- Katılım
- Mart 10, 2013
- Mesajlar
- 204
- Tepkime puanı
- 1
- Puanları
- 266
- Yaş
- 120
olabılır.
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Tartismayi karsisindaki insani alt etmek, alay etmek, kücümsemek olarak gören insanlarla tartisilamayacak kadar hassas bir konudur. Nasil yaklasirsa öyle bir tepki alacagini kestiremeyen insanlarla konusulmaz. "Inanmana saygi duyuyorum, düsünüp bunu mantikli bulmus olabilirsin" demek yerine "dogmatik bu, ailen buna inaniyor diye sen de hic düsünmeden ona inandin" mantigiyla, bastan yanlis yaklasan biriyle tartisilmaz.. Iki sözünden biri "düsünmediginiz icin inaniyorsunuz" olan biriyle tartisilmaz. Önce sana bakacak, onun inancsizligina "düsünmedigin icin inancsizsin" demeyecek kadar saygili oldugunu görecek ve en az o kadar saygili olacak ki tartisma ortami olussun.
![]()
![]()
tartışma konularında tarafsız kalmam gerekiyor ama bu düşünce bana uygun sevdim çogu cümlesine katılıyorum .Bende böyle düşünüyorum.
Hacı çok güzel bir yazı gerçekten okudum ve mantıklı geldi bana lakin şöyle bir şey var Allah bizi dünya üzerinde özgür kıldı bak insanlar istediklerini yapıyor, kendi isteğiyle hür iradesiyle yapıyor değil mi her şey bizim elimizde doğum ve ölüm dışında, bugün onun varlığını haşa reddedenler var, kabul etmeyenler var yine de onlara müsaade ediyor yani onun her şeyi bilmesi onun büyüklüğünden kudretinden sonuçta yeri göğü her şeyi o yarattı ver her şeye gücü kadir, doğa da muhteşem bir nizam var ve bunu tesadüf olarak nitelendirmek apaçık küstahlık olur.
Velhasıl kelam, evrenin oluşumu ve hayatın kökeni konusunda ateistler arasında çok farklı görüşler mevcuttur. Bilim hayatın tesadüf eseri oluştuğunu söylemez. Bu fikir büyük çoğunlukla Harun Yahya gibi zatların çarpıtmasıdır. Bununla ilgili sadece teoriler vardır. Daha önce okuduklarımdan hatırladığım kadarıyla da ondan fazla bilimsel teori vardır ve bu kadar teori arasından bir tanesinin çarpıtılarak açıklanması da son derece manidardır.
Çoğunluk İslami konuların tartışılabileceğini söylemiş. Şaşırmamak elde değil. Herhangi bir dünyevi konuyu nereye kadar tartışabiliyorsunuz ki, İslami tartışasınız?
Hele hele sorgulamayı da katmışsınız araya. Arkadaşlar, sorgulamak ve tartışmak farklı, araştırmak farklıdır. Yeterince bilgi sahibi olmadığın konularda nereye kadar tartışacaksınız çok merak ediyorum. Hadi çıkın soğuk füzyonu tartışın bakalım ne kadar sürecek.
Yapmayın gözünüzü seveyim. Ya içerisine düştüğünüz kavram kargaşasının farkına varmak istemiyorsunuz, ya da bile bile küfre gidiyorsunuz. İslamiyet, eksik bilgiyle ezbere tartışılacak kadar sıradan bir konu değildir.
Zira öyle olsaydı, Allah bütün insanlara peygamberlerini yollamazdı. Bilmiyorsanız, alimlerden öğreniniz. Tartışmaya neden ihtiyaç duyuyorsunuz ki?
Ezberinize bir sorgulamak kavramı yerleştirilmiş, peşinden koşup duruyorsunuz. Sorgulanacak ve tartışılacak şeyler var, araştırılıp öğrenilecek şeyler var.
Bir şeyin sorgulanıp tartışılması için, onun yenilik ve değişim göstermesi gerekir. İslamiyet kesin ve sabit çizgileri olan bir dindir. Değişmez ve kendini yenilemez. Dolayısıyla büyük bir iş çıkarıyorum edasıyla her şeyi sorgulama ve tartışmaya açmayın...
Merhaba,
size o kadar cevap veresim geldi ki,
herkese karşı konuşmuşsunuz apaçık ortada.
İnsanlar bugünkü teknolojiye ne ile geldi? Sorgulayarak.
Çünkü mantık yürütme potansiyelimiz var.
Tanıdığım bir çok insan müslüman, ama hiçbiri Kuran'ı Türkçe okumamış. Hepsi Cumaya gider, duayı Arapça okur. Teravih'e gider, duayı Arapça okur.
Hiç aklınıza takılmadı mı şu soru, evreni yaratan bir varlık, her şeyden haberi olduğunu söylediğiniz o yüce varlık sizin dilinizi bilmiyor mu?
Duaları Türkçe ve hissederek etseniz daha etkili olmaz mı?
Eğer Türkçe bilmiyorsa yırttınız, günahlarınızın çoğunluğunu Türkçe işlediniz çünkü.
Bir de neden kitaplar gelmiş bizlere? İnsan aklı doğruyu yanlışı kavrayamıyor mu okumadan?
Eğer bir Tanrı varsa, her şeyi biliyorsa, neden bizleri yaratıp doğruya veya yanlışa itip cennet veya cehenneme iteliyor? Alın yazısıydı, bilmem neydi, bunlar baştan biliniyorsa neden biz kobay olarak kullanılıyoruz.
Evren o kadar geniş ki, biz sadece küçücük gezegen olan dünyada insan olarak adlandırılan cisimleriz. Bu kadar büyük bir evren sadece biz insanlar Allah'a inanalım diye mi var oldu?
Bu arada aynı dine mensup değiliz diye size saygı duymuyor değilim, elbette ki saygım var. Ama çok muhalefet biçimde konuşuyorsunuz. O yüzden karışmak istedim.
Parantez içerisine yerleştirilen kelimeden ötürü olabilir mi?