Günün Siiri

K
  • Kullanıcı Külkedisi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Günün Şiiri
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bu devirde herkes hep ben der
Kimi gönülden kalender
Yaşam dediğin böyle işte
Altını şer incisi ker

-Can Yücel
 
...

Olan umudumuzla kalakalırız ortalıkta
Bizim bu insanca üzgünlüğümüz dillere destan.

...

C. Süreya
 
Tanrım, gün ışığı yeryüzünde parlıyor:
Benim içinse gün karanlık.
Gözyaşları, hüzün, sıkıntı, umutsuzluk
derinliklerime yerleşmiş.
Acı beni boğuyor
sanki yalnızca gözyaşları için yaratılmışım...

-Antik Sümer'den.​
 
Gökler yoktu bir zamanlar,
Yeryüzü yoktu, yükseklik ve derinlik
İsim yoktu.

Toprak altında Apzu vardı yalnız,
İlk yaratıcı olan tatlı su.
Bir de acı su Tiamat vardı.
Bir de döl yatağına dönen Mummu;
O zamanlar tanrılar yoktu daha.

Birbirine karışmıştı tatlıya acı,
Örgülü kamışlar belirmemişti henüz,
Suları bulandırmıyordu sazlar.
Tanrıların adı yoktu, işte o vakit
Sürüklenip gelmiş çamurlarla dolu suda,
Apsu'dan ve Tiamat'tan, ansızın,
Tanrılar yaratıldı:

Çamurdan doğan Lahmu ile Lahamu,
Daha genceciktiler, boyları uzamamıştı,
Göklerin ufku Anşar ile yeryüzü ufku Kişar
Onlara göğün ve yerin çizgileri
Ufuklarda bulutları çamurlardan ayırdı.

Günler günleri kovaladı, yıllar yılları,
Anşar'la Kişar'ın ilk çocuğu Anu, boş gök,
Ulu Tanrı Ea'yı doğurdu kendi başına.
Ea, göğün ufkundan daha geniş bir akıl,
Benzerlerinin hepsinden kat kat güçlü.

-Babil'den.​
 
“...
Ve sen de kabul ettin umutsuzca
bu hiç mi hiç istemediğin şeyleri.
Başka şeyler isterdi oysa ruhun, ağlardı onlar için…”

-Konstantinos Kavafis.​
 
Ve dedi: dünyaları gezdim, her şey ölüyor
yitirdim uçuşumu, o süt rengi yollarda
yaşam kadar doğurgan, uzak damarlarında
dünyanın, her şey altın kumlarla dökülüyor

ve her yerde dalgalar boyunca kıraç toprak
kabaran okyanuslar, fırtına, kasırgalar
başıboş küreleri döndürüyor bir soluk
o büyük sonsuzlukta ne ses, ne de bir ruh var

nedir bu yaptıkların, ey ilk güç, hele bir gör
sönmüş güneşlerinde her şey soluyor şu an
bir dünya can verirken öteki diriliyor
emin misin ölümsüz bir soluk sunduğundan

bir kadın var şatonun geniş penceresinde
kara gözlü ve kumral, belki de tanıdığım
bir kadın, geçmiş zaman esvapları içinde
belki başka yaşamda görüp anımsadığım

Gerard de Nerval
 
ağaç anlatabilir kendini yağmura,
hiç değilse fısıldayabilir -bunu biliyorum.
kuş nasıl tarif edecek; konsa yeryüzünde av,
uçsa bir ömür boynunda vebal.
ve kimim ben, düşe kalka dolaşan
yorgun ruh, dolaşık gönül, som gurur?
ve kim, beni omzumdan öpüp o siyah
yolculuğa çağırır?

Birhan Keskin​
 
Artık yeşerecek bir dalım yok,
yağmurlar yağsa da hoş yağmasa da
üç günlük ömrümü bir günde yitirdim
yarınlar gelse de hoş gelmese de.

-T. Ateş

 
...
Unutma!
Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
biri seni bulacak
önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan
biraz ürkeceksin.
ne kadar dirensen de nafile
insansın sonuçta seveceksin...
eski acılara bakıp da küsme sevdalara
gavura kızıp da oruç bozulmaz
sök at kafandan acaba'ları!
bir kemik aynı yerden
iki defa kırılmaz...

Artık kararmaz gecelerin.
bir daha yaşlar akmaz gözünden.
sabahların gecikmez.
kim bilir ağladığın günlere gülersin
bir defa öldün ya zamanında
bir daha ölmezsin...

Can Yücel
 
Rûhun mu ateş yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervâne olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu....
 
Allahın duvarında bir harftir kadın
Siyah kuğuya benzer
Beklemeyi öğrenmiş
 
‘..yarın şehre ineceksin
gözlerinde benim yaşayan son halimi taşıyacaksın ;
dünyada onu bilen tek sen olacaksın.
Unutmamalı !
ben, senim.
Yaşarsan,
yaşayacağım..’

-J. P. Sartre.
 
Öyle becerikliydi ki incelikle kalkışın geceleyin:
dolabın arkasında kaybolurdu kaderi uzun paltosuyla,
perde kıvrımlarına kayardı huzursuz geleceği.Oracıkta yatışmış yatarken o
ve senin en zarif şekillenişin
tatlı tatlı erirken yarım uykusunun içinde,
gözleri kapalı: korunmuş görünüyordu.
Ama ya içeride..

R.M.R/Duino Ağıtları/III.
 
Anımsıyor musun kıskandırmak için seni
Başka oğlanlarla oynaştığım ve
Senin kıskandığın günleri?
Terk edeceğini sanmıştım beni, terk etmedin oysa.

Anımsıyor musun çilekli pasta düşürüp
Arabanın paspasını kirlettiğim günü?
Azarlayacağını sanmıştım beni, azarlamadın oysa.

Anımsıyor musun dansın resmi giysili olduğunu
Söylemeyi unuttuğum ve
Senin kot pantolonla geldiğin günü?
Bırakacağını sanmıştım beni, bırakmadın oysa.

Evet yapmadığın çok şey vardı
Ama dayandın bana, sevdin
Ve korudun beni.
Çok şey vardı
Benim de senin için yapmak istediğim,
Vietnam’dan döndüğünde,
Dönmedin oysa...
 
Gözlerin uzağa bakar,
Kimden ne beklediğin var?
Yar semtinden gelen rüzgar;
"Seni unuttu!.." der gelir.

Sabahattin Ali
 
Sen İstinye'de bekle ben buradayım
İçimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
Çünkü ben buradayım karanlıktayım

Çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
Şarabım bütün ekşi suyum soğuk
Yanımda olmadınmı seni seviyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git

Yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin
Gece yarıları telefon ettin mi hiç
Karanlık adamlar hüviyetini sordu mu
Ben senin olmadığını arıyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git

Yabancı gibisin miyop gözlerin kısık
Bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor
Sana ait ne varsa hiçbiri benim değil
Belki ölmek hakkımı kullanıyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git

Attila İlhan
 
ÖLÜME YAKIN


Akşamüstüne doğru, kış vakti;
Bir hasta odasının penceresinde;
Yalnız bende değil yalnızlık hali;
Deniz de karanlık, gökyüzü de;
Bir acayip, kuşların hali.



Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
- Akşamüstüne doğru, kış vakti -
Benim de sevdalar geçti başımdan.
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
Zamanla anlıyor insan dünyayı.



Ölürüz diye mi üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
Kötülükten gayri?



Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz...


Orhan Veli Kanık
( 1914 - 1950 )
 
Akan suyu severim ben
Işıldayan karı severim
Bir yeşil yaprak
Bir telli böcek
Yeşeren tohum
Güneşte görsem
Sevinç doldurur içime
Bir günü
Güzel bir günü
Güneşli bir günü
Hiçbir şeye değişmem
Onun için savaşı sevmem
Onun için zulmü sevmem
Onun için yalanı sevmem
Bilirim yaşamaz güneşte
Bilirim yaşamaz yanyana aşkla
Ne haksızlık
Ne korku
Ne açlık...

Necati Cumalı
 
“sevgilim!
sevişmek seninle
kızgın bir harman yeri
bir sarı sıcak...

sevgilim!
korkumu öp, derinlerinde uyut beni
yaralarımı uzun bir nehirle sar”
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri