Eksik Kalmasın

Konu sahibi son olarak 3956 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
105021777063144961075362877111809574104033n.jpg



Olasılıklardan sıkıldım, sürekli birbiri ile yer değiştiren gerçeklerden de.. Kafasına göre yazılmış, çizilmiş her şey.. Tamamen öznel, tamamen duygusal... Bana, olanı değil senin izlenimlerini yorumlamak kalıyor.. Peki böylesi daha çok sapmaya neden olmaz mı? Başa nasıl döneceğiz, umudumu keseceğim yakında.. Hazmedemiyorum artık...!
 
Eskiden böyle muhtelif kişilik testleri ve psikolojik analizler yoktu, bilmezdik... Karşılıklı oturup iki çay içer, öyle tanımaya çalışırdık insanı...

Baha Beyoğlu
 

Çözülüyor bazı şeyler, açıklığa kavuşuyor. Oluşan boşlukta bolca alınma, hayal kırıklığı, kırgınlık, kızgınlık, öfke; bir parça da huzur var, kimi sıra ziyaret etmeyi unutmayan.. Sağolsun, ara ara uğramasa ona da sitem edeceğim, haberi yok.: ))

Yeni yeni anlamlar yerlerini olanı kabullenmeye bıraktı.. Yeni isimler vermeyeceğim size, beynimdeki isimlerinize başka isimler bulup, onları aynen devam ettirmeyeceğim.. Sizi sevmiyorum ki, varlığınıza yeni kılıflar dikeyim! Gidin artık, ihtiyacım kalmadı hiçbirinize.. Kendimle başbaşa kalmak istiyorum, farklı isimler olmadan, tek başıma, aldatmadan, aldanmadan...
 
[YOUTUBE]R8isnWHdj40[/YOUTUBE]


:cici:​
 
Kendimi ispat etmek derdinde değilim ki göz boyama zahmetine girişeyim..! : )) Neysem o, ne gösteriyorsam o, fazlası sadece sizin ürettikleriniz, beni alakadar etmiyorlar.: ))
 
Yıkıyorum beynimdeki putları.. Sen; hayran olduğum şey..! Sahtekarın tekiymişsin.. Nefret edip seninle olan bağımı sürdürmeyeceğim, yavaş yavaş eritip bendeki anlamlarını, atıp kurtulacağım senden..
 
Eleştiri inkar sayılıyorsa eğer, amacınız koyun sürüleri yetiştirmek değil de nedir?

Eleştiriye kapalı oluşumuz, mükemmel olduğumuzu sanmamız, en başından dayatılmış sakat bir varsayımın/kabulün ürünü.. Varlığı yokluğu belirsiz bir ceza ile korkutulmuş zihinlerimiz öylesine koşullanmış ki bu zehrin hayali etkilerine, içimize işlemiş, kişiliğimize saplanmış, yapışmış kalmış..

Sinirim geçsin, devam edeceğim..
 
[YOUTUBE]KgXhDIhsI_A[/YOUTUBE]

Göğüs kafesim kırık,
içindeki güvercin çoktan kaçmış.
Bir narım kalmış, o da zaten darmadağın.
Sesim kesilmiş bir bıçak sırtıyla.
Ruhumda koca bi yırtık var.
Ağlamıyorum ama anlatamıyorum da;
Bir kadın ancak gerçekten tükenmişse ağlayamaz.
 
Harfleri kullanmak bu kadar mı zor??? : ((
 
Hayat çarptı, yamuldum..:T:
 
Dışardaki İşler

Hiç bitmez şu dışarının işleri. Yazın bahçe, hayvanlar, dere kenarı; kışın hayvanlar.. Dışarının işleri öyle yoğundur ki, öyle bitmez tükenmezdir ki, sanki hayat sadece dışarıda yaşanır. Ev yoktur, evde yaşayan insanlar yoktur, onların ihtiyaçları önemsizdir. Zaman ayırmaya değmez, ilgilenilmeye değmez yaratıklardır evin içindeki varlıklar. Halbuki aynı karından çıkmışlardır, aynı anneden doğmuşlardır, aynı evi pardon "içeriyi" paylaşırlar. Ama bu ortak noktalar onları ilgilenilmeye değerli varlıklar yapmaya yetmez, çünkü içerisinden çok daha büyük bir "dışarısı" vardır.

Hayvanlar vardır orada, beslenilmeye, temizlenilmeye muhtaç, hatta sevilmeye... İneklere her sabah yem hazırlanmalıdır, altları temizlenmelidir, sütleri sağılmalıdır. Otlağa götürülmelidir 10 gibi, başlarında beklenmelidir kimi zaman. Hayvandır onlar, arada sıkılabilirler aynı otlaktaki otları yemekten. Arada sırada başka otların da tadına bakmak isterler, böylece tüm bir öğle ve ikindi onları beklemeye ayrılır ki başka izin verilen sınırlar içindeki alanın dışındaki otlara saldırmasınlar, uslu dursunlar. Akşamları yine yemlerini yemelidirler, sütleri sağılmalıdır. Sonra sımsıkı kapatılmalıdır kapıları, ne üşüsünler ne de saldırıya uğrasınlar diye...

