Günlük Hadi bakalim..

  • Kullanıcı W
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti



Sarki aslinda o donemin muzik piyasasinda gecen sarkilardan ve uzuuun reklamlardan ve siyasi olay ve gelismerden bahsediyor ve ti'ye aliniyor, donemin tv kanallarinin 6 kanal olusundan, genclerin nasil aptallastigini anlatiyor.
Tek anlamadigim sey " tobanktan mi gelion da kiz sen namuslu musun " sozu. Meger o da "Tokkattan mi geliyon" sarkisina itafenmis.

Simdi gunumuzde sarki uyusturucuya ozendirilmekten yasaklanabilir gundeme gelse .)
 
Michael Jackson'un Elizabeth Taylor'a yaptigi evlilik teklifinin red edilmesinden sonra yapilmis bir sarki diyorlar ama bence tamamen yalan, ne Elizabeth teyze Liberyali ne de aralarinda ask varmis.... sarkiya yogunlasin....


 
Billie Holiday ve Arthur Herzog jr. tarafından yazılan 1944 tarihli bir caz şarkısıdır. Rivayetlere göre, Holiday, bu şarkıyı, kocası jimmy Monroe bir gün eve geldiğinde gömleğinde gördüğü ruj izi nedeniyle yazmıştır.

 
1977'de Led Zeppelin solisti Robert Plant trajik bir kayıp yaşadı: 5 yaşındaki oğlu Karac'ın mide hastalığına yakalandıktan sonra ölmesi. Efsanevi grup Plant yıkıcı haberi aldığında New Orleans'ta bir tur durağındaydı. Doğal olarak, Plant ailesiyle birlikte olmak için eve koşarken tur iptal edildi. Robert Plant'in oğlunun ölümünden sonra yazdığı; doğum, yaşam, ölüm ve yeniden doğum döngüsünü işleyen Led Zeppelin şarkısıdır All My Love. 1979 yılında Stockholm'de polar studios'ta tek seferde kaydedilmiştir. Robert Plant'in duygusal olarak bu şarkının sözlerini ikinci bir kayıtta tekrar edemediği rivayet edilir. Bir babanın ölen oğlu için yazabileceği en güzel ağıtlardan biridir aynı zamanda.

 
  • Beğen
Tepkiler: W
Bir adamın katetmesi gereken ne kadar yol var
Ona erkek demeniz için
Evet, ve kaç deniz aşmalı beyaz bir güvercin
Kumlarda uyumadan önce
Evet, ve top gülleleri kaç kez atılmalı
Sonsuza dek yasaklanmalarından önce
Cevap, dostum, rüzgarla esiyor
Cevap rüzgarda uçuyor
Bir adam kaç kez yukarı bakmalı
Gökyüzünü görebilmesi için
Evet, ve bir adamın kaç kulağı olmalı
İnsanların ağladığını duyabilmesi için
Evet, ve kaç ölüm olmalı onun bilmesi için
Ne kadar çok insanın öldüğünü?
Cevap, dostum, rüzgarda esiyor
Cevap rüzgarda uçuyor
Kaç yıl geçmeli bir dağın varolabilmesi için
Suyla yıkılmaması için
Evet ve kaç yıl geçmeli bazı insanların yaşayabilmesi için
Özgür olmaları için izin verilmeden önce
Evet ve bir adam kaç kere çevirebilir başını
Sadece görmemek için
Cevap, dostum, rüzgarda esiyor
Cevap rüzgarda uçuyor

Bob Cohen şarkının oluşum sürecini şöyle anlatmaktadır:

“Çok dramatik ve güzel bir şarkıydı, oldukça da etkileyiciydi. Ve Dylan bu şarkıyı ve söylediğimiz diğer şarkıları duydu. Bir süre sonra bir gün, bize ‘aşağı gelin’ diye seslendi. O günlerde Gerde’nin bodrumunu kullanıyorduk, bodrum farelerle ve diğer şeylerle doluydu. Dylan gitarını alır ve yeni bir şarkı yazdığında bizi aşağıya çağırırdı. Aşağı indiğimizde bir yandan yazıyor bir yandan söylüyordu: “How many roads must a man walk down before you can call him a man?”

“Blowin’ in the Wind” in ilk stüdyo kaydını The New World Singers yaptı. Dylan daha sonra bu şarkıyı bir benzin istasyonunun karşısındaki kafede sadece 10 dakikada yazdığını söyleyecekti. Dylan’ın menajeri Albert Grossman şarkıyı menajerliğini yaptığı bir üçlüye verdi: Peter, Paul& Mary.

Dylan’ın kendi versiyonu, 1963 yılında yapılan Dylan’ın ikinci albümündeydi: ‘Freewheelin’ Bob Dylan’. Albümün kapağında New York sokaklarında sevgilisi Suze Rotolo ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafı bulunmaktaydı.

The Freewheelin' Bob Dylan" 1963'te piyasaya çıktığında, Dylan, en iyi olma yoluna çıkmıştı. Dylan savaşların anlamsızlığından, Tanrı’dan, adaletsizlikten, seksten, aşktan, sevgiden bahsetmiştir.


“Blowing’ in the wind” hızlı bir şekilde Sivil Haklar Hareketi'nin marşı haline gelmişti.

Şarkıyı, 1963 baharında Mississipi Greenwood’daki seçmen kaydı mitinginde Dylan bizzat kendisi seslendirdi. Aynı yılın ağustos ayında; Martin Luther King o meşhur ‘I have a dream’ konuşmasını yapmadan sadece birkaç saat önce; Peter, Paul & Mary şarkıyı Lincoln Anıtı’nın merdivenlerinde çalıp söylediler. Peter Yarrow ise Selma’dan Montgomery’ye yapılan yürüyüşte bu şarkıyı söylediğini hatırlıyor:

Bob Dylan 1978’de gazeteci Marc Rowland’a “Blowin’ in the Wind’ in spiritüel bir şarkı olduğunu, şarkıyı benzer şekilde spiritüel bir şarkı olan ‘No More Auction Block’ isimli şarkıdan aldığını, “Blowin’ in the Wind”in de aynı duyguyu takip ettiğini söyledi.



 
  • Beğen
Tepkiler: W
papanın resmini parçaladı.. Albümlerini protesto için sokaklarda parçaladılar. bir sürü kere tehdit edildi.. Medyanın bir kısmı onu boykot etti.. Yılmadı, o her zaman dünyanın en asil kadınlarından.. Eli öpülesi kadın
@Sirius sana gelsin :)


Baslik bulamadigimdan, uzun sure bu konuyu acamadim. Kararsiz kalislarim yuzunden, yazmayi dusundugum ve erteledigim bu konuyu bugun ''hadi bakalim'' diyerek aciyorum.
Ben her sarkinin bir hikayesi, bir ruhu yansittigina inanirim. Donemin olaylari o sarkiya yansir ve o gunun sartlariyla bir klip cekilir.


Kisi ''Sinead O Connor''. Asik oldugum, gozumde cokca buyuttugum insanlardan biri.
Ailesinden gordugu siddet,gecirdigi kanser hastaligi,evladinin elinden alinmak istenmesi, ve yokluk bu kadini daha guclu biri yapmis. Layik goruldugu odulu red edecek kadar gururlu. Savas karsiti gosterdigi tavri,kilise tecavuzlerine gosterdigi tepki ile gonlumde taht kurmus bir hatun.
Bir insana kisa sac bu kadar mi yakisir ? Bir sarki bu kadar mi guzel ve icten soylenir ?
Meme popo gostermeden, yillarca hit kalmis ve kalacak olan bu sarkiyi omrumde kac kez dinledim sayisini bilmiyorum.
 
