Efsaneleşmiş Kitap Cümleleri

Konu sahibi son olarak 987 gün önce görüldü
“Bir ön yargı biçimidir aşk. İhtiyaç duyduğun şeyi seversin, sana iyi bir duygu veren şeyi, işine geleni. Dünyada tanıyabilsen daha çok seveceğin on kişi varken birine aşık olduğunu nasıl söyleyebilirsin? Ama asla tanımayacaksın o insanları.”

Charles Bukowski - Sıcak Su Müziği
 
''İnsanları iyi ki yaptıkları ve yazdıkları için yargılıyorsunuz ''
dedi şeytan.
''Benim gibi içlerinden geçirdikleri ile yargılasaydınız, Rahibe Theresa'yı bile alenen kurşuna dizerdiniz.''
 
Gazali Bağdat’taki eğitimini tamamladıktan sonra bir kervanla Tus şehrine dönüyor. Ama yolda kervanı haramiler soyuyor ve herkesin altınını, gümüşünü alıyorlar. Gazali’nin de bir tek torbası var. Torba da gidiyor. Herkes kaderine razı olmuşken Gazali haramileri aramaya başlıyor. Aylarca aradıktan sonra haramilerin saklandığı mağarayı buluyor ve torbasını geri istiyor. Nöbetçiler bu deli çocuğu öldürmeye hazırlanırken Haramibaşı gürültüleri duyuyor ve neler olduğunu soruyor. Bir deli oğlanın geldiğini ve torbam da torbam diye tutturduğunu söylüyorlar. Haramibaşı ‘Gönderin şu çocuğu bana’ diyor. Sonra ona ‘Evladım, herkesin servetini aldık, ses çıkaran olmadı. Senin torbanda bunlardan daha kıymetli ne olabilir ki canını tehlikeye atıp buralara geldin?’ diye soruyor. Gazali ‘Benim yüküm onlardan daha değerli’ diyor. ‘Çünkü içinde Bağdat’taki hocamın ders notları vardı.’ Haramibaşı adamlarına ‘Verin şu çocuğun torbasını’ diye emrediyor. ‘Karnını doyurup yola çıkarın.’ Sonra da Gazali’ye dönüyor. ‘Ders notlarını iade ediyorum delikanlı,’ diyor, ‘ama âlim olmak istiyorsan bir şeyi hiç unutma.’ Gazali ‘Nedir o?’ diye soruyor. Haramibaşı diyor ki: "Senden çalınabilen bilgi, senin bilgin değildir."

Serenad - Zülfü Livaneli
 
Bugün okurken çok etkilemişti bu cümleler beni not almıştım hatta sizinlede paylaşalım o halde.

j5t9MX.jpeg
 
Bu cümlenin yerini alabilecek bir cümle ile henüz karşılaşmadım.

Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.
 
"Dünyaya gözümüzü açıyoruz ve o anda, tüm yaşamımızı bağlayacak bir sözleşme imzalamış gibi oluyoruz, ne var ki günün birinde bir an gelir, bu imzayı benim yerime kim attı diye sorabiliriz."

Jose Saramago - Görmek
 
Dibi biliyorum, diyor. En kalın köklerimle onu yokluyorum.
Siz ondan korkarsınız, ben korkmuyorum. Daha önce de dibe vurdum.

Sylvia Plath
 
Kalabalık arkadaş grubuyla bir yerlerde otururken masadan gülümseyerek kalkıp, kendimi en yakın pencereden aşağı atmak geliyor bazen içimden. Böyle sakin sakin, yanan sigaramı, dudağımın değdiği son bardağı, kurduğum son cümleyi masada bırakıp atlamak. Önce şok olurlar, sonra “hayalleri vardı, gencecikti, yazık oldu, çok neşeliydi!” falan derler.
Değildim.
Hiçbiriniz anlayamadınız.

n.yıldırım
 
Yıkılmış yuvama kaldırıyorum kadehimi.
Kin, öfke dolu hayatıma.
Yalnızlığına ikimizin,
Ve sana kaldırıyorum.
Yalanına bana ihanet eden dudaklarımın,
Gözlerindeki ölü soğukluğuna.
Hayatın bu kadar acımasız, kaba oluşuna,
Ve kurtarmamasına bizi Tanrı’nın.

Anna Ahmatova - Son kadeh şiiri
 
Aralarında bir iki saniye kadar süren bir bakış alışverişi olmuştu, hepsi bu kadardı. Ama bu bile, insanın yaşamak zorunda bırakıldığı kilitlenmiş yalnızlığın içinde, hatırı sayılır bir olaydı.



1984 - George Orwell
 
Ama kitaplar karanlık düşüncelere saplıyordu beni; onlarda sadece acılarımı arıyor, bu yüzden de acıklı öykümü anımsatacak çeşitten olanları seçiyordum.

Andre Maurois
 
Delirmeyin!
Var olmayan sesler işitmek korku verir elbette. Ama ya hiç yanmamış ateşin sıcağı; aslında takır takır, kirli bir kapta buğulu yemeğin kokusu; gülümseyen bir sevgilinin göğsü?
Delirmek çok zor. Ah bir delirseniz.



