Efsaneleşmiş Kitap Cümleleri

Konu sahibi son olarak 988 gün önce görüldü
"Cehennemin en kızgın ateşi, ahIaki bir çöküş yaşandığı zamanIarda tepkisizIiğini muhafaza edenIeri yakacaktır."

Dante Alighieri/Ilahi Komedya
 
"ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim! neden böyle uzaksınız benden? ey benim eski gözyaşlarım! sizin sıcaklığınızı neden gene duyamıyorum? yanaklarımda bir iziniz olsun kalmamış. koyup gitmişsiniz beni. sizi tanımıyor değilim. ey benim eski duygularım, düşüncelerim, gözyaşlarım! ey benim gönlümün eski yalanları! birer birer tanıyorum, birer birer biliyorum sizi. ancak, ne türlü söyleyeyim? içeriden değil, dışarıdan tanıyorum sizi. sizi biliyorum, biliyorum ya, nerede, ne türlü tanıştıktı, onu bilemiyorum. artık siz ben değilsiniz, ben de siz değilim. yabancıyız birbirimize. yoksa ben sizi eskiden ilgiyle okuyup sonra adını bile unuttuğum bir öyküden mi biliyorum? etimde değilsiniz benim artık. ben şimdi sizi bensiz, kendimi de sizsiz düşünebiliyorum. demek sizinle ben bir değilmişiz, sizsiz de bir ben olabilirmiş. oysaki ben sizi varlığımın, benliğimin özü, ta kendisi sanmıştım."
 
Sırrını rüzgara söylersen ağaçlara fısıldadığı için suçlayamazsın.
 
Osmanlının son dönemi ve 1943’e kadar, Cumhuriyet’in ilk yıllarına şahitlik eden Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri, tekkeler kapatıldığı zaman şöyle buyurmuş:
“Bunlar, boş mekânları kapattılar.
Tekkeler zaten kendilerini kapatmışlardı.
İstanbul’a geldiğimde bidat karışmamış neredeyse bir Gümüşhanevi Tekkesi kalmıştı.
Tarikat işi kıyamete kadar bitti.
Artık mürşitlik, müritlik kalmadı.
Ancak muhabbet ve muhiblik bâkidir.
Kim mürşitlikten, müritlikten bahsediyorsa ehemmiyet vermeyin.” (Seyyid Abdülhakim Arvâsi kitabı, Sayfa 109)
 
"memur da olsaydım başarıya ulaşamayacaktım; zaten memur olmak demek başarıya ulaşamamak demektir." - korkuyu beklerken.
 
İslam'da "devlet adamı", kendini Allah'a ve millete adamış kimsedir. O, kendi ile ilgili hesapları olmayan bir "yaşayan şehit"tir. Şanlı Peygamberimiz: "En âdil devlet adamının dahi, İlahî huzura kelepçeli getirileceğini, hesap verdikten sonra kelepçelerinin çözüleceğini" haber vermişlerdir. Adaletin büyük sembolü haline gelen büyük Halife Hazret-i Ömer, bütün hayatı boyunca, bu hadisi hatırlayarak yaşamış ve kendinden sonra "halife" yapılmak istenen oğlu Abdullah ile ilgili Sahâbi isteklerini bu sebepten kabul etmemişti.

Seyyid Ahmed Arvasi / Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz, s.71,72
 
böyle bir konu mu varmış, en sevdiğim.

"vazonun rengini görsen sanki gül değil de içindeki su çürümüş sanırsın.
kitaplar da solar mı malik?
solsa ne iyi olur. "

(buralar bıraktığın gibi - murat uğurlu)
 
"Saat üç. Bir şey yapmak isterseniz, bu saat ya çok geç ya çok erkendir."

Bulantı-
 
Ahirete inancı olmayan bir kimsenin dürüst davranması son derece aptalcadır. İnancı gereği hayattan olabildiğince faydalanabilmesi için her türlü pisliği vakit geçirmeden kullanması şarttır, çünkü ömrü kısıtlıdır başka beklentisi yoktur. Bu yüzden onlardan dürüstlük beklemek saflığına düşmemek gerekir. Eğer hıyanet yapmıyorsa ya uygun ortam bulamamıştır yada geri zekalıdır. (NEDEN İNANMALI)
 
İnsan. Ne kadar da nazlıydı. Yaşayabilmesi ne çok şartın bir araya gelmesine bağlıydı. Bu en güçlü yaratık en fazla da güçsüz olandı. Bir büyük ağaç kadar kavi ve heybetli, bir kuru dal gibi kırılgandı.

La: Sonsuzluk Hecesi
 
Gelen de giden de Allah'ın ikramındandır.

Evliya ve Eşkiya-Uğur Koşar
 
"e. e. cummings der ki;
seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez!... "


Doğan Cüceloğlu - Savaşçı
 
"ne yapacaksın, gönül kuşu diye bir kuş cinsi var; hangi dala konacağını bilemezsin ki."
 
“Bir süredir, bir sorun kurcalıyor zihnimi: gerçekten de insanların, her gün sabahtan akşama dek çalışma alışkanlığını garip buluyorum. Sen bunu hiç düşünmedin mi? Nasıl söylemeli? Buradaki işim sadece hiyerarşideki üstümün emirlerini harfiyen yerine getirmekten ibaret. Düşünmeye hiç gerek yok. Pekâlâ gelirken beynimi emanete bırakabilir, çıkarken alırım. Günde yedi saatimi tezgâh başında, perukalara saç dikerek geçiriyorum ve herkes gibi yemekle, yıkanmakla ve tabii uyumakla geçirdiğim zamanı da sayarsam, gün içinde bana kalan özgürlük saatleri hemen hemen sıfıra indirgeniyor. Zaten, özgürlük saatleri konusunda, o denli yorgun oluyorum ki, onları daha çok, hiçbir şey yapmayarak geçiriyorum ve sakin sakin düşünme zamanım da hiç olmadığından, sonunda bu durum bana olağan görünüyor. Hafta sonu elbette özgürüm, ama çamaşırımı yıkamam, odamı temizlemem gerekiyor ve çıkıp kasabada bir dolaşsam bile zaman çılgın bir hızla geçip gidiyor. Bir defa, bir günlük tutmaya karar verdim, ancak bir haftanın sonunda bıraktım, çünkü yazacak hiçbir şeyim yoktu.”

Alıntı Şuradan
Zemberekkuşu'nun Güncesi
Haruki Murakami
 
“ Herhalde sağlıklı bir dilenci varsa sağlıksız bir kraldan daha mutludur. “
Arthur Schopenhauer - Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
 
...hiçbir yerde kendimi iyi hissetmiyorum. Carçabuk şu çığlık kopuyor içimden: geri dönmek istiyorum ( iyi ama nereye? o artık hiçbir yerde olmadığına göre; eskiden dönebileceğim yerde o vardı.) kendi yerimi arıyorum.

Roland Barthes * Yas Günlüğü
 
"hatırlamak bir boşluğa el sallamaktan başka nedir ki? siz ona bağırdığınızda sesiniz o boş ülkede kaybolur gider."
 
oysa simdiki halime bak! kelimeler kiyafetsiz kaliyor, dilbilgisi sirnasik
sacmapasan cumleler kuruyorum ve duydugum mutluluk bana kaygi ile karisik utanc veriyor!
 
... uzun zaman oldu, insan hep sevdiklerinin aynı kalacağını düşünüyor. Günden güne degişseler bile o "ilk" günlerin sıcaklığını hala bir yerlerde taşıdıklarını ve sanki sihirli bir değneğin o günleri geri getireceğine inanıyor.
-Ne de olsa hepimizin içinde ölmek bilmeyen bir çocuk var-
Ama benimki öldü, lütfen kimseye söyleme...

Minima Moralia/Theodor Adorno
 
Bir tabutun olursa,al da basina koy,diye alay ediyordu Tjaden.

Bati Cephesinde Yeni Birşey Yok,Remarque.


Klimali kefen de neymiş.
 
Geri