Hayvanlarla işler bittiyse bahçe, tarla işleri vardır muhakkak. Aksatılmaması gereken bir başka sorumluluk. Toprak kazılacak, tohumlar ekilecek. Tohumlar filizlenince bir daha kazılacak ki yabani otlar filizlere zarar vermesin, toprak ayıklansın, ürün güzel çıksın... Tarlanın sulama derdi yoktur da evin yanındaki bahçenin her sabah ve her akşam bir türlü sonu gelmeyen su dolu kovalarla sulanması gerekir. Kurumasın toprak, domatesler, patlıcanlar, mısırlar,vs... güzel büyüsün. Bunların da kazma dönemleri vardır, ekilmeden önce ve filizlendikten sonra... Lahanaları unutmayalım, onlar en masumları, en zahmetsizleri. Ekiliyor muydular onlar? Tohuma kaçarlar mıydı? Lahanalara dair hatırladığım tek şey, yaz kış sürekli bahçede olmaları idi, bir de üstündeki yeşil tırtıllar. Ezince sümüğümsü sarımsı bir yeşil sıvının çıkardığı iğrenç tırtıllar...

Bahçe ve tarla, sulanmakla ve kazılmakla da bitmezdi. Ürün yetişti mi bir de onları toplamak ve kurutmak lazımdı. Sadece sebzeler olsa iyi, bir de çayır denen illet vardı. Uçsuz bucaksız diyesim geliyor büyüklüğüne ama şimdi düşünüyorum da 2 dönüm ya vardı ya yoktu. Ne oynardık içinde, ne yuvarlanırdık. Yılanlar, çiyanlar cirit atardı da hiçbirimize saldırmazdı. İşin ilginci korkmazdık, onların varlığını ancak şimdi düşünüyorum, aklımıza bile gelmezdiler. Çeşit çeşit kelebekler, türlü türlü böcekler, incelemeye doyamazdık. Yani diğer ev içindeki ahaliyi bilmem ama ben onları izlemeye bayılırdım. Parmağıma alır, avucumda minik ayaklarının gezinmesini hissederdim. Ağaçlara tırmanırdık, her yerimiz kanardı, yara bere içinde gezerdik. Delicesine koşar, kan ter içinde, nefes nefese eğlenirdik yine de..

Bahçe, tarla, hayvanlar... Dışardaki işlerden biri de meşhur odun toplama huyu idi. Dereden sürekli odun akardı denize. Annem toplamaya giderdi erkenden. Buz gibi esen rüzgara aldırmadan, alırdı sepetine arkasına, düşerdi yollara. Bir başına, kadın başına giderdi dere kenarına. Diğer kadınlarla birlikte yarışırcasına toplarlardı odunları, kışın sobamızda yakmak için. Dev odun yığınları olurdu herkesin. İplerle, çuvallarla sararlardı etrafını. Biraz varlıklı kadınlar traktör tutardı topladıkları odunları eve götürmek için, annemse taşı babam taşı. Sepeti sırtında, üstünde bir dolu ıslak ve haliyle ağırlaşmış odunlar, yollanırdı eve...

İşin kötüsü ısıtmazdı o odunlar bizi. Zor kazanılmış şeyler çok kıymetli olur ya,işte bizim evde de o odunlar binbir çile ile eve girebilmişti ve bu yüzden tasarruflu olunmalıydı. Camları delik deşik evde, kışın ayazında minicik bir soba ve içinde yakmaya kıyılamayan, azcık azcık atılan odunlar...

Ne diyorum ben yine? Temizlikçi ablamın süpürge sesleri tüm dikkatimi dağıttı. Ne öfke kaldı ne özlem ne de sitem... Bir başka zaman tekrar devam ederiz...

(23 Ekim)
 
tumblr_ml8yjiNgzH1s1437po1_500.gif


Bizim hayat felsefemiz de bu sanırım (:
 
Muhabbet kuşum ellerimde öldü, az önce.. Yaşıyor mu diye hissetmeye çalıştığım kalp atışlarını hiç unutmayacağım.. Bir an ikimizinki birbirine karıştı, anlayamadım yaşayıp yaşamadığını.. Havaya kaldırdığımda donuk bedeni, hiçbir şüpheye ihtimal bırakmıyordu..



on79Wm.jpg



Özgürlük


Bir Kafeste ki Kuş.

Öylesine Seviyorum ki Güzel Kuşumu,Hep Bizimle Olsa Ne Güzel.


Adı Cici.Kafeste Yaşıyor.Dışarı Çıktığında Hep Mutlu.Uçuyor,Etrafta Geziyor,Omuzlarımıza Geliyor,Bizleri Öpüyor,Eğleniyor.Maşallah Nazar Değmesin İnşallah.