çok hüzünlü bir dönemim var, 10 yıl önce. o dönem ezginin günlüğü dinliyorum çok fazla. dinlendiriyor beni. en çok iki şarkısı var onları dinliyorum. sonraları unutuyorum, iyileşiyorum. ama o dönem rutinim olan şeylerden uzak durdum bir süre. mesela o dönemki parfümümü kullanmadım hiç. bir süre o dönem dinlediğim şarkıları da dinlemedim. ezginin günlüğü dinlemeyi bırakmadım hiç, olur mu. o spesifik iki şarkıyı dinlemedim bilinçli. sonra da unuttum gitti. birkaç sene önce @malumatfuruş paylaşmıştı o şarkılardan birini. şey kısmını hatırlamıyorum, beni mi etiketlemişti, yoksa sadece paylaşmış mıydı, bu kısım net değil. yıllar sonra ilk kez dinlemiştim galiba, garip ki şarkının güzelliğinin verdiği hoşnutluk dışında bir şey hissetmedim. bu şarkının bendeki hikayesi de budur. her şey geçer, ne güzel bir şey bu.

 
  • Kalp Gözler
Tepkiler: W
Biz tuhaf bir milletiz aglaya aglaya turku soyleriz.. bu turku'nun hikayesi cok aci oldugu icin paylasma geregi hissettim.

Su yaziya denk geldim ;

O kahreden olay 4 Nisan 1953 yılında yaşanmıştı. Çanakkale Boğazı açıklarında Lara bunu açıklarında Türk donanmasına ait Dumlupınar denizaltısı, uzun ve yorucu bir görevden sonra donanmasıyla birlikte istirahata çekilmek üzere limana yanaşıyordu.

Hava şartları çok kötüydü, sis vardı, yağmur vardı... İstirahati hayal eden donanma limana yaklaşırken çok büyük bir gürültüyle sarsıldılar. Denizaltı İsveç donanmasına ait bir şileple çarpışmıştı. O sırada 8 kişi güvertedeydi ve bunlardan 2'si pervaneye takılarak öldü, 1'i boğularak öldü, 5 kişi ise kurtarılabildi. Geminin içerisinde ise 81 mürettebat vardı ve sadece 22 kişi torpidoya saklanarak kurtulmayı başarmışlardı, tabi ki kendilerini bekleyen daha kötü bir sondan habersizce.

Denizaltı denizin dibini boylamıştı. Topridodaki 22 kişi yüzeye bir şamandıra fırlatarak içerisindeki telefon kablosu aracılığıyla merkezle iletişime geçtiler. Olayı anlata mürettebatta merkezden cevap gelmişti "Gerekmedikçe konuşmayın, türkü söylemeyin ve sigara içmeyin"

Kahraman askerler olacaklardna habersiz bir şekilde ülkelerinin kendilerini kurtarmalarını bekliyordu. Fakat kendileri dışındaki herkes durumu biliyordu o zamanın teknolojisiyle o askerleri oradan çıkarmanın mümkünatı yoktu.

O sırada O anda askerlere bir anons geldi " rahatça konuşabilirsiniz, türkü söyleyebilirsiniz, sigara içebilirsiniz"

Umutlar tükenmişti askerler artık ölümü bekliyordu. 22 kahraman askerin son sözleri "herşey buraya kadarmış kumandan, birer cigara yakalım mı?" oldu.

Tüm ülke seferber olmuştu ama sonuç belliydi kurtulamayacaklardı. Kurtaran gemisi olaydan 12 saat sonra ancak oraya gelebilmişti. 25 saat sonra ise anca sabitlenebilmişti. O sırada şamandıra ile torpido arasındaki kablo kesildi ve iletişim koptu. Dalgıçlar 100 m'ye yakın derinlikteki Dumlupınar batığına erişmeye çalışyorlardı ama nafile. Hava çok kötüydü su altı dalgaları dalgıçları savuruyordu. Kurtaranın yanlışlıkla kestiği kablo olmayınca dalgıçların kabloyu takip etmesi de olanaksızlaşmıştı. On bir dalış yapıldı ama hiçbiri başarılı olamadı. Yine de Yılmaz Süsen adlı bir dalgıç 80 m dalmayı başarmış hedefine 11 m kalmıştı. İşte o anda basınca dayanamayıp şuurunu kaybetti. Vurgun yemenin kıyısından dönmüştü. 15 saat sonra ancak şuurunu açabildiler. Kurtarma çalışmalarına katılan Amerikalılar dalgıç için şu cümley kullanmışlardı "Ölümle arasında hiçbirşey kalmamıştı" 7 Nisan'da 3 gün süren çalışmalar sonucunda Milli Savunma Bakanlığı artık kurtarma çalışmalarını durdurduğunu ve umutların kesildiğini bildirdi.