Pelin Buzluk
 
Son düzenleme:
Kanımca bir insanın en büyük eseri hayatıdır. Sanatçı için uğraşı alanı; müzik, dans, edebiyat, resim... her ne ise, bu eserin fonksiyonlarından sadece biridir. Günler, geceler boyu daha gönül okşayıcı bir melodi, daha vurucu bir dize, daha derin bir cümle peşinde koşarken, ruhunuzun milim milim yontulmasından kaynaklanan bir azap yaşarsınız. O esnada yarattığınızı zannettiğiniz şey aslında sizi yaratmaktadır. Ne yazık ki, peşinden koştuğunuz şeyi nihayet bulduğunuzda bu gerçeği unutuverirsiniz. Sanatçı tabiati gereği atak, küstah ve kibirlidir, işte bu yüzden çoğunun işindeki ustalığıyla ruhunun tekamülü aynı hızda ilerlemez.
Alper Canıgüz - Kan ve Gül
 
..çok ağırbaşlı olun davranışlarınızda!
Her yelde savrulan bir tüy olmayın,
ve yıkanmaya kalkmayın her suda.



İlahi Komedya
Dante Alighieri
 
Şeytanla sofraya oturanın kaşığı uzun olmalı.
Haydi hoşçakalın.
 
Eğer düşüncede öldürdüklerimiz hakikaten yok olsalardı, yeryüzünde kimse kalmazdı. İçimizde çekingen bir cellat, hayata geçmemiş bir katil taşırız. Mutlak bir mahkeme önünde, bir tek melekler beraat ederdi. Zira başka bir varlığın ölümünü -en azından bilinçsizce- dilememiş bir varlık olmamıştır. Her birimiz ardımızda bir dost ve düşmanlar mezarlığı sürükleriz; bu mezarlığın yüreğin uçurumlarına atılmış veya arzuların yüzeyine yansıtılmış olması da pek mühim değildir.

E. M. Cioran / Çürümenin Kitabı
 
Bazen de saygıdeğer abilerim ablalarım, dünyası yerle bir olur insanın. Hayat, fazla kafa yormadan idare etmeyi sağlayan bütün anlamlarını yitiriverir. En akıllıca saydığınız fikirlerinizin saçmalığını, en içten duygularınızın yapmacıklığını kavrarsınız. Aslında hiçbir konuda bir fikriniz bulunmadığını, aslında hiç kimseye karşı bir şey hissetmediğinizi ve tüm evrenin de size karşı aynı gaddarca kayıtsızlık içinde olduğunu. Hep gözünüzün önünde durduğu halde o güne dek nasılsa yok saymayı başardığınız bu gerçeği fark ettiğiniz anda ilahi işleyişi de çözmek üzeresiniz demektir.

Tanrı, içindeki tahammülfersa boşluğu doldurmak için evreni yaratır. Evrenin içine gezegenleri, gezegenlerin içine dünyayı, dünyanın içine hayatı, hayatın içine insanı yerleştirir. Ve onun içine koyacak bir şey bulamaz. İşte insan denen tuhaf hayvanın, varlıkların en yücesi ve anlamsızı kılınışının hikayesi. Evrenin orasını burasını felsefeyle, sanatla, aşkla, hatta ironik bir biçimde Tanrı'yla bezerken, ortak anlamsızların en küçüğünün elbette bir gerçeği unutması gerekmektedir: Hakikatte bütün kitaplar sayfaları doldurmak için yazılır.

Sevdiğiniz birinin ölümü, örneğin, yüzleşmenizi sağlayabilir kendinize söylediğiniz yalanlarla. Ya da ananızdan yediğiniz okkalı bir dayak. Üstelik siz, ananızın canına okumak için haklı duygusal gerekçeleri bulunduğuna inanmaya hazırlanırken, içinizi parçalayan onun gözü dönmüşlüğü değil, beyninizi zedelememek için sopayı sadece kollarınıza ve bacaklarınıza indirecek kadar düşünceli davranması olabilir. Nihayet onun elinden kurtulup kendinizi odanıza attığınızda pencereden giren akşam güneşinin ışığında neşeyle dans eden tozlar dört bir yana dağılır. Onların huzurunu kaçırmak sizi öyle üzer ki, içiniz feci dışlanmışlık duygusuyla dolar. Birden gözlerinize yaşlar hücum eder. Bu küçük sevimli yaratıkların sizden korkmasını hazmedemezsiniz. İki saatlik dayak seansına gık demeden katlanan siz, yere kapanıp zırıl zırıl ağlamaya başlarsınız. Sonra bir toz tanesi gelip parmağınızın üzerine konuverir. Usulca oynatırsınız parmağınızı. Hâlâ oradadır. Derken diğerleri ona katılırlar. Yerde yatarken üzerinize toz tanecikleri yağar. Sırt çevirdiğiniz hayat o noktada sizi kucaklarken hıçkırıklarınız fraktal bir dans müziğine dönüşür.

Bir gün toz tanecikleri sizi bağrına basarsa, bilin ki ya nirvanaya ulaştınız ya da çıldırdınız. Hangisi olduğuna kendiniz karar vereceksiniz.

Oğullar ve Rencide Ruhlar / Alper Canıgüz
 
Birkaç yıl aklımla kalbim arasında, birbirini yenemeyen hasımlarınkine benzer yorucu bir cenk oldu. Öyle çok yoruldum ki, kalbimin yenik düşmesinden ızdırap duymadım bile
Ali Ayçil Sur kenti hikayeleri.
 
Beni affet, biliyorum ki tamiri kabil olmayan bir şey yaptım. Ama bunun sebebi senin için yazdıklarımın yine sana benzeyen güzellikleriydi.



Sabahattin Ali
 
Ama bir kere kırılmıştım.
Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı;
çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.
Kürk Mantolu Madonna / Sabahattin Ali

-umarım paylaşılmamıştır.
 
Geri