Efsaneleşmiş Kitap Cümleleri

Konu sahibi son olarak 987 gün önce görüldü
-Kızgın bir sesle konuşan Vahşi, " Eğer Tanrı' yı biliyorsanız niye onlara anlatmıyorsunuz?" diye sordu. "Tanrı hakkındaki bu kitapları niye vermiyorsunuz insanlara?"

+"Onlara Othello' yu neden vermiyorsak, bunları da aynı nedenle vermiyoruz; eski insanlar da, yüzlerce yıl öncesinin Tanrısını anlatıyorlar. Şimdinin Tanrısını değil."

-"Ama Tanrı değişmez ki."

+"İnsanlar değişir ama."


Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley
 
Ayrıntıları hissedebilirsin. Kelimelere dökmeye zahmet etmediğin o küçük ayrıntılar. İstemesen bile onun müthiş kadınlığını hissedebilirsin. Onları ne kadar özlediğini. Ve onları senden çalandan ne kadar nefret ettiğini.
 
Insanlar kendilerinde bir sorun olduğunda başkalarında da aynı sorunun bulunduğunu sanır sorunlarını onlara yansıtır. Birinden korktuklarında önce kızarlar ona sonra aşağılarlar. En sonunda da kendilerini savundukları iddiasıyla saldırıya geçerler.



Kelebekler ve İnsanlar,*
Üstün Dökmen
 
WZMhkc.jpg

"Hakikati buldum” değil, “bir hakikat buldum” deyin. “Ruhun yolunu buldum” demeyin. “Kendi yolumda yürürken ruhla karşılaştım” deyin."

Ermiş.
Halil Cibran.
 
“Sıradanlığını kabul ettiğin an sıra dışı hale gelirsin. Cehaletini kabul ettiğin an, ilk ışık huzmesi varlığının içine girmiştir, ilk çiçek açmıştır.”



Coşku
Osho
 
"kendimi bir balkondan aşağı daha rahat bırakabilirim, bir insana bırakmaktansa. Öyle çok korkuyorum insandan."
 
Bir gün her şey yoluna girerse,umarım hala hevesim ve isteğim kalmış olur.

-Frida Kahlo.
 
Sürüde bir koyun olmak istemem. Kendi yazgımı seçmek, dünyada olup bitenleri, başkalarının bana söylemeyi uygun bulduklarından daha fazlasını bilmek isterim.



Bir Kadının Portresi
Henry James
 
”Sanırım hayal kurarken malzemeden çalıyoruz. Çünkü sürekli yıkılıyor" diyor Grange.
Montaigne'ye göre ise; yıkımın sebebi malzemeden çalmak değil, malzemeyi çürük zemine kurmaktır:
"İnsanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun.”
 
"Koşan adam yürüyen adamı geçerdi. Yürüyen adam da yerinde sayan adamı… Yerinde sayan adam da geriye doğru yürüyeni geçer, geriye doğru yürüyen de geriye doğru koşanı… O zaman en önde olmak için illa da koşmak gerekmiyordu. Belli ki yıllardır büyük adam olduğuna inandığımız insanlar sadece normal olanı yapmışlar; fakat herkes geriye doğru yürüdüğü için onlar en önce olmuşlar. O hâlde iki kolunu iki yanına uzatıp korkuluk gibi beklemek, başkalarının başarılarıyla övünmek enayilikti. Koşacaktın ve en öne geçecektin. Koşman için sadece o sihirli cümleye inanmaya ihtiyacın vardı: ‘Ben Mükemmelim.’ Hepsi bu..."
 
Siz buradaki insanların dış görüntüsünü oluşturan o temiz ve ütülü giysilere, şık çantalara, ışıl ışıl yanıp sönen takılara, selamlaşmalara, gülücüklere ve her köşesinden bal damlayan kapı önü muhabbetlerine falan bakıp da işler yolunda sanmayın; bize gayet hoş ve makul görünen bu manzaranın gerisinde haddizatında bambaşka bir hayat var. Günden güne çürüyen, çürüdükçe zıvanadan çıkan, pis kokulu, sevgisiz bir hayat.

Heba / Hasan Ali Toptaş
 
Merhametli olmak icin akil gerekir...

Soljenitsin/Gulag Takim Adalari
 
'Yollar ikiye ayrılmıştı ormanda ve ben - daha az katledilmiş olanı seçtim, / Bütün ayrımı yaratan da buydu.'


Ölü Ozanlar Derneği
N. H. Kleinbaum
 
Seni öyle çok seviyorum ki, Condolezza bebeğim..
ağzına veresim geliyor. ağzımdaki dişleri.
- ah muhsin ünlü

---------- Post added 10 Ocak 2020 at 23:49 ----------

Seni öyle çok seviyorum ki, Condolezza bebeğim..
ağzına veresim geliyor. ağzımdaki dişleri.
- ah muhsin ünlü
 
“İlkin, insanların büyük kötülüklere yol açan iyilik anlayışlarından korkuyorum, dedim sözgelimi. Sonra, kendini çocukların varlığında yenileyen hayatın acımasızlığından, bu acımasızlığın üstünü örten masumiyetin derinliğinden ve kapı kilitlerinden korkuyorum, dedim. Sonra, canlı olmanın aczinden, aczin doğurduğu kaçınılmaz sonuçlardan, sokaklardan ve insanların içinde uğuldayıp duran çok ağızlı kuyularla bu kuyuların karanlığından korkuyorum, dedim. Sonra hızımı alamadım ve insanların varlığını eksilterek onları tamammış gibi gösteren şehrin abuk sabuk görüntülerinden korkuyorum, dedim. Sonra hızlandıkça hızlandım ve patronların diliyle konuştuklarını fark edemeyen ezik ruhlu kapı kullarının gururundan ve bu gururun girebileceği çeşitli kılıklarla bu kılıkların insana alçakgönüllülükmüş gibi gözüken kıvamından korkuyorum, dedim. Sonra artık kendimi frenleyemedim ve hayatımızın içinde gezinip duran tanklardan, helikopterlerden ve uçaklardan korkuyorum, dedim. Sonra aniden hatırladım ve bir insanın her şeyi bilebileceğini sanan kıt akıllı adamların, geçmişlerini başkalarının geleceğinden geri almaya çalışan kırkını aşmış çocukların ve hemen her fırsatta yaralı güvercin rolü oynayan kadınların yanı sıra ben uzun ömürlü neşelerle uykulardan da korkuyorum, dedim.”

Uykuların Doğusu / Hasan Ali Toptaş
 
Şiir yazılmaz, yaşanır!
Onu yaşamıyorsan, yazdıkların kimsenin ziyaret etmediği mezarlıklara benzer!

Jale Demirdöğen

(Yine aşkım depreşti ya )
 
Düşüncelerime söz geçirmem mümkün olmuştu ama, düşlerime söz geçirmem, o mümkün olmuyor.


Nun Masalları
Nazan Bekiroğlu
 
Bana hastane de ''Karın öldü!'' dediklerinde ne yapacağımı nasıl tepki vereceğimi bilemedim, içimden eve gidip karıma olanı anlatmak ve bana ne yapmam gerektiğini söylemesini istedim.

Tolstoy
 
ulan 500 tane post'un olduğu şu konuda sadece 50 tane beğeni var, hatunların paylaştığı tek bi anlık post'una geliyor o kadar beğeni be. sonra neden ülke gelişmiyor... (dedi anlıkta bir sürü beğenisi olup burada hiç olmayan adam)
 
Geri