Gecenin sessizliğinde yatağımın etrafında çırpan bu kanatlar nedir? Bilmediğimi bekleyerek, işitmediğime kulak vererek, görmediğime gözlerimi dikerek, anlamadığımı düşünerek, farkında olmadığımı hissederek, inlemenin içinde benim nezdimde kahkaha ve sevinç seslerinden daha sevimli olan kaygılar olduğu için ah çekerek, güneş doğup da odamın köşeleri ışıkla doluncaya değin beni öldüren, dirilten sonra yine öldüren ve dirilten görünmeyen bir güce teslim olarak sabahlarım. Kurumuş gözkapaklarım arasında uyanıklığın hayalleri titreşirken ve taştan yatağımda düşlerin gölgeleri gezinirken artık uyurum..."

Halil Cibran
 
"Yaşam, geçip gitmiş ve izleri silinmiş bir mâzi mi? Yoksa mâziye yapışarak kaçan bir şimdi mi? Ya da ancak geçtiği ve şimdi yahut mâzi olduğu zaman bir anlamı olan bir gelecek mi?"

Halil Cibran
 
Yalnızlığı istedim, çünkü nezaketi zayıflığın bir parçası, hoşgörüyü ödlekliğin bir türü, yücelmeyi böbürlenmenin bir çeşidi kabul eden kalabalığın terbiyesinden usandım.

Halil Cibran
 
Riya manikür yaptırsa da riyadır, aldatıcılık teni yumuşacık olsa da aldatıcılıktır, yalan ipek giyse saraylarda otursa da doğruya dönüşmez, hile trene binse balona binse de doğruluk haline gelmez, açgözlülük mesafeleri ölçse, elementleri tartsa da kanaata evrilmez, suçlar fabrikalarda laboratuarlar arasında gezse de erdemler durumuna gelmez.

Halil Cibran
 
Nisyanın köşelerinde gizli kalmış suskun bir düşünceydik,fezanın derinliklerinin titrediği bir kez olduk.

Külle kefenlenmiş küçük bir kıvılcımdık,vadi boylarında tutuşan bir ateş olduk.

Halil Cibran
 
Geri