Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Kimsenin yazdığına karşılık demedim ben bunları önce onu belirteyim de sonra ikili tartışma vs vs. zannedilmesin. Herkes bir şeyleri düşünebilir, kendi kafasında tartabilir, bu topluma zıt da olabilir ama bunları ifade ediş biçimi önemlidir. Ifade ederken dalgaya vurur gibi ya da lütfediyormuş gibi bir üslup kullanmak incitici olabilir. Bu konuyu okuyan bir engelli olsaydım beni savunmaya çalışırken bile yetersiz görerek savunanlarla bu durumu çirkinci ifade edenler arasında bir fark görmez ikisi için de üzülürdüm. Biraz empati kurmak da ve ona göre yazmak da çaba harcanabilir. Kuramıyorum ve böyle bir çaba da göstermeyeceğim de diyebilir insan, o zaman da susabilmeyi deneyebilir. Çaba herhangi birini ayırdığından değil durumun hassasiyetinden gösterilmeli. Bence çok uzamasın konu, ben kendimce yersiz buluyorum. Uzadıkça herkes birbirini daha çok yanlış anlayabilir, buna gerek yok.soru "fiziksel engelli bir insanla evlenir misiniz?" şeklinde endirekt fiziksel engeli olmayan insanlara sorulduğu için ben kendi yorumlarımı ve tercihimi belirttim. benim tercihimi belirtmem üst perdeden konuşup "engelli insanlar tercihte dahi bulunamaz" dediğim anlamına gelmiyor. asıl rahatsız edici şey insanların dürüst davranmaması bir kere. ben bunun kişi için bir tercih meselesi olacağına dair gerçekçi bir yorum yaptım, "bazı şeyler söylenmez" laflarına da hiç katılmıyorum. "hiç problem değil gönüller bir olsun" diyen insanın gönlünün hiçbi zaman "bir" olmayacağı gerçeğini de es geçmiyorum. istisnalar kaideyi bozmaz.
nasıl yani kimsenin yazdığına karşılık demedin bunu? tercih kelimesini ben kullanıyorum ve aradan 20 dakika geçtikten sonra bu kelime üzerinden bir önceki mesajını yazıyorsun işte. benim yazdıklarım üzerinden yorum yapıldığını anlamak için raskolnikov'a cevaben yazılmıştır diye not düşülmesine gerek yok ki.Kimsenin yazdığına karşılık demedim ben bunları önce onu belirteyim de sonra ikili tartışma vs vs. zannedilmesin. Herkes bir şeyleri düşünebilir, kendi kafasında tartabilir, bu topluma zıt da olabilir ama bunları ifade ediş biçimi önemlidir. Ifade ederken dalgaya vurur gibi ya da lütfediyormuş gibi bir üslup kullanmak incitici olabilir. Bu konuyu okuyan bir engelli olsaydım beni savunmaya çalışırken bile yetersiz görerek savunanlarla bu durumu çirkinci ifade edenler arasında bir fark görmez ikisi için de üzülürdüm. Biraz empati kurmak da ve ona göre yazmak da çaba harcanabilir. Kuramıyorum ve böyle bir çaba da göstermeyeceğim de diyebilir insan, o zaman da susabilmeyi deneyebilir. Çaba herhangi birini ayırdığından değil durumun hassasiyetinden gösterilmeli. Bence çok uzamasın konu, ben kendimce yersiz buluyorum. Uzadıkça herkes birbirini daha çok yanlış anlayabilir, buna gerek yok.
Konu için gereken düşünülsün.
Sana karşılık yazmak isteseydim direkt seni alıntılardım tıpkı şu an olduğu gibi. Konu zaten bir seçim ve tercihler üzerine. Yorumların geneli de öyle.nasıl yani kimsenin yazdığına karşılık demedin bunu? tercih kelimesini ben kullanıyorum ve aradan 20 dakika geçtikten sonra bu kelime üzerinden bir önceki mesajını yazıyorsun işte. benim yazdıklarım üzerinden yorum yapıldığını anlamak için raskolnikov'a cevaben yazılmıştır diye not düşülmesine gerek yok ki.
benim ifade ettiğim şey engelli insanları kırmaktan uzaktı, samimiyetsiz davranan insanlara bir eleştiriydi. başkalarının yorumlarını aynı potada eritmeyelim, onlar beni bağlamaz.
hassasiyetle ilgili düşünceleri anlamadığımı düşünüyorsan yanılıyorsun, gayet de anladım ama katılmıyorum. toz pembe bir tablo çizen insanlardansa gerçekçi yorumlar yapmak daha faydalı.
Merhamet yersiz bir his mi o zamam Lefty?
Ve ya takdir edelemeyecek kadar basit mi?
Sence birisini öldüren bir insanda ne eksik olabilir?Sevgi mi, merhamet mi?Kosullar ne olursa olsun.
Empati deyip merhamet duygusunu empati ile bagdastirmamak eksiklik.
Cünki merhamet, her halukarda kabullenmek ve yücelik gerektiren bir hissiyatdir.
Birbirini seven insanlar birbirlerine merhamet eder ve hatalarini afederler.Ve cogu zaman bu merhamet asktan da ötedir.
Ben sevemez demedim.Ama bazi insanlar digerlerinden daha merhametlidir ve yardim etme arzusu icindedirler.Cok agir derecede bir engelli insani düsünelim.Konusamiyor iletisim kuramiyor yemegini yiyemiyor yani kisacasi bir nefesten ibaret.Bir insan bu insan ile hayatini birlestirmek istiyorsa bu merhametdir.Merhamet acimak da degildir.
Merhamet şefkatdir.
Şefkatli olmak ise fitratidir.Herkese eşit dagitilmamistir.Iste biz de tam bu sebebten dolayi su an bu konuyu konusuyoruz.Bu bir huzur bulma meselesi.Bazi insanlar baskalarina göz kulak ayak bacak her neyse olmaktan huzur bulurlar.Bazilarina ise agir gelir.Sorumluluk kabul etmezler.Bu da firtrat ile ilgili birsey.
En basit örnek ise anneliktir.Bazi cocuklar analarina dünyayi zindan eder iken anne afeder.
Merhamet ile kalin.Cünki merhametce sevmeyi herkes beceremiyor.
Empatinin temelinde 'şefkat ve merhamet' olduğu doğru fakat aşkın içinde merhamet yoktur. Sen aşık olduğun insana "Sana merhamet ediyorum." dediğin an, senden uzaklaşmaya başlar çünkü bizler hatta tüm dünya "merhamet" kelimesini acımak ile eş değer görüyoruz. Psikiyatristlere sorarsak tabii ki empatinin içinde merhamet de var. Örneğin; sokak hayvanlarının aç kalması ile empati kuruyor ve onlara merhamet edip mama dağıtmaya çalışıyoruz fakat engelli insanlar bu kelimeden hiç hoşlanmazlar çünkü o zaman kendilerine acındığını düşünüp rahatsız oluyor hatta bu konuda zaman zaman eylem de yapıyorlar.
Merhamet TDK: "Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma"
Engelli İnsanlara Merhamet Yerine Saygı ve Hak Temelli Eylem
Link: “Engelli İnsanlara Merhamet Yerine Saygı ve Hak Temelli Eylem” – İnsan Hakları Gündemi Derneği
Avrupa’da 80 milyondan fazla engelli insan var. Bu insanların hakları, son BM Engelli Kişilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’yi de içeren uluslararası insan hakları antlaşmaları tarafından tanınmıştır. Bununla birlikte, hala bu haklar gerçekleştirilmekten oldukça uzaktır. Teoriden somut uygulamaya geçiş oldukça yavaştır. Bu tür ilerlemeler aynı zamanda – merhamet yaklaşımından hak temelli faaliyete doğru bir davranış değişikliği de gerektirmektedir.
Süreyyacığım senin ne söylemeye çalıştığını çok iyi anladım fakat yukarıda da ifade ettiğim gibi, bu kelime engelli insanları üzüyor.
Eşi engelli olan arkadaşım da benzer sorunları yaşadı ve eşi ilk zamanlar onun aşkına ikna olmadı hatta uzun süre ayrı kaldılar fakat arkadaşım aylarca uğraştı ve tam 8 ay ona sevgisini anlatmaya çalıştı. Çevreye kalsaydı tabii ki problem yaratmak için çok çaba harcayan oldu.
Sevgili Kitapella'nın da ifade ettiği gibi; engel zihinlerde olunca her şeye bir kulp takan çıkar.
Herkes yaşlanıyor ve bu hayatta kimi ne bekliyor bilinmez. Anne-babası yatalak olan ya da çocuğu engelli insanlar da var ve bu sebeple ailelerini sokağa atmıyorlar.
Zor bulan yolunu ona göre çizer ama kendinde bu gücü göremiyor diye başkalarını samimiyetsizlikle suçlamak da cidden anlaşılır bir durum değil.
Süreyyacığım yorumlarım doğrudan sana yönelik değil, başlığa genel bir yorum yazmaya çalıştım.