buda benim köşem!

  • Kullanıcı eSc
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 4821 gün önce görüldü
images
 
images
annem sana ölee ihtiyacım var ki..:(
 
ewet bugün yine yağmurlu erzincan inanılmaz yağmur yağıyooo ve ben yine yalnız, koskoca ev ve ben.... az önce babamı gönderdim işe,oda çok yoruluyo artık iyice yaşlandıda emekli ol diorum dinlemiyor.Korkuyorum birgün onada bişey olucak die....
işte böyle ruh halimi hic sorma ben yine aynı ben koskoca offffffffffffff yani....
Siirler%20-%20Sozler%20-%20Resimli%20(31).gif
 
tümmm beklentilerimi de aldın gittin...git gelme toz ol ,yok ol, unuturum.. kım unutmadı ki kimler unutulmadı ki... şimdi tek kelime etme konuşma sırası bende.. olmadı mı yetmedi mi ne kaldı ki şimdi söylenecek bitmedi mi....
 
olmadı yapamadım iştee....
 
günaydın bacım:D bugun keyfim yerinde babamla olujam tüm gün şuan uyuyooo.. bırazdan uyanır kahvaltı hazırlarım karşılklı bı guzel yaparız kahvaltımızı. Bugun evin halıne hic dokunmıyjam isterse b.k götursun umurumda değil:D sadece babamla olmak istıyorum bugun... senide ihmal edebılirim bugunn k.bakma:)işte BUGÜN hayat bana güzel.. keşke annem de olaymış yanımızda ama ben inanıyorum ki biizm kalbımız onla olduğu gibi onunda kalbi bizimle SENİ COK SEVİYORUM canım annem bu dünyada kavuşamadık, ahirette yanındayım annem..!
 
Aslında masumiyet elimizde, avucumuzda kalan son şans ve tek cevherimiz... İnsan yaşayıp gördükçe, anladıkça en yakınından başlayarak kaybediyor, kaybettiriyor, kaybediliyor safiyetini... Zamanla anlıyorsun ki hiç masum değiliz... Hiç birimiz masum değiliz, ben de masum değilim, sen de, sizler de hiç masum değilsiniz!...
Uzun bir süre önce mahallemize, karşı apartmanın alt katına taşınan yeni komşuları okul ve yaşam koşularının arasında fark etmemiştim... İki yaşlarında bir oğlu olan küçük bir çekirdek aile... Okula gelirken ve giderken önünden geçtiğim balkonlarından'' zeyneeep, napıyon!.'' diyen minik sesi gülümseyerek esip geçtiğimi anladığım gündü, bugün..Buraya taşındığımız şu 8-9 ay içerisinde hiç aksatmadan, benim her gelişim ve gidişim sırasında usanmadan bütün samimiyetiyle selamını eksik bırakmadı hiç. Ve ben her gün onu duydum, gördüm, bakmadan geçtim...
Sanki farklı bir gündü, kendimden esirgediğim bir kaç sözü ve zamanı kendime hediye edip, kendim için bir şeyler yapmak, kendimi unuttuğum yerden alıp kurtarmak adına yola çıkıp eve dönüşümün hikayesinin bittiğini sandığım bir gün... Geçiyordum, yine o saf ve temiz, hiç bozulmamış sesiyle'' zeyneep, napıyon ''', el salladı... Gülümsedim cevap verdim, '' Ardaaa, iyiyim sen napıyonn!''...
Annesi mahcup, bu her geçişte sizi rahatsız ediyor, demez mi!.. ''Hayır !'', dedim, ''ben Arday`ı seviyorum!'' ..
Sahi ben Ardayi ne zaman sevdim, nasıl başladı birbirimize sevgimiz? Neden farketmedim?... Alışkanlığa dönüştüğünü düşündüğüm her seslenişte, her gülümseyişimde bunu neden hissetmedim...Yaşam denilen dönme dolabın içinde bir yukarı bir aşağı inerken, neredeyse bütün gözlerde ve yüreklerde safiyetin kalmadığını düşündüğüm günlerde bile, selam verişteki o canlılık, o sevgi, katışıksız ve karşılık beklemeden el sallayan bu yüreği her gün gördüğüm halde, nasıl umursamazca görmezden geldim?... Hala nasıl insana ve zamana umutsuz, bakabildim?..
Evet ben Ardayı seviyorum!... Onun saf, kirlenmemiş elleriyle salladığı o sevgi selamını seviyorum... Bu sabah kalktım, balkona çıktım ve ilk selam veren bu kez ben olayım diyerek karşı balkona seslendim; '' Ardaaa! napıyooonn !!'' Şaşırdı çocuk, cevap vermedi el salladık ve gülümsedik birbirimize.... O beni görmüştü, benim onu görmemi sağlayan şimdi üç yaşına gelen o saf yüreğiydi....
Ardayı seviyorum ben, evet... Masumiyetini, içtenliğini, sevecenliğini kaybetmesin diyorum... Kimse içindeki o katışıksız insan sevgisini, cana yakınlığını köreltmesin istiyorum... Çok şey mi istiyorum, Arda, Arda olarak kalsın, kendini yitirmesin , kaybolmasın çirkinliklerin, yalan dolan, haksızlık, zulümlerin arasında ve yaşam kavgasında dediysem?... Çok mu istiyorum?..
Zor olan masum olarak kalabilmek mi, masumiyetsiz bir insan topluğunda yaşayabilmek mi?...
Hiç birimiz masum değiliz... Ben de masum değilim, kaybettim masumiyetimi, bunca yalanın, küfrün ve zulmün savaşında... Sizler de masum değilsiniz, hiç biriniz,masum değil!...
Ama masum olanlar var, onlar bizi yaşatacak, bir ışık tutup kürkçü dükkanı misali geri dönmemize vesile olacaklar var, masumiyet dünyasına...
Hepimiz için umut, var... Arda varsa, Ardaları yaşatabilirsek, çoğaltabilirsek, yaşamak var, sevgi var!.....

işte böyle...görüşmek üzere..
 
offff bugün cok karışığım... dişarda lapa lapa kar yağıyorr ne garıp dimi nisanın ortasında lapa lapa kar yagıyor demek... Babamı yollamaya balkona cıktığımda öğrendım havanın soğuk olduğunu bide baktım çiceklerım üşümüs yeha:( himen aldım içeri bakalım kendilerine gelebilceklermi... keşke bütün derdim cicekleri üşütmeme olsaydı ozman canım pahasınada olsa onları üşütmemk adına her şeyi yapardım ama gel gör ki hayat bunlardan ibaret değil engel olamadığım şeyler gelişmekte şu küçücük dünyamda...off bugün yine doktor yolu göründü bana rütun kontrollere devam yani neyse bu hallerımizede şükürr durumu benden kötü olan insanlar war.. neyse bukadar konuştuğumuz yeter ben şu evi bir toparlayam sonra doktor amcayla randevum var:) yarin yine yazarım saana kib möcük:):)
 
off offf daraldım şu hayattan...:S
 
Ne demiş şair ;
Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül aldırma

bugün yine karamsarlık çöktü yüregimin sol yanına,hani olurya biri olaganca gücüyle bastırır ha işte o misali yüreğimin sol yanında bir ağırlık hissetyorum.... bu hayat benı cok yordu ya artık yawaş yawaş gücümüde yitırmeye başladım. yaşamadıklarımla dolu koca bir boşluk sadece benım gözumde hayat..var gücümle yaşama tutunmaya caliştığım sadece bir hayal.............
 
Geri