EyLüL' ce

Konu sahibi son olarak 1895 gün önce görüldü
Gözler vardır görülmeden bakılan
Sevgiliye ulaşılmayan sözler vardır habersizce ona yazılan
Karanlığın kuytu köşesinde kimseler görmesn diye ağlamalar vardır
Ve eller vardır hiç tutulamayan...
Biliyorum ki bana bakar gözlerin
Bilirim ki ,ses verse yüreğim yüreğine akacak gözlerim
Sende benim için atan kocaman kalbin varlığınıda bilirim
Birşey vardır ya
Delicesine
Sessizce
Benimmişcesine
Bugünsüz
Yarınsız
Dalıp gitmek Bir hayalin peşine .
 


Bugün varlığında güne merhaba derken umut yüklü kalbimi
gözlerine örmeye geldim.

Karşımda sen varmışcasına bakışlarım mahçup ve yüreğine
dokunuyormuşcasına klavyeyle konuşmalarım
utangaç ve bir o kadar çekingen..

Sıradan hayata verilmiş en büyük sevda ödülüydün sen.
Hediyem sendin.
Düşlerimi kelimelere ilmekleyip varlığının bir nefes uzağında yüreğimi senin
gözlerine bırakmaya geldim.

Yüreğimi, yüreğine son kez bırakmak.
Uzaklığa inat her sabah senin gözlerinde maviye uyanan yüreğimi
senin nefesinde yaşatmak.
Tutamadığım ellerinin, dokunamadığım yüreğinin hasretini yükleyip sana geldim.
Yüreğim karşında, dokun ellerinle.
Haydi tut gözlerimi.
Yüreğinin içine al düşlerimi Sevmeye gelmişim tut beni kapında.....

Acıyla sökülmüş bedenimi senin sevginle yamamak için değil;
bahara bakan yüzünü sevdim ben .
Yılların sussuzluğunu senin gözyaşlarında dindirmek için gelmedim sana.
Ya da ateşte örülmüş çığlıklarımı senin yağmurlarında söndürmeye değil !
Ben bir yudum sevginle yetinmek için gönül kapına geldim.
Yanında mevsimlerın solduğu , nefesinde " zamanın " durduğu yüreğinde
ölmeye geldim sevgili.
Varlığında değil, yokluğunun içinde seni beklemenin huzuruyla yaşlanmak
isteğimdir düşlerim.

Bir kez bile ellerimiz ellerimize kavuşmasa da , bir kez bile sırtlarımız birbirine
yaslanmasa da ben senin yüreğinde baharları solumaya geldim.
Sırtımda mevsimler ve elimde kalbim kapındayım..
Ya al beni , ya da kör bıçakları sapla korkusuzca.
Ben sana geldim. Geri dönmek yok sevgili.....


Hüzne sıkılan nice kurşunlara inat senin yüzünde bildim umut tanelerini.
Sende bildim bir yudum sevginin insana yettiğini.
Kurtlanmıiş acılarıma sıktığım tek kurşunumdu gözlerin.
Kapanmaz yaralarıma sürdüğüm tek umudumdu nefesin.
Senin yüzünde ağlıyorum bunu bildin mi?
Ya da fark ettin mi ?
Umutlarımı kaynattım, sensizlikte " seni " kaçamak öpüşlerimde.
İlk kez gözlerimdeki yağan yağmurla, kücücük ellerimle sana nakış işleyen
yüreğimi gördün mü ?

Sen bilmesen de her gülüşünü baharım, her nefesini bana verilmiş
en güzel hediye bildim.
Gitmelerinden sonraki ağlamalarını değil vuslatın heyecanlarını düşündüm
yokluğunun katransı gecelerinde.

Gözlerinin umut dolu bakışlarını onlarca parçaya bölüp,
her parçasını kücük hücrelerime yerleştirdim.
Bir gün dilim adını anmaktan aciz kalırsa,
atan kanım haykırsın içimdeki sevda kelimelerini.

Kalemim kırılır, seni " sana " yazamasam, nefesimi çek içine.
Göreceksin havaya bırakılan nefesim senin adını çizecektir mavi semaya.....

Acıya sıkılmış tek kurşunumdu gözlerin.
Umuda işlenmiş mutluluğumdu gülüşlerin.
Bir gün bile ellerini tutamasam da avuç içlerindenki terim ben.

