Evren yaratıldı mı yoksa hep var mıydı ?

Konu sahibi son olarak 1665 gün önce görüldü
Yaratıcı, belli sebeblerin bir araya gelmesiyle var olsaydı, o sebeplere bir müsebbib (sebep olan) gerekirdi..Aynı soruyu o müsebbib için düşünseydik Onun meydana gelmesi için de başka bir müsebbib gerekirdi.Aynı şeyi bu son müsebbib için de düşünseydik........;

Bu aynı "tavuk mu yumurtadan çıkmıştır yoksa yumurta mı tavuktan.." düşüncesinin ilelebet sürüp gideceğine ihtimal verme gibi bir safsataya benzerdi ki; bunlardan tavuk veya yumurtayı, Kudreti Sonsuz, Ezelî bir Zât’a vereceğimiz ana kadar, iddialar hep mesnetsiz sayılır. Aksine, bu olay varlığı kendinden olan Yüce Yaratıcı’ya isnat edilince mesele birden aydınlığa kavuşur. Ondan sonra, tek bir hücre olarak yumurtanın yaratılmış olması veya kendi neslini devam ettirmek için tavuğun yaratılmış bulunması ve yumurtanın ondan çıkması arasında fark yoktur..

Aslında bu tür sorular Yaratıcı'yı yeterince bilmememizden ve tanımamamızdan kaynaklanmakta..Allah, İhlas Suresinde:
1-De ki: O’dur, O Allah’tır; Mutlak Bir’dir. 2-Allah, Samed (Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, fakat ezelde ve ebedde her varlığın Kendisine muhtaç olup, Kendisine sığındığı Zât)tır. 3-Doğurmamıştır, doğurulmamıştır. (Bu, sebepler bir araya getirmemiştir şeklinde de anlaşılabilir.) 4-Ve O’na denk, O’nunla mukayese edilebilecek hiçbir şey yoktur.

Allah, insanın aklına gelebilecek herşeyden farklıdır..

(Not: Bazı yerler alıntı)

Yazı icin tesekkurler baya zahmetli olmuş olmalı. Zaten olay bu dostum. Bahsi gecen seye "o kendini bile yoktan yaratır" der ve konuyu kitleyebiliriz. Heh iste tam burada senin sormak istemeyecegin soruyu bilim sorar.
Mesela "tanrinin herseye gucu yeter ise kendisinin bile kontrol edemeyecegi bir guc yaratabilir mi?" sorusu sorsak muhtemel icinden cikilabilinecek cevap yine "isterse yaratir isterse yaratmaz onu aklimiz almaz" olur.

Konu soru baglaminda hep cikmaza ve bir paradoksa girmek zorunda. Bu durum yasanmamasi icin "eh artik adini koyalimda bazi sorular cikartilmasin basimiza" diğip cevaplar yerlestirilmistir.

Tabi varlik herkesin taptigi ve saygi duymasi gereken bir varlik olunca "ihtimal" ya da "teoriler" ortadan tamami ile kalkar.

Yani isin ozu su "biz en son kitap da bilmen gereken herseyi belirttik agacim, kurcalaman icin bir sebep yok o yuzden arkana yaslan ve tadini cikar" oluyor.

Konuyi irdelemememiz adina binlerce kelime var "musebbib" ve "ezeli".
Artik bunun uzerine baska bir sey kurgulama olasiligi yok. Iste bu da bilim ile ters

Sen "o sonsuz istedigini yapar, kendini ister dogurur ister dogurmaz sanane! Bunu sorgulamasi gereken kisi degilsin sana neye inanman gerektigini soyluyor ise ona inanacaksin" diyorsun.

Tanri insana akil vermis, ancak onun formulize ettigi kurallar cercevesinde kullanabilecegin manupile edilcek yasalar var. Din icinde.

Durumu yalin bir dil ve tum kalkanlar inaktif edildigi sekil de anlatirsak.
"kulum sana akil veriyorum ama aklini benim kurallarim dogrultusunda kullanmassan yakarim canini ona gore kullan. Oyle abuk subuk dusuncelerden siyril. Ben ezeliyim oğlum! Ister kendimi yaratirim istersem herseyi yok ederim. Sen bana kulluk etmek icin tasarlandin. Eger cennete girmek istiyorsan iyi insan ol, kurcalama, yukumluluklerini yerine getir anladinmi (ruhun yanagina hafifce 2 tatli tokat vurur ve dunyaya yollar kendinden ufledikten sonra)
 
Son düzenleme:
Bu arkadaş derhal banlansın. Olacak iş değil canım.
 
Evren hep vardıysa, büyük patlama bir yanılgı olur. Çünkü bir başlangıcı teşkil eder. Hep var olan bir şeyin bir başlangıcı olmaz.
Evren yaratıldıysa, büyük patlama bizim için doğru bir iz. Ölümlü olarak, ölümsüzü anlayamayız. Çünkü bir şeyi anlayabilmek için yaşamış veya his etmiş olmamız gerekir.

Annemin gençliğinde, hayatında hiç kahve içmemiş ve adını da duymamış bir komşusu varmış. Ona kahve ikram ettiklerinde, bunun kötü bir şey olabileceğinden ve günaha girebileceğinden korkmuş ve kabul etmemeiş. Bir daha da annemlere ziyarete gelmemiş. İnsan yaşamadığı ve tatmadığı bir şeyi anlayamaz.
 
Aaaaa resmen ifade özgürlüğü engelleniyor ext’in.
rezalettttt
 
Skandaaaaal.
Yönetimsel diktatörlük onlaynnn.
 
Evren bilincsiz bir itici güç tarafından var oldu. Bu bir yaprağı hareket ettirebilecek esintide bir rüzgar, 0'ın üzerinde bir sıcak sıcaklık da olabilir. Ben aint your mama ya inanıyorum
 
Yav ha yaratıldı ha hep vardı yaşayın gitsin....

Tam olarak bu kıvamdayım ben de.

1119325_o9eab.png
 
Aslında çok fazla uzay ve evren ile ilgilenen bir insan bu soruyu garip karşılayabilir.
Zaman ve mekan kavramları bir madalyonun iki yüzü gibidir. Mekan olmayan bir yerde zamandan, zaman olmayan bir yerden ise mekandan söz edilemez. Şöyle ki, evrende her şey neden-sonuç ilişkisi içerisi içindedir. Bir şeyin var olması için onu itecek bir kuvvete yani nedene ihtiyaç vardır. Ve bu süreç zaman içerisinde işler. Önce neden sonra sonuç. Zamanın olmadığı bir yerde yani evrenden önce neden ve sonuç kavramı işlemez diye düşünüyorum.Evrenin oluşmasından önce yani mekandan önce bizim algılayabildiğimiz şekilde zaman kavramının bulunmadığı düşünüldüğünde, ne oldu da evren meydana geldi sorusu sorgulanması gereken konulardan biri kanaatimce.
Bu aslında beni tanrı inancına en çok götüren şey.

Big bang nedir?

Once okumak lazim, herseyden once ne vardi sorusu bizi Allah’a goturuyor zaten. Sahsi dusuncemdir.

Klasik fizikle uzayı açıklamaya çalışıyorsunuz.

Birincisi zaman ve mekan kavramı görecelidir. Zaman asla sabit değildir. Uzay ve evren 3 boyutludur zaman ise 4. boyuttur ve sabit değildir. Sabit olduğunu söyleyen kişi Newton'dur ancak Einstein onun hatalı olduğunu ispatladı. Evrende sabitliği ispatlanacak hiç bir şey yoktur buna ışık hızı da dahil.

Gelelim evrenenin kökenine;
Einstein'a göre bizler masa sandalyeler herşey ama herşey enerjiden ibarettir. Bizim herhangi bir ışık fotonundan farkımız ise daha bizi oluşturan enerjinin daha yavaş olup kütle formuna bürünmüş olmasıdır. Peki gelelim beyin yakan kısma;

Bir odada enerji akışı 0' inerse ne olur?

Bir noktada enerji akışı atomlar dahil tamamen 0 olursa karadelik oluşur. Bu karadelik tüm evreni yuttuğunda ne olur? Hiçlik oluşur zaman mekan ışık hatta yer çekimi bile yok olur. Atomlar tekrar elektrik yükünü alırsa bu kez her şey patlar (big bang) ve evren tekrar kendi kendini oluşturur. Alternatif bir evren oluşur zaman kavramı tekrar oluşur. Peki bunlardan hangisi gerçek olur ?
 
Klasik fizikle uzayı açıklamaya çalışıyorsunuz.

Birincisi zaman ve mekan kavramı görecelidir. Zaman asla sabit değildir. Uzay ve evren 3 boyutludur zaman ise 4. boyuttur ve sabit değildir. Sabit olduğunu söyleyen kişi Newton'dur ancak Einstein onun hatalı olduğunu ispatladı. Evrende sabitliği ispatlanacak hiç bir şey yoktur buna ışık hızı da dahil.

Gelelim evrenenin kökenine;
Einstein'a göre bizler masa sandalyeler herşey ama herşey enerjiden ibarettir. Bizim herhangi bir ışık fotonundan farkımız ise daha bizi oluşturan enerjinin daha yavaş olup kütle formuna bürünmüş olmasıdır. Peki gelelim beyin yakan kısma;

Bir odada enerji akışı 0' inerse ne olur?

Bir noktada enerji akışı atomlar dahil tamamen 0 olursa karadelik oluşur. Bu karadelik tüm evreni yuttuğunda ne olur? Hiçlik oluşur zaman mekan ışık hatta yer çekimi bile yok olur. Atomlar tekrar elektrik yükünü alırsa bu kez her şey patlar (big bang) ve evren tekrar kendi kendini oluşturur. Alternatif bir evren oluşur zaman kavramı tekrar oluşur. Peki bunlardan hangisi gerçek olur ?

Enerji akışı hangi durumlarda 0 olur? Yani sıfır olması için ne olmalıdır?
Gerçekten bilmediğimden soruyorum.
 
Enerji akışı hangi durumlarda 0 olur? Yani sıfır olması için ne olmalıdır?
Gerçekten bilmediğimden soruyorum.

Kuantum fiziğine hoşgeldin.

Normalde şartlarda sıfırlanmaz. Evrende gördüğün kokladığın herşey hatta sen bile bir enerjin var. Enerjin varsa belli bir ısı yayarsın.
Eğer bu sıfırlandı bu sefer ısında kaybolur. Sıcaklığın bu kez -273,15 C dereceye düşer. Hiç bir madde bu sıcaklığa sahip olamaz eğer olursa enerjiside yok olur.
 
Kuantum fiziğine hoşgeldin.

Normalde şartlarda sıfırlanmaz. Evrende gördüğün kokladığın herşey hatta sen bile bir enerjin var. Enerjin varsa belli bir ısı yayarsın.
Eğer bu sıfırlandı bu sefer ısında kaybolur. Sıcaklığın bu kez -273,15 C dereceye düşer. Hiç bir madde bu sıcaklığa sahip olamaz eğer olursa enerjiside yok olur.

Aslinda soyledigin seylerin aksini soylemek istemedim. Kuantuma da cok uzak sayilmam. Anladigim kadariyla ilgiliyimdir. Sadece benim bahsettigim sebep- sonuc iliskisi senin bahsettigin kuantumdan cok uzak bir sey degil diye dusunuyorum. Oyleyse de anlamadigim bir kisim vardir. Uzerine dusunmem gerekiR.
 
Aslinda soyledigin seylerin aksini soylemek istemedim. Kuantuma da cok uzak sayilmam. Anladigim kadariyla ilgiliyimdir. Sadece benim bahsettigim sebep- sonuc iliskisi senin bahsettigin kuantumdan cok uzak bir sey degil diye dusunuyorum. Oyleyse de anlamadigim bir kisim vardir. Uzerine dusunmem gerekiR.

Şuan konuştuğumuz her şey başlangıcın özetiydi. Bir noktadan sonra dahada karmaşıklaşıyor.

Şu forumda birisi kuantum fiziğini anlamış ya artık ölsem de gam yemem.
 
Şuan konuştuğumuz her şey başlangıcın özetiydi. Bir noktadan sonra dahada karmaşıklaşıyor.

Şu forumda birisi kuantum fiziğini anlamış ya artık ölsem de gam yemem.

Haha. Bi ara Schrödinger'in kedisi icin baslik acsinlar da onu konussun forum. En guzeli.
 
Böyle tartışmaları görmek güzel. Başarılı. Tutar.
D7Hf-7zWkAEQkPz.jpg
 
Not: Bu mesajda yazılanlar kendi yarım yamalak fikirlerimden oluşturulmuştur. Bende bu konu hakkında henüz araştırmalarımı tamamlamış değilim.

Evrenin hep varolduğuna inanmam şuanki araştırmalarım sonucunda mümkün değil. Zira bizler gibi ölümlü olan diğer gezegenler ve karadeliğin oluşu evrenin de belli bir zamanı yani ömrü olduğuna inanmamı sağlıyor. Bu durumda tüm bu enerjilerin Tek bir tanrıdan oluştuğu ve kendi parçalarını (tamamiyle hepsini değil sadece bazı enerjilerinin kırıntılarını) bir araya getirerek hem evreni hem de tüm insanlığı yarattığını düşünüyorum. Yıldızlar (gezegenler), ağaçlar, su, hayvanlar ve tüm madde parçalarıyla dna'mızın uyumlu olduğu kanıtlandı. Bu durumda Tanrı'nın "ben size şah damarlarıınızdan daha yakınım" ve "sizleri kendi nurumu üfleyerek yarattım" sözleri anlam kazanıyor.

Akıllara hemen bizde Tanrıyız sonucu gelmesin. Çünkü eğer tanrı tüm evreni tamamiyle tüm enerjisini vererek yaratmış olsaydı bu durumda evren belli bir döngüde hiç kimse veya hiçbir şey ölmeden devam ederdi. Zaman; çarpışmanın şiddetinden oluştuğuna göre evren bu dalgalanma bitince yok olacaktır. Yani parçaları tekrar tanrıya dönecektir. Yine mektubunda "Tekrar bana döndürüleceksiniz" sözü de bunu destekliyor.

O'na dönünce tanrının bir parçası olacağız ama cezalar olmayacak mı? Sorusuna da kendi analizimle cevap vermek isterim. Tanrı bizi kendinden yarattı evet, ama aklımızın içerisine bir irade koydu. Zira böyle bir ayrışma olmasaydı hepimiz Tanrı bilinciyle varolurduk. Aslında tanrı konusuna karşı bilinçsiz olmamızın nedeni bizi kendinden ayıran o irade. Peki iradeyi nasıl yarattı? Basite kaçıp tüm bu şeyleri oluşturan tanrı, iradeyi mi yaratamayacak diyerek geçmek isterdim ama o iş öyle değil. Ondanız ama tamamiyle o değiliz, bizi bir çok maddenin karışımıyla yarattı ve biz bu karışımın içerisinde sadece bize ait olan tek bir enerjiyi oluşturabildik (irade). Doğurabilmek, çoğalabilmek bunun en büyük kanıtı. Bizden olan bir şey yapıyoruz ama biz değiliz. [emoji221] biz tanrıdanız ama irademiz değil. İrademizi oluşturacak enerjilerle bizi yarattı ve bizde irademizi oluşturabiliyoruz. Kimimiz araştırmayı sormayı sorgulamayı seçiyor, kimimiz koşulsuz inanıyor. Ben koşulsuz inanmayı reddediyorum. Tanrıya verdiği akıl için bir hakaret bu.

Maddesinin ve manasının sadece bir kısmını görebiliyoruz. Aslında diğer enerjilere kör olmamızın nedeni bünyemizde ve evrende o enerjilerin barınmıyor oluşu. Tanrıyı da bu nedenle görebilmemiz imkansız. Zira kendi atomununun tamamı ile değil sadece bir parçası ile yaratıldığımızı düşünürsek bu durumda eksik parçaları tamamlamadıkça bütünü göremeyiz. Kısaca ben evrenin yaratıldığına inanıyorum.

Dipçe: Bu konuda yazacak çok şeyim var ama okunabilmesi açısından kısa tutmak istedim.
 
belki yaratıldı
belki vardı


benim inancım
sürgündeyiz diyor
zamanı gelince
ya öleceğiz
ya da uyanacağız
 
Uzayda sıcaklık -270 decece celsius. Madde soğumakla karadelik olmaz. Karadeliklerin etrafında maddenin sürtünmesinden oluşan yüksek sıcaklıklar oluşuyor. Karadeliğin yeri o şekilde tespit edilebiliyor. Bu sıcaklık sayesinde karadeliğin ısınıp maddenin normal hale dönmesi gerekirdi. Karadelikler madde yoğunluğunun maddenin kendi içinde çökecek kadar yoğunlaşmasından oluşur. Ve bu olay da aşamalı olarak gerçekleşir. (Beyaz cüceler, Kırmızı devler v.s.)

Kuantum fiziği de atom altı parçacıkların fiziği. Evren'in kendi fiziği var. Evrende aklımızın alamayacağı boyuttaki madde yoğunluğunun ve akılalmaz mesafeler arasında oluşan boşluğun oluşturduğu fizik kuralları geçerli. Biz evrenin boyutunu bile bilmiyoruz.
 
Geri