Abi bir şey çözülecekse evvela bu aziz pozlarını bir kenara bırakıp o şekilde harekete geçmek ve gerekirse bedel ödemeyi kabul etmek gerek. Bugün bu ülke futbolunda Ertuğrul Taşkıran Transferi diye bir kavram var. Bak bunu bir sidik yarıştırma unsuru olarak söylemiyorum. Bunlar surdaki gediklerdir. Sen zamanında bu gediklerin açılmasına mani olmadığın için bugün Zaha'nın da Mourinho'nun da Icardi'nin de Tadiç'in kağıt üzerindeki maaşlarının gerçekliğine kimseyi inandıramıyor ve neticesinde usulsüz kontratlar tartışmasının doğmasına sebebiyet veriyorsun. Aziz Yıldırım çıkıp "Ali Koç, Mourinho'ya açıktan para verdi." dedi. Ne oldu? Başta Fenerbahçe camiası Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapan Aziz Yıldırım'a bunak muamelesi yaptı. Buradan yapı meselesine bağlayayım, Aziz Yıldırım çıkıp futbolda baronlar var ve beni istemiyorlar dedi. Bunlar Londra'da yaşayan Fetöcü baronlar diye ekledi. Ali Koç da ee anlat kim bunlar diye dalgaya alınca Aziz Yıldırım da "Ben anlatırsam altında kalırım, sen Koç'un sana bir şey olmaz" dedi. Kim konuştu, kim tartıştı bunları? Aziz pozları kesmek yerine oturup bunları konuşmak, bunları tartışmak gerek. Yine aynı Aziz Yıldırım Acun Ilıcalı hakkında direkt savcılığı ilgilendirecek bilgileri canlı yayında dile getirdi. Kim bunlara paye verip de oturup tartıştı? Söyleyeyim, kimse. Londra'daki baronlar meselesinin de Acun Ilıcalı hakkındaki iddiaların da üstü örtüldü. Bu söylediklerimi "ama bak Fenerbahçe de böyle" demek veya sidik yarıştırmak için söylemiyorum. Futbolumuzun Fenerbahçe tarafının da Galatasaray tarafından pek bir farkı yok. İki camia da karanlık sularda yüzme yarışına tutulmuş vaziyette. Siyaset de şu an için bu yarışa izin veriyor. Türk futbolu şu an siyaset güdümünde, sahadan ziyade farklı kulvarlarda oynanan bir oyun haline geldi. Bunu kabullenmek yerine rakibin kapı önüne bok atmakla uğraşıyor, sonra o bok kendi kapımıza atılınca küplere biniyoruz. Son olarak şunu ekleyip bitireyim, ben bu ligde illegal bahis tartışmasını da Aziz Yıldırım iddialarını da Fikret Orman paralar nerede sloganlarını da sahada hakem dövülmesini de birbirinden bağımsız olarak değerlendiremiyorum. Bu ligin tepesinde bir el var, o el herkese farklı bir şekilde dokunuyor, herkesi farklı bir şekilde etkiliyor, herkesin yolunu farklı şekillerde dizayn ediyor ama bunu kesinlikle ama kesinlikle sahada yapmıyor. Evet, buna Fenerliler yapı diyor, bir başkası bahis mafyası, Aziz Yıldırım Londra'daki baronlar diyor. Ne denirse densin o el orada duruyor.