22 asker ölüme terkedilmişti. Türkiye'nin en karar günlerinden birisi 4 Nisan 1953 olarak tarihe geçti. "Ah bir ataş ver" türküsü ise buradan gelmektedir. Hikayesini bilen herkes her duyduğundan gözyaşlarına bu nedenle boğulur...


 
Karsu en son Antakya konserinde gittiginde kuzeni Tuna da bu kalabaligin icindedir. Tuna Karsuya sesli mesaj atar " neredesin sennn nerededin senn" diye devaminda onunla gururla duydugunu kucaklamak istedigini soyler. Karsu sesli mesaji cok sonra dinler. Bu deprem olduktan sonra, youtube'dan bildirim gelir bunu da dinlemek ister misin diye. Turkunun ismi neredesin sen ?
Sanki sarki ozellikle Karsu ve Tuna icin yazilmis yillarca bu gunu beklemis gibi.
Karsu acisini bu sekilde haykirdi guclu durusu, ailesi ulkesi icin yaptiklarin icin seninle gurur duyuyorum Karsu.

 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Italyanlar icin anlami baskadir elbet bu sarkinin ama benim icin hayatimin en kotu is deneyimini hatirlatiyor. Kendi cabalarimla sozde level atladigim baska bir facilityde yasadigim 6 aylik surgun. Hayatimin en buyuk hatasi ve dersi olarak kalacak bi kenarda.
Sarkiyla alakasina gelecek olursak her cuma is cikisi son ses bu sarkiyi acarlardi. Inanilmaz bir mutluluk verirdi bana.. tek motivasyonum cav bella idi


 
R.E.M grubunun 1994 tarihli monster albümünde yer alan şarkı. 4 dakikalık eser, grup üyeleri bill berry, peter buck, mike mills ve michael stipe tarafından bestelenmiştir. albümün çıkış teklisi olarak seçilen şarkı, abd'de billboard hot 100'de 21, birleşik krallık'ta uk singles chart'da ise 9 numaraya kadar yükselmiştir. şarkının isminin hikayesi de oldukça ilginç ve hatta gariptir. 1986 yılında new york city'de gazeteci dan rather'a saldıran iki kişi, saldırı sırasında defalarca bu soruyu sormuşlardır. bu söz, ilginç bir şekilde, zamanla bir popüler kültür öğesi haline gelmiştir. şarkının başarısı nedeniyle, eser, grubun best of albümlerinde de yer almıştır. şarkının klibi ise peter care tarafından çekilmiştir. klipte, peter buck, kurt cobain'in vefatı ardından karısınca kendisine hediye edilen cobain'in jag-stang'ını kullanmaktadır.


 


*2003 yılında, Q dergisi "Şimdiye Kadarki En İyi 1001 Şarkı" listesinde "Nothing Compares 2 U"yu 242. sıraya yerleştirdi.
*Rolling Stone tarafından "Tüm Zamanların En İyi 500 Şarkısı" listesinde 165. sırada yer aldı.
*2007'de VH1, O'Connor'ın yorumunu "90'ların En İyi 100 Şarkısı" arasında 10. sırada gösterdi.
*Eylül 2010'da Pitchfork, şarkıyı 90'ların En İyi 200 Şarkısı listesine 37 numaradan dahil etti.
*Şarkı, Billboard'un "Tüm Zamanların En İyi Şarkıları" listesinde 77. sırada yer aldı.
*Time dergisi "Nothing Compares 2 U" şarkısını 2011 (sıralanmamış) "All-TIME 100 Songs" listesine dahil etti.

Chris erken göçtü...Bu yorumda muhteşemdir.
 
