“Adsız Aşıklar”a başlamıştım ama beni hiç sarmadı, 3. Bölüme geçmedim.
Zeki Demirkubuz’dan izlemeyi hep ertelediğim “Kıskanmak” filmini izledim, eh. Yine de izletiyor kendini ama daha iyi Zeki Demirkubuz filmleri izledik. Nergis Öztürk oyunculuğu çok iyi, Berrak Tüzünataç filmin çekildiği döneme göre çok yol almış:d Aman ne bileyim, “x yönetmenin bütün filmlerini izlemeliyim” diyen sinefillerdenseniz izlenebilir ki öyle bir sinefilseniz kronolojiye göre izlemişsinizdir. İzledik bitti.
Madem tabii’ye üye olduk, neden etinden sütünden yararlanmayalım diyerek “İşe Yarar Bir Şey” izledim. Bu film bana çok iyi geldi. Çok aydınlık, iç açan bir film olduğu için de değil. Edebiyat ve şiirle iç içe olduğu için. Barış Bıçakçı filmleri biraz böyledir. Su gibi bir film, bu film ancak böyle tarif edilir. Canan ve Leyla’nın yolları bir tren yolculuğunda kesişir. Hemşire Canan, Avukat/Şair Leyla’nın ilgisini çeker ve Leyla, Canan’ın hikayesini öğrenir, onun hikayesine bir şekilde dahil olmak ister ve bu merak ya da istek, Canan ile birlikte onu Yavuz’a götürür.
Biraz hüzün de içeren bir film ve çok güzel bir şiir bıraktı ardında: “Bir kitabın sayfaları”
Ve çok güzel bir kitaba atıf yaptı “Bir Sarı Çiçek”
Çok şiirsel bir film, tam bir yolculuk filmi. Çok beğendim, hissi de bana çok geçti. Sanat böyle bir şey işte.