Gerçek İslam?

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Kuran-ı Kerim varoluşundan itibaren değiştirilememiştir.
Yani islamın sahtesi yan versiyonu veya menfaate göre şekil alanı yoktur.
Gerçek müslüman, yan versiyon müslüman olarak tartışmaya devam edilebilir.
 
yaşadıkların gerçeğindir

nasıl inanırsan o şekil yaşarsın
 
Her mezhebin kendinde barındırdığını düşündüğüdür. Lakin hepsi doğru olamaz.

Herkesin kendi yaşadığı gibi toplumsal yalakalıktan ırak olun.
 
Fakat konu sıralamadan ziyade, Kur'an ın tahribatı konusu. Bir çok mushaf olması konusu takılmamız gereken konu değil, bir süredir ifade etmeye çalıştığım şey bu.

Kur'an tahribata mı uğradı ? :)

Yahu bir kere senin söylediğin gibi herkeste karışık değil mushaflar. Ayet indiği zaman Hz. Peygamber hangi ayetin hangi surenin neresine yazılması gerektiğini söylüyordu. Sure sırası da son sırasını aldı ashabla ki zaten Resulullah zamanında belli sırası. Mukabele esasına göredir sıralar.
 
Kur'an tahribata mı uğradı ? :)

Yahu bir kere senin söylediğin gibi herkeste karışık değil mushaflar. Ayet indiği zaman Hz. Peygamber hangi ayetin hangi surenin neresine yazılması gerektiğini söylüyordu. Sure sırası da son sırasını aldı ashabla ki zaten Resulullah zamanında belli sırası. Mukabele esasına göredir sıralar.

Ben Kur'an tahribata uğradı diye bir şey söylemedim. Halife Osman zamanında resmi tertip olarak alınan tek bir düzen vardır. O zamanki düzenler bir çok farklı şekilde bulunabiliyordu, düzenin farklı olması Kur'an ın tahrip edildiği anlamına gelmez. Kaldı ki bugün elimizdeki ''resmi düzen'' de ayetlerin iniş sırasına göre değildir. İniş sırasına göre olan mealler de var ama resmi düzen bu sıraya göre değildir.

Yorumları baştan sona bir kere daha okumanı öneririm. Ben ''Kur'an tahribata uğradı'' diye bir şey söylemedim. Aksine mushaf düzenlerinin farklı olmasının Kur'an ın tahrip edildiği anlamına gelmediğini savundum.
 
Ben Kur'an tahribata uğradı diye bir şey söylemedim. Halife Osman zamanında resmi tertip olarak alınan tek bir düzen vardır. O zamanki düzenler bir çok farklı şekilde bulunabiliyordu, düzenin farklı olması Kur'an ın tahrip edildiği anlamına gelmez. Kaldı ki bugün elimizdeki ''resmi düzen'' de ayetlerin iniş sırasına göre değildir. İniş sırasına göre olan mealler de var ama resmi düzen bu sıraya göre değildir.

Yorumları baştan sona bir kere daha okumanı öneririm. Ben ''Kur'an tahribata uğradı'' diye bir şey söylemedim. Aksine mushaf düzenlerinin farklı olmasının Kur'an ın tahrip edildiği anlamına gelmediğini savundum.

Mushaflar iniş sırasına göre yazılmıyor anlatmak istediğim o. Resulullah hangi ayetin hangi surede nereye yazılması gerektiğini söylüyor zaten. Bu demek değil ayetlerin inişleri belli değil gayet de belli ki nüzule göre de mealler mevcut bahsettiğin üzere.

Mukabele'den bahsettim. Cebrail (a.s) ile Resullullah Kur'an'ı nüzule göre değil tertibe göre okurlardı. Kur'an'daki şu an sure sırası Resulullah'ın tertibine göredir. Hz. Osman tek başına karar vermemiştir, sahabeden bir heyetle Resulullah'ın tertibi esas alınmıştır.

Sırası karışık Kur'an diye bir şeyden söz etmek mümkün değil kısaca.
 
Mushaflar iniş sırasına göre yazılmıyor anlatmak istediğim o. Resulullah hangi ayetin hangi surede nereye yazılması gerektiğini söylüyor zaten. Bu demek değil ayetlerin inişleri belli değil gayet de belli ki nüzule göre de mealler mevcut bahsettiğin üzere.

Mukabele'den bahsettim. Cebrail (a.s) ile Resullullah Kur'an'ı nüzule göre değil tertibe göre okurlardı. Kur'an'daki şu an sure sırası Resulullah'ın tertibine göredir. Hz. Osman tek başına karar vermemiştir, sahabeden bir heyetle Resulullah'ın tertibi esas alınmıştır.

Sırası karışık Kur'an diye bir şeyden söz etmek mümkün değil kısaca.

Bu noktada biraz çelişkili bilgi sezdim. Bugünkü düzen ayetlerin iniş sırasına göre olan düzen (yani Hz.Peygamber'e vahyediliş sırasına göre) değildir. Resmi düzende Kur'an Fatiha suresi ile başlıyor. Halbuki ilk inen sure Alak suresidir.

Eğer Hz.Peygamber'in tertibini esas alsaydı sahabe (Ki Hz.Alinin ki öyleydi) Hz.Osman tek bir tertibi esas alma ihtiyacı duymazdı. Şu an günümüzde resmi düzen Fatiha ile başlamaktadır. Halduki ilk inen sure Alak suresidir. İlk emirde ''OKU'' dur. Hz.Peygamber Kur'an ın surelerinin iniş sırasına göre dizilip dizilmeyeceği ile ilgili bir buyruk vermemiştir. Hz.Osman zamanında bir çok farklı tertip bulunmasının sebebi buydu. Surelerin iniş sırası bellidir, fakat düzenin bu sıraya göre yapılıp yapılmaması gerektiği ile ilgili Hz.Peygamber tarafından bir buyruk bildirilmemiştir.
 
Bu noktada biraz çelişkili bilgi sezdim. Bugünkü düzen ayetlerin iniş sırasına göre olan düzen (yani Hz.Peygamber'e vahyediliş sırasına göre) değildir. Resmi düzende Kur'an Fatiha suresi ile başlıyor. Halbuki ilk inen sure Alak suresidir.

Eğer Hz.Peygamber'in tertibini esas alsaydı sahabe (Ki Hz.Alinin ki öyleydi) Hz.Osman tek bir tertibi esas alma ihtiyacı duymazdı. Şu an günümüzde resmi düzen Fatiha ile başlamaktadır. Halduki ilk inen sure Alak suresidir. İlk emirde ''OKU'' dur. Hz.Peygamber Kur'an ın surelerinin iniş sırasına göre dizilip dizilmeyeceği ile ilgili bir buyruk vermemiştir. Hz.Osman zamanında bir çok farklı tertip bulunmasının sebebi buydu. Surelerin iniş sırası bellidir, fakat düzenin bu sıraya göre yapılıp yapılmaması gerektiği ile ilgili Hz.Peygamber tarafından bir buyruk bildirilmemiştir.

İşte bu doğru değil. Hz. Ali ve diğer bazı sahabiler kendi istekleri doğrultusunda bunu yapmışlardır. Şu an bile nüzule göre meal basılıyor ve bunda hiçbir beis yoktur. Fakat sure tertibi birkaç sure hariç Resulullah tarafından belirlenmiştir.

Bir sürü delil sayılabilir fakat şu kafi diye düşünüyorum.

"İbni Atiyye der ki: "Sûrelerin bir çoğunun tertibi Resulûllahın hayatında belli idi. Seb'i Tıval, Hâmimler, Mufassal gibi tâbirler var. Bunlar eserde vardır. Süyutî, İtkan'ında diyor ki: "Gönlün daha çok yatıştığı cihet, Beyhakî'nin de zahip olduğu gibi şudur: Sûrelerin tertibi de tevkifidir. Ancak Bera' ve Enfal müstesna.""
 
Sorun İslam'da değil, kişilerin düşünce tarzlarında.
Diğer dinlerde olduğu gibi İslam dinide öldürmeyi emretmez. Fakat bazı ateistler, deistler ve bilimum din karşıtı kimseler, tıpkı kutsal kitabı okumadan körü körüne ve cahilce inanan yobazlar gibi hareket ediyorlar. Onlar gibi, kutsal kitabı okumadan, neyi emredip emretmediğini bilmeden ''dini eleştiriyorlar''.
11 eylül ve terörizm üzerinden dini eleştirenler, okuduğu arapça duanın ne anlama geldiğini bilmeyen inananlar kadar cahiller.

Dini, ancak kutsal kitabında ki çelişkilerle ve anlamsız emirleriyle eleştirebilirsin. Lakin bir dini, müritlerinin davranışlarıyla eleştirmek, cahilliktir.
 
Geri