Günün Siiri

K
  • Kullanıcı Külkedisi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Günün Şiiri
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Doğrudur yıldırımın düştüğü, yağdığı
yağmurun,
Bulutların rüzgarla sökün ettiği.
Ama savaş öyle değil, savaş rüzgarla
gelmez;
Onu bulup getiren insanlardır.
Duman tüten topraktan bahar boyunca,
Dökülüp yükselir birden gökyüzü.
Ama barış ağaç değil, ot değil ki
yeşersin:
Sen istersen olur barış, istersen
çiçeklenir.

Sizsiniz uluslar, kaderi dünyanın.
Bilin kuvvetinizi.
Bir tabiat kanunu değildir savaş,
Barışsa bir armağan gibi verilmez
insana:
Savaşa karşı
Barış için
Katillerin önüne dikilmek gerek,
‘Hayır yaşayacağız! ’ demek.
İndirin yumruğunuzu suratlarına!
Böylece mümkün olacak savaşı önlemek.

Bertolt Brecht
 
Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.

Deniz olunmalı, oğlum,

bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

-Nazım Hikmet Ran-
 
Kim Özlerdi

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Can Yücel
 
Manzara şimdi sereserpe
ve onun masa örtüsü, küçük değil
gecenin meyve ve çiçeklerini
taşıyor tatlı çıkınında.

Olgunlaşmamış gece dinleniyor
bütünüyle, fırıldak gibi dönen karda.
Ne koyu özsular bırakacak kimbilir
sıcak avuçlarıma.

Kabarcıkları en sıkı hapishaneyi
bile yıkıyor, ve yakıcı özü
parlak çekirdekleriyle bir yıldız kümesi
dışarı akıyor.

V.Aleixandre.
 
Mümkün mü unutmak güzelim neydi o akşam
rüya gibi hülya gibi bir şeydi o akşam
içtik kanarak bir ezeli meydi o akşam
rüya gibi hülya gibi bir şeydi o akşam.

Gök pembe deniz pembe vücudun gibi pembe
bir titreme vermez mi bu hoş manzara kalbe
durgun su kürekten yedi son bir ölü darbe
ruhum süzülüp arşa kadar çıktı o akşam.

Rıfat Ahmet Moralı.
 
Bazen susmak gerekiyormuş
Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş hayatın yalanlarına.
Anlamaya çalışmak saçmalık
Anlamadan yaşamak gerekiyormuş.
Zaman değilmiş gideni geri getiren
Aslında zamanmış geleni götüren.
Ama bazen...
Unutmak gerekiyormuş unutulmak pahasına.

Sunay Akın
 
Deniz gibidir hayat;
Bazen dalgalanır bazen durulur.
Kimi durmadan yüzer kimi yorulur.
Kimilerini uzaklara götürür.
Kimini bir yerde kıyıya vurur...

Her esen rüzgâr ayrı bir şekil verir.
Rüzgâr kuvvetliyse çıkar fırtına.
Yine de bir şey yapamaz;
Gemisini yüzdürmeyi bilen kaptana..

Sunay Akın
 
Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi..
Ellerinden belli olur bir kadın.
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Sezai Karakoç.
 
15871498_2213526108872704_7410804425658759809_n.jpg
[/IMG]
 
Aşağılık Galileli yıktı, lanetledi seni;
Ama düşüşünle daha da büyüdün!
Ya şimdi, heyhat!
Platonun ruhu, Afroditin bedeni
Ebediyen Hellas’ın güzel göklerine çekildi.

Charles Leconte De Lisle, 'Hypatia'.​
 
İYİ Kİ DÜŞTESİN


I
Nehirler yarışır,çağıldar gözlerinde
O nehirler benim nehirlerimdir
Aşk
Ki azar azar benim yerimdir
Üşüyorsam,sokaktaysam,yalnızsam
Gözlerin ey yar benim evimdir
/Vurulup düştükçe,düştükçe seni sevmekten caymayacağım
Gece insin,el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/
İyi ki bu sestesin
Dünyayı ısıtan nefestesin
Bir haydut gibi gezinirim kapında
Kalbimde tutuşan ateştesin...


II
Rüzgarlar savrulur,uğuldar gözlerinde
O rüzgarlar benim rüzgarlarımdır
Aşk
Ki azar azar benim yerimdir
Suskunsam,bozgunsam,bulutsuzsam
Gözlerin ey yar benim evimdir
İyi ki bu düştesin
Her sabah ışıyan güneştesin
İyi ki yoksuluz bulutlar gibi
Soğuyan dünyada sımsıcak fırınlar gibi
/Vurulup düştükçe,düştükçe seni sevmekten caymayacağım
Gece insin,el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/


Yılmaz Odabaşı
 
Bakakalırım giden geminin ardından;
atamam kendimi denize, dünya güzel;
serde erkeklik var, ağlayamam.

O.Veli.​
 
...

zırhımı kuşanıp yatıyorum
sabah yine bir zıpkın yüreğimde…

Uzak Fırtına - Lale Müldür
 
Biz giz dolu bir şey yaşadık
onlar da orada yaşadılar
bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak.

T.Uyar.​
 
bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama ben ondan güçlüyüm, kal,
diyorum ona, kimsenin
seni görmesine izin veremem.

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama viski döküyorum üstüne
sigara dumanına
boğuyorum,
fahişeler, barmenler ve
bakkal çırakları hiçbir zaman
bilmiyorlar onun orada
olduğunu.

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama ben ondan güçlüyüm,
yat lan aşağı, diyorum ona,
ocağıma incir dikmek mi
niyetin? Avrupadaki kitap
satışlarımı sabote etmek mi?

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama zekiyim, sadece
geceleri izin veriyorum çıkmasına,
herkes yattıktan sonra.
orada olduğunu biliyorum, derim
ona, kederlenme
artık.

sonra yerine koyarım yine
ama hafifçe öter
tamamen ölmesine de izin
vermiyorum
ve birlikte uyuyoruz
gizli antlaşmamızla
ve insanı ağlatacak kadar
güzel, ama ben
ağlamam, ya
siz?

charles bukowski
 
Bir kelebek ağrısıydı, vakit dardı, mevsim hicazdı…
yetişmem gereken bir ölüm,
kaçmam gereken bir hayat vardı

...

Birhan Keskin
 
Bir karga bir kediyi
öldüresiye bir oyuna davet ediyordu.
Hep böyle mi bu?
Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden,
kendimi bulamıyorum.
Dönüp gelip kendime yerleşemiyorum,
kendimi bir yer edinemiyorum,
kendime bir yer.

N.Marmara.​
 
"...

Beni benden çıkardınız,
beni benden aldınız.
Göz görmeye-görmeye,
bir uzağa bıraktınız.
Kendime dönmeye artık çok geç.

Ö.Asaf​
 
bir bütünden yana sevdiğim ne varsa aslı
yarım yarım şunca yanımda ağırca
bir işgalin parçası olmamış düşündüm de
hepsi beni tamamlayacak acının bir parçası
öyle bir zeynep ki eksiği
her şeyin en'in de genleşememesi
bir zeynebim, zeynebin biri, en zeynep
nasıl da yumuşuyor insan en'leşince

...

Zeynep Arkan
 
şimdi bir unutmak
gelip kıvrılsa başucuma
uyku gibi
ölüm gibi
öyle unutsam ki
bir sabaha uyanarak
yaşar gibi
yeni gibi
bir sel gelse, alsa
götürse süprüntüleri
huzur gibi
aşk gibi
alsam ruhumu da yanıma
düşsek hayallerin peşine
çocuklar gibi
şen gibi.....

Selim Işık
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri