buda benim köşem!

  • Kullanıcı eSc
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 4821 gün önce görüldü
Zaman geciyor,
Hergün bir yaprak,
Hergün bir damla daha hayattan,
Büyüyorum anne.
Hani içinde bir kıvılcım olurya,
Hani herşey çok güzeldir,
Benim kıvılcımım kor oldu,
Ama bak herşey yolunda değil anne.

bebek20resimleri2020001gm5.jpg


Hani ufacık bir bebekken,
Sadece acıkınca ağlarmışım,
Başka zamanlarda sürekli gülermişim,
Artık sadece acıkınca ağlamıyorum anne.
Bak yıllar ne çabuk geçmiş,
Sadece gülünmeyecegini öğrenmişim,
Belkide öğretilmişim.
Ben büyümüşüm be anne.

nCode.png

ocukqm6wh4.jpg


Hemde herkesin içinde anne.
Öyle birde tuzağa düşmüşki,
Of dese olmaz, yok dese hiç,
Adını bile koyamamış,
Yardım etsene anne.
Anlayacağın eskiyi özledim anne,
Yeniden çocuk olmayı,
Sadece acıkınca ağlamayı,
Ve hiç şimdiyi yaşamamayı.
Zaman geriye gitmez değilmi?
Ya da ben yeniden çocuk olamazmıyım?
Söylesene onu unuttum diyebilirmiyim?
Yani herşey söylemek kadar kolay olabilirmi anne?
Dur söyleme,
Ben yine hayal kuruyorum değilmi?
Sadece kendimi kandırıyorum değilmi?
Peki kalbimi kim kandıracak anne?
Eskiden günlerin, hatta dakikaların hesabını tutardım,
Şimdi günlerden Cuma belkide salı,
Günlerin ne önemi kaldıki,
Takvimlere bile küs oldum anne.
Yinede ayaktayım, direniyorum.
Belkide bir ışık arıyorum,
Bulunca herşeyden kurtulabileceğim,
Ne güçlü büyütmüş beni babam

emanetine sahip cıkmış anne!
Sen yinede beni merak etme,
Herşeyle savaşmayı,
Güzel günlerinde olacagını,
Ben babamdan öğrendim anne.
Yinede buralar güzel, sensizliği saymazsan.
İnsanlar mutlu, beni saymazsan.
Gündüzler ve gecelerde iyi, yalnızlıgımı saymazsan.
Beni soracak olursan anne,
Bende iyiyim, içimdeki yangını saymazsan
 
Gülümse,

Sorunlarının arasından gülümse hayata... Güneşin ilk önce kendine doğduğunu asla unutma ! Önce kendine doğ gülümse hayata... Basit görme gülümsemeyi o kadar değişik şeyler getirirki sana, şaşarsın !

Gülümse hayata, sorunun ne ise, bir insana gülümsemeyle çok şeyin değişeceğini unutma. Gülmeninde bir nevi ibadet olduğunu unutma !

Gülümse Hayata !
 
haYAT-1cb.jpg



Öyle bir hayat yaşadım ki,
Cenneti de gördüm,cehennemi de..
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de..
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım..
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım..
kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime..
Sonra dedim ki''söz ver kendine''
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin..
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin..
Uçmayı seviyorsan, düşmeyide bileceksin..
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayatı seyredersin..
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Son yolculukları erken tanıdım..
Öyle çok değerliymiş ki zaman..
Hep acele etmem bundandı,
Anladım....
 
Bir Gün...!><BeLKi...!><Bir YerDe...!

Birgün..!Yaşam nekadar acımasız değilmi..?
Bazen anlatamayız yaşadığımız mutluluğu...
Bazende kaybolan iki göz oluruz gözyaşlarında...

Gözlerimiz yaptığımız hatalara takılır,
Yaşadığımız aşkların gözyaşıyla dolu sayfalarında...
Yüreğimizde dudaklarımıza yansıyan hüzünlü bir burukluk,
Dilimizde söyleyeme yüzümüzün olmadığı, keşkelerimiz olur bianda.

Bir bakarız ki onca zamandan sonra koca bir yanlızlık var etrafımızda.
Yalan sevgilerin peşinden koşmaktan yorulmuş dizler,
Her yediği tekmeden sonra ağrıyan bir kalp,
Sahte bakışlara kandığına isyan eden,
Ve geleceği görememiş iki göz...

Evet..! Artık sadece bunlar vardır elimizde...

Oysa ki tek istediğimiz sevgimizi hakeden bir kalp,
Sabah kaltığımızda bakıp; iyi ki varsın diyeceğimiz bir yüz,
Öldüğümüzde yüzümüzde dolaşacak sıcak bir el,
Ve gözyaşları arasında yanağımıza konacak bir veda busesi DEĞİLMİ...?

Çokmu şey istedik acaba hayattan.?
Hiçmi haketmedik sıcak bir sarılmayı.?
Hep yanlış kişiler içinmi akmalıydı gözyaşları.?
Herzaman ayrılıkla mı bitmeliydi yüreğimizde büyüttüğümüz sevdalar.?

Kimsenin Cevap veremediği bir kaç soruydu işte kalemimden dökülenler.
Sanırım şuan çoğumuzun sızlayan bir vicdanı,
Ve gözünün önüne gelen bir ayrılık zamanı var..

Herkesin öldürdüğü bir sevgisi var benim ki gibi,
Herkesin bir günü var içini sızlatan,
Kendi elleriyle yanlızlığa ittiği bir aşk var haince.
Bu yüzden ağlamıyormu yüreğimiz sessizce...
Bu yüzden korkmuyormuyuz yanlızlıktan, gün karanlığa döndükçe...




Belki...!
Bir yerde...!


Öldürdüğümüz aşkların vicdanımızdaki izlerinden kurtulmak,

Ve Sevdiğimiz insanın yanında ölmek dileği ile..
 
Müsait
Olunca Beni Severmsin ANNE

İçeri girer girmez neşeyle bağırdı:
-Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?
- Gö...rmüyor musun ?
Telefonla konuşuyorum.
Herkesin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi
telefonu babası
arabayı seviyordu.

Herşey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu olduğunda... Bir de
eve misafir gelecek oldu mu kendisine
hiç yer kalmıyordu.
Nerelere gitseydi? Annesi kapattı
telefonu.

Mutfaktan tencere sesleri geliyordu. Koşarak yanına
gitti:

-Sana yardım edeyim mi ? dedi en sevimli halini takınarak.
Annesi
manalı manalı baktı:
-Hayırdır? Bir yaramazlık mı var? Bak bir de
seninle uğrasmayayım. Çok
yorgunum zaten.

Yorgunluk nasıl birşeydi ?
Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında
anneannesi oyuncağı yavaşça
elinden alır :
-Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gülkokulu kolları sarsın
seni
diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.

Yorgunluk gül kokulu
bir uykuya dalmaksa eğer neden annesi kendisiyle
böyle kızgın kızgın
konuşuyordu.

-Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın.
Anneannem
öyle söylüyor.

-Uykuya dalayım da gül kokuları kusur
kalsın.Yorgunluktan ölüyorum.

Bu kelimeden nefret ediyordu.'Yorgunum
yorgun olduğumdan böyle yorgunken'....

-Anneciğim sen yorulma
diye...

-Yemekte konuşuruz çocuğum.Bankada işler yetişmedi. Baban gelene
kadar
bunları bitirmem lazım.Hadi sen oyna biraz.

Hani siz
yoruluyorsunuz ya...Eeee....Bende oynamaktan yoruluyorum.Ne
yapayım
bilmem?

Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler yapılması
gerekenleri
hiç bilmiyorlardı. Işıklar söndü birden.
Annesi öfkeyle
söylenmeye başladı.

-Mum da yok ! diye diye karıştırdı dolapları
elyordamıyla.
Çocuk sırtüstü yatıp anneannesi nin köyünü düşündü.Gaz
lambasının
ışığında deli tavşan masalını anlatışını.

Deli tavsanın
duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi
gibi iki ellerini
birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak
tavşan kafası
yaptı.

''Bak deli tavşan'' diyerek parmaklarını oynattı.Yoldan
geçen
arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı.Tavşan alabildiğine
hür
dolaştı sağda solda. Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun
düştü
.Duvardaki görüntü minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu
yavaşça
kanepeden aşağı sarktı.Sonra ışıklar geldi.

Kadın çocuğun hiç
konuşmadığını akıl etti.Birden kanepeye koştu.
Küçücük dizlerini karnına
doğru çekerek uykuya dalmıştı.

Masanın üstündeki dosyalara baktı
iğrenerek.Dindirilmez bir pişmanlık
doldurdu içini.

Uyandırmaktan
korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.

Çocuk sanki bir ipucu
bekliyormuşcasına aralanan gözleriyle mırıldandı;
- İşin bitince beni sever
misin anne? dedi.

Kadın sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak
sabaha kadar ağladı.

****
Bazen bir mimiktir sevgi, bazen bir dokunuş,
bazen özlemdir, bazen hüzün,bir gözyaşıdır, bir iç çekiş bir tebessümdür sevgi
ifadesi çok ama bazen unutuğumuz göstermeye korktuğumuz bir
duygdur...

Lütfen sevgimizi yarınlara ertelemeyelim. Hayat telaşına
kaptırıp
kendimizi sevdiklerimizi ihmal etmeyelim.Unutmayalım ki yaşamın
en
guzel yanı sevgidir. Sevdiklerinize sevginizi bugün gösterin söyleyin.


Unutmayalım ki yarın kimseye vaat edilmemiştir
.

alıntı...
 
ask1-9098.jpg



Yer yüzünde ki herşeyin bir rengi vardır ve her rengin ise bir özelliği - anlamı vardır. Peki ya aşkın rengi?


Genelde aşkın rengini pembe yada ateş kızılı diye düşünsekte ki, bana göre aşkın rengi gridir.


Aşkın rengini, yüreğiniz belirler Melek'ler. Eğer ki yüreğinizde mutlu bir aşk taşıyorsanız, aşk size mutluluğun sembolü olan pembe renkte yada tutkunun sembolü olan kırmızı renkte görünür.


Kimi sol yanında taşıdığı aşkın, acısı ile kavrulur, acır. Onlar için ise aşkın rengi, sonbaharın hüznü olan sarıdır.


Bazı aşklar çok büyük olur, ne gitmelere izin verir, ne de kalmalara... Bu büyük aşkların rengi ise ebruli olur. Her rengi içinde barındırır ve bir türlü bir renge konamaz.


Birde biten aşklar vardır. Bitmenin acısı ile baktığı her yer zifiri karanlık olur. Zifiri siyahın her zerresinde gezinir bu aşklar.


Aslında, aşkın rengi gri ama benim ki kirlendi... Peki ya sizin ki?


 
İşte karşımdasın?! Niçin eğik boynun önüne? Niçin? Söyle ! Ne zamandır bakamıyor yüzün yüzüme? Ne zamandır kaçmakta gözlerin yüreğimden?!! Söyle!.. Ağlama dedim sana! Kaldır kafanı ve bak yüzüme Konuş benimle ! Bak görüyor musun ellerimin halini? Yalancı b...aharların takılıp ardına savursan kendini Ben yetişebilir miyim? Ellerim eski ellerim mi.. Gözlerim… Daha ne kadar dayanabilirim sanıyorsun? Daha ne kadar yapacaksın bana bunu söyle.. Yazdan kalma kırmızı yanaklarım emanetimdi sana.. Bak ne hale getirmişsin.. Yüzüm sürgün ettiğin kalbin gölgesinde süzgün.. Neden… ne yaptı sana? Nerede neşeyle bakan gözlerim? Niye buğulu her şey?? Neden yapıyorsun bunu bana? Yine Eylül geldi oysa O gelmedi diye değil mi.. Gelmeyecek artık…. Neden anlamıyorsun çocuk.. O gelmeyecek.. Gel buraya.. Haklı çıkmış olmanın içinde açtığı yaraları baş başa saracağız seninle.. Gel çocuk.. Sana sarılmama izin ver.. Kızgın değilim de sana.. Üzülme.. Seninkinden çok daha çabuk iyileşir yaralarım.. Ama lütfen aldanma artık yalancı baharlara Hayatımda tek bir eylül dahi olsa düşmesin yapraklarım.. Lütfen… Ben her bir dalımda o yaprakları açtırmak için çok mücadele ettim çocuk.. Lütfen artık hoyratça koparma beni.. Kanatmayalım birbirimizi… Hadi bak yüzüme Aferin.. işte böyle.. Birlikte başaracağız yine göreceksin.. Sadece birlikte.. Yeter ki şu aynanın yansıttığı yüzümle, aynı dili konuşuyor olsun yüreğim.. yine başaracağız göreceksin.. Baş başa birlikte.. Hadi… Sarıl bana..
 
şimdi elimizde kalan tek şey umut ...umutsuz yaşanmaz meleklerim ....peki umut neydi ????


umut-7f.png



Umut Neydi

Bir akıntıya kapıldım gidiyorum hayatın bana vereceğinden habersiz
Belki bir elinde mutluluk olacak bir elinde umut
Hangisini bana bahşedecekti hayat dedikleri şey
Mutluluk mu yoksa mutluluğa duyulan umut mu ?
Umutsuz mutluluk olmazdı ya zaten
Umut düştü benim payıma da umut etmek umutla yaşamak
Umut nedir ki peki
Bir mutluluk mu yoksa acı çekmek mi
Yoksa sadece bir çaresizlik miydi umut
Mavi bir denizin kıyısında siyah dalgaların arkasından gelecek
Sevda gemisini beklemek mi
Umut neydi ki bana hayat umut etmeyi öğretiyordu ?
Gecenin karanlığında yürürken yolda duran konserve kutusuna tekme atmak mı ?
Çakıl taşlarını ceplerine toplayıp onları saymak mı ?
Eksilen günleri saymak yerine yaşacağın günlerin sayısını bilip
Onları saymak mı ?
Umut neydi ki hayat bana umudu öğretmeye çalışıyordu
Geçmiş günlerin gelecekte de olacağına inanmak mı ?
Kapkara düşüncelere boğulmuşken çıkış yolu bulmak mı ?
Attığın her adımda bir öncekini unutmak mı ?
Kör düğüm kaderi çözeceğine inanmak mı ?
Umut neydi ki hayat bana umudu öğretiyordu ?
Akşam olduğunda gün batımını seyretmek mi
Yoksa
Yeniden güneşin doğacağına inanmak mı ?
Gülü koklarken dikenini yok saymak mı
Kanayan avuçlarında sevda çiçeğini tutmaya çalışmak mı
Umut neydi ki hayat bana umudu öğretiyordu
Günahların cezasını şimdiden çekmek mi
Yarını bu günden yaşamak mı
Yarınsız bu günü geçmişe göndermek mi
Umut neydi ki hayat bana umudu öğretmeye çalışıyordu
Oysa umut mutluluktu hayat bana yanlış öğretiyordu
?
 
www.resimcity.com_melek_resimleri_3.jpg

Melekler de ağlarmış günün birinde.Yapayalnız kaldığında , oturup da bir başına. Sakın ağlarmıymış melekler deme ağlar işte.

Hemde gözyaşlarını içinde saklayarak.Kanatlarını yüzüne siper yaparak. Tüm kırılmışlıklarını saklar da içine. Yine koşar herkesin derdine yardımcı olmaya. Kulların gözyaşlarını sile rde kendi gözyaşlarını saklar kanatlarının ardına.

Ağlar melekler de , herşeye .Ne biliyor ki insan oğlu , ne bilir ki onun kırılganlığını , acılarını.

O da sevmiştir belki. O da imkansızca tutulmuştur belki. Bilirim melekler biz insanlar gibi değil ki.Olmaz ama , hadi oldu diyelim. Ama Azrail aşık olurmuş ya canını alacağı kula günün birinde , kul da vurulurmuş ya görmeden daha.

Bilmezmiş ya alır Azrail canını. Ama inatla , ısrarla ister ya can alıcı meleğini. İşte başlamıştır aşkın imkansızlığı orda. Kul sever Azrail i , vermek ister canını seve seve . Azrail de almak istemez o canı seviyordur çünkü delice.

Yapacak bi şey yoktur. Azrail alacaktır kulun canını. Kulda verecektir canını Aşk bu ya . Yoktur yapacak birşey.

Ve zaman kum saati gibi akıp gider herkesin avuçlarından. Biter tüm umutlar , yaşanabilecek sadece kalmıştır bir kaç saat. Belki varsa şans bir kaç saat. Gelmiştir veda zamanı. Son bir öpücük borçludur Azrail kula , o son öpücük en son vurucu hamledir. Artık kulun canı dudaklarından kalbine inmiştir .

İMKANSIZ AŞK öyle bir zehirdir ki , işlemiştir bile Azrail in ruhuna. Kulsa hiç pişman olmamıştır , öldüğünden yok olduğundan . AŞK uğruna , feda etmiştir fani bedenini.

Ama meleğinde ruhu gitmiştir ölen kulla beraber. Artık yoktur yaşamanın bir anlamı. Ve ağlar meleklerde , hiç istemeden meleklerde düşer yerlere.


ety3ic.jpg


Tüm melekler AŞK ı hakeder , tüm kullarda bir melek uğruna ölmeye itiraz etmez. AŞK başka nasıl olabilirdi ki zaten.. Ölmeyi göze almayacaksa seven , boşverin ne sevsinler ne de Meleğin canını acıtsınlar...
 
Hayat Nedir Anne?


benim hiç sapanim olmadi anne,
ne kuslari vurdum,
ne de kimsenin camini kirdim...
çok uslu bir çocuk degildim ama,
seni hiç kirmadim, hep boynumu kirdim.
ben hayatim boyunca
bir tek kendimi vurdum! ..

suskun görünsem de,
firtinali ve magrurdum anne.
bir mizrak gibi,
aynada hep dik durdum anne! ..
ben sana hiç bir gün laf getirmedim,
leke sürmedim.
ama gögsümü çok hirpaladim,
kalbimi çok yordum...
ben hayatim boyunca, en çok kendimi sordum! ...

benim hiç sevgilim olmadi anne,
ne bir yuva kurdum,
ne bir gün sansim güldü...
öpemeden bir bebegin gidisini,
tükendi gitti çagim...
kimi yürekten sevdiysem,
yüregini baskasina böldü...
bir muhabbet kusum vardi,
o da yalnizliktan öldü...

sen beni gögsünde
hep acilarla mi sogurdun anne?
yoksa evlat diye,
koca bir tas mi dogurdun anne?
eziyet degilim, zahmet degilim,
musibet hiç degilim;
bir senin mi balina sinek kondu, söylesene!
dogurdun da beni,
ne ile yogurdun anne?

benim hiç hayalim olmadi anne...
ne seni rahat ettirdim,
ne kendim ettim rahat...
BIR MUTLULUK FOTOGRAFI BILE ÇEKTIRMEDI BU HAYAT!
kaybolmus bir anahtar kadar
sahipsizim anne...
ne omuzumda bir dost eli,
ne saçimda bir sefkat...

say ki yollardan akan,
su faydasiz çamurdum anne...
say ki islanmaktim, üsümektim,
say ki yagmurdum anne!
bunca yildir gözyaslarini,
hangi denizlere sakladin?
oy ben öleyim,
SEN BENI NE DIYE DOGURDUN ANNE? ? ?

Yusuf Hayaloglu
 
don-351.jpg


Yine seni düşünüyorum yarrr…

İçimi çekerek hatırlıyorum seni

Keşke diyorum
Keşke şu an yanımda olsaydı

Ellerini tutsaydım

Gözlerine baksaydım

Kendimi bulsaydım gözlerinde

Neydi benim suçum Allahım diyorum ardından

Neden çok gördün onu bana

Neydi benim günahım neden aldın onu benden

Neden beni karanlık gecelere attın?

Yanımda o yok

Çok yalnızım

Neden bu kadar yalnızım Allahım

Neden yanımda kimse yok teselli edecek

Teselliye ihtiyacım olurken onun yokluğunu aratmayacak kimse yok…

Yalnızlık çekilmiyor Allahım

Bir yandan yalnızlık bir yandan onun yokluğu

Dayanamıyorum artık
alıntı..
 
kopyala yapıştır yapıcan ve o senin köşen olucak :D caaart kaba kağıt :yimaa:
 
SENİ ÖZLEDİM ANNE

Bugün yanımda olmalıydın. Aynı yatakta aynı yastıkta birlikte uyumalıydık.

Ben üşüyorum anne içimde sımsıkı bir özlemdir esiyor öyle soğuk öyle siyahlardan kabus gibi üstüme çöküyor

Sen yalnız değilsin biliyorum. Elini uzatsan dokunacağım. Konuşsan duyacağım hele baksan bil ki güleceğim anne...

Bugün yanımda olmalıydın.Adidir bu yalnızlık biliyor musun..Bu sensizlik yüreğime iniyor.

Sen aç değilsin biliyorum. Dokunsan ruhuma büyüyeceğim okşasan saçlarımı süsleneceğim hele öpsen yanaklarımı papatyalar açacağım anne...

Bugün yanımda olmalıydın. Loş sokaklardan önlüğümü kalemimi kitaplarımı toplardım yalandır bu aydınlık biliyor musun? Sen olmadan karanlıklar boynumu büküyor.

Sen okulsuz değilsin biliyorum. Elime kitabı versen okuyacağım. Okula götürsen doktor olacağım
Hele doktor olsam sen ölmeyecektin anne..

Bugün yanımda olmalıydın. Gece korkulu rüyalarımı geçerdim. Çığlıklarımı içime atardım. Bu kâbusu biliyor musun? Her gece yatağıma giriyor.

Senin kâbusun yok biliyorum. Bir ninni söylesen mışıl mışıl uyuyacağım. Yanıma uzansan ısınacağım hele yatağımda kalsan renkli rüya neymiş o zaman anlayacağım anne.

Bugün yanımda olmalıydın. Yâd eller yüzüme inmezdi gözlerimden gözyaşlarım da. Şu senin olmayan elin ağırlığını biliyor musun?. Yüreğimi yakıyor.

Sen dayak yemezsin biliyorum. Bana teselli versen dayanacağım. Benimle olursan kapılarda kalmayacağım hele yanına çağırsan koşa koşa geleceğim anne.

Bugün yanımda olmalıydın. Başımın ucunda ilacımı vermeliydin. Hastayken yanımda olamamak nedir bilir misin? Zehirdir damarımda dolaşıyor.

Sen hasta değilsin biliyorum. Beni kucağına alsan iyileşeceğim. Başımı okşasan yağmur olup yağacağım hele alnımı öpsen kalkıp oynayacağım anne.



Bugün yanımda olmalıydın. Elimden tutup başımı kucağına almalıydın.

Sıcaklığını arıyorum. Tatlı gülüşünü arıyorum. Tüm bunları hissedememek nedir biliyor musun? Beni, ben yaşarken öldürüyor.

SENİ ÖZLEDİM ANNE.

Annemmm seni çokk seviyorum ..hep rüyalarıma gel lütfen annee beni yalnız bırakma ..seninle benim köşemiz olsun burası anne ..
Okulda arkadaslarım bazen annelerinden şikayet ediyorlar keske basımda olmasaydı her şeyime karısıyor diyorlar. ben o kadar üzülüyorum ki anne kimseye söylemedim benim annem yasamıyor diye.yasasaydın da herseyime karıssaydın ,kızsaydın bana, hiç gücenmezdim anne ..Allah seni erken aldı yanımdan ama olsun anne inanıyorum kavusacağız bir gün .Allah'ım mekanını cennet etsin anne seni sadece resimlerde görüyorum.sana söz veriyorum annemm seni üzecek hiç birsey yapmıyorum asla yapmam her zaman dualarımdasın annemm seni cokk özlüyorum ..
 
