Günlük Hadi bakalim..

  • Kullanıcı W
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
🕒 Konu sahibi 8 saat önce aktifti
Bi yerde okumustum Erkin baba bir gun izmir'de esrari sarmis tam icmek isterken karsidan gelen polis arabasini gorunce yere atmis esrari. Dolasir gibi yapayim polis gecince yerden tekrar alip icerim demis. Tur atmis gelmis ama esrar yerinde yokmus .) Bunun uzerine kor olasici copculer askimi supurmusler sozleri cikmis.Yani ask sarkisi filan degilmis .p Ne kadar dogru bilemiyorum .)


https://www.youtube.com/watch?v=4fSol9TKpOA

 
Son düzenleme:
Bi yerde okumustum Erkin baba bir gun izmir'de esrari sarmis tam icmek isterken karsidan gelen polis arabasini gorunce yere atmis esrari. Dolasir gibi yapayim polis gecince yerden tekrar alip icerim demis. Tur atmis gelmis ama esrar yerinde yokmus .) Bunun uzerine kor olasici copculer askimi supurmusler sozleri cikmis.Yani ask sarkisi filan degilmis .p Ne kadar dogru bilemiyorum .)


https://www.youtube.com/watch?v=4fSol9TKpOA



Gerçek mi acaba :D :haha::haha:
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Haluk levent 16 tane kanser hastasi cocugun tedavisini ustleniyor. Iclerinde 6 yaslarinda Elfida Adinda dunya guzeli bir kiz cocugu var. Kizin olumuyle Haluk yikiliyor.Ve sarkisini yaziyor.

Haluk Leventin dilinden ;

“Esmerdi, narindi, yaşı ufacıktı, ismim ile ismi benzeşiyordu. cerrahpaşa hastanesi ağrı merkezinde arkadaşımın annesini ziyaret ettiğim sırada annesinin ona seslenmesini duyunca bana seslendi sanarak gayri ihtiyari dönüp baktığımda gördüm onu. Tam karşı yatakta yatıyordu, içim cız etti. Aldığım nefesten, alabileceğim nefeslerden utandım. Gözlerim doluverdi kendimi tuttum. Gülümsedim, "benim de adım seninki gibi" dedim. Gülümsedi, elindeki telefonu gösterdi : "haluk abim aldı" dedi. "Bana şarkı yazdı , klibinde beni oynatacak" dedi. "Ama oynamak istemediğimi söyledim" dedi. "Biliyorum yapamam" dedi, burkularak...”

"Yaparsın niye yapamayasın ki" dedim, cevap vermedi, sustu. Suskunluğu içimi dağladı. Söylenmemiş ama binlerce kelime içeren bir suskunluktu. "Gene gel" dedi. "Haluk abim hep geliyor" dedi.
Eve dönerken hep aklımda idi. Sonrasında bir daha hiç gidemedim oraya. Teyzemiz de eve döndü. 1-2 ay sonra teyzemizi kaybettik. Sonra arkadaşımdan öğrendim ki "Elfida" da 2 ay öncesinden gitmiş yanına, orda buluşacaklar." İçime akıttığım yaşlarımı tutamadım bu sefer... Her dinlediğimde ağlatan, o kara gözleri hatırlatan...




 
Son düzenleme:
Vakti zamaninda ergen kizin biri Ingiltere'de elinde silahla okula gelip okulu taramis. Kan govdeyi goturmus tabi. Peki neden yaptin bunu ? diyenlere ''i dont like mondays'' demis. Pazartesi sendromu burdan turemis diyorlar sagda solda.

Bob efendi bundan esinlenmis ortaya bu sarki cikmis hadi bakalim .p





https://www.youtube.com/watch?v=xyaiZW0r7D0





 
Son düzenleme:
Komik de bir hikayesi var. Nazım hikmet polis tarafından arandığı günlerden birinde sevgilisi Piraye ile Gülhane parkında buluşmak için sözleşir. Erkenden gider buluşma yerine, beklemeye başlar. Derken karşıdan devriye gezen bir polisin geldiğin fark eder ve en yakınındaki ağaca tırmanır ki bu ağaç bir ceviz ağacıdır. Polis ağaçtaki Nazım Hikmet'i görmez fakat bir türlü de ayrılmaz oradan. Sevgilisi Piraye gelir o arada fakat yakalanma korkusuyla aşağıya inemeyen Nazım hikmet eline kalemi kağıdı alıp bu şiiri yazar.

“Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.”

























 
Son düzenleme:
Peki ‘Hayde’nin hikâyesi ne? İşte onun için ilkokul yıllarına dönüyor. Yakın bir akrabası, aşık olduğu adam yerine zorla bir başkasıyla evlendiriliyor. Kaçmak istiyorlar ama beceremiyorlar. Sevmediği biriyle evlendiriliyor ve ömrü boyunca mutsuz oluyor. İşte bu aşk hikâyesi Melek Akman’ı o kadar etkilemiş ki, büyüdüğünde bunun şarkısını yapmış; “Hayde gidelum hayde / Dağa karayemişa / Elun nişanlısına / Ben nasıl deyim hayde” sözlerini 1976’da yazmış.

Daha sonra bunu bir kasede okumuş ve albüm çıkaracak bir arkadaşına vererek, onun kendi albümünde okumasını istemiş. O arkadaşı da Kazım Koyuncu’yu tanıyormuş. Koyuncu şarkıyı duyduğunda, “Bunu ben okumak istiyorum” demiş ve ikinci albümüne anonim yazmış ve kaynak kişi olarak da Melek Akman’ın ismini koymuş.

Kazım Koyuncu, ‘Hayde’yi okuduğunda, Melek Akman’la tanışmıyormuş bile. Tesadüfen, Melek’in Ardeşen’de o zamanlar açtığı restorana uğradığında tanışmışlar. Melek’e çok ulaşmak istediğini ama bir türlü ulaşamadığını anlatmış Koyuncu. Melek, Rize’nin Oce köyünden olduğu halde, Kazım’a şarkıyı veren arkadaşı Pazar köyünden olduğunu söylemiş ve izini bulmasını zorlaştırmış. Ama işte kötülük bir işe yaramamış ve Kazım Koyuncu, Harbiye konserinde “İşte Hayde’nin bestecisi burada” diye ölümünden bir yıl önce Melek’i dinleyicileriyle tanıştırmış.



https://www.youtube.com/watch?v=zoJtdg91Nh0





alintidir



 
Son düzenleme:
I. Dünya Savaşı’nda Amiral Rauf Orbay emrindeki Hamidiye kruvazörü geceleyin üç bacasından birini kamufle ederek Odesa limanına girmiş ve Rusların Osmanlı donanmasını vurmaya hazırlandıkları bir zamanda, Kazbek ve Kagül isimli kruvazörlerini ininde yakalamıştı.Odesa limanını bombardımana tutarak Kazbek’i batırmış , Kagül kruvazörünü de ağır yaralamıştı. Bu başarı Türk dünyasında büyük sevinç yaratmıştı.



Bu sevinci, Muallim Ahmed Cevad Bey (Azerbaycan Genceli) şu şekilde dile getirmiştir.





Bu şiir daha sonra Üzeyir Hacı Beyli tarafından bestelenmiştir. Günümüzde de bu türkü sevilip, zevkle dinlenmektedir.







https://www.youtube.com/watch?v=5ak9iw-LaRw



alinti
 
Son düzenleme:
Sirada acilarin kadini Bergen var. Hikayesini animsadigim kadariyla anlaticam. Icinde yanlis olursa duzeltebilirsiniz. Bergen ismini Almanca daglardan almis. Ezilmis ve caresiz Turk kadinin en iyi ornegi aslinda.

Kiskanc ve dayakci kocasi tarafindan tutulan bir adam, yuzune bir kova dolasi kezzap atiyor. Ve gozunu kaybediyor. Saclariyle kapattigi gozuyle biliyoruz onu fakat asil bilmemiz gereken; Herseye ragmen bu kadinin kocasini affedip onu hapishanede ziyaret etmesi. ''Sarkida gecen sen affetsen ben affetmem'' sadece bir sitem. Evet affetti ve kocasi hapisten cikti. Bergeni bir yolculuk esnasinda yolunu kesti annesiyle birlikte silahla vurdu.

Adalet sistemine tukurdugumun Turkiyesinde, 7 aylik bir mahkumiyetle eski kocasi serbest birakilir.



Iste boyle buruk bir hayat hikayesi..







https://www.youtube.com/watch?v=Diq85zNtJlw





BERGEN6.jpg
14-agustos-maziye-bir-bakiver--tarihte-bugun-maziye-bir-bakiver-1448864.jpg


2%C5%9Fubat1983_2.jpg

 
Son düzenleme:
Işte hep bunlar yüzünden iki yakamiz bir araya gelmiyor .
 
Şarkının hikaye tarafında ise karşımıza kulakları duymayan sağır bir çocuk çıkmaktadır. Klipteki gibi evden kaçar ve bir köpekle dost olmasıyla macerası başlar. Diyar diyar gezerken bir köyde hor görülen ve hırpalanan bir adama denk gelir. Yapılan kötülükler yüzünden çığlık atar ve adamı kurtarır. Bu çığlığın deprem etkisi yapıp fırtına getirdiği yapılan rivayetler arasındadır. Çocuğun çığlık atması ile ilgili yeteneği burada keşfedilir. Ayrıca yaşlı adamın kalbini iyileştirmesi de klipte benzeri bir şekilde gösterilmiştir. Yaşlı adam ve çocuk rastgele yollarına devam ederler. Ardından klipte trafik polisi gibi gösterilen ama aslında cüzzamlı bir adamı temsil eden birine rast gelirler. O da bulunduğu köyde dışlanmaktadır. Bu adam da ekibe katılır ve hep beraber yolculuklarına devam eder. Belli bir süre sonra bir madene gelirler. Çocuğun yeteneği itibari ile kötülüklere son verebileceğini düşünen yaşlı ve cüzzamlı adam onu heykel şeklinde tasvir edilen madendeki şeytanın yanına bırakırlar. Bu noktadan sonra ise kesin bir sonuç yoktur. Yani bir bilinmezlik söz konusudur. Anlatılanlara göre çocuktan bir daha haber alınamaz.

Yukarıda hikaye kısmında anlatılanlar, elbette bir efsanenin ürünü ve tasvir edilmesidir. Her ne olursa olsun insanın aklında kalan, kısa bir süre de olsa düşünmeye sevk eden bir şarkı olması sebebiyle ilgi çekmektedir.



https://www.youtube.com/watch?v=3O1_3zBUKM8




alinti
 
Son düzenleme:
Sebnemin bu sarkiyi ugradigi tecavuz sonrasi yazildigi soylenir.




 
Son düzenleme:
Bu surata iyi bakin. Kapitalizmin en korkunc yuzudur bu kadin. Zirvedeyken dibe vurusun bir oykusu. Paranin pulun mutlugu edemedigi insanlardan biri.








 
Son düzenleme:
Beni eskilere goturen bilincaltinma yerlesmis bir sarki :) Tam anlamiyla bir kiz sarkisidir. Klipteki Victoria o donemler gulebiliyormus. Kadin aklimda cirkin ayaklari ve kopeginin tirnaklarini pembeye boyamasiyla yerlesmis :D



 
Son düzenleme:
Gelelim cocuklugum beyaz corapli prensine..Dunyada onu tanimayan insan yoktur herhalde. Seveni kadar nefret edeni de var. Sahi neverlandi cocuklara tecavuz etmek icin yapmis olamaz degil mi ? Dunya ona hayran iken, o kendini begenmeyip surekli estetik yaptiriyordu. Zenci iken beyaz tenli oldu. Pesinden onlarca estetik yaptirip ucaktan inerken burnunu yere dusurdugunu okumustum bi yerde. Gittigi yerlere cocuklarina carsaf giydirip gotururdu. Cocuklarini camdan asagiya sallardi. Derken servetinin bir bolumunu tecavuz davalari ile harcadi. Olumu dahil olmak uzre bir suru soru isaretiyle bu hayattan goc etti. Sahi zorun neydi be adam ?





 
Son düzenleme:
Sarkiya kendimi vereyim duygusallasayim pozitif bir enerji ile dolayim derken 1.55 dakidaki surat ifadesi sarkiya bambaska bir boyut katiyor bilmem anlatabildim mi :D





 
Son düzenleme:
Geri