Gece Yarısı Notları

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
a37NjB.jpg


Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama
Biraz duraksa, neler olup bittiğine anlam verme
Mutlaka yanlış bir şey oldu ve düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi
Ve varlığın ile buluşamadı
Sorun yok, sadece bekle
Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir
Çiçekler açacaktır
Rüzgâr esecektir
Ve yağmur yağacaktır
Zorlamaya gerek yoktur
Olması gereken kendiliğinden olur
İzlemene devam et, şahitlik güzeldir
Hem olayın dışındasındır hem de içinde
O bir dengedir
O anlamlıdır
Şahit ol, tanık ol, olan ile bütünleş
Güzellik olanların içinden filizlenecektir; zorlamaya gerek yoktur
Olması gereken kendiliğinden olur
Hayat üç buçukla dört arasındadır
Ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın

Neyzen Tevfik
 
g8aNkN.jpg


Bu yarasanın seni çok sevdiğine inanıyor musun?
Evet seviyor.
yürekten mi?
Bundan hiç kuşkum yok.
Öyleyse arkandan geleceğine inan.Ortaya çıkmakta gecikebilir. Yine de bir gün seni kesinlikle bulacaktır.

Jose Mauro de Vasconcelos - Şeker Portakalı
 
jn121r.jpg


Maviye,
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Haydi gel,
Ay karanlık.

(Ahmed Arif)
 
surreal-resimler15.jpg



“Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.”
 
s-b38b4940befec0eeae63af2ab130b749c588f190.jpg




Evet doğru, insanlar değişiyor, üç gün önce bıraktığın insanın yerinde başka bir insan buluyorsun, ama istediğimiz yöne doğru mu bu değişme? Başka yöne doğru mu? Dün anlamsız bir tablo gibi seyrettiğim ağaçlar, bulutlar bugün heyecan veriyor, dün Allaha inanan bugün isyan ediyor veya sanata tapan adam Allaha dönüyor; bugün yaşamın anlamı dediğin şey yarın bir taş parçasından daha anlamsız olabiliyor. Bu kadar ince bekleyişler gerekir mi acaba?
 
0Ddgq9.jpg


"Tanrı öldü. Tanrıdan geriye bir ölü kaldı. Ve onu öldüren biziz. HâӀâ gölgesi beliriyor uzaklarda. Kendimizi nasıl avutacağız, biz katillerin katilleri? Neydi bıçaklarımızın altında ölümüne kan döken, dünyanın sahip olmuş olduğu bu en kutsal ve en kudretli şey: bu kanı kim silecek üzerimizden? Hangi su var bizi temizleyecek? Hangi teselli şölenlerinı, hangi kutsal oyunları icat etmek zorunda kalacağız? Fazla büyük değil mi bize bu davanın yüceliği? Buna layık olmak için birer tanrıya dönüşmeli değil miyiz?"
 
3obJOj.jpg


''Her gün insanların arasına sürüklenip onların neyle nasıl uğraştıklarını gördüğümden beri, kendi varlığımla daha barışık hale geldim. Yaradılışımız gereği her şeyi kendimizle ve kendimizi de her şeyle kıyasladığımız için, her türlü mutluluk ve kederi, kendi bütünselliğimizi oluşturan nesnelerde buluyoruz, işte bu durumda en tehlikeli şey yalnızlıktır. Doğası gereği yükselmeye mecbur olan, bir de edebiyatın düşsel imgeleriyle beslenen imgelem gücümüz, bizlerin en altta yer aldığı, bizim dışımızdaki her şeyin daha görkemli, bizim dışımızdaki herkesin daha kusursuz göründüğü bir varlık dizisini oluşturur. Bu süreç de son derece doğal biçimde meydana gelir. Çoğu kez kendimizde bir eksiklik duyarız ve tam da o eksikliğini duyduğumuz şeye bir başkası sahipmiş gibi gelir bize; o kişiye hem kendi sahip olduklarımızı hem de üstüne üstlük belirli bir ülküsel huzuru atfederiz. Böylece kendi yapıntımız olan bu mutlu kişi tamamlanmış olur.''
 
l1ao7Q.jpg


''Gelecekten bir şey beklemeyenler, mutluluklarını geçmişte yaratırlar.''
 
