Gurbetçilik üzere düşüncelerim

Konu sahibi son olarak 31 gün önce görüldü
Fi tarihinde, zıpır bir delikanlıyken (inanılmaz ama bir zamanlar biz de öyleydik), annemin bir arkadaşı bana sormuştu:

“Ata, ne zaman evleniyorsun?”

Muhtemelen 25 yaşlarındaydım ve mahalle geleneğine göre çöpçatanlık gayet normaldi.

“Bilmiyorum, bakacağız,” dedim.

“Oğlum,” dedi, “Almanya’dan kız alma.”

“Neden ki?” diye saf saf sordum.

“Almanya’daki kızların gözleri açık, her şeyi biliyorlar…”

Biraz kafam karışmıştı. “Gözleri açık, her şeyi biliyor” da ne demek?

Tamam, yani bizim bazı geleneklere göre kızların pek gün ışığı görmemiş olması makbul sayılıyor olabilir… Ama Allah aşkına, nerede yaşıyoruz?

Enteresan…

“Ya Neriman teyze,” dedim, “senin de üç kızın yok muydu... ?”

Sonra aklıma geldi: Beşiktaş’ta yaşayan kuzenlerimin çoğu, Anadolu’nun ücra köylerindeki kızlarla evlenmişlerdi. İnsan dengini bulur diye beklersin… Ama anneler oğulları için söz dinleyen, fazla yolu yordamı bilmeyen gelinler arıyor.

Kızları içinse kısmet neyse artık… Kim gelirse. Davulcu mu, zurnacı mı… Çok da önemli değil.

Benzer bir durumu gurbetçi ailelerde de görüyorum. Oğulları için Türkiye’den gelin getiriyorlar. Böyle olunca kızlar da mecburen Türkiye’den biriyle evlenmek zorunda kalıyorlar.
 
Geri