Perforatörü hiç konuşmuyorum; babamın kırığını görmüş gibi oluyorum, perforatöre verdiğim parayı düşündükçe… Anacım, bu adamı derhal boşa. Gül gibisin senin neyini beğenmemiş? Ay, kendimle laf lafı açıyor, sizin de ekranınızı meşgul ediyorum, kusura kalmayın. Bir gün yazlıktayız, ben havuzdayım, annem şezlongta, moda dergisinden fırlamışçasına uzaklara bakıyor, babamla da arası limoni ve babam yok ortalıkta.
– “Anne,” dedim, “babam gelmeyecek mi?”
Sinirli bir dille:
– “Hayır,” dedi.
Bende havuza daldım… Böyle mal mal tepkilerim vardı çocukken. Havuza dalmak nedir, sen karabatak mısın, niye havuza dalıyorsun, yarattığın dramaya tüküreyim, ne mal çocuk ya.
Telgraf klasör dosya… Emre Belözoğlu kadar boyu var, 100 lira mı ne, yuh ya yuh, 5 tane evrak koyacağız diye… 3 tane aldım 300 lira. -Teo, battık abicim battık!