self-portrait-photography-landscape-surreal-arno-rafael-minkkinen-11.jpg


Var sayalımki kutuplardasın.
Gün doğmuyor.
İnsanı insan yapan tüm hislerin donmaktan kendi kendine çözülmesi için 6 ay güneşin doğmasını mı bekleyeceksin hoyratça(yada malca)?
Yoksa oturmaktan uyuşmuş kıçını kaldırıp bir eylemde mi bulunacaksın...
Bak sana bir tavsiye vereyim dostum, şimdi git, uykusuz kaldığın gecelerde(eğer beynin donmayıp da azıcık çalışıyorsa) edindiğin hayat tecrübeleri düşün. Çünkü en çok uykusuz kaldığı, yalın ayak dolaştığı gecelerde öğrendikleri hayatın dersi oluyor insanın.
Ardından ister yap, ister yapma ama güzel bir çay demle.
 
6ngEP9.jpg


"Kapadım balkonumu
duymak istemiyorum ağıtı
ama yalnız ağıt var
gri duvarlar ardında

Çok az melek var şarkı söyleyen
çok az köpek var havlayan
bin keman bir avuca sığıyor;
Ama ağıt koskoca bir köpek,
ağıt koskoca bir melek,
ağıt koskoca bir keman,
gözyaşı ağzını tıkıyor rüzgarın
duyulmaz başka bir şey
ağıttan"
 
R3avjZ.jpg


Ölü bedenin gösterisinde, tanrıların beslendiği rüyalar ve dumanlar git gide daha gerçekmiş gibi görünüyor. Bir ruh, sevdiği bir varlığın soğukluğu karşısında yıkıldığı zaman, gerçeği inkar etme faslına giriyor ve bu sonu başlangıca, bir mecranın ilk adımına dönüştürüyor. Ütopyalar acının ve daha kötüsünün önüne geçmek için dansı yönlendiriyor...
Gerçeği inkar edip dans edelim, öksüz kalmış kelimelerle...
 
pP73kz.jpg


Gerçeği yaşamak , söylemek kadar kolay olmaz hicbir zaman...
 
40qVYA.jpg


"Masalın nerede bittiğini, hayatın nerede başladığını fark edemiyorum. Bazen suratıma garip bakıyorlar, o zaman uyanır gibi oluyorum."
 
gX2D65.jpg


"Yüreğini kolla, Aureliano" dedi, "ölmeden çürüyorsun."
 
Xd6065.jpg


"Her şey çok güzel olacak" masalı yerine, "kötü şeyler de olacak, ama yanında olacağım" samimiyetini daha çok seviyorum.
 
Bir Shostakovich şarkısı ile daha beraberiz.

Waltz no 2.

[YOUTUBE]7UIHl0oJEpg[/YOUTUBE]

Güzel başlayan bir hikayenin altında sırılsıklam olmayı göze alabilenler binmeli bu trene. Hayatı mutlu olma garantisi ile yaşamaya çalışanlara hiç biletimiz yok...

Yolun başlangıcında yer alan yeşil vadilerin kuş cıvıltılarını, bulutlara yakın yükseklikteki yamaçları, su sesinin verdiği huzuru kaşıklamak isteyenler tüm bu çekiciliklere kanmamalı. Bunu beklenti haline getirenleri yolculuğun ilerleyen zamanlarında gördük. Nefes almanın, yemenin, içmenin hayat olduğunu zanneden kişilerdi bunlar ve birer birer trenden atlıyor, arkalarına dahi bakmıyorlardı.

Çok az kişi kalıyordu her defasında yolun sonunda.
Aptal olup mutlu yaşamaktansa her şeyi bilip mutsuz yaşamayı tercih edenlerdi bunlar.
 
byVlRj.jpg


5 dakika sonra hayatta olacağımızın bir garantisi yok.
O yüzden keşke dememek için bugüne kadar kırdığın kişileri ara
Ve bir daha küfür et.

Charles Bukowski
 
"Herkes o kadar masum, herkes o kadar iyi ki,
Sanırsınız cehennemde yalnız ben yanacağım.."
 
Mk1djN.jpg


Elinde değildir, akşam serinliğinde üşürsün.
Eylül’ den itibaren geceler hazindir, uzundur…

Attila İlhan
 
Geri