siz türklerin asıl istedikleri şey nedir hakketten. kürt'ün kürt, ermeni'nin ermeni, laz'ın laz, rum'un rum, alevi'nin alevi ve 'öteki'nin öteki olmaktan vazgeçip boynunu uzatması mı?
böylece yok sömürge meselesi, yok soykırım meselesi, yok işsizlik meselesi, yok yolsuzluk meselesi, yok trafik, göç, rüşvet, adaletsizlik, siyasal kabızlık meseleleri filan çözülüverecek, türkiye kanatlanıp uçuşa mı geçecek?
yüzyıllardır bizimle yaşamış, sonra da devlet eliyle yok edilmiş ermeni ve süryani halklarının geride bıraktığı evler, köşkler, araziler, iş yerleri, hatta matbaalar şimdi kimlerin elinde? geçmişte ne oldu, kaç kişi öldü gibi tartışmaların yanı sıra bu mülkler hangi 'vatanseverlerin' oldu mesela? işte, soykırımı namus meselesi haline getiren milliyetçilerin asıl amaçları gasp edilen mülklerin hesabını örtmektir... sizleri de anlıyorum, hadi diyelim ülkenin onurunu korumakla mükellef, kendini sorumlu hisseden yurtseverler olarak savunmaya geçiyorsunuz da yahu yerli ve milli sermaye dedikleri zırva dahi ermeni, rum, süryani sermayesinin el değiştirmesi, zorbalık ve talan. bunu en iyi koç, sabancı, eczacıbaşı vb. bilir. (tabi sonradan demirorenler falan da dersine çalışıp gerekeni yapmış) ülkenin degil türk burjuvazisinin bekçiliğini yapmaktan fazlası değil bu...
ermeni diasporasının döktüğü paralar herkese ayan, kim bunlar? techir de yaşamını yitirmişlerin çocukları torunları. onlar para akıtıp senato da gündeme getirip, bununla da yetinmeyip başkan'ın ağzından istediklerini döktürüveriyorlar da bizimkiler boş mu duruyor sanıyorsunuz? özellikle abd-türkiye platformunda ermeni soykırımı konusunda muazzam boyutlara varan bir inkar endüstrisi vardır ezelden beri...
örneğin, abd türkiye’ye silah ya da başka bir şey satmak, türkiye’de bir ihale koparmak ya da jeopolitik-jeostratejik çıkarları doğrultusunda türkiye’yi kullanmak istediğinde, politikacıları ve medyayı harekete geçirerek, ermeni kozunu oynar. bir ermeni tasarısı filan gelir temsilciler meclisine. türkiye, emekli kongre üyelerinin de yer aldığı amerikan lobicilik şirketlerine tasarıların geçmemesi için milyonlarca dolar akıtır (hala da akıtıyor). sonra, ermeni tasarısının gündeme alınmasıyla bir pazarlık başlar. türkiye’de tbmm, iktidar, hatta muhalefet ağız birliği eder; milliyetçi hezeyanlar havalarda uçuşur, buna paralel olarak devlet medyası derhal harekete geçirilir. genelde, sonunda şantajcılar istediklerini alır ve dosya ‘şimdilik’ kapatılır...
bazen de, türkiye güya misilleme yapıyormuş gibi yapar. mesela amerikan mallarına göstermelik bir boykot hamlesi yapılıp ihalelerin iptal edileceği söylenir; iç tribünlere dönük 'eyy amerika' heyheylenmesi yapılır. bu sefer de çokuluslu şirketlerin karşı-şantajı gündeme gelirdi; 'eğer boykot devam ederse sermayemizi geri çekeriz, ekonominiz çöker...' böylece ekonominin gereği olarak boykot daha başlamadan biter ya da kadükleşirdi. ama böylece türk milleti tepkisiz kalmamış, ‘ulusal onur’ korunmuş, milli duygular kabarmış olurdu. boru değil yani!
kürtlerin-ermenilerle olan savaşı, kürt hareketinin tavrı ve politikası o kadar kapsamlı bir mesele ki, şurada bahsetmeye kalksam sabahı ederiz. kendi icinde bile 'biz ermenileri katlettik, yok onlar bizi katletti' tartışması sürerken, ahmet türk'ün çıkıp 'özür' dilemesi üzerine daha da icinden çıkılmaz bir hale geldi. kusura bakma hiç giremem o konuya...
Ahmet Türk: Süryani, Ermeni ve Ezidilerden özür diliyorum | Agos
velhasıl, her büyük devletin geçmişinde büyük suçlar yatar dostlar... bu devletlerin 'devlet' olma aşamalarını ve "büyük"lüklerini de göz önünde bulundurarsak işlenen suçlar uzar gider... ancaaak bu bağlamda hem büyük, hem de erdemli devlet olmak için tarihinle yüzleşip özür dilemek gerekli. iyi kötü herkes yaptı; türkiye yapmıyor bunu!
bu arada teşekkür ederim, ben de seni sever, saygı duyarım...henüz 'glu seven dikenine katlanır* yapılmadıysa ben yazmış olayım ehehe