Felsefenin Gerekliliği Üzerine

🕒 Konu sahibi 7 saat önce aktifti
Felsefe ile ilgilenmek, insanın yaşamı çeşitli yönleri ile sorgulamasını sağlar. Eleştirel düşünme yeteneğine sahip olmanın yolu, felsefeden geçer ve pek çoklarının iddia ettiği gibi sadece belli bir kesimin ilgi alanı değildir. Başkalarının bakış açılarını anlamak ya da onların gözünden dünyayı algılamaya çalışmak ancak felsefi düşünce ile mümkün olabilir. Felsefe, yaşamdaki temel soruların sistematik ve eleştirel bir incelemesidir.

Platon, felsefe ile ilgilenmeyi “Doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışma.” olarak tanımlamıştır. Felsefi soruların bir sonu olmadığı gibi, cevapların da bir sonu yoktur fakat böyle olması bir belirsizlik içinde kaybolmak anlamına gelmez ve insanı sürekli sorgulamaya-araştırmaya iten dinamik bir süreci ifade eder. Her cevaplanamayan soru, yeni sunulan bakış açıları ile çok daha ilgi çekici hale gelmekte ve insanı çok daha fazla soru sormaya itmektedir.

Felsefenin bütünleştirici ve ön yargıları yıkan bir tarafı vardır. Felsefi düşünmeye başladığınız zaman, farklı görüş ve yaşam tarzlarına tahammül yönünüz de gelişmeye başlar. İnsanların sadece düşünceleri ile mücadale etmeye çabalar ve bunun için de karşıt görüşler sunarsınız fakat asla insanları tek tip düşünmeye zorlamaz ya da düşüncelerinin farklılığı nedeni ile yok etmeyi amaçlamazsınız. Hayatı daha bilinçli ve farkındalık içinde yaşamınıza da imkan sağlar. Bencilliği ve bireyselliği bir tarafa bırakıp tüm insanlığın iyiliği için olana kafayı yormaya teşvik eder.

Felsefe, doğru soruları sorma ve düşünme sanatıdır. İnsanın yaşamdaki zorluklara karşı daha bilinçli tavır takınabilmesinin yolu felsefeden geçer. Felsefe aynı zamanda rahatsız da edicidir çünkü tüm kalıpları yıkacak ve dönüştürebilecek güce sahiptir. Düşünmeyen ve sorgulamayan insanların sayısının her geçen gün arttığı bu dünyada, aynı oranda kölelik de artmaya başlamıştır. Kimimiz paranın kimimiz teknolojinin kimimiz de şan-şöhretin kölesi olmuş durumdayız ki tüm bu sorunları aşmanın yolu da yine felsefi düşünceden geçer.

“Düşünmeyen tutucudur, düşünemeyen aptal, düşünmediğine aldırmayan ise köledir.” William Drummond
 
Ülkemizde felsefe hak ettiği değeri görmüyor çünkü felsefe ile ilgilenmeyi belli ortamlarda anlaşılmaz cümleler kurmak sureti ile hava atmak zanneden bir kitle var, iyi hoş kurduğu cümleyi çoğu zaman kişinin kendisi bile anlamıyor ki o da işin en acı tarafı...

Felsefenin elbette kendine has bir dili ve belli dinamikleri var fakat bu durum yine de halka indirgenemeyeceği anlamına gelmez. Kendimiz gibi düşünmeyeni ya da hissetmeyeni az da olsa anlamak istiyorsak öyle ya da böyle felsefi düşünce sistemini hayatımıza dahil etmemiz gerekmektedir.
 
Kim ilgileniyor felsefeyle?

Felsefeyle ilgilenmek, bir şeyler okumak mı? Bizim toplumda öyle. Küçük Prens okuyan felsefik oluyor. Okumadım , elime dahi almam.

Felsefe kitapları okuyanlar kusura bakmasınlar, m a s t ü r b a s y o n -31 desem ***** çıkmaz, çok ayıp bi' olgu, nasıl ya? Kim yapıyor ki onu, çok efendi azalarımız var bakın lütfen emek veriyoruz...- yapmaktalar. Felsefe okuyarak öğrenilecek 1 olgu değildir, kaldı ki hiçbir akımı öğrenmeniz, ezbere bilmeniz de sizi felsefik yapmaz, gereği de yoktur, eğer bi' Akademisyen değilseniz.

Bol bol düşünüp konuşun. Sorun, cevapsız bırakın, cevap verin ve sonra soruyu sorun, türetin, yanlış düşünün, hatalı olun. Bi' nebze bir şeyler edinilir.​
 
Son düzenleme:
Bol bol düşünüp konuşun. Sorun, cevapsız bırakın, cevap verin ve sonra soruyu sorun, türetin, yanlış düşünün, hatalı olun. Bi' nebze bir şeyler edinilir.

Felsefe okuyup öğrenmek değil zaten mesele ve senin de ifade ettiğin gibi amaç sağlıklı bir düşünce sistemi geliştirebilmek yoksa papağan gibi filozofların görüşlerini ezberleyip tekrar etmekten bahsetmiyorum ki zaten çoğunu tam anlayabilen de yok.

Yazıda da ifade ettiğim üzere, daha bilinçli bireyler yaratmaya katkısı olacağı aşikar. Yakın çevremde bunun çok örneğini görüyorum ve hiç değilse dünyaya at gözlüğü ile bakmıyorlar.
 
Felsefe okuyup öğrenmek değil zaten mesele ve senin de ifade ettiğin gibi amaç sağlıklı bir düşünce sistemi geliştirebilmek yoksa papağan gibi filozofların görüşlerini ezberleyip tekrar etmekten bahsetmiyorum ki zaten çoğunu tam anlayabilen de yok.

Yazıda da ifade ettiğim üzere, daha bilinçli bireyler yaratmaya katkısı olacağı aşikar. Yakın çevremde bunun çok örneğini görüyorum ve hiç değilse dünyaya at gözlüğü ile bakmıyorlar.

Felsefe ülkende 'öcü' gibi bakıldığı ve 'kötü' öğretildiği için yazına göz ucuyla baktığımda gördüğüm 'hak ettiği yeri bulamıyor'a yakın olan ibare aynı kalacaktır.

Evet ufuk açar. Ama felsefeciler dahi ne dediğini bilmez. Senin benim anlamamam anormal değil. Anladığımızı iddia edersek anormal olur.​
 
Felsefe insanlara yol gösterir. Bu yol doğrudur veya yanlıştır. Mesela Lao tsu ve Konfüçyus biribirine zıt birer felsefeye sahip filosoflar. Müslümanların felsefeye bir gereksinimleri yok, çünkü onların zaten bir yolgöstereni var.
 
Felsefe okuyup, başımıza ateist mi olacan diyen bir güruh var. Onları da yabana atmamak gerek.
 


Felsefe ülkende 'öcü' gibi bakıldığı ve 'kötü' öğretildiği için yazına göz ucuyla baktığımda gördüğüm 'hak ettiği yeri bulamıyor'a yakın olan ibare aynı kalacaktır.

Evet ufuk açar. Ama felsefeciler dahi ne dediğini bilmez. Senin benim anlamamam anormal değil. Anladığımızı iddia edersek anormal olur.​

Ne dediklerini bilmiyor değil de bazı felsefecilerin anlaşılmak istemediği çok iyi bilinen bir gerçektir ayrıca kullanılan dilin ağırlığı da dikkate alınırsa felsefi terminolojiyi iyi bilmeyen kişilerin işi gerçekten çok zorlaşmakta.

"Küçük Prens" örneği vermişsin ki okuduğumda kaç yaşında olduğumu bile tam hatırlamıyorum fakat tahminimce ortaokul çağlarındaydım, kitabın insana vereceği hiçbir şey yok diyemeyiz ancak elbette bazılarına hafif gelebilir. Okuduğum kitaplarda tek bir cümle bile bana fayda sağlıyorsa şahsen avantaj sayan birisiyimdir. İnsanın okuduğu kitapların türü tabii ki çok önemli hatta çok satanlar bölümünde birkaç istisna harici çoğu kitap, insana hiçbir şey vermeyecek ya da kafa bulandıracak nitelikte oluyor. Kitapçılarda dikkatini çekmiştir; felsefe, psikoloji, sosyoloji ya da bilimsel kitaplar küçücük bir bölümde yer alırken "Vampirler, Zombiler, Bir erkeği-kadını 15 günde kendine nasıl aşık edersin?" türü kitaplar ise çok geniş bir alanda satılır.

Sevgili Mastor, insanlar sosyal medyada kim nerede, ne yemiş ne giymiş gibi boş işlere kafa yoracağına keşke felsefeye kafa yormuş olsalardı, inan dünya çok farklı bir yer olabilirdi. Ülkemizde de durum vahim, bırak doğru soru sormayı başkasına danışmadan kendi fikrini bile ortaya koyamayan, ezberci ve aynı zamanda ne savunduğunun bile idrakinde olmayan bir kitle ile karşı karşıyayız. Ezbere konuşuyorlar ve doğru söyleneni de hiç araştırmadan reddedecek kadar akıl tutulması içindeler. Kim ne derse desin, felsefeyi hayatımıza dahil etmeden bu sorunları kolay kolay aşamayız.
 
Felsefe insanlara yol gösterir. Bu yol doğrudur veya yanlıştır. Mesela Lao tsu ve Konfüçyus biribirine zıt birer felsefeye sahip filosoflar. Müslümanların felsefeye bir gereksinimleri yok, çünkü onların zaten bir yol göstereni var.

