Yaratıcı, belli sebeblerin bir araya gelmesiyle var olsaydı, o sebeplere bir müsebbib (sebep olan) gerekirdi..Aynı soruyu o müsebbib için düşünseydik Onun meydana gelmesi için de başka bir müsebbib gerekirdi.Aynı şeyi bu son müsebbib için de düşünseydik........;
Bu aynı "tavuk mu yumurtadan çıkmıştır yoksa yumurta mı tavuktan.." düşüncesinin ilelebet sürüp gideceğine ihtimal verme gibi bir safsataya benzerdi ki; bunlardan tavuk veya yumurtayı, Kudreti Sonsuz, Ezelî bir Zât’a vereceğimiz ana kadar, iddialar hep mesnetsiz sayılır. Aksine, bu olay varlığı kendinden olan Yüce Yaratıcı’ya isnat edilince mesele birden aydınlığa kavuşur. Ondan sonra, tek bir hücre olarak yumurtanın yaratılmış olması veya kendi neslini devam ettirmek için tavuğun yaratılmış bulunması ve yumurtanın ondan çıkması arasında fark yoktur..
Aslında bu tür sorular Yaratıcı'yı yeterince bilmememizden ve tanımamamızdan kaynaklanmakta..Allah, İhlas Suresinde:
1-De ki: O’dur, O Allah’tır; Mutlak Bir’dir. 2-Allah, Samed (Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, fakat ezelde ve ebedde her varlığın Kendisine muhtaç olup, Kendisine sığındığı Zât)tır. 3-Doğurmamıştır, doğurulmamıştır. (Bu, sebepler bir araya getirmemiştir şeklinde de anlaşılabilir.) 4-Ve O’na denk, O’nunla mukayese edilebilecek hiçbir şey yoktur.
Allah, insanın aklına gelebilecek herşeyden farklıdır..
(Not: Bazı yerler alıntı)
Yazı icin tesekkurler baya zahmetli olmuş olmalı. Zaten olay bu dostum. Bahsi gecen seye "o kendini bile yoktan yaratır" der ve konuyu kitleyebiliriz. Heh iste tam burada senin sormak istemeyecegin soruyu bilim sorar.
Mesela "tanrinin herseye gucu yeter ise kendisinin bile kontrol edemeyecegi bir guc yaratabilir mi?" sorusu sorsak muhtemel icinden cikilabilinecek cevap yine "isterse yaratir isterse yaratmaz onu aklimiz almaz" olur.
Konu soru baglaminda hep cikmaza ve bir paradoksa girmek zorunda. Bu durum yasanmamasi icin "eh artik adini koyalimda bazi sorular cikartilmasin basimiza" diğip cevaplar yerlestirilmistir.
Tabi varlik herkesin taptigi ve saygi duymasi gereken bir varlik olunca "ihtimal" ya da "teoriler" ortadan tamami ile kalkar.
Yani isin ozu su "biz en son kitap da bilmen gereken herseyi belirttik agacim, kurcalaman icin bir sebep yok o yuzden arkana yaslan ve tadini cikar" oluyor.
Konuyi irdelemememiz adina binlerce kelime var "musebbib" ve "ezeli".
Artik bunun uzerine baska bir sey kurgulama olasiligi yok. Iste bu da bilim ile ters
Sen "o sonsuz istedigini yapar, kendini ister dogurur ister dogurmaz sanane! Bunu sorgulamasi gereken kisi degilsin sana neye inanman gerektigini soyluyor ise ona inanacaksin" diyorsun.
Tanri insana akil vermis, ancak onun formulize ettigi kurallar cercevesinde kullanabilecegin manupile edilcek yasalar var. Din icinde.
Durumu yalin bir dil ve tum kalkanlar inaktif edildigi sekil de anlatirsak.
"kulum sana akil veriyorum ama aklini benim kurallarim dogrultusunda kullanmassan yakarim canini ona gore kullan. Oyle abuk subuk dusuncelerden siyril. Ben ezeliyim oğlum! Ister kendimi yaratirim istersem herseyi yok ederim. Sen bana kulluk etmek icin tasarlandin. Eger cennete girmek istiyorsan iyi insan ol, kurcalama, yukumluluklerini yerine getir anladinmi (ruhun yanagina hafifce 2 tatli tokat vurur ve dunyaya yollar kendinden ufledikten sonra)
Son düzenleme: