Günlük Can Kırıkları

🕒 Konu sahibi 9 saat önce aktifti
Biriyle anlaşabilmek için onunla aynı dili konuşuyor olmak gerekmez. Bakışlarındaki yara izlerinden anlarsın, biraz da sendir aslında o..
Bazen kendini görürsün o yara izlerinde, bazen de daha fazlasını.
Kimi zaman sırf bu yüzden seversin birini.
Bakarsın gözlerine, gözyaşlarına, korkularına, umutlarına..
Benzer şeylere ağlayıp, benzer şeylere gülmüşsünüzdür.
Birlikte yapacağınız bir çok şeyden daha fazla bağlar bu durum sizi birbirinize.
En iyi onunla anlaşırsınız, çünkü bilirsiniz dokunmamanız gereken yerlerini. Nerede durmanız gerekiyor, bilirsiniz.
Sizinde canınızı aynı yerden yakmışlardır çünkü.
Onun gözyaşları size tanıdık gelir.
Oturup karşılıklı susarak bile anlaşabilirsiniz..
Hayatınızda böyle biri varsa daha kolay gelir her şey.
Sizi, birşeyler anlatmadan da anlayan biri vardır çünkü, bakışlarınıza anlam yükleyen biri vardır artık.
Ne güzeldir böyle birinin varlığını hissetmek.
Aslında hepimizin ihtiyacı olan şey böyle birinin varlığı..
İhtiyacımız olan şey mutlu olmak değil, biriyle mutsuzluğu paylaşmak..
Kanayan yaralarımızın bir önemi yok.
Bu yağmur çamur, bu kir pas dert değil.
Bunların üstesinden gelmeyi çoktan öğrendik..
Velhasıl kelâm;
Bizi neyin böyle kanattığını biliyoruz.
Sorun bu değil.
Asıl sorun;
Merhem bulsak, yaramıza sürecek inancımız kalmadı..
İşte buna bir çözüm bulmalıyız artık. .​
 
Beni olduğum gibi sever misin? Hırçınlıklarımla, sessizliğimle, gürültümle, korkularımla, yalnızlığımla, beni ben yapan her şey ve geçmişimle olduğum gibi, her şeyimle... Ben de en az senin kadar yaralı, öfkeliyim belki hayata belki birilerine… Karşılıksız sarılmaya, sarmalanmaya, anlaşılmaya ihtiyacım olamaz mı? Ben de her şeyi bırakıp, koşulsuz sana güvenmek, kendimi bırakmak istiyorum. İstemekten öte belki de tek ihtiyacım bu. Belki değil, biliyorum senin de bu. Sendeki beni, bendeki seni görüyorum. O sınırı bir aşabilsek, günden bir kurtarabilsek kendimizi. Bir an, bir şey geliyor ya senin ya benim içimdeki kırıklığa dokunuyor. Oyunlar,yalanlar devreye giriyor. Tam da bu yüzden düşüncede, hayatın yanılsamalarında değil, birbirimizde, birbirimizin sessizliğinde bulacağız huzuru. Zamandan,mekandan, günden uzakta sen ve ben'in derinliğinde… Şimdi sus, sustum, sarıl bana… Nedensiz, koşulsuz, bedenden öte ruhunla, ruhumla… Olduğum gibi, olduğun gibi.
 
Şimdi biz seninle biraz yürüyelim desek yol hemen biter. Bir yere otursak çay biter, sigara biter. Biz seninle mutlu olalım desek sene biter, gençlik biter nasıl oldu anlamadan ömür biter. Biz seninle ayrılalım sevdiğim en fazla söz biter. Biz biteriz. Her şey biter...
 
Sonra bir adam tanıyorsun, ilk görüşte diğerlerinden farkını anlayabiliyorsun aslında. Sıradan biri değil o. ... Sonra bazı şeyler hiç yaşanmamış, bazı hayaller hiç kurulmamış gibi o adam arkasına bakmadan gidiyor. Ağzını açıp tek kelime edemiyorsun. Gidiyor, engel olamıyorsun. Olmalısın. Ama gidiyor. Sensiz daha mutlu olduğunu görüyorsun. Ağzını açıp tek kelime edemiyorsun. O güne kadar ne kadar söylemen gereken kelime varsa hepsini yutuyorsun. Çok özlüyorsun, onun seni özlemediğini görüyorsun. Özlemek diyorum, acıtıyor. Oysa o senin hiç canının yanmasını istemezdi. Ama şimdi o canını acıtıyor
 
Her şeyi sil-baştan yaşayacağım hayat
Bir yaprak gibi titreyen yüreğimde
Bir sabah tan yelleri ile uyanacak umutlarım
Çizik attığım ne varsa
Birbir sileceğim hayatımdan
Bütün acılarımı “hiç” sayarak….
Ve şimdi !
Savurabilirim kalbimden ötelere seni
Sahte gülücükler atarak….
Yokluğun güncesini tutmayı bıraktım artık
Sen benden gideli..
Ben de senden vazgeçtim “sen gibi”….
Uzaktan sevmeyi öğrenemedim senle
Yokluktu verdiğin sadece
Hayallerimiz bile bizden vazgeçerken….
Dayanılmaz oldu gönül ağrılarım
Seni yüreğimden söküp atmadıkça
Yine senli kokan gecelerde…
Varlığınla yokluğunun arasında kalmayacağım artık
İşte bu yüzden ;
Sil-baştan yaşayacağım hayat seni…….
 
12540863_933408466749484_3974696032587440328_n.jpg
 
Annem hep derdi ki:
Çok her şeyi kafana takıyorsun...
Sulu gözlüsün...
''Kızım sanma ki kimsenin derdi yok...
Herkes çok mutlu görünebilir...
Hiç bilemezsin kimsenin içini...
Karşı komşuda et mi pişiyor dert mi?
Başka başkadır herkesin sıkıntısı derdi...
Işıl ışıl gözükseler bile...
İçlerinde kim bilir ne sırlar vardır gizli...
Senin ki canda ya el alemin ki...
Beterin beteri var..
Bir tek senin başında sanki...
Topla kendini....
Herkese anlatma sırrını derdini...
Üzülür belki üç beş kişi...
Bir çoğunun da keyfi gelir...
İnan ki...
Yalvar ALLAH'a de ki; ya ilahi...
Duyacaktır elbet seni...
Sabırlı olursan karşılığını verir belki...
Kızım sakın ha bırakma kendini...
Ve....
Eklerdi son sözlerini...
Ben ölürüm, sen kalırsın.
Annem demedi deme...​
 
Bu aralar kendimle konuşuyorum kimseyle konuşmadığım kadar..
Kaç tane ben varmış içimde..
Anne ben, çocuk ben, kadın ben, güçlü ben, bezgin ben,
Biraz mahsun, biraz deli,
Kaç tane ben?
Seviyorum kendimle dertleşmeyi..
Kimse ben kadar tanımaz ki beni..
İyiliğimi, güzelliğimi, mahremimi,
Seviyorum bendeki benleri,
Her biri yaşanmışlıklarımın eseri..
Saç tellerimdeki aklar kadar sayın beni..​
 
1977385_626109747527232_6056464852442299384_n.jpg


Beklentisi olmadan yine de beklemekti bir çayın içine sığdırdıklarım;
Kimi zaman hayaller diye içtiğim,
Kimi zaman gerçekler diye yutkunamadığım...
 
Bazen tutamıyorum kendimi , gülüyorum işte..
Olup bitenlere gülüyorum, Geçip gidenlere gülüyorum..
İyi niyetlerime , hayallerime ,
Ağızlarını aşk diye açanların , ayrılıklar da önüme sundukları nedenlere gülüyorum..
Delilikten değil yahu benim bu halim..!
Bunca olup bitenden sora , yerinde kalan aklıma ,
İnsanlara gösterdiğim sabrıma ,
Ve hatta kendime bile gülüyorum..!
UĞUR GÖKBULUT​
 
Çok yoruldum hayat;
Şöyle sessiz bir yerde dinlensem,
artık birazda kendimi dinlesem. Yaşadıklarımı değilde yaşayamadıklarımı düşünsem. Uzak kalınca kimleri özlediğimi hissetsem.
Belkide herkesden çok kendimi özledim ben. Eski beni, eski neşemi, gerçek beni özledim ben..​
 
Kaç çileden çıkar bir hayat.
Kaç tane ilmek atarsın
Mutluluğu tam üstüne göre örmek için.
Kaç acı azaltır, kaç fırsat arttırırsın!
Ya ipin kalın gelir ya da şişin...
Bir de şekil vermeye uğraşırsın;
Haroşa bir ters, bir düz.
Bir de arada kaçırdın mı,
Söküp söküp baştan başlarsın.
Ters düz olmuşsun bir de bakarsın..​
 
Aklına Gelir de Beni Sorarsan Eğer ;
___"Bu Aralar Biraz Yalancı Baharım...Birazda
Son Bahar...
"En Çok da ; Kış Oluyorum...
__"Kaskatı Kesiliyor Yüreğim Üşüyorum...
"Soracağın dan Değil de Sordun Varsayıp
Anlatıyorum.....​
 
Dilsiz değildir suskunluk, çok şey anlatır anlayana.
Kelimelerin anlatamadıklarını haykırır aslında.
Bir kaçış değildir suskunluk, bir bakıştan çok daha fazladır.
Sessiz çığlıkların bir adım ötesidir. Hayata olan öfken,
insanlara olan kırgınlığın ve daha nicesi saklıdır içinde ‘sukünetin’.
Rest çekmenin ‘asil’ halidir anlayana..​
 
Bazı kadınların limanı yoktur,
Bazıları sadece özgürlükten yaratılmıştır,
Ve bazı kadınlar ise haritasızdır,
Çünkü hiç bir atlasa sığmayacak kadar sınırsızlardır...​
 
Sen gitmek istedikten sonra
İzin vermeyeceğimi mi sanıyorsun?
Hiç aklına bile getirme
Düşünceler de biten,
Düşlerde de yitip gider.
Ve
Giden çoktan gitmiştir,
Kalsan bana değil kendine zarar.
Hadi ne bekliyorsun?
Kalk ve git
Kapat kirpiklerini ki
Son kez gözlerine dokunmasın gözlerim
Ört üzerini,
Kirli bir sevişmenin ardından acımasın tenin
Benden sonra dokunacak bedenler görmesin
İzlerini parmaklarımın.​
 
Bana "sen çok güçlüsün" diyorlar. Evet , ben çok güçlüyüm !
Sen de benim gibi elindekileri zamansız kaybetseydin, en az benim kadar güçlü olurdun !
Güç sadece var olanla olunmaz, budur asıl olan..
Bazen KAYBETMEKTİR insanı GÜÇLÜ kılan !​
 
Bir kez olsun aynı şeyleri hissetmeyi başarabilen iki insan
Birbirini hep anlayacaktır…
Bir kez olsun aynı acıyı bölüşebilen insanlar,
Birbirlerine hep saygı duyacaktır...​
 
Geri