Müslümanların felsefeye ihtiyacı olmadığı düşüncesi büyük bir yanılgıdır. İbn-i Haldun, İbn Rüşd, Gazzali, İbn-i Sina, Farabi gibi düşünürlere de çok büyük haksızlık yapmış oluruz.
 
Felsefe bir "yol"dur filan diye zırvalayanlardan uzak durun gerisi hallolur efenim (:

Felsefe yol mol değildir.Belli türden sorulara belli türden "özgün" cevaplar aradığınız ve fiili ve faili olduğunuz bir faaliyettir ve bütün hayatınızın "bel kemiği" yani sizi ayakta dimdik tutacak bir "organ"dır. Bu organ zaman zaman sizi perperişan edip zorlar işte o vakitlerde bu haylanmazı tedavi etmek zorundasınız yani aklı bedende tutacaksınız.Ha buna cesaretin yoksa boşver be gözüm çünki soruyu ve cevabı en "erken" farkeden olduğunuzda size kimse madalya filan vermeyecek ama sadece yaşadığınızın farkında olmak diye bir ödülünüz olacak.

Bana soracak olursanız kendi varlığının ve potansiyelinin farkında olamadan "nefes" almak "insan olarak" yaşamak değildir çünki onu kurtlar kuşlar kediler filan bile beceriyor.Kavramların ve kararların olsun daima ve değişmekten dönüşmekten korkmayacaksın. Hiç kimse zihninin içinde özgür olduğu kadar özgür olamaz.
Örnekse kendi içindeki faşizmi tanımlayıp tanıtlayıp yenemeden yani kendi flash belleğindeki çeri çöpü ayıklamadan parmak sallayacağın hiçbir mesele ciddiye alınmayacaktır.Kendinle kavganı veremeden sokakta kavga bomboş bir iş.

Fikrini degiştiremiyorsan. gerçekliklerini yıkamıyorsan. ezberlerini bozamıyorsan "yaşadim" diyemezsin.En azından "cesaretle" yaşadım diyemezsin.

Doğada kavramsal iletişim kurabilen yegane kümenin içine girme potansiyeli olan varlık/yaratık bizik.

Kavramsal iletişim kurma becerini yakala yoksa "yol yol yol" "yolculuk yolculuk yolculuk" diye heba edilecek bir organizmaya indirgeme, sonuçta "at" değiliz "eşek" değiliz bencek.
 
Düşünmek için bir felsefeye ihtiyaç yok. Felsefe insanı bir kalıba hapseder ve özgürlüğünü kısıtlar. Çünkü felsefe olarak tanımlanabilmesi için öncelikle bir bakış açısı olmalı ki, bu da bakış daralması anlamına geliyor. Diğer bakış açıları dışlanmış oluyor ve kişiyi bir görüşe bağlıyor.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Düşünmek için bir felsefeye ihtiyaç yok. Felsefe insanı bir kalıba hapseder ve özgürlüğünü kısıtlar. Çünkü felsefe olarak tanımlanabilmesi için öncelikle bir bakış açısı olmalı ki, bu da bakış daralması anlamına geliyor. Diğer bakış açıları dışlanmış oluyor ve kişiyi bir görüşe bağlıyor.


Sorduğuna göre etkilenmiş olmalısın. Felsefe yap zihnin açılır belki ama mümkünse tanımlama.
Yolmuş, patikaymış, dağmış geç bunları.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Felsefeyi bir de anlamak var.
 
Sokrates: Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.
Platon: Doğruyu bulma yolunda (idealist) düşsel bir çalışmadır.
Aristotales: İlkeler veya ilk nedenler bilimidir.
İsmail: Felsefeyi bir de anlamak var.
 
Serdaç Ortaç'ın karabiberim şarkısına çektiği klip geldi aklıma.Felsefe o klipte ki ablaysa eğer, felsefe yapmak o ablanın göbüşünde duran zeytini eğilip yemektir canım Süreyya.

Işte evlat.
Böylelikle sen bilincli bilincsiz Michel Foucault un düşüncesine baglanti ayagi koymus bulundun.
"Cinsel aygit" Foucault icin "Organik Güç" ün büyümesinde veya kücülmesinde önemli rol aliyor.Cinsellik konularin tabusuz konusulmasi gerektigin vurgusunu yapan Foucault,Klerus a keske yine engizisyon mahkemelerini ayaga kaldirabilsek dedirtmistir.
Bu calismasinda De Sade dan ilham alan Foucault,kafasi xok güzel olan düsünürlerden.
 
felsefe cevaba sor hazrlar Viski sorulara cevap verir.
 
Hani bir söz vardır; "Bana felsefe yapma!"
Aslında bu sözü söyleyen de farkında ( mıdır bilmem ki bence değildir. ) olmadan felsefe yapıyordur.
Felsefe böyle bir şeydir işte. Zaten her konuda vardır.
Bu kadar!
 
Geri