Galatasaray - Adana Demirspor ( 1 - 0 / Yarıda kaldı )

🕒 Konu sahibi 4 saat önce aktifti

Aha buyurun ülke insanını getirdiğiniz yeri görün. Değer mi şimdi gpzel hayatını kurban etmene?
Bu ülkede güdülen ve yönlendirilen koyun çok deyince alınıyorsunuz. Alınmayın durumunuzu iyi değerlendirip gerekirse kendinizi kurtarın.
 
ne büyük takım lan şu Galatasaray.
fenerlisi, bejekelisi, trabzonlusu, sivaslısı hep birlikte birleşmiş bize karşı sallıyolar xd

şey yapsınlar isterseniz. 2 takımlı bir lig organize edilsin Galatasaray ve Türk karması olarak akdjhjsakhdskah :emoji_fist:^12:emoji_fist:

kapak_110520.jpg
 
Son düzenleme:
ne büyük takım lan şu Galatasaray.
fenerlisi, bejekelisi, trabzonlusu, sivaslısı hep birlikte birleşmiş bize karşı sallıyolar xd

şey yapsınlar isterseniz. 2 takımlı bir lig organize edilsin Galatasaray ve Türk karması olarak akdjhjsakhdskah :emoji_fist:^12:emoji_fist:

kapak_110520.jpg
Takimimin adini düzgün yaz!
 
Düzce'de Fenerbahçeli büfe sahibi ile bir Galatasaray taraftarı arasında futbol nedeniyle tartışma çıktı. Alkollü olan Galatasaray taraftarı, evine gidip aldığı silahla büfe sahibini öldürdü.
 
Neyin tartışması bu ki bu kadar birbirinize düşman gibi saldırıyorsunuz. Yukarıdaki haberi sabah görünce zaten bir şey diyesi gelmiyor insanın. Bir futbol maçını bu kader benimseyecek ne vardı ki de birbirini öldürecek dereceye geldi.
Alan aldı, yiyen yedi ve çalan çaldı. Burada senin cebine giren, seni ilgilendiren ne oldu? Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz ki? Çok tuhaf bir milletiz ki işin içine siyaset, futbol ve karı kız girince holiganlaşıyoruz. Bu kadar kişiselleştirmeyin çünkü 2 hafta sonra derbide belki başkanlar selamlaşıp ebedi dostuz derse siz dumur olursunuz.
 
yahu abi muhtemelen fenerbahçe'nin söylemlerine dair çok okuma yapmadığın için meseleye bütünüyle hakim değilsin. burada mesele vergiden düşürmek için yaptığın hamleler değil. bunlar kırk yıldır yapılan şeyler. devlet zaten bu usule olurunu vermiş ki herkes bunu bu şekilde yapıyor. vergi kaybının dillendirilmesi tamamen devletin dikkatini bu yöne çekebilmek için.

burada asıl mesele kontratlarda el altından ödenen paraların kaynağının kirli olduğunun bilinmesi. bunda anlamayacak bir şey yok, bunun araştırılması isteniyor. fenerbahçe bu tezgahın karaborsa bilet ve illegal bahis paralarıyla döndürüldüğünü düşünüyor. gayet somut veriler de mevcut bu konularda devletin aksiyona geçmesi için. fakat o "bir el" dediklerimiz artık her kimse, bu işlere göz yumuyor.

sen sağduyulu bir yorum yap da biz de galatasaraylıların bakış açısını anlayalım.

sence kulüp çalışanınız olan bir kadın ve eski yöneticiniz olan gazeteci ile birlikte birçok insan bu karaborsa işini alenen dillendirmişken neden üstüne gidilmedi? hadi bunun gidilmedi, peki 85 milyon insanın gözüyle gördüğü illegal bahis reklamı işinin üstüne neden gidilmedi? buralardan elde edilen paraların en az 60 milyon euro olduğu konuşuluyor, hak mı?

sen yedin mi mesela "paralar farklı yerlerden gelince problem olduğunu anladık" açıklamasını? ya da "tff onay vermişti" safsatası mantıklı geldi mi?
Sondan başa gideyim, Galatasaray'ın açıklaması tamamen kolpa. Ben açıklamanın Galatasaray'a dahi ait olduğunu sanmıyorum. Yalnız burada Tff'nin dahli meselenin netleşmesi adına önemli. Galatasaray'ın Tff'den forma sponsorluk anlaşmasına dair bir onay talebi varsa ve Tff bu talebi olumlu sonuçlandırmışsa burada asli suçlu Galatasaray değil, Tff'dir. Futbol kulüpleri arka kapı buldu mu bunu kullanmaktan zerre kaçınmazlar. Örneğin finansal fair play kapsamında Ali Koç kendi cebinden Fenerbahçe kasasına para koyamaz ancak şu an yaptığı gibi bütün Koç Holding iştiraklerini Fenerbahçe'ye sponsor yapabilir. Böyle deyince de "Vay onla bu bir mi?" deniyor. Tabii ki değil.

Galatasaray'ın o forma reklamı bir kere Galatasaray'ın tarihine, kurumsal kimliğine ve duruşuna yakışmadı ancak Dursun Özbek denen herif için bunların en ufak önemi yok. Dursun Özbek, Burak Elmas gelene kadar Galatasaray tarihinin en kötü başkanıydı. Kardeşiyle birlikte götüne teneke bağlanarak gönderildi Galatasaray'dan. Onun ikinci dönemine başlarken herkesin gözü önünde Tevfik Fikret Salonu'nda "büyük başkan" tezahüratıyla karşılanması Galatasaray tarihinin en utanç verici anlarından biriydi. Bu profil göz önünde bulundurulduğunda Galatasaray'a yöneltilen suçlamalar beni zerre şaşırtmıyor. Yine bu profil başka iddiaların ortaya atılma ihtimalini de hiç azaltmıyor. Aklı başında hiçbir Galatasaraylının da bundan farklı düşündüğünü sanmıyorum. Beyninin yerinde keçi boku büyüklüğünde bir et parçası olmayan hiçbir Galatasaraylı bu iddiaların aksini savunmuyor, Kemal'im yapmaz demiyor ancak Fenerbahçe taraftarı korkunç bir yankı odasının içine hapsedildiği için bu gerçeği bir türlü görmeiyor. Daha karaborsa iddiaları ortada yokken kombine satış döneminde bir dümen döndüğü ayyuka çıkmış, Galatasaray'ın paylaşımlarının altında, Ekşi'de ve Gssözlük'te tepkilerini göstermişlerdi. Zaten akabinde karaborsa iddiaları ortaya çıktı. Sonrasında da geçen sezon kupa maçında dahi bilet bulunmazken bir anda lig maçında maça saatler kalaya kadar dahi bilet bulunur oldu. Bunun yasal tarafı nedir, cezası ne olur bilmiyorum ancak yönetimin yaptığı en hafif tabirle haysiyetsizlik. Galatasaray kombineleri 15 bin değil, 45 binden bile başlasa o statta bu sezon satılmamış tek bir kombine dahi olmazdı. Bu noktadan bakınca ben eğer böyle bir karaborsa düzeni varsa gelen paranın tamamen kulübün kasasına ve dolayısıyla transferlere gittiğini sanmıyorum.



Öte yandan evet, ben Fenerbahçe'nin söylemlerine hakim değilim. Ben değilim ve kimsenin de Fenerbahçe'nin söylemlerine hakim olduğunu sanmıyorum zira Fenerbahçe'nin arkasında durduğu, temeli sağlam bir söylemi yok. O hafta işler nasıl gidiyorsa Fenerbahçe söylemlerinin tonu da yönü de ona göre seyrediyor. Geçen seneden beri başta ligden ve kupadan çekilme meselesi olmak üzere, Tff, Var, hakemler ve diğer bütün konularda Fenerbahçe günaşırı farklı fikir beyan etti ve etmeye de devam ediyor. En son Acun Ilıcalı şunları söylemişti,

Yabancı VAR, adalet gelmesi demektir. Adalet hataların ya da doğru kararların eşit olarak dağılmasıdır, anlatamadık belki bunu. Şimdi her hata olabilir ama adamlar yabancı, buna karşı gelmeyi anlayamıyorum.
Şimdi Fenerbahçe yine kurumsal olarak bu söylemin tam karşısına geçti. Aslında bu söylemden sonra bunları tartışmak da yersiz ya neyse.