Lütfen;bu satirlara bir seven olarak sahip çikin ve lütfen yazili satirlar olarak geçmeyin.
Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yasarmis diyeceksiniz buna eminim.

Bir memur ailenin en küçük çocugu olarak babamin tayininin çiktigi bir köye tasindik.
Huzursuzdum,okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,sehirde medenice okumak istiyordum.kaydimi yaptirdi babam okula.
Ilkokul 4. siniftan basladim köy okuluna.Beni bir sinifa verdiler.
Ögretmen köyde yabanci oldugumu biliyordu ve hangi siraya oturmak istiyorsan otur dedi bana.
Bir kizin yani bostu sadece oraya oturdum.
Hayatimi adadigim,gidisiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanistim.Ismi Altinay idi.Cocuk yasimda bile onun güzelligi beni çok etkilemisti.
Masmavigözleri,gamze yanaklari ile arada bir bana dönüp gülüsü,yanlis yazdigim notlarimda kendi silgisiyle defterimdeki hatayi silmesi beni o minik yasimda ona bagladi.
O dönemlerde cocukça bir arkadaslikti. Zaman ilerledikçe onsuz tek saniye geçiremiyordum.
Ya ben onlara gidip ders çalisiyor, yada o bize geliyordu.
Mükemmel bir paylasimciydi.Yüregini,sevgisini,dostlugunu daha o yasta vermisti bana
.ilkokulu birlikte okuduk ve ayni sirada bitirdik.Hep onunla hep ona biraz daha alisarak.
Ortaokula geçtigimizde ailelerimize rica ettik ve bizi ayni okula yazdirdilar,
hatta ayni sinifa,hatta ayni siraya oturmamiz için babalarimiz ögretmenlere adeta yalvardilar.
Basarmistik.yine ayni siradaydik.Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yilda anladimki onsuz hayat bana huzur vermiyordu.
Yasimiz olgunlastikça o beni,ben onu daha çok seviyordum.
Çocukca baslayan arkadasligimiz sevgiye aska dönüsmüstü ortaokul yillarimiz bitmek üzereyken.sehir merkezinde.
Ailelerimiz liseye geçtigimiz sirada ortak bir karar aldilar.
Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz ayni evde kalacaktik.
Annemde bizimle kalacakti.Allahim o karar bize iletildiginde dakikalarca sarmas dolas kutlamistik bunu.
Ona asik olmustum.Ayni duygulari oda paylasiyordu ve bunu farkeden ailelerimiz okul bittiginde evlendirelim diye karar almislardi bile.
Ona tapiyordum artik.Hasa allaha sirk kasar gibi günah islercesine seviyordum.
ilk elini tuttugumda sakin bir daha birakma demistim.
Yanaklari kizarmisti,utanmis ve basini önüne ! egmis,gülümsemis ve elimi sIkI sIkI kavramisti.
Artik hergün elele tutusup okula gidiyor okuldan çikarken elele dolasiyor geziyor öyle gidiyorduk evimize.
Arada bir elleri terler ve her terleyiste elini elimden kurulamak için çekerdi.
Bunu her yaptiginda kizar elimi birakma diye azarlardim,hep tamam tamam diyerek gülümser ve hizla elini avucuma sokustururdu.
Hersey harikaydi,dünya cennet gibiydi gözümüzde.
Yillar akip gidiyordu mutluluk içinde.
Nihayet liseyide bitirmek üzereydik.karne dönemi gelmisti.
Karnelerimizi aldik hiç kirigimiz yoktu.Sevinçle sarildik birbirimize elimi tuttu.
bunu kutlamak icin bir cafeye gidip cola icerek kutlayacaktik.
Okulun az ilerisinden geçen bir çakil yol vardi.
Her zaman toz duman içinde olurdu.çakillarla kapliydi.
O yolun benim ve ölürcesine sevdigim insanin ayrilmasinda bu kadar rol oynayacagini bilsem hiç girermiydik o yola.
Neler vermezdim o yolu yürümemek için. Eli yine elimdeydi,ansizin elini çekti,terlemiiti yine eli.
Sanirim dört adim atmistim.Dönüp yine azarlayacaktim.
Çünkü hem elimi birakmis,hemde geride kalmisti.
Dönüp baktigimda Dünya basima yikildi.Sanki gökkubbenin altinda kaldim.
yerdeydi ve yüzünden kan fiskiriyordu.
Ne yapacagimi bilemedim üzerine kapandim yüzüne yapismis saçlarini kaldirdigimda hayatimi bitiren o görüntüyle karsilastim.
Basi kesilmis bir tavuk gibi çirpiniyordu.
Suratina bir tas parçasi biçak gibi saplanmisti ve bakmaya doyamadadigim mavi gözlerinden biri akmisti.Suratinin yarisi yoktu.
Hirliyordu bana biseyler demek istiyor kanla kapli diger gözünü temizleyerek bana biseyler demeye çalisiyordu.
Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altindan firlayan bir tas suratina saplanmisti.
Ölürcesine bir aski,gelecegimizi kibrit büyüklügünde bir tas parçasinin bitirecegini bilemezdim.
Donuk donuk hiç konusamadan yüzüne bakmaktan baska bisey yapamiyordum.
Ellerini tuttum kaldirdim basini gögsüme dayada ve elimi sIkI sIkI tuttu.
Akan kan ellerimize damliyordu.Yoldan geçen bir araba durmus bizi seyrediyordu,
hastaneye yetistirelim dedigimde kanli oldugu için almadi ve kaçti gitti.

