-
- Katılım
- Nisan 16, 2019
-
- Mesajlar
- 55,896
-
- Tepkime puanı
- 34,814
-
- Puanları
- 353
Felsefe ile ilgilenmek, insanın yaşamı çeşitli yönleri ile sorgulamasını sağlar. Eleştirel düşünme yeteneğine sahip olmanın yolu, felsefeden geçer ve pek çoklarının iddia ettiği gibi sadece belli bir kesimin ilgi alanı değildir. Başkalarının bakış açılarını anlamak ya da onların gözünden dünyayı algılamaya çalışmak ancak felsefi düşünce ile mümkün olabilir. Felsefe, yaşamdaki temel soruların sistematik ve eleştirel bir incelemesidir.
Platon, felsefe ile ilgilenmeyi “Doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışma.” olarak tanımlamıştır. Felsefi soruların bir sonu olmadığı gibi, cevapların da bir sonu yoktur fakat böyle olması bir belirsizlik içinde kaybolmak anlamına gelmez ve insanı sürekli sorgulamaya-araştırmaya iten dinamik bir süreci ifade eder. Her cevaplanamayan soru, yeni sunulan bakış açıları ile çok daha ilgi çekici hale gelmekte ve insanı çok daha fazla soru sormaya itmektedir.
Felsefenin bütünleştirici ve ön yargıları yıkan bir tarafı vardır. Felsefi düşünmeye başladığınız zaman, farklı görüş ve yaşam tarzlarına tahammül yönünüz de gelişmeye başlar. İnsanların sadece düşünceleri ile mücadale etmeye çabalar ve bunun için de karşıt görüşler sunarsınız fakat asla insanları tek tip düşünmeye zorlamaz ya da düşüncelerinin farklılığı nedeni ile yok etmeyi amaçlamazsınız. Hayatı daha bilinçli ve farkındalık içinde yaşamınıza da imkan sağlar. Bencilliği ve bireyselliği bir tarafa bırakıp tüm insanlığın iyiliği için olana kafayı yormaya teşvik eder.
Felsefe, doğru soruları sorma ve düşünme sanatıdır. İnsanın yaşamdaki zorluklara karşı daha bilinçli tavır takınabilmesinin yolu felsefeden geçer. Felsefe aynı zamanda rahatsız da edicidir çünkü tüm kalıpları yıkacak ve dönüştürebilecek güce sahiptir. Düşünmeyen ve sorgulamayan insanların sayısının her geçen gün arttığı bu dünyada, aynı oranda kölelik de artmaya başlamıştır. Kimimiz paranın kimimiz teknolojinin kimimiz de şan-şöhretin kölesi olmuş durumdayız ki tüm bu sorunları aşmanın yolu da yine felsefi düşünceden geçer.
“Düşünmeyen tutucudur, düşünemeyen aptal, düşünmediğine aldırmayan ise köledir.” William Drummond
Platon, felsefe ile ilgilenmeyi “Doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışma.” olarak tanımlamıştır. Felsefi soruların bir sonu olmadığı gibi, cevapların da bir sonu yoktur fakat böyle olması bir belirsizlik içinde kaybolmak anlamına gelmez ve insanı sürekli sorgulamaya-araştırmaya iten dinamik bir süreci ifade eder. Her cevaplanamayan soru, yeni sunulan bakış açıları ile çok daha ilgi çekici hale gelmekte ve insanı çok daha fazla soru sormaya itmektedir.
Felsefenin bütünleştirici ve ön yargıları yıkan bir tarafı vardır. Felsefi düşünmeye başladığınız zaman, farklı görüş ve yaşam tarzlarına tahammül yönünüz de gelişmeye başlar. İnsanların sadece düşünceleri ile mücadale etmeye çabalar ve bunun için de karşıt görüşler sunarsınız fakat asla insanları tek tip düşünmeye zorlamaz ya da düşüncelerinin farklılığı nedeni ile yok etmeyi amaçlamazsınız. Hayatı daha bilinçli ve farkındalık içinde yaşamınıza da imkan sağlar. Bencilliği ve bireyselliği bir tarafa bırakıp tüm insanlığın iyiliği için olana kafayı yormaya teşvik eder.
Felsefe, doğru soruları sorma ve düşünme sanatıdır. İnsanın yaşamdaki zorluklara karşı daha bilinçli tavır takınabilmesinin yolu felsefeden geçer. Felsefe aynı zamanda rahatsız da edicidir çünkü tüm kalıpları yıkacak ve dönüştürebilecek güce sahiptir. Düşünmeyen ve sorgulamayan insanların sayısının her geçen gün arttığı bu dünyada, aynı oranda kölelik de artmaya başlamıştır. Kimimiz paranın kimimiz teknolojinin kimimiz de şan-şöhretin kölesi olmuş durumdayız ki tüm bu sorunları aşmanın yolu da yine felsefi düşünceden geçer.
“Düşünmeyen tutucudur, düşünemeyen aptal, düşünmediğine aldırmayan ise köledir.” William Drummond