Bir gün bile dokunamasam da yüreğine,
hayata baktığın göz, umuda aldığın nefes oldum.....

Haydi kapına geldim işte.
Rüzgar ol, yüreğimin dağılmış hatıralarını avuçlarıma topla.
Bahar ol, yağ saçlarıma.
Dizlerine eğilmiş yüreğimi tutup serçenin gözyaşlarına bırak.
Ya da yapamıyorsan onca şeyi bari ölüm ol, çık karşıma.
Avuçlarından kanatlanayım sonsuzluğun sessiz semasına..
Neden diye sorma, seninle aynı vakit doğma şansını yakalayamadım lakin
senin gözlerinde ölmenin ödülünü ve onuru ver bana.. ver sevgili.....
 
Her gün sesini duysam da,her an benimle olsan da,
yanımda olduğun gibi değil hiç birşey,çok ÖZLEDİM.
Kokunu,tenini,gözlerimde kayboluşlarını,
dudaklarımda yok oluşlarını,erguvanlar gibi yüreğini açışlarını.

ÖZLEDİM...

Az kaldı Ruhum,kavuşma anımıza,az kaldı yürek yüreğe uyumamıza.
Canım sıkkın,ağzımı bıçak açmıyor gittiğinden beri.
Kırgınım seni,çağıran o yollara,hüzün olunca gönlümde,
Yazamıyorum mutluluğu adımıza.

ÖZLEDİM...

An kaldı canıma,can katmana...
Nasıl sevmişim seni Ben?
Nasıl yakmışsın sol yanımı meğer?
Her nefes alışımda,alaza dönen tenim,
İlmek ilmek seni nakşeder beynim...


78662483.png



ÖZLEDİM...

Sabahları bulan konuşmalarımızı.
Ezan'a yüz süren SEVDAMIZI.
Bu hasrete dayana bilen son noktamızı.

ÖZLEDİM...

Dün dostumuzla seni konuştuk uzun,uzun.
Sahildeki gecelerimizi yad ettik,en içlisinden.
Yaptığın çılgınlıklara defalarca güldük,aklımdaydı sıcacık omuzun.
Biliyormusun?
Çok ÖZLEDİK Seni sahil ve Ben.
GEL..AŞK'ım tez vakitte hayırlısıyla GEL....

love_is_to_share_mine_is_for_u_by_jaysu.jpg
 
54ir7d.gif


seni neden sevdiğimi sorguladığım akşam üstlerinde,
nedensiz cevapların anlamsızlığında buldum kendimi..
baktım ellerime,
sonra gözlerime,
ağız birliği yapmış gibi
kimse bir şey söylemedi..

kendime bile itiraf etmemiştim sevgimi..
korktum ihanet duyar adını..
korktum korkularım çalar kapımı..
ve açar gururum,
kapanır aşkım..

oysa yüreğim gözlerinin afişiyle doluydu..
duvarlarında bağıra bağıra sloganlar.
'seni seviyorumm..'
kızdığımda,
kırıldığımda,
bir hışımla söküp atmak istedim hepsini..
kimbilir belki de istemedim
yani demem o ki;
öyle gizli
öyle saklı sevmişim ki seni
bana bile söylememişim..!



yüzümü elimdeki hasretin kokularıyla yıkadım..
sapsarı bir hüzün avuçlarımda,
sen dönene kadar hala bir yanım yarım,
ve birkez daha sordum aynalara;

bu adam neyimdi?
kaderim ya da inadım?
 
Aşk sarhoşu bir kalple ve ceplerimde suskunluğumla
Sana yürüyorum.
Şarap kokuyor sokaklar
Tenha...
Bilirim, sen benden daha korkaksın.
Ürkekliğini giyin gözlerine ve beni bekle.
Habersiz geliyorum...
Sisler ardına saklı kimliğim
Bilirim, sen beni ayak sesimden tanırsın
KADINIM..sen bana herkesten yakınsın..
 
irsk9ru2.jpg


SEVGİLİYE
seni görür görmez
yandı yüreğim.
kazındı sevdan ve gülüşün
bir hançer yarası gibi yüreğime...

böyle bir sevgiyi
ilk kez tadıyorum,
hissediyorum seninle.
birini kaybedeceğim diye.
ilk kez bu kadar korkuyorum

sanki her an
beni bırakıp gidecekmişsin gibi geliyor
seninle bu kadar,
korku,
sevgi
ve sevinç yaşıyorum,
fakat hiçbirini sana söyleyemiyorum...

söylersem beni bırakıp,
gideceksin sanıyorum...
seni kaybedersem yaşamın benim için
hiçbir anlamı kalmaz.

her saniye soluduğum nefesimden,
senin varlığın daha çok
yaşatıyor beni.
seni kaybedersem aldığım her nefes
yüreğime kurşun gibi saplanacak.
ve sadece bedeni yaşayan
bir ölü olucam...

kömür gözlüm ne olur
yüreğime kurşun saplama...

 
“Kimin aşka meyli yoksa, o kanatsız kuş gibidir. Vah ona..”

Kim bilir hangi kitabın sarı sayfaları arasında gözüme çarptı bu söz.
Ya da kim bilir hangi gazetenin satır arasında okudum hatırlamıyorum.

Sabah uyandığımda dilimde buldum bu cümleyi.
Kendi kendime tekrarlayıp duruyorum.
Bazen böyle olur.
Kimi zaman bir türkü, kimi zaman bir söz sabah uyandığımda baş ucumdadır.
Ve ısrarlı bir aşık misali, nereye gitsem gelir benimle gün boyu..

Davetsiz bir misafir gibidir.
Ne gelirken vurur gönül kapımı, ne de giderken “Allaha ısmarladık” der.
Yüzümü yıkıyorum, çayımı yudumluyorum gitmiyor.
İçimdeki ses ısrarla aynı şeyi söyleyip duruyor..

Biliyorum kaçamam.
Renkli bir gölge gibi ardım sıra gelecek.
Önemsemiyorum.
Duymazlıktan geliyorum.
Ona kulaklarımı tıkayıp, perdeyi aralıyorum.

Çöl gibi yakıcı bir gün.
Güneş olanca sıcaklığıyla gülümsüyor.
Yüzümü buruşturuyorum kaygıyla.
Ürkek bir ceylan gibi geçiyor yüreğimden sözcükler.
Ve dökülüyorlar apansız dilden.
Mırıldanıyorum: “Bulutlar çok ağlamadı bu sene.. toprak güler mi bilmem”

Sahi neden birilerinin gülmesi için, başka birilerinin ağlaması gerekiyor.

Gülümsüyorum.
Son zamanlarda fazla konuşur oldum kendimle.
Deliriyor muyum ne?
Cevabı yine bende bu sorunun.

“Deliliği şeref gördük, şan gördük / Şu dünyayı viran olmuş han gördük..”

Eyvallah !....

Üşüyorum..
Dahası ürperiyorum.
Bunu en iyi sen bilirsin sevdiceğim.
Yüreğe hasret değince, hiçbir güneş ısıtmaz gayri onu.

Bu gönül yarasının emi, sargısı vuslattır.
Pervanenin ateşte yanması gibi.
Ama ne gam.

“Bizi yakan ateş, közden ötesi…”

Yüreğimde hasretin büyüyor.
Ve bir sevdanın cinnetinde gözbebeklerim.
Hiç susmuyor içimdeki ses.
Bu senin sesin. Sen, ben oluyorsun. Ve hep aynı şeyi fısıldıyorsun:

“Kimin aşka meyli yok ise, o kanatsız bir kuş gibidir. Vah ona!..”

Büyüyor sesin içimde, çığlık oluyor.
Issız yüreklerde aks-i seda buluyor bu vaveyla.
Apansız düşüyor sözcükler, geceyi yırtan şafak gibi..
“Sevdası olmayan kul neye yarar…”

Aşk… neşeli bir Haziran
Aşk… hüzünlü bir Eylül
Aşk… yüreğe saplanan hançer
Aşk… kan damlatan bir gül
Aşk… gökkuşağı gibi rengarenk
Aşk… bir armoni, tatlı bir ahenk
Aşk… canın cananı bulması
Aşk… kanın damarda donması
Aşk… gülün açmadan solması


Sahi nedir aşktan murat?

Söyle Sevda Ecesi..
Sular dalgalanır da
Durulur mu ?
Söyle…
Her bahar,
Yeni bir dünya kurulur mu ?
Ateş pervaneyi
Sevdiğinden mi yakar?
Ve her karanlık gece
Bir sabaha mı çıkar ?
Vuslat mıdır
Hasreti doğuran ?
Yoksa
Hasret mi
Aşkı yoğuran ?



Asrın girdabında eriyor zaman, kelep kelep.
Bense seni düşünüyorum hep.
Düşüncelerin anaforunda kaybolduğumda,kılavuzum oluyor gözlerin.

Biliyor musun yokluğunda yıldız topluyorum..

Çocuk yüreğimle sıçrıyorum geceleri gökyüzüne..
Belki dokunamıyorum onlara ama olsun,
Ayaklarım yerden kesiliyor ya bu bana yeter..

Bana aşk deme sevdiğim..

Darb-ı mesel

“Kimi nasıl da biçer, dünyada ektiğini…
Çok gördüm aşk ekenin, ihanet biçtiğini..

Bana aşk deme..
Benden aşık olmaz...

Yüreğimin sesini, dinle yüreğinle…

Hasretin narında göz göz olmuş tenim…
Bana aşk deme meleğim, çünkü aşk benim..
 
72464_441662894581_276043654581_5245934_5044385_n.jpg

Her bir nefes kadardır lisanım.
Kelimeler kandırır göz aldanır amma..
Dilde değil yüreğimdedir ihsanım.
Azat ettiğim kadar hür, Sevdiğim kadarsın * Cân'ânım . . .
 
Bilseydim severmiydim seni?
Bilseydim katlanır mıydım?

kordugum2zs2.jpg


Uykumu bölüp sabaha dek geceleri
Sayıklarmıydım ismini?

kordugum3wx7.jpg


Yoruldu kalbim seninle
Bir kez olsun gülmedi...

kordugum4tg7.jpg


Solgun yüzlü kötü kader
Bırakmadı peşimi gitti!!!

kordugum5at8.jpg


Uzağına düştük sevdanın biz uzağına
İstesek dee duramayız artık

kordugum6ra6.jpg


Seninle Kördüğüm oldu aşkımız
İstesek de çözemeyiz artık...
 
Cemal Sureyya'nin dedigi gibi olsun istiyorum. "Asklarda bakim ister" diyen Cemal Sureyya gibi yasamak istiyorum..baska ne diyor Cemal Sureyya?
"Oluyorum Tanrim ustu kalsin / yasadigim hayat yeter bana" dememismiy di bir dizesinde..oldu gitti o da butun olumluler gibi..Cemal Sureyya gibi bakima aldim her bir seyi mi, basta kendimi bakima aldim..Onariyorum kirilmisliklarimi, tamiratlarla ugrasmaktayim..Kim bilir ne kadar zaman alacak onarim? Hemingwa'i animsiyorum birden intihara kalkisan, yasamla celisen Hemingway ustayi animsiyorum birden..
Kapi ne kadar dar olsa da / cezam ne kadar agir olsa da / ruhumun efendisi benim / ruhumun komutani benim diyen hayrani oldugum bir olumsuzle uyaniyorum derinden..
 
Merhaba Kader'im..

Merhaba Güz Hazanının Hüzünlü Yanı..

Merhaba yüzbinlerce kelimenin tamamını tek bir kelime ile silebilecek kadar güçlü manalı kelime..
Bilemezsin sana duyduğum özlemin nasıl da bir gecenin doruk noktasında ızdıraba dönüştügünü ve bilecegini zannetmiyorum sana olan hasretin ölüm sebebim olacagını ve zannediyorum ki bilirsin ölmememin nedeninin bir gün gözlerine bakabilme umudu olduğunu...
An kalbime saplıyor paslı hanceri ve benim ellerim hiç titremediği kadar titriyor.
Ben seni özlüyorum.
Gözümün önünde bilmediğim hayalin.
Bir rüzgar esiyor,dünya yerinden oynuyor,bir fırtına bir kıyamet almış başını gidiyor.
Umrumda mı sanki yeryüzü ?
Hayalin karşımda.Asilce bana bakmakta.Başın dik alnın ak..
Ve azraile bile inat gülümsüyorsun..
Oysa ben üşüyorum,ellerim titriyor..
Ağaçlar filizleniyor.Mevsimler evrime uğruyor.
Bir yangının tam ortasındayım elimde tuttuğum yüregim bir kor ve erimekte,
oysa ben sana uzatmak istemiştim...
Sen huzursun.Dünyamsın.Olabilecegin herşeysin.
Bütün kaleleri fethettin,piyonlar düştü,muhafızlar esir,şah mat oldu...
Ellerim ensemde kenetli,nefes dahi almıyorum.
Öl desen ölürüm..
Sen herşeyden önce ve herşeyden sonra ve şimdi ve sonsuza dek Kader'imsin...
Sen...
Sen...
Sen herşeysin...
Sen Umutların Filizlendiği Bozkırların sahibisin..
Fermansın.
Hükümsün.
Hükümdarsın.
Herşeysin.
Kainatta ki bütün canlıların mutlulugunu kıskanacak mutluluklara sahip olman dileği ile...
 

Öğrendim. belki de bu yüzden değişti gözlerim. belki de bu yüzden gördüğüm hiçbir şey eskisi gibi değil.
Bir gece vakti esintisi gibi çarpar gözkapaklarıma hayat...
Benden giden, bende kalan ne varsa .
Sanmıyorum ki bu esen rüzgarla dağılıp gidecek sol yanımdaki hüzünler...

Küçük nefeslere sığdırabildiğim büyük acılar gibi
Kapılar çoktan kapanmış , yürek izini kaybetmiş
Ve Buydu hayatın verebilecekleri gittiğim yolun sonunda...
Ben işte ,Can sıkıcı kelimelerimle seslendiriyorum hüznümü
Eğri eğri yağan yağmuru yakalıyorum avuç içimde
öyleyse kim kurtarabilir ellerimden yalpalanmış hayatı
Yalanım ben , en başından tüm düşlerimden beri...
Öyle ya susturmalıyım gözlerimde ki karanlıkları
Bir kaç iltifat sonrası dokunmalı sözcükler kalbime
eskimeyen bir hüzünü sarap gibi yudumlarken üşüyen ruhuma,
içimde kül kokusu ve şimdi dışarıda bahar...
hayatın en pişmiş yerine ekmek banarken, gönlüm su istemez oldu.
özlediğim tek şey; hiçbir şey kadar kıymetsiz şimdi... tuhaf ki bu en zayıf anımda gücümü umursamayacak kadar güçlüyüm.
çözmekten vazgeçtiğim tüm duygularıma bir minik kibrit yetti.


içinden çıkamadığım anılara bir kaç cümle ve olmayacaklarıma ucuz takaslar yetti. böyle basitti işte. terk etmek böyle kolay...
Bana döndüğünde hayat, gitmemiş olsun bende ki gölgelerin
Belkide bu yüzden di hiç gidemeyecekken yetersiz sevinçlerim...
Ne yazar üç kuruşluk gönüllere verdiğim en büyük sevgilerim
Yüreğimin kredisi , Aşk yaktığı kadar aşkmış...
Kız kulesi kadar acımasız ,bir çay bir simit kadar ucuz işte...

Buda benden ,gecenin bir yarısı bir bardak çay eşliğinde olan karalamarım
smile.gif
 
BİR ADIN KALMALI

Bir adın kalmalı geriye,
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde,
Aynaların ardında sır,
Yalnızlığın peşinde kuvvet,
Evet nihayet,
Bir adın kalmalı geriye,
Bir de o kahreden gurbet…

Sen say ki;
Ben hiç ağlamadım,
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi,
Geceleri koynuma almadım ihaneti,
Ve say ki;
Bütün şiirler gözlerini,
Bütün şarkılar saçlarını söylemedi.
Hiç buselik geçmedi fikrimden,
Ve hiç gitmedi.
Bir topak kan gibi adın,
İçimin nehirlerinden…

Evet yangın,
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan,
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu,
Evet isyan,
Evet kahrolmuş sayfaların arasında adın…
Sokaklar doluydu bir adamın yalnızlığı,
Bu sevda biraz nadan,
Biraz da hıçkırık tadı…

Pencere önü menekşelerinde her akşam..
Dağlar sonra oynadı yerinden,
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca.
Sen say ki;
Yerin dibine geçti,
Geçmeyesi sevdam…

Ve ben seni sevdiğim zaman,
Bu şehre yağmurlar yağdı,
Yani ben seni sevdiğim zaman,
Ayrılık kurşun kadar ağır,
Gülüşün kadar felaketiydi yaşamın,
Yine de bir adın kalmalı geriye,
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde,
Aynaların ardında sır,
Yalnızlığın peşinde kuvvet,
Evet nihayet
Bir adın kalmalı geriye,
Bir de o kahreden gurbet,
Beni affet…
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç…
 
Bir beni sevmek mi zor geldi sana?