Son olarak da şunu söyleyeyim, bu futbolcu ve teknik direktör kontratları konusunda yalandan kendimizi kandırmayalım. Galatasaray ne yapıyorsa aynısını Fener de yapıyor Beşiktaş da Real de Manchester City de. Aksi zaten mümkün değil. Üç büyük takımın yaptığı da legaldir. Paranın kaynağı cartı curtu başta Tff olmak üzere Spk ve Maliye'nin meselesidir. Futbolu takip ettiğim kadarıyla hiçbir zaman bu üç kurum üç büyük takıma dokunmadı. Geçmişte bunu Fenerbahçe de sık sık yaptı ve bedelini çok ağır ödedi. Ali Koç'un nasıl bir enkaz devraldığına dair yaptığı açıklamalar ortada. Halbuki Aziz Yıldırım Fenerbahçesinin sözde en güçlü yanlarından birisi mali tarafıydı. Ortada böyle bir tablo ve koca bir Aziz Yıldırım dönemi varken Fenerbahçe camiasının ve taraftarının Türk futbolunda bu kirli işleri ilk defa Galatasaray yapıyormuş pozu kesmesi güldürüyor beni. İlk mesajımda dediğim gibi, haybeye aziz pozu kesmenin lüzumu yok. Burası Türkiye. Kimse bedel ödemek istemiyor ama herkes rakibin bedel ödemesi için büyük mücadele veriyor. Değişim isteyen önce bedel ödemeyi göze almalı. Dün Galatasaray yapı mağduruydu bugün Fenerbahçe. Birkaç yıl içinde sıra Beşiktaş'a da gelecek. Hepsi de bedel ödemeden bedel ödetme peşinde. Bu üç kulüp Tff ve siyasetten kurtulamadıkça birbirlerinin bahçesini boka bulamaya devam edecek, günün sonunda yine siyasetin ve o "el"in dediği olacak. Ahmet Mehmet'e kırılacak, Fenerli ve Galatasaraylı kutuplaşacak. Halbuki dümen yıllardır aynı dümen. Azıcık geri düşen basıyor yaygarayı ama dün olan neyse bugün olan da o.
 
Sondan başa gideyim, Galatasaray'ın açıklaması tamamen kolpa. Ben açıklamanın Galatasaray'a dahi ait olduğunu sanmıyorum. Yalnız burada Tff'nin dahli meselenin netleşmesi adına önemli. Galatasaray'ın Tff'den forma sponsorluk anlaşmasına dair bir onay talebi varsa ve Tff bu talebi olumlu sonuçlandırmışsa burada asli suçlu Galatasaray değil, Tff'dir. Futbol kulüpleri arka kapı buldu mu bunu kullanmaktan zerre kaçınmazlar. Örneğin finansal fair play kapsamında Ali Koç kendi cebinden Fenerbahçe kasasına para koyamaz ancak şu an yaptığı gibi bütün Koç Holding iştiraklerini Fenerbahçe'ye sponsor yapabilir. Böyle deyince de "Vay onla bu bir mi?" deniyor. Tabii ki değil.