  • Beğen
Tepkiler: W
Yusuf Hayaloğlu’nun kalemi ve Ahmet Kaya’nın notalarıyla birleşen meşhur ‘Başım Belada’ şarkısındaki ‘tabancasını helada unutan adam’ Alper Savaşkul'un hikayesi bu sarki.
12 Eylül döneminde aranıyordu Alper. Kaçak göçek yaşamasına rağmen inandıkları için mücadelesini sürdürüyordu. Alper ve arkadaşlarının Kadıköy’de sıklıkla gittikleri bir kahvehane vardı. Tabii arandığı için sürekli telaşlı ve dalgın. Yine öyle bir günde kahvehanede tuvalete giriyor. Belindeki tabancasını tetik muhafazasından bir çiviye asıyor. Öylece bırakıp çıkıyor. Sonra fark ediyor ki tabancasını ‘helada’ unutmuş” ifadelerini kullanıyor. Boya, Savaşkul’un anısının Hayaloğlu’na ilham verdiği süreci anlatırken de “Alper’in Saroz’da küçük bir oteli var. Televizyon dünyasından insanların ve sanatçıların konakladığı bir yer. Alper, Yusuf Hayaloğlu’nu orada tanıdı. Bir gün bu anı konuşulunca Hayaloğlu’na ilham verdi ve Ahmet Kaya’nın bestesiyle Alper’in anısı herkesçe bilinen bir şarkıya dönüştü” diyor.
1948 doğumlu Savaşkul, Jandarma Astsubay olan babasının mesleği dolayısıyla sık sık farklı illere taşınmak zorunda kaldıkları bir çocukluk yaşadı.

Alinti


 
Bazi melodiler vardir kulaga cok asinadir, sen arabesk sevmiyorum sanirsin ama o sarkilari ezbere bilir ustelikte seversin de farkinda olmadan. Iste ben tam o noktadayim. Dun gece 1 sarki sozu beni surukledi beni fikre. Cunki baktimki butun Ferdi sarkilarini biliyorum. Ebru Gundes'in bir yorumuna denk gelmistim, "sahneye cikip, sarkisini soyleyemeyen tek sanatci demisti" Cunki seyirciler delirmiscesine soyluyor .) Yine Bulent Ersoyun tabiri ile Turkiyede sahnesi en iyi olan sanatci demisti. Dusundum sarkilari bu kadar sevilen baska sarkici var mi diye ? var var digeri de Yildiz Tilbe ama kulvari farkli....

Alin kulaga asina melodiler ;

"Yine nisan yagmurunda islanagim, offf yine sensiz bulutlarla dertlesecegim"
"Mor gullerin kokusuna yatti gonul uykusuna, al beni de asker eyle sevenlerin ordusuna"
"benim bu feryadimi duymuyor musun? sensin benim tek tesellim anlamiyorsun ? Simdi cok uzaklarda gurbet ellerindeyim hayatin cekilmeyen pencesindeyim"
"Neyleyim sen yoksan eger"
"hatiran yeter"
"ben de ozledim ben de"
"cicekler acsin, bocekler otsun"




Bu benim pek begendigim bi sarkisi degil ama klibini ozel kilan bir seyler var. Turkiyede klibinde travesti oynatan ilk sarkici Ferdi. Gonca lakapli travesti Cuneyt Vagdar para konusunda anlasamadigi 3 kisi tarafindan olduruluyor igrenc bir sekilde, silikonlari, dudaklari ve burnu kesilmis sekilde. Keske gercekten donseydin be Gonca :(
Aslinda Ferdi bu sarki ile bir toplum muhendisligini ustlenmis, millet bu sarki ile belki koyune defolup gider diye dusunulmus ama tam tersi tiklim tiklim dolusmuslar sehirlere .p


Edit ; fadime diye Rusu oynatmislar galiba...


Ferdi Tayfur - Fadime'nin Düğünü - YouTube

 





Hayirli cumalar, biliyorum cok alakasiz bir sarki, mubarek cumaya yakisan bir sey de degil ama icimden geliyor...Su an tam masanin ustune cikip bagira bagira ı know what ı want, and ı want it nowwwwwwww soyleyesim var. Ruh halim costu... Allah sonumu hayir etsin....
 
Geri