Kimse arabaya almiyordu.çevreme bakip yardim eden demekten,ona dönüp seni seviyorum,beni birakma,dayan demekten baska bisey yapamiyordum.
iki dakikalik bir çirpinistan sonra kucagimda öldü.Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme döndü.Tam dokuz yil oldu onu yitireli.
Kendime olan güvenimi yitirdim.Artik kimseyi sevemem,kimsede beni sevemez korkusundan kurtaramiyorum kendimi.
Bitkisel hayatta gibiyim.Tek elimde kalan bu net.bu net araciligiyla sizinle paylasmak istedim.
Yitiren,yada ben yitirenle paylasmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi birakmamalari sartiyla elimi uzattim.
Dost,kardes,arkadas ne olursaniz olun ama elimi birakmayin.Size sesleniyorum, elimi birakmayin lütfen...
icon_confused.gif
cry.gif

alıntı...
 
İLAMSIZ AŞK


sevgililer-gunu-resimleri3-2041.jpg







Senden önce noktaydım

Yarım yamalak bir hayatın sonunda duran

Sonra sen geldin, sana doğru akan virgül oldum

Ayırdım senden önceki anlamsızlığı

Senli cümleler yerleştirdim dilime

''tırnak''içinde değil

Canımın en kuytusunda seviyorum seni sevgili

Herkesten sakladığım gizli öznem,

sondan başladığım hayatımın yüklemisin

Sensiz devrikken tüm cümlelerim

ve yirmidokuz harfken alfabem

Yirmidördünün fazlalık olduğunu şimdi anladım

Artık beş harf yetiyor anlamlı cümleler kurmaya

Ve her mısrası ''Sen''li şiirler yazmaya

İki nokta üstüsteyiz düşlerimde yar

bazen de iki nokta altalta

Altından girip üstünden çıkıyoruz aşkın

Bir satırbaşında buluşuyor ellerimiz

Bir ünlemde değiyor gözlerim gözlerine

Pürdikkat kesiliyorum maviliğe

Kayboluyorum sonra

İmlasız bir aşkın derinliğinde...
 
Geri