Sen ki kaç yangından çıkmış yaralı bir yürek.

Ne acılar görmüş gözlerin kaç kere ağlamış sebepsiz kuytularda.

Bir bana ağlamak mı zor geldi sana?

İsyanlar ki;yüreğinin kişiliği asi senin...

Bir benim için mi karşı çıkamadın hayata?

Korkmazdın hiçbir şeyden.

Korkaklığı kendine yakıştırmazdın da.

Bir beni sevmekten mi korktu yüreğin?

Neydi beni sende sevilmez yapan?Seni koşulsuz sevişim mi?

Utanmadan saklamadan gözlerine baka baka.

"Seni Seviyorum diyebilmem mi?''

Vazgeçemediğim için mi senden bu olmayışlar hiçe sayışlar?

“Nasıl olsa”mı benli cümlelerinin başı hep.

Sensiz olamadığımı bilmen mi benden kaçışın?

Hep yanında olduğumu bilmen mi?

Neden bu gidişin benden ben hep beklediğim için mi?

Bir anlamı var mı beni sevmeyişinin?Ellere gitmek isteyişin neden?

Neden benden kaçışın bir ben mi ağır geldim sana?

Bir benim sevgimi taşımak mı zor geldi sana?

Herşey zor da kolay mı beni öldürmek göz göre göre sevdiğim?

Hiç mi acımayacak yüreğin hiç mi ağlamayacak güzel gözlerin?

Kolay mı atmak beni sensizliğin ateşine?

Kolay mı hiçe saymak uğruna harcanan emekleri?

Hiçe saymak o sihirli dakikaları?

Kolay mı yıkmak yüreğimdeki hiç tanımadığım hayalini?

Senin için atan bu kalbi ellerinle parçalamak kolay mı?

Söyle benim olmayanım beni sevmek mi zor geldi sana?

Söyle beni sevmek mi zor geldi yüreğine?
 
Dün gece saat 3 gibi yağmur yağdı o kadar güzeldi ki bir çılgınlık yaptım ıslandım iliklerime kadar sanki içimde ki kirin akıp gittiğini temizlendiğimi hissettim ve aklıma güzel cümleler takıldı (bir DamLa gökten düşerken nereye çarpacağını bilmez bizim de hayatta nereye çarpacağımızı bilmediğimiz gibi bazen sevdaya çarparız paramparça oluruz bazen mutsuz bir insanın göz yaşlarına karışır bazen yeşilde hayat buluruz her birimiz aslında yağmur damlasıyız bazende camda ki yerimizi alırız bir başka damlaya karışır (bu başka sevdigimiz yada çocukların olur )daha güçlü olur camdan hızla inmeye başlarız işte sana hayat özeti
 
Sevdalı yüreğinden çıkan tatlı sözleri
Bülbülün güle hitap ötüşünde duyarım
Yıldızlarda görürüm o şahaser gözleri
Hayalin gel der bana çağrısına uyarım.

Geceler ıssız sessiz düşüncemde sen varsın
Efsûnlu hallerinle kalbime düşen harsın
Sen sarmazsan bu canı acıma toprak sarsın
Sanma ölümden korkar sevdamızdan cayarım.

Yokluğun saplanıyor bıçak gibi bağrıma
Hiç mi yanmıyor için ses vermezsin çağrıma?
Seni sensiz yaşamak çok gidiyor ağrıma
Başımı sabır denen taş yastığa koyarım.

Firkat’in ateşlerde yürütüyor yanarım
Yüreğimde yaralar kabuk tutmaz kanarım
Beş vakit niyetimde hep adını anarım
Gücüm yetse gurbetin gözlerini oyarım.

Nev baharım yaprağım tomurcuğumsun benim
Gül kokulum bir tanem yangınlarda bedenim
Aslı ben, Leylâ benim beni baygı edenim
Vuslatına aç iken hasretine doyarım.

Mühürlü dudaklarım engellere takılır
Biz gibi sevenlere hor gözlerle bakılır
Söz geçmeyen gönlüme kızgın mıhlar çakılır
Kendimi gözden düşmüş değersizden sayarım.

Yağı bitmiş kandile benziyorum fersizim
Biçareyim yollarda takatsizim kersizim
Mekân tutmaz gezginim yuvasızım yersizim
Korkarım garip ölür sonsuzluğa kayarım.
 
Geri