Galatasaray'ın o forma reklamı bir kere Galatasaray'ın tarihine, kurumsal kimliğine ve duruşuna yakışmadı ancak Dursun Özbek denen herif için bunların en ufak önemi yok. Dursun Özbek, Burak Elmas gelene kadar Galatasaray tarihinin en kötü başkanıydı. Kardeşiyle birlikte götüne teneke bağlanarak gönderildi Galatasaray'dan. Onun ikinci dönemine başlarken herkesin gözü önünde Tevfik Fikret Salonu'nda "büyük başkan" tezahüratıyla karşılanması Galatasaray tarihinin en utanç verici anlarından biriydi. Bu profil göz önünde bulundurulduğunda Galatasaray'a yöneltilen suçlamalar beni zerre şaşırtmıyor. Yine bu profil başka iddiaların ortaya atılma ihtimalini de hiç azaltmıyor. Aklı başında hiçbir Galatasaraylının da bundan farklı düşündüğünü sanmıyorum. Beyninin yerinde keçi boku büyüklüğünde bir et parçası olmayan hiçbir Galatasaraylı bu iddiaların aksini savunmuyor, Kemal'im yapmaz demiyor ancak Fenerbahçe taraftarı korkunç bir yankı odasının içine hapsedildiği için bu gerçeği bir türlü görmeiyor. Daha karaborsa iddiaları ortada yokken kombine satış döneminde bir dümen döndüğü ayyuka çıkmış, Galatasaray'ın paylaşımlarının altında, Ekşi'de ve Gssözlük'te tepkilerini göstermişlerdi. Zaten akabinde karaborsa iddiaları ortaya çıktı. Sonrasında da geçen sezon kupa maçında dahi bilet bulunmazken bir anda lig maçında maça saatler kalaya kadar dahi bilet bulunur oldu. Bunun yasal tarafı nedir, cezası ne olur bilmiyorum ancak yönetimin yaptığı en hafif tabirle haysiyetsizlik. Galatasaray kombineleri 15 bin değil, 45 binden bile başlasa o statta bu sezon satılmamış tek bir kombine dahi olmazdı. Bu noktadan bakınca ben eğer böyle bir karaborsa düzeni varsa gelen paranın tamamen kulübün kasasına ve dolayısıyla transferlere gittiğini sanmıyorum.



Öte yandan evet, ben Fenerbahçe'nin söylemlerine hakim değilim. Ben değilim ve kimsenin de Fenerbahçe'nin söylemlerine hakim olduğunu sanmıyorum zira Fenerbahçe'nin arkasında durduğu, temeli sağlam bir söylemi yok. O hafta işler nasıl gidiyorsa Fenerbahçe söylemlerinin tonu da yönü de ona göre seyrediyor. Geçen seneden beri başta ligden ve kupadan çekilme meselesi olmak üzere, Tff, Var, hakemler ve diğer bütün konularda Fenerbahçe günaşırı farklı fikir beyan etti ve etmeye de devam ediyor. En son Acun Ilıcalı şunları söylemişti,


Şimdi Fenerbahçe yine kurumsal olarak bu söylemin tam karşısına geçti. Aslında bu söylemden sonra bunları tartışmak da yersiz ya neyse.

Son olarak da şunu söyleyeyim, bu futbolcu ve teknik direktör kontratları konusunda yalandan kendimizi kandırmayalım. Galatasaray ne yapıyorsa aynısını Fener de yapıyor Beşiktaş da Real de Manchester City de. Aksi zaten mümkün değil. Üç büyük takımın yaptığı da legaldir. Paranın kaynağı cartı curtu başta Tff olmak üzere Spk ve Maliye'nin meselesidir. Futbolu takip ettiğim kadarıyla hiçbir zaman bu üç kurum üç büyük takıma dokunmadı. Geçmişte bunu Fenerbahçe de sık sık yaptı ve bedelini çok ağır ödedi. Ali Koç'un nasıl bir enkaz devraldığına dair yaptığı açıklamalar ortada. Halbuki Aziz Yıldırım Fenerbahçesinin sözde en güçlü yanlarından birisi mali tarafıydı. Ortada böyle bir tablo ve koca bir Aziz Yıldırım dönemi varken Fenerbahçe camiasının ve taraftarının Türk futbolunda bu kirli işleri ilk defa Galatasaray yapıyormuş pozu kesmesi güldürüyor beni. İlk mesajımda dediğim gibi, haybeye aziz pozu kesmenin lüzumu yok. Burası Türkiye. Kimse bedel ödemek istemiyor ama herkes rakibin bedel ödemesi için büyük mücadele veriyor. Değişim isteyen önce bedel ödemeyi göze almalı. Dün Galatasaray yapı mağduruydu bugün Fenerbahçe. Birkaç yıl içinde sıra Beşiktaş'a da gelecek. Hepsi de bedel ödemeden bedel ödetme peşinde. Bu üç kulüp Tff ve siyasetten kurtulamadıkça birbirlerinin bahçesini boka bulamaya devam edecek, günün sonunda yine siyasetin ve o "el"in dediği olacak. Ahmet Mehmet'e kırılacak, Fenerli ve Galatasaraylı kutuplaşacak. Halbuki dümen yıllardır aynı dümen. Azıcık geri düşen basıyor yaygarayı ama dün olan neyse bugün olan da o.

glu, biri suç abi bu işlerin. tabii ki ali koç'un sponsorluk üzerinden kulübe para sokmasıyla bir değil. yarın erden timur galatasaray'a başkan olup nef'i tekrar sponsor yaptığında laf edecek miyiz? etmeyeceğiz. o formalar zaten o sponsorları bulur. bu işlerin kulüplere artısı para akışının hızlı sağlanması ve belki rakamların bir tık yukarıda olması sadece. yoksa ali koç fener'in 20 milyonunu 40 milyon yapmıyor.

gelen para kulübün kasasına mı gitti, transferlerine mi gitti, borçlarına mı gitti bilmiyorum. fakat galatasaray kurumsal kimliği bu işten para kazandı onu biliyorum. o yüzden galatasaray'ın hemen her konudaki "herkes böyle yapıyor" ya da "herkese böyle hatalar yapılıyor" anlatısını suçu örtbas etme girişimi olarak görüyorum. hayır ne fenerbahçe, ne beşiktaş ne de diğer takımlar karaborsa veya bahis işi yapmıyor. bunu galatasaray yaptı/yapıyor ve muhtemelen yanak okşatmanın karşılığı olarak da hakkında işlem yapılmıyor. bunu böyle görmek için yeterli done çok.

fenerbahçe'nin içinde bulunduğu psikolojik durum hakkındaki tespitlerine lafım yok, yer yer sağlıksız davranıldığının herkes farkında. ama bunun sebeplerini de görmek lazım. yıllardır medyada kayrıldığıma, kollandığıma, ittirildiğime dair bir anlatı var, yıllardır başkanıma o kulübü ayarttı, bu kulübü salıncağa bindirdi, şu başkanı aradı, bu başkana talimat verdi diye iftiralar atılıyor, fakat ne hikmetse başakşehir'in, trabzon'un bile şampiyonluklar yaşadığı ligde 10 yıldır şampiyon olamıyorum. rakibime sorsan her zaman benden daha mağdur ama 5 tane şampiyonluğu da götürmüş durumda. burada kendime atfedemeyeceğim kadar hayatın akışına ters bir durum var. bir yandan malum şahsın iktidarının özellikle başkanım üstünden bana yan gözle baktığını da biliyorum. bu süreçleri yönetmek kolay değil. hatırla daha iki sene önce galatasaray yarışta biraz geriye düştü diye savaşsa savaş bu ligi bitirtmeyiz diye tehditler savuruyordu. sürekli kaybettirilen tarafta kalmak herkesi yorar.
 
  • Beğen
Tepkiler: glu
VAR hakemi karar doğru, savunma oyuncusunun ayağı değiyor demiş. Yabancı VAR hakemlerini de satın almış Galatasaray diyelim kurtulalım. En iyisi Ali Koç ve Acun VAR odasında görev yapsın diyeceğim ama onlarıda satın alır Galatasaray dkfkhgll
 
Geri