Kısaca Ev İçinde'de Olsa Özgür Kalıyor.Her Kanat Çırpışında Daha'da Özgür Hissediyor Kendini.Zarar Gelmeyeceğini Bilsem Bırakmazmıyım Doğaya.Ona Yem Koymak,Su Vermek,Kafesini Temizlemek Ayrı Bir Güzellik.Yalnız Başına Yaşıyor Evinde.Arkadaşı Yok,Aynı Dili Konuşan Yok,Eşi Yok.Ama Gene'de Onu Sevdiğimizi Biliyor Ve Her Özgür Kaldığında Bizlere Yani Evdekilere,Ailesine Sevgisini Gösteriyor.Nasıl Sevmem ki Onu.Karşılık Beklemeden,Hayatı Bilmeden,Konuşmadan Bizleri Seviyor.Belki Neler Neler Söylüyorda Anlayamadığımız İçin Kızıyor Bizlere.Haksız mı ? Hayır.

Düşünsenize Bir Kocaman,Güzellikler İçinde Olan,Masmavi,Yemyeşil,Rengarenk,Konuşup Dertlerimiz Anlatabildiğimiz,Olduğunda Paramız Harcayabileceğimiz,İstediğimiz Saatte İstediğimiz Şeyleri Yapabileceğimiz,Cenneti Müjdelenmiş,Ailelerimizin,Kimilerinin Eşleri,Çocukları Olduğu,Hayatı Paylaştığı,Yalanlar Söylediğimiz,İnsanları Kırdığımız,Çıkarlar Güttüğümüz,İnançlarımız Olan Kocaman Bir Dünyada Yaşıyoruz.Allah'ıma Binlerce Şükürler Olsun.Günahlarımızın,Hatalarımızın,Yalanlarımızın Olduğu Güzeller Güzeli Bir Dünya.

Kıymetini Bilmediğimiz Gün Geçtikçe Öldürdüğümüz Bir Dünya.İnsanlardan Uzaklaştığımız,Tartışmalar Yaşadığımız Bir Dünya.Bence Mutlu Olmayı Hak Ediyoruz.Minicik Bir Muhabbet Kuşu Önümde Örnek'ken Aileme Nasıl Sevgi Gösterileri Yaptığını Gördüğümde Ne Kadar Mutlu Oluyorum Bilemezsiniz.O Benim Minicik Mutluluğum.

Hayatta Mutlu Olunabilecek Bir Çok Mutluluk Çeşidi Var.Kaçırmayın Derim.Yaşamdan,Nefes Almaktan,Mutluluktan Oluşan Bir Hayatınız Olsun.

En Önemlisi Özgür Olabildiğimizden.Bunu Asla Unutmayın.Özgürlük Bir Ayna Gibidir.Siz Hayatta Ne Yapıyorsanız Bu Ayna Size Onu Gösterir.Özgür Olmak,Mutluluktur.

Mutlu Olmayı,Özgür Olmayı Sevenlere...
 
Algılarımın ötesinde falan değilsin, sadece koşullanmışlıklarımın bir ürünüsün..!!!
 
[youtube]qxDcWvZCSRg[/youtube]




Try to make it through my life, in my way, there's you
Hayatım boyunca onu düzeltmeye calıstım

In my way... there's you.
Benim yolumda .. buradasın

I try to make it through these lies,
Bu yalanlar sayesinde onu düzeltmeye çalıştım

That's all... I do.
Hepsi bu ben yaptım

Just don't deny it,
Sadece inkar etme

Just don't deny it.
Sadece inkar etme

Deal with it,
Onunla paylaş

Yeah, deal with it.
Evet onunla paylaş

You try to break me,
Sen beni mahvetmeye calıstı

You wanna break me,
Sen beni mahvetmek istedin

Bit by bit.
Parça parça

That's just part of it.
bu sadece onun bir bölümü


If you are dead or still alive
Ölü veya hala yasıyor olsanda

I don't care!
Umrumda değil

I don't care!
Umrumda değil

And all the things you left behind
Geride bıraktığın hersey

I don't care!
Umrumda değil

I don't care!
Umrumda değil


I tried to make you see my side,
Seni benm yanımda görmeye calıstım

Always trying to stay alive.
Her zaman hayatta kalmaya calıstım

But you're eyes see right through,
Ama gözlerin sonunda doğruyu gördü

That's all they do.
Yaptıkları hersey bu

I'm getting tired of this shit,
Bu sacmalıklardan yorulmaya başladım

I've got no room when its like this,
Benim bunun gibi bir fırsatım yok

But you wanna me just deal with it.
Ama sen sadece benm paylaşmamı istiyorsun

So,
peki



İmzanızdan Yola Çıkarak...
 
I don't care, end of me ve faraway şarkıları benim için çok özeldir Divine Heart..: ) Hele paylaştığının başındaki keman sesi, beni benden alır her seferinde..: ) Teşekkürler..:cici:
 
Ciddiyetimi kaybettim, geri istemiyorum..
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri