"...Zaman içindeki bu tarihsel serüveninden de anlaşılacağı gibi insan, doğanın ürünüdür ve yaşambilimsel evrimin sonuncudur. Yaşambilimsel evrimden insansal tarihe geçiş 'emek'le başlamıştır. Insansal emeği hayvansal çabadan ayıran, bu emeğn bilinçli oluşudur. Emek ve bilinç, birbirlerinin koşulu olarak, insana özgü bir diyalektik ikileşmedir. Yüksek hayvan türlerinde beliren zeka ve onunla sınırlı olarak gelişmiş çaba, evrim sonucunda insansal bilinç ve bilinçli emeğe dönüşmüştür. Bu gelişme, pek uzun bir evrimin ürünüdür. Hayvansal zeka ve çaba sadece doğadan yararlanmakla kalmış, doğayı yararına uygun olarak değiştirip, ona egemen olmakla insanlaşmıştır. Insan, kendisini meydana getiren doğasal koşulları aşmakla varlaşmıştır ve bundan ötürüdür ki, artık o, doğasal koşullara indirgenemez. Bilinç ve eylemin birbirlerini karşılıklı olarak etkilemesiyle gerçekleşen uzun bir evrim sonucunda alet yapmış ve hayvandan farklı olarak kendi kendini üretmiştir. Hayvan, tek başına bir varlık olduğı haldr, insan ancak toplumsal bir varlıktır: 'insan, toplumsal ilişkilerin toplamıdır' "
Organ Hançerlioğlu - Düşünce Tarihi